Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Futbolda alınan sonuçlar ve günün programı
Mağusa, Ocağı yaktı: 5 - 1
Baf Ülkü Yurdu: 1- Lefke: 2
Tatlısu liderliği sevdi: 2-0
Devlerden "tık" yok: 0-0
İkisi de alkışlandı: 1-1
Hip Hop'a Eylül'le doyduk

YORUMLANANLAR
Dikkat, bazı pastörize inek sütleri bozuk [1]
Söyleşi Rap ve R&B'nin Kıbrıslı sesi… [1]
Türkiye Kıbrıs konusunda geri adım attı [1]
KIB-TEK yolsuzluğu davasında karar pazartesi açıklanıyor [1]
Güney'in de derdi mülteciler ve gece kulüpleri [1]
Dansçılar öğrenciydi [10]
Soyer'e rakip Yorgancıoğlu mu? [1]
Avcılardan ağaç katliamı [9]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Okan Ersan, Almanları büyüledi [2]
İki çocuğuyla sokağa atıldı [2]
Dünya Çocuk Hakları Günü etkinliklerle kutlandı [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [36]
Tolga'dan bateri şov [2]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]



Aynadaki tilki

Mustafa Doğrusöz

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   22 Ağustos 2007, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bazı kişiler vardır ki, bunlar başkalarının bilgisi ile bilgin olurlar ve bunu çok büyük bir meziyet gibi göstererek bulundukları meclislerde, ellerini göğüsleri üzerinde tutmasalar da, kendilerini övmeyi pek çok severler...

Bunlardan bazıları ise daha da ileriye giderek tevazuu elden bırakıp, kendilerinin birkaç aydından biri olduğunu iddia da ederler.

***

Yine bazı kişiler vardır ki, bunlar başkalarının bilgisi ile bilgin olmayıp, kendi deneyimleri ile bilgin olurlar, ancak bu sınıfa girenler, başkalarının bilgisi ile bilgin olanlardan ziyade, kendi akılları ile akıllı olacaklarının bilincine varırlar....

Bu bilince varan akıllı insanlar, başkalarının bilgisi ile bilgin olup, kendi aklınca akıllı olamayanlara üzülürler...

Ve üzüldüklerini, bu birinci sınıfa giren insanlara belli etmezler, sadece onlara uzaktan acıyarak bakarlar...

***

Acımak, aslında insanca bir duygudur...

Ancak ne var ki insanın maymundan geldiğini savlayarak kendi nesline sitemkâr bir davranış içerisine giren kişide acıma duygusu yoktur...

Çünkü insanın hayvandan geldiğini savlayan ve kendini buna inandıran adam, artık kendinin bir hayvan değil de insan olduğuna kolay kolay inanamaz...

İşte, böyle bir duyguya kapılan adam ise hiç iflah olmaz...

Ve böyle kişilerin aklı başından gider ve de hayvani duyguları daha ağır basar...

Gözlerine taktıkları bu sihirli gözlük sayesinde hemcinsleri olan insanları da hayvan olarak görmeye başlarlar...

Bu acı kanı ise, onların hazin sonunu hazırlar...

Bu hazin son ise yalnızlaşma ile başlar ve sonunda bir hayvanat bahçesinin demir kapısında son bulur...

Kapılar kapanıp, adam, yani kendini hayvan zanneden adamın demir kafes içerisindeki hali, artık seyredilmeye değer görsel sanatların birinci sınıfına girer...

Bu tip hayvanların pek çok seyircisi olur...

Bunların arasında ön locada oturanlar ve üzüntülü olanlar, kafese sokulan ve de aslan zannedilen adamın dişleri ile demir parmaklıkları ısırıp kükreyerek isyan etmesini bekleyenlerdir...

Bir müddet sonra bu locada oturanların yüzlerindeki hüzünlü bakış acı bir tebessüme dönüşür ve hep öyle kalır...

Bu donuk bir maskedir ve artık değişmez...

Geri localarda oturan uzmanlar, insanı, daha doğrusu kafesteki insanı hayvan olduğuna inandıranlar daha rahattırlar...

Çünkü onlar bu gibi sahneleri daha önce seyretmiş olanlardır... Bunların rahatlığı ise geçmiş deneyimlerinin başarı oranına bağlıdır...

***

Bu iki tip seyirci ve demir kafes içerisindeki kendini aslan zannedenin trajedisi bundan sonra başlar, adam eğer aslan gibi davranıp demir kafesi parçalayıp dışarı çıkarsa, donuk maskeli insanlar gülmeye başlarken, geri localarda oturanlar paniğe kapılarak birer ikişer kaçışırlar.....

Ancak ne acıdır ki, kafese kendi arzusu ile girenin artık aslanlaşması söz konusu değildir...

Son sahnede takma yelenin düştüğü görülür...

Yele yere düşer düşmez, görüntü artık aynadadır...

Ve aynadaki görüntü ise bir aslana ait değil, bir tilkiye aittir...

   1126 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
23 Kasım 2008, Pazar   Kırmızı Çizgili Yıllar(50)...
16 Kasım 2008, Pazar   KIRMIZI ÇİZGİLİ YILLAR 49
15 Kasım 2008, Cumartesi   KIRMIZI ÇİZGİLİ YILLAR (48)
12 Kasım 2008, Çarşamba   Kırmızı çizgili yıllar(47)...
11 Kasım 2008, Salı   Kırmızı çizgili yıllar(43)
25 Ekim 2008, Cumartesi   Kırmızı çizgili yıllar(45)...
24 Ekim 2008, Cuma   Kırmızı çizgili yıllar(44)
25 Eylül 2008, Perşembe   Kırmızı çizgili yıllar(43)
24 Eylül 2008, Çarşamba   Kırmızı çizgili yıllar(42)
23 Eylül 2008, Salı   Kırmızı çizgili yıllar(41)



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6699 1.6817
1 STERLİN 2.4983 2.5169
1 EURO 2.1017 2.1165



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

YURT SEVGİSİ

Ali Baturay

İLLA Kİ YAPANIN YANINA KALSIN

Hasan Hastürer

Özker Hoca, "Bundan sonra?" diye s...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı Çizgili Yıllar(50)...

Akay Cemal

Yarım yüzyıldan sonra dükkânı kapatıyorsa....

Ahmet Tolgay

GECİKEN BİR YEMEKTE NAİL ATALAY'LA...

Bilbay Eminoğlu

Merkezi Cezaevi yanardağ gibi!

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Londra'da öğretmen...

Dilek ÇETEREİSİ

Başbakan "çak" yaptı,Ekenoğlu gürl...

Aysu Basri

SUÇLU KİM?

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Global Eğilimler 2025

Oğuz Metiner

Hac mevsimi dolayısıyla

Harid Fedai

Şehir Mektubu





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital