Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Futbolda alınan sonuçlar ve günün programı
Mağusa, Ocağı yaktı: 5 - 1
Baf Ülkü Yurdu: 1- Lefke: 2
Devlerden "tık" yok: 0-0
Tatlısu liderliği sevdi: 2-0
İkisi de alkışlandı: 1-1
Hip Hop'a Eylül'le doyduk

YORUMLANANLAR
Dikkat, bazı pastörize inek sütleri bozuk [1]
Söyleşi Rap ve R&B'nin Kıbrıslı sesi… [1]
Türkiye Kıbrıs konusunda geri adım attı [1]
KIB-TEK yolsuzluğu davasında karar pazartesi açıklanıyor [1]
Güney'in de derdi mülteciler ve gece kulüpleri [1]
Dansçılar öğrenciydi [10]
Soyer'e rakip Yorgancıoğlu mu? [1]
Avcılardan ağaç katliamı [9]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Okan Ersan, Almanları büyüledi [2]
İki çocuğuyla sokağa atıldı [2]
Dünya Çocuk Hakları Günü etkinliklerle kutlandı [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [36]
Tolga'dan bateri şov [2]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]



Bildiri değil, yazı oldu...

Mustafa Doğrusöz

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   13 Ekim 2007, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bir sevgili, iki aşığa her zaman mutsuzluk getirmiştir...

Hele bu aşıklar ikiden fazla ise, mutluluğu yakalamak daha da zordur..

Hazreti Adem'in oğulları Habil ve Kabil paylaşamadıkları kızkardeşleri için birbirlerine girdiler.....

Ve bu trajik hikayenin sonunda Habil, Kabil'i öldürdü....

Tarihin bu ilk cinayetinde, kardeşinin cesedini nasıl ortadan kaldıracağını düşünen Habil, bunu bir karganın öncülüğünde gerçekleştirdi...

Toprağı kazdı ve onu gömdü...

***

Dört din kitabı da Ademoğlu'nun bu serüvenini acı bir dille anlatmaktadır...

Bir sevgili iki aşığa az gelir..

Bugün bir sevgiliye yani bu adaya sahip olma kavgası işte bu tarihsel doyumsuzluktan kaynaklanmaktadır...

Mitolojide Paris'in Helena'yı kaçırmasıyla başlayan ve Yunan halkı ile Anadolu halkı arasında başlayan kavganın aradan 4-5 bin yıl geçmesine karşın hala izlerini taşıması da tarihin derinliğinden gelen bu düşmanlığın hala eskimeyen bir "hit" parçası gibi cazibesini korumasına neden olmaktadır.

Ama nasıl bir cazibe, "öldüren cazibe"....

***

Akhilleus'un Hektor'u öldürmesi benim yüreğimde her zaman bir üzüntü kaynağı olmuştur...

Mitoloji sözlüğünü her karıştırdığımda Tanrı Zeus ile Hera'nın ölüm terazisinin ağırlığını Hektor'dan yana kullanması beni hep tedirgin etmiştir....

Bu, belki de kendimi Anadolu halkı ile eş tuttuğum için Hektor'un ölümüne bu kadar üzülmüşümdür...

Kimbilir belki de ondan yana birşeyler taşıdığım için olacak...

Ama, Hektor'un Patraklos'u öldürmesi de hiç kuşku yok bir Elen ve bir Kıbrıslı Rum'un yüreğinde de burukluk yaratır şüphesiz...

Öyle olmasa, aradan binlerce yıl geçmesine rağmen bugün bile yarış atlarına Akhilleus ve Patraklos isimleri verilir miydi?...

Oysa bu coğrafyanın insanlarına baktığınız zaman onlarda bulduğunuz tek gerçek birbirlerine çok benzedikleridir...

Sevinçleri ve hüzünleri de aynıdır..

Bir taraf zeybek oynar, diğer taraf sirtaki...

Daha da önemlisi, bu coğrafyada yaşayan insanların genelde bir madeni paranın iki yüzüne benzediğidir...

Ve dünyanın en güzel coğrafyasında yaşayan bu insanlar, ne acıdır ki kaderlerini her zaman okyanuslar ötesindeki otoritelere çizdirmekte, halklarının mutluluğunu uzaktan kumandalara karşı çıkmayarak "ipotek" altına sokmaktadırlar....

Benim inancıma göre, bu adada yaşayan insanlara düşen görev bu ipoteği kaldırmalardır..

Çünkü insanoğlunun en doğal hakkı öldürülmek değil, sevginin ve hoşgörünün hakim olduğu bir dünyada yaşamaktır....

Ve bu da medya denen olgunun olayları tarihsel geçmişin perspektifi içinde değil, gelecek güzel günleri nasıl yaratacakları uğraşı içinde değerlendirmeleri en içten dileğimdir...

Çünkü, bir sevgili iki aşığa her zaman az gelmiştir...

Not: Bu yazı bir bildiri olarak kaleme alınmıştı, köşe yazısı olması talihsizlik olmasa gerek...

   937 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
23 Kasım 2008, Pazar   Kırmızı Çizgili Yıllar(50)...
16 Kasım 2008, Pazar   KIRMIZI ÇİZGİLİ YILLAR 49
15 Kasım 2008, Cumartesi   KIRMIZI ÇİZGİLİ YILLAR (48)
12 Kasım 2008, Çarşamba   Kırmızı çizgili yıllar(47)...
11 Kasım 2008, Salı   Kırmızı çizgili yıllar(43)
25 Ekim 2008, Cumartesi   Kırmızı çizgili yıllar(45)...
24 Ekim 2008, Cuma   Kırmızı çizgili yıllar(44)
25 Eylül 2008, Perşembe   Kırmızı çizgili yıllar(43)
24 Eylül 2008, Çarşamba   Kırmızı çizgili yıllar(42)
23 Eylül 2008, Salı   Kırmızı çizgili yıllar(41)



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6699 1.6817
1 STERLİN 2.4983 2.5169
1 EURO 2.1017 2.1165



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

YURT SEVGİSİ

Ali Baturay

İLLA Kİ YAPANIN YANINA KALSIN

Hasan Hastürer

Özker Hoca, "Bundan sonra?" diye s...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı Çizgili Yıllar(50)...

Akay Cemal

Yarım yüzyıldan sonra dükkânı kapatıyorsa....

Ahmet Tolgay

GECİKEN BİR YEMEKTE NAİL ATALAY'LA...

Bilbay Eminoğlu

Merkezi Cezaevi yanardağ gibi!

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Londra'da öğretmen...

Dilek ÇETEREİSİ

Başbakan "çak" yaptı,Ekenoğlu gürl...

Aysu Basri

SUÇLU KİM?

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Global Eğilimler 2025

Oğuz Metiner

Hac mevsimi dolayısıyla

Harid Fedai

Şehir Mektubu





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital