Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
2'si ağır, 3'ü çocuk 7 yaralı
Hem aldatıldılar, hem hapse gittiler
Doğal pınarı kendi malı gibi kullanıyor
Başkanlık konusunda uzlaşamadılar
Evraklarını yeğenine verdi polise "kaybettim" dedi
Tatbikatlar iptal
Ertuğruloğlu: Herkes mesajı aldı,UBP tek başına iktidara yürüyor
Esnaf tükenme noktasında, acil önlem şart
Öztürk: Ülkede toplanan sütün yüzde 20'sinin fiyatı borsada belirleniyor
Kıbrıs sorununun çözümü, AB'ye katılıma da yardımcı olacaktır

YORUMLANANLAR
Doğal pınarı kendi malı gibi kullanıyor [1]
2'si ağır, 3'ü çocuk 7 yaralı [6]
Tatbikatlar iptal [2]
KTÖS: Bakanlıkla konuyu netleştirene dek yıllık planlar yapılmayacak [2]
"Fanatizm-Ya bizdensin ya öteki" [1]
Avcı: Su sorunu, Anavatan Türkiye'nin desteğiyle çözümlenecek [4]
Bu sezon Kıbrıs TV fırtınası esecek [2]
Güzelyurt kökenli Rumlar, sözde "işgale" karşı yürüyüş düzenledi [5]
Cumhuriyet Meclisi'nin izleyici konumuna sokulması kabul edilemez [1]
Konfederasyon ve iki ayrı bağımsız devlet istemiyoruz [5]



Günah da sevab da...

Mustafa Doğrusöz

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   7 Şubat 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Kimine göre insanın hayatını etkileyen yaşadığı olumlu veya olumsuz olayların adı kaderdir...

Kimine göre, kaderi insanın kendi elindedir...

Bu iki görüşü sonuna kadar savunan da var...

Sonunda görüş değiştiren de...

Ama, kader denilen veya alın yazısı olarak kabul edilen bu takdir, ancak bir felaket halinde geçerli olur...

Bir trafik kazasına kurban giden bir kişinin, hareket anı çok önemlidir esasında...

Bazen beş saniyelik gecikme bile bir insanın hayatını kurtarabilir...

Kırmızı ışıkta durmadan geçen bir arabanın çarptığı araçta siz olmayabilirsiniz...

Veya yolda bir tanıdığınıza rastlayıp, gideceğiniz yere gecikmiş olduğunuz için felaketi de atlatmış olan siz olursunuz...

Ya sizin olmanız gereken yerde olan insanın kaderimiydi bu...

Belki de...

Onun için insan ne kadar istemese de, bazı olayları önleyemiyor...

Fırtınalı bir havada denize açılan bir balıkçının riski kadar, durgun havada aniden patlayan fırtınanın da riski önemli bir konudur...

Ve galiba fırtınalı havanın riskinden daha fazladır...

***

Kadercilik insanın yaşamında ta ilk çağlardan beri vardır...

Hatta, bize okullarda okutulan kitaplarda bile vardır bu...

Kurbağalar hikayesinde ise daha da belirginleşir...

Bir su dolu kazana düşen iki kurbağadan kurtulmaya azmeden kurtulurken, diğerinin boğulduğu gibi...

***

Birçok insan var ki, elindeki fırsatları teperek kendini yalnızlaştırır, sonunda ise "Kader böyle imiş" deyip sıyrılır işin içinden...

Sonunda gelecek her olumsuzluktan kaderi suçlayıp gider...

Bazıları ise, her şeye rağmen kendi doğrularında ısrar edip giderler...

Ancak, bir gün kendi doğrularının yanlış olduğunu hiç kabul etmezler...

Bu tiplerin de daha önce sözünü ettiğimizden hiçbir farkları yoktur...

Kaderden ziyade yaptıkları yanlışlardır onları yıkan...

Hele de bunlar, ayaklarının bastığı yeri dünyanın merkezi olarak kabul ederlerse...

İşler daha da dramatik boyutlara gider...

***

Tabii ki, kader olgusunun insan yaşamında bu kadar ön plana çıkmasının en önemli nedeni de toplum yapısındaki inançlardan kaynaklanmaktadır...

Şarkılarını ve şiirlerini kadere bağlayanların, kadere inanmamak gibi şansları da pek yoktur...

Dillerden düşmeyen bir şarkıda bunun tersi şu sözlerle anlatılsa bile; "Kader diyemezsin sen kendin ettin..."

Sonunda ne yaparsak yapalım, günahı ve sevabı bizim olacağına göre...

   1335 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
25 Eylül 2008, Perşembe   Kırmızı çizgili yıllar(43)
24 Eylül 2008, Çarşamba   Kırmızı çizgili yıllar(42)
23 Eylül 2008, Salı   Kırmızı çizgili yıllar(41)
09 Eylül 2008, Salı   Kırmızı çizgili yıllar(40)
31 Ağustos 2008, Pazar   Kırmızı çizgili yıllar(39)...
30 Ağustos 2008, Cumartesi   Kırmızı çizgili yıllar(38)...
29 Ağustos 2008, Cuma   Kırmızı çizgili yıllar(37)...
28 Ağustos 2008, Perşembe   Kırmızı Çizgili Yıllar (36)
27 Ağustos 2008, Çarşamba   Kırmızı çizgili yıllar(35)...
13 Ağustos 2008, Çarşamba   Kırmızı çizgili yıllar (34)



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.3916 1.4014
1 STERLİN 2.3972 2.4150
1 EURO 1.8957 1.9090



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

İSTESEK DE İSTEMESEK DE (*)

Ali Baturay

"BİZE BİR ŞEY OLMAZ ZATEN!"

Hasan Hastürer

Az bilgi çok laf...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Aman şeytan karışmasın!..

Ahmet Tolgay

KADINSIZ SİYASET... (2)

Bilbay Eminoğlu

74'ten bir anı ve düşündürdükleri

Omaç BAŞAT

Önce evimizin içini temizleyelim

Hüseyin EKMEKÇİ

Görevi bırakmaya hazırlanan İnce'nin ö...

Dilek ÇETEREİSİ

Sigaralar bu kez bahçede yandı

Aysu Basri

SAVAŞ SUÇLARI ve ARKASINDAKİ ACILAR

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Dünyayı sarsan yedi gün

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Kâvânin (Yasama) Meclisi





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital