|
KTOEÖS'ün şu günlerde ortaya koyduğu tavır, "bir mücadelede, strateji hatasının bir sivil toplum örgütünü haklı pozisyondan haksız pozisyona taşıdığının örneği" olarak geçecek sendikal tarihe...
Sürenin uzaması ve KTOEÖS'ün kamuoyunu tatmin edici gerekçe ortaya koyamaması, halkın nazarında öğretmenin prestijini de sarsıyor.
Tamam, tahsisatlarla ilgili bir sorun yaşandı.
8 Mayıs'ta KTOEÖS ve KTÖS temsilcileri teknik kurul başkanı olan müsteşar ile bir araya geldi, orta eğitimi ilgilendiren 25'inci madde ile ilköğretimi ilgilendiren 15'inci madde masaya yatırıldı.
Müsteşar, meclis alt komitesinde orta eğitimi ilgilendiren maddenin yanlışlıkla çıkarıldığını, bu nedenle maliye bakanlığının ödemede gecikme yaptığını kabul etti, bunun düzeleceği sözünü verdi.
Hatta maliye bakanlığı söz konusu ödemeleri de yaptı, ödeme listesini yayınladı ve bir hak gaspı olmadığını açıkladı.
Sendika, hükümete güvenmediğini vurguladı, hakkıdır, anlarım, güvenmeyebilir, hükümetin başka konulardaki tutumu, böyle bir endişeye sevk edebilir KTOEÖS'ü.
Nitekim bunun üzerine başsavcılıktan da görüş alındı tahsisat hakkının iptal edilmediği açıklandı.
KTOEÖS haklı olarak, bunu yasal bir dayanağa bağlamak istiyor, hükümet bunun için de "tamam" dedi ama şimdi de sendika "hemen" istiyor, hükümet "çalışma yapacağım" diyor.
Ortada bir zıtlaşma var.
Hükümet hemen yaparsa KTOEÖS'e boyun eğmiş olacak, KTOEÖS hükümetin çalışma istediği süreyi kabul ederse bu kez de o boyun eğmiş olacak.
Taraflar böyle düşünüyor.
Bir türlü bir ara formül bulamıyorlar.
Ve sendika greve devam kararı alıyor, bundan zarar gören de öğrenciler oluyor, öğretmenin prestiji her geçen gün toplum nazarında zedeleniyor.
Tamam, bu hükümetin verdiği birçok sözü tutmadığı doğrudur ama bu kritik zamanda kes grevi, istediği süreyi ver hükümete, eğer düzeltmezse bu kez daha sert eylemlerle çık karşısına hem de halkın daha fazla desteğini alarak.
Yapmadı mı, çık o zaman teşhir et, verdiği sürede sorunu çözmedi diye.
Ama şimdi ortada acil bir durum yok, ileriye dönük bir endişe var, kes şu grevi, bitir sınavları, sorunsuz kapansın ders sezonu, bunun gelecek yılı da var, o zaman hükümetin burnundan fitil fitil getir.
Ancak LAÜ'deki istenmeyen olayların, orada etkili olamamanın acısını orta eğitimi keserek çıkarmayın lütfen.
Uzattıkça uzattınız bu işi, halkın tepkisi kabarıyor, vatandaşların çoğu KTOEÖS'ün neden grev yaptığını bile anlayabilmiş değil.
Orta eğitimde yığınla sorun var, sendika onları gündeme getireceğine, kamuoyunda tüm öğretmeni "paragöz" gibi gösterecek bir tutum içerisinde.
Öğretmen de homurdanmaya başladı, günlük 150 bin YTL'lik bir masrafı var grevin, öğretmenin maaşları eksik gelecek, sendika yarın bunun sıkıntısını da yaşayacak...
KTOEÖS, yanlış işlerle uğraşıyor, tüm dünyada ve Güney Kıbrıs'ta "işyeri sendikacılığı" benimsenirken ve doğrusu da buyken, KTOEÖS "işkolu sendikacılığına" yöneldi.
KTOEÖS, hademeyi de sekreteri de ilköğretimdeki öğretmeni de üniversitedeki öğretim üyesini de sendikasına üye yapmaya çalışıyor.
Bu kadar bölünürsen, kendi çalışanının, esas sorunlarını çözmen gereken kitlenin sorunlarıyla ilgilenemezsin, "işyeri sendikacılığına" saygı göster, onlar bir federasyonun altında toplansın.
Sen KTOEÖS'ün, orta eğitimdeki öğretmenlerin sendikasısın, sen kendini federasyon mu sandın ki her tarafa dalıyorsun, oldu olacak dairelerdeki memurları da üye yazın da tam olsun.
Sonra 19 Mayıs'ta beden eğitimi öğretmenlerine önce "gitmeyin" diye baskı yap, ondan sonra çık televizyona "bugün grev yoktu, hür iradelerine bıraktık" de, ortada bırak.
Bu arada, grevdeki günler için, kavgada olduğunuz hükümetten grev kesintilerini ödemesini istediniz, tabii onlar da sizi teşhir etti.
Sonra 19 Mayıs tepkilerini dindirmek için sen git birden bire Kemalist kesil, Atatürk heykelinin önünde rol kes. Oldu mu şimdi?
İşte bunları yapmayacaksın, mücadelen neyse sağlam duracaksın, cıvıtmayacaksın, birdenbire Kemalist kesilmekle takdir gördüğünüzü mü sandınız, size "bravo" mu dedi birileri sanıyorsunuz?
Hayır, bu zigzaglarla tutarsızlığınızı ortaya koydunuz.
Hükümetin elbette birçok hatası, kusuru vardır ama siz o kadar abarttınız ki bu işleri, o kadar tutarsız işler yaptınız ki haklı olduğunuz bir konuda "haksız" duruma düşmüş bulunuyorsunuz . Tez zamanda bu yanlışınızdan dönün, yeter artık, bu tiyatroya bir son verin...
|