Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Tam bir skandal
Talat'a yoğun ilgi
"İddialar yalan"
Dostluk çağrısı
Gönyeli ile Lefke zirveye ortak
Esentepe İskele'den lider döndü: 2-3
A Takımı liderliğe devam dedi
Amaçları moral kazanmak

YORUMLANANLAR
Tam bir skandal [4]
Hamitköy'e içilebilir su [1]
Şeyho'ya 3 yıl [1]
Arkadaşına tuzak kurdu, hapse gönderildi [1]
Marinero Restaurant'ta Y A N G I N [1]
Kabak çiçekleri başına iş açtı [2]
İngiltere donuyor [1]
Eroğlu: Erken seçim kararı mecburiyetten alındı [1]
"Hatalar sadece Gönyeli'nin lehine" [1]
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [7]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [2]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak [2]
Maaşlar yargıda! [5]
Avcı: ÖRP, kilit parti olacak [1]
Tarih isyan ediyor [1]
Kim çözecek? [1]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]



BÜTÇE ve EKONOMİYE "ENFLASYON" DARBESİ

Necdet Ergün

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   28 Mayıs 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Ekonomide 2007'de başlayan göreli tempo kaybı,2008'in ilk yarısında kendini fazlasıyla hissettirdi. Büyüme temposunda yaşadığımız kayıp, hem özel sektör ekonomisini, hemde devlet bütçesi ile kamu kesimi finansman dengesini bozdu.

Özel sektör, yüksek büyümeden düşük büyümeye (veya negatif) hızlı geçerken ciddi bir konsolidasyon yaşıyor ve ama sonuçta kendini yeni sürece adapte etmeye çalışıyor. Ama Ağustos böceği konumunda olan devlet, katı yapısından dolayı hem sürece ayak uyduramıyor hem de yetmezmiş gibi bir de özel sektöre baskı yapıyor.

Bendeniz yaşadığımız bu dönemi " akrep süreci " olarak niteliyorum. Ekonomide istikrarlı büyüme, çok keyifli sinerjiler içerir ama küçülme veya göreli daha düşük büyüme süreçleri, bilhassa ayak uyduramayan devletler için her zaman ölümden de beterdir.

Mali açıdan katı olan devletler, böyle süreçlerde akrep gibi kendi kendilerini sokararak öldürürler ama bunu yaparken başkalarına da zarar verirler. Şu sıralar, bizim devletin yaşadığı ve etrafına yaptığı da budur.

...Lakin, ekonomik açıdan "akrep sürecinde" iken, bir talihsizlik de "enflasyondan" dolayı yaşıyoruz. Yani, hem talepte ve büyümede düşüş yaşıyoruz, hemde bu süreçte okkalı bir enflasyon,nominal fiyatlarda artış yaşıyoruz.

Kısmen bu sürece "durgunlukta enflasyon", yani "stagflasyon" süreci diyebiliriz. Ama bizdeki enflasyon talepten kaynaklanmıyor, maliyetten kaynaklanıyor.

2008 programında resmi bir enflasyon hedefi öngörülmedi ama bütçede öngörülen enflasyon hedefi % 5 idi. Paranın sahibinin 2008 enflasyon hedefi % 4,5 idi, şimdilerde ise revize ederek % 9,3'e çıkardılar.

Bizde, büyüme ve bütçe hedefleri haliyle zımni olarak % 5' e göre kurgulanmıştı, lakin daha 4.ayın sonunda enflasyon % 6,3'e ulaştı. Zaten tek başına Nisan enflasyonu % 2,4 çıktı. Nisan 2007-Nisan 2008 döneminde toplam enflasyon % 11,6 oldu.

Üstelik bu kez yaşadığımız enflasyonun çok önemli bir kısmı global sorunlardan(ekonomik,finansal,küresel ısınma..vb sorunlar) kaynaklanıyor ve bundan dolayı Kuzey Kıbrıs'ta kayda değer bir "maliyet enflasyonu " baskısı oluştu.

Ne yazık,artık sadece paradan ithal ettiğimizi değil, ya da kamu maliyesi açıklarını kapatmak için yapılan fiyat veya vergi ayarlamalarından kaynaklanan artışları değil; global sorunlardan ötürü, "gıda ve enerji fiyatlarındaki nominal artışları " da büyük ölçüde enflasyonda veri kabul etmek zorunda kalacağımız bir sürece girdik.Benzer baskıyı önemli ithal emtia piyasalarında da yaşıyoruz.Demir,bakır,çimento..vs...

Belki gözlerden kaçtı ama bu anlattığım global şokların ilk etkilerini,2008'in ilk 4 ayında enflasyon sepetimizdeki " konut, su, elektrik, gaz ve yakıt " alt kaleminde ortalama % 13,8 nominal fiyat artışı ile yaşadık.

Mutlaka,enerji politikalarında yapacağımız reformlarla,atacağımız radikal adımlarla(özelleştirme,deregülasyon,enerji düzenleyici üst kurulu,alternatif enerji..vb) bu konulardaki bulaşıcı etkinin bize yansımasını kısmen minimize etmeliyiz.Zaten,enerji sektöründeki liberalizasyon politikalarında çok geç kaldık.

Bilahare, bu dönemde "tarım, yaş-sebze ve meyve sektöründe" maksimum liberalizasyon politikalarını devreye koymalıyız. Belki, bu sektörlerden gelecek global baskıyı bir miktar hafifletebiliriz. Mümkün olduğunca, önümüzdeki süreçte bu alanlarda korumacı politikalardan vazgeçmeliyiz.

Bu global konjonktürde, bilhassa "gıda, tarım, endüstriyel tarım.. vs" alanlarında, yerli üretimi ve üreticileri korumanın maliyeti ile ekonomide tüketicileri koruma ve enflasyonun bütçeye olan maliyetlerini, ekonomik akılla ve fayda-maliyet analizleriyle yeniden gözden geçirmek zorundayız.

Bana öyle geliyor ki, bu alanlarda ekonomik aklın dışında, birbirini besleyen bir sarmal içinde yuvarlanıyoruz. Yani, dengeyi ve önceliği yanlış tarafa veriyoruz. Tüketiciler esas öncelikli olmalıdır.

...Sonuçta, böyle görünüyor ki, bu yıl enflasyon KKTC'de % 15'i aşacak. Yani, bütçede zımni olarak hedeflenenin neredeyse 3 katı üzerinde gerçekleşecek. Bu da bilhassa, " hayat pahalılığı artışları için uyguladığımız geriden besleme yöntemi, eshel-mobile" ile bütçede öngörülen toplam personel harcamalarını minumum % 10 civarı artıracaktır.

Bütçede öngörülen toplam 865 milyon YTL'lik personel harcamasının yıl sonu itibarıyla toplamda " 85-100 milyon YTL" artması gündeme gelecektir. Ayni şekilde, kuraklığın getireceği ilave maliyetler de bütçeye ilave yük getirecektir.

Ötesinde zaten bu yıl düşük büyüme ile beklenen yerel gelir artışı da ortaya çıkmayacaktır. Zaten, yıla bütçede "155 milyon YTL açıkla" başlamıştık biliyorsunuz. Buna bir de global krizin yansımalarını, enflasyonun talep ve büyüme üzerindeki negatif etkisini de koyarsanız, bu yıl bütçede ve kamu kesimi finansman dengesinde hasar oldukça büyük olacaktır.

Anlayacağınız Başbakan ve ekibi Ankara'ya boşuna ziyaretler yapmıyor... Ama ziyaretlerin ötesinde içerde de yapmamız gereken çok şey var.

   1107 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
07 Ocak 2009, Çarşamba   EMEK PAKETİ ile PİYASAYA BAYDA ATILDI
05 Ocak 2009, Pazartesi   ALT LİMİT "1,190 " İSE, EKONOMİK AÇIDAN "EMEK PAKETİ" FİYASKODUR
01 Ocak 2009, Perşembe   PAKET'te NE VAR, NE YOK (2)
29 Aralık 2008, Pazartesi   TEK AYAKLA ZOR (Kredi ve Borç Yapılandırma Paketi) ( 1 )
24 Aralık 2008, Çarşamba   " BİZ İNDİRDİK, PİYASA İNDİRMEDİ " nin HİKAYESİ
22 Aralık 2008, Pazartesi   CARİ HARCAMALARI DONDURMALI, YATIRIMLARI ARTIRMALIYDIK.
17 Aralık 2008, Çarşamba   ELÇİNİN SÖYLEDİĞİ "KKTC GERÇEKLERİ"
15 Aralık 2008, Pazartesi   ŞU TÜKETİCİ HAKLARI MESELESİ !
03 Aralık 2008, Çarşamba   MALİYE ve MERKEZ BANKASI HAMLE YAPMALI...
01 Aralık 2008, Pazartesi   BİR ELEMAN İLANI ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ !



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5107 1.5214
1 STERLİN 2.2554 2.2722
1 EURO 2.0571 2.0715



YAZARLAR : .

Reşat Akar

İnanılır gibi değil

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Hasan Hastürer

19 Nisan'da Cumhurbaşkanlığı seçimi de...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

Mecburiyetten...

Ahmet Tolgay

GAZZE CAYIR CAYIR...

Bilbay Eminoğlu

Kıb-Tek'e gittim ve "indirimleri&#...

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

ACI HER DİLDE HER DİNDE AYNI ACITIYORİ SEV...

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Seçim aracı olarak savaş

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital