Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İşte kızların hali
Tanınma istemek intihar olur
Zeyna yakaladı, 2 ay hapse çarptırıldı
37 ev soyuldu, bir kişi tutuklandı
Azılı dolandırıcı hapsi boyladı
İşlediği suçlar ortaya çıkıyor
Mecliste Kıbrıs mesaisi
Dereboyu'nda eğlence yola taştı
Köpek balıkları için kendini astı
Bağcıl'ın Bulgarları birbirine girdi
Akdeniz'in en güzeli: Bellucci
Bandabulya'yı "keşvet, yaşa, hisset"
"Dirhemini yiyen köpek, kudurur"
Futbol'da naklen yayın için ihaleye çıkılıyor
37 Suriyeli mülteciye 5'er gün hapislik
Hathaway Venedik'te

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

ACI ama GERÇEK

Necdet Ergün

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   18 Haziran 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

KTÖS'ün ilkokullarda yaptırdığı bir anket çalışmasıyla en büyük kanayan yaralarımızdan biri olan "TC'den Kuzey Kıbrıs'a dönük kontrolsüz emek-insan akımları ve sonuçları ile ilgili " tartışma bir kez daha gündeme geldi. Bu konu bizim acı ama gerçek durumumuzu gösterir.     

   Bu köşede defalarca "disiplinsiz ve kontrolsüz emek akımlarının Kuzey Kıbrıs'taki yaşam kalitesini olumsuz etkilediğini, hatta bu akımların son yıllarda refah artışına ters bir korelasyonla göreli olumsuz etkisinin de arttığından" bahsettik.

   Lakin, kabul etmemiz gereken bu işin bir de ekonomi realitesinin olduğudur. Ki, aslında bu konuda hepimiz biraz ikiyüzlüyüz. İnsan demek, ekonomi demektir aslında. Dolayısıyle, bırakın ihtiyacımız olan emeğin karşılanmasını, aslında Kuzey'e gelen bu kadar insan ayni zamanda bu coğrafyada iç talep artışı ile kendi piyasasını ve tüketim talebini yaratıyor.

   Fakat, bu akımların ekonomik getirileri-götürüleri yanında, eğitimden sağlığa, güvenlikten kültüre kadar başka olumsuz boyutları da var. Ve bunları da gözardı edemeyiz.

   Ne yazık, bugüne kadar, bu konuyla ilgili alınması gereken kararlarda genel olarak sendikalar ve iş dünyası arasında farklı yaklaşımlar var. Bunun da olması doğaldı, çünkü işin sosyo-politik tarafı olduğu kadar önemli ekonomik etkileri de vardı.

   Dolayısıyle, bu kanayan yaramıza karşı alınacak önlemlerin sosyo-politik kaygılarımızı minimize ederken, ayni zamanda ekonomiye de çok fazla olumsuz etkisi olmaması gerekir. Peki bu mümkün mü? Zor bir denklem ama eşzamanlı doğru bir önlemler paketi ile kısmen mümkün olabilir.

   Bu konuda çözüm önerileri üretmeden önce-evvelce ortaya koyduğumuz gibi- TC'den Kuzey'e dönük emek akımlarının motivasyonlarının neler olduğunu bir kez daha ortaya koyalım. Bunlar;

   -Kuzey'deki asgari ücret seviyesinin TC'ye göre yüksek olması(yaklaşık 2,5 katı)

   -Ayni dil-dini paylaşmak, kültürel yakınlık,

   -Yakın coğrafya olmamız, göreli ucuz seyahat imkanı,

   -TC ile aramızda ortak çalışma hayatı ve sosyal güvenlik anlaşması olması,

   -Ülkeye turist, işgücü (ve ailesinin) vs altında kolay ve zayıf giriş(muhaceret) standartlarının olması..vs gibi motivasyonlardır.

   Şimdi bu motivasyonlar ortadayken, yapmamız gereken akılcı bir şekilde bunlara müdahale etmektir. Bazıları elimizde değil ama bazıları kontrolümüzdedir. Dolayısıyle, onlara müdahale ederek, akımların motivasyonlarını etkileyerek, dolayısıyle akımların "kalitesini ve hacmini" etkileyebiliriz.

   Önemli olan, turizm, üniversite..vs sektörleri fazla hırpalamadan, işgücü maliyetini artırmadan, emek piyasasını fazla katılaştırmadan, bu akımların negatif etkisini minimize etmektir. Bu maksatla, muhaceret, kayıtlı yabancı işgücü, vatandaşlık..vs düzenlemelere eşzamanlı "tamamlayıcı regülasyonlara" ihtiyacımız vardır.

 

 KTTO'nun Önerisi

   İşte bu bağlamda KTTO, ilk kez bu konuda hem kontrolsüz emek-kişi akımlarının sosyo-ekonomik maliyetini azaltmak, hem de ekonomimizin rekabet gücünü artırmak(ve emek piyasasını katılaştırmamak) için makro ekonomik açıdan bana göre konuda önemli bir açılım yaptı.

   KTTO'nun bu çetrefilli konuda ortaya koyduğu vizyonu gerçekten önemsiyorum, çünkü ilk bakışta, bu sorunu "kabulü ve ortaya koyduğu çözüm vizyonu" geleneksel sermaye-işdünyası temsilcilerinin yaklaşımından farklıdır. KTTO'nun bu konudaki açılımı çok daha makro bir duruşu ve orta yol arayışını temsil ediyor.

   Geçtiğimiz pazartesi KTTO, Başbakan ve ekibi ile yaptığı toplantıda, hükümetin gündeminde olması gereken önemli makro ekonomi politika önerileri yaptı ve bahse konu kanayan yaramızla ilgili rasyonel öneriler de sundu.

   KTTO, emek(kişi) akımlarına yasakçı olmadan(emek piyasasını fazla katılaştırmadan), serbest piyasa sistemi içinde rasyonel standartlar ve filtreler koyulmasını hükümete öneriyor. Aklın yolu bir zaten...

   KTTO'da bu konuda rasyonel bir açılım yaptı ve eşzamanlı uygulanması şartı ile

   1-Sektörlere göre farklı ve objektif kademeli asgari ücretler uygulanmasını

   2-İşgücüne standartlar getirilmelisini (sertifikasyon,eğitim..vs)

   3-Yabancı işgücünün ailesini Kuzeye getirirken rasyonel standartlar ve filtreler konulmasını önerdi.

   Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bir süreden beri bu konu üzerinde çalışıyor. TC tarafının da konuya sıcak baktığını biliyoruz. Lakin, bu konu umarım sadece, yabancı işgücünün ailesine (bakmakla yükümlü olduğu kişilere) getirilecek bir takım filtrelerle çözülmeye çalışılmaz.

   Çünkü, bilesiniz ki tek başına bu açılım yetersizdir ve ekonomik açıdan da yanlıştır. Tek bacaklı böylesi bir düzenleme(3) ekonomide hem maliyet artışı, hem de ekonomide sapmalara neden olur.

   Bu konuda hükümetin en büyük endişesi, asgari ücrette yapılacak sektörel ve kademeli bir politika değişikliği neticesinde, sosyal güvenlik fonunun da ortaya çıkma olasılığı olan statik(başlangıçta) gelir kaybıdır. Çünkü yabancı işgücü prim yatırımları asgari ücret üzerinden yapılıyor.

   ...Hayatta her şeyin bir bedeli vardır. Ama başlangıçta yükleneceğimiz bu maliyetin sosyo-ekonomik açıdan dinamik etkileri zaman içinde lehimize olacaktır diye düşünüyorum.

   768 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
03 Eylül 2008, Çarşamba   Belça'da "KTÖS-DEV İŞ" tartışması ve öğretileri
01 Eylül 2008, Pazartesi   TAŞOCAKLARI'ndaki "Bermuda Şeytan Üçgeni"
27 Ağustos 2008, Çarşamba   ASGARİ ÜCRET'te ZOR AMA YANLIŞ TERCİH
25 Ağustos 2008, Pazartesi   Delikleri kapatın, yeter! Gerisini piyasa çözer
20 Ağustos 2008, Çarşamba   YENİ "ENERJİ POLİTİKASINA" İHTİYACIMIZ VAR
18 Ağustos 2008, Pazartesi   BATAK KREDİLER
13 Ağustos 2008, Çarşamba   ZAMLARIN, NE KADARI İÇERDEN, NE KADARI DIŞARDAN?
11 Ağustos 2008, Pazartesi   Ödeyeni enayi yapmayalım (mali aflar)
06 Ağustos 2008, Çarşamba   EKONOMİYE "AKP ve MÜZAKERE" DOPİNGİ
04 Ağustos 2008, Pazartesi   BU DÜZENLEME İLE HASTANEYE DÖN(E)MEZLER



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

OKUYUCU GÖRÜŞLERİ

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Unutulduk!!!

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

Paylaşıma var mısın, yok musun?..

Ahmet Tolgay

Trodos: Dünü ve bugünü...

Bilbay Eminoğlu

Bakalım buna ne diyecekler?

Hüseyin EKMEKÇİ

Sonay Adem ne demek istedi?

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

İRADE ve ÖDEV

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Nagasaki'den Kıbrıs'a, Weller'...

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital