Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Tam bir skandal
Talat'a yoğun ilgi
"İddialar yalan"
Dostluk çağrısı
Gönyeli ile Lefke zirveye ortak
Esentepe İskele'den lider döndü: 2-3
A Takımı liderliğe devam dedi
Amaçları moral kazanmak

YORUMLANANLAR
Arkadaşına tuzak kurdu, hapse gönderildi [1]
Marinero Restaurant'ta Y A N G I N [1]
Kabak çiçekleri başına iş açtı [2]
Tam bir skandal [4]
Hamitköy'e içilebilir su [1]
Şeyho'ya 3 yıl [1]
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak [2]
Maaşlar yargıda! [5]
Avcı: ÖRP, kilit parti olacak [1]
İngiltere donuyor [1]
Eroğlu: Erken seçim kararı mecburiyetten alındı [1]
"Hatalar sadece Gönyeli'nin lehine" [1]
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [7]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [2]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Erken seçime varız ! [2]
5 yılda, 1 milyon 280 bin keklik üretilecek [8]
Çözüm ilk kez bu kadar yakın [1]



EURO SAÇMALIKLARI (Bu kadarı da fazla!)

Necdet Ergün

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   5 Kasım 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

 Konuşmaktan ve yazmaktan en çok sıkıldığım konuların başında, temcit pilavı gibi her kriz döneminde gündeme gelen "EURO" konusu gelir. Son kriz döneminde, haliyle insanların canı yandığı için, medyadan, piyasa aktörlerinden ve tüketicilerden yine bu konuya ilgi vardı ama açıkçası aynı şeyleri tekrar etmekten sıkıldığım için kendi adıma konuya hiç bulaşmadım.

   Ama EURO ile ilgili bazılarının söylediklerini okudukça, duydukça " karnıma sancılar, başıma ağrılar giriyor ".Hoş, Üstad Ünal Afifler'in de giriyormuş. Nasıl girmesin ki? İnsan kahrından çatlar, bu konuda bilirkişi kimliğiyle söylenenleri.

   Bendeniz, hayatta, en çok yaptığı işte yarım-yamalak bilgiye sahip olanlardan korkarım. Çünkü, bunların hem kendilerine, hem de başkalarına zararı büyük olur. En kötüsü ve kabul edilemez olanı da,toplumu yanlış bilgi ve yorumlarla zehirlemeleridir.

   Bana göre, EURO'ya geçebilme meselesi(EURO-ZONE dışında tıpkı YTL kullanımı gibi), Kuzey Kıbrıs ekonomi literatürü, tartışmaları ve iktisatçılar açısından " bencmark" bir konudur. Bu işten ya anlarsınız, ya da anlamazsınız! EURO meselesi, bence ekonomiyi, ezbere, lineer ve statik olarak mı; yoksa yaratıcı, piyasacı ve dinamik olarak mı anladığınızı gösterir?

   Çünkü paranın ne olduğunu, ekonomide ne işe yaradığını anlamadan ekonomi hakkında ahkam kesmek zordur, hatta boşunadır. Para ve piyasa işini kavramadan ekonomi hakkında konuşursanız, haliyle sırıtırsınız. Defolarınız ortaya çıkar.

   Neyse, iktisat eğitimi aldığını söyleyen ve üniversitede ders veren kafası karışık (tabii ekonomik konularda) bir akademisyen şu sıralar, her gün TV ve gazetelerde EURO'ya geçme hakkında bir şeyler söylüyor. Sağolsun, üniversitedeki öğrencilerden sonra, kamuoyunu da değerli bilgileriyle bilgilendiriyor.

   Kafası karışık akademisyen arkadaş söyledikçe batıyor ve insanlar haliyle bize de soruyor veya EURO

konusunda sallayan akademisyenle ilgili şikayetler yapıyorlar. Bu adam ne diyor veya söylediğinin farkında mı diye haliyle insanlar bize de soruyor? Malumunuz, EURO konusuna memlekette taraf olanlardan biriyiz ya... İş bize de dokunuyor! Bak, koca uzman akademisyen ne diyor, sen ne diyorsun!

   Bakın, Kuzey Kıbrıs'ta ekonomi medyacılığı gelişmediği ve medyada bu konulara vakıf insanlar olmadığı için, medya çalışanları doğal olarak kimin ne bildiğini bilmiyor (bilenler de gına geldiği için hem konuşmuyor, hem de her yere yetişemiyor zaten), haliyle kimi buluyorlarsa ona soruyorlar. Medya çalışanları da haklı tabii...

   Madem bu kafası karışık akademisyen mesleğinde iddialı ve bu yüzden basın aracılığıyla kamuoyuna da bilgilendirme ihtiyacı hissediyor. O vakit kamuoyuna mal olmuş bu değerli bilgileri, bendeniz gibi EURO'ya bal gibi bu şartlarda geçilir diyen taraftarların da yorumlaması mübahtır.

   Kafası karışık akademisyen bir gün TV'de diyor ki "EURO'ya geçersek enflasyon olur", öbür gün gazeteyi açıyorsunuz bir bakıyorsunuz, kafası karışık akademisyen yine buyurmuş, "bu yapıda EURO'ya geçmek, intihardır" diyor. Hoppala!

   Kafası karışık akademisyen, bugüne kadar EURO-ZONE'a dahil olan ülkelerin, ki bunlar Maastricht kriterlerini yerine getirdikleri için artık stabl bir ekonomik ortama (enflasyon, faiz. vs) kavuşurlar ve geçerken de yuvarlamalardan dolayı fiyatların bir defaya mahsus yukarı çıkma ihtimalleri vardır", tecrübesini sağdan-soldan duyuyor, okuyor ya, ezberci kafası karışık akademisyen zannediyor ki, her EURO'ya geçen bu sorunu yaşar (ki artık tecrübe edinildiği için sorunu minimize ettiler) veya yaşayacaktır.

   Kafası karışık akademisyen, hem piyasadan, hem de ekonomiden o kadar bihaber ki, herhalde istikrarsız YTL ile yapılan fiyatlamalarda, bilhassa ithal mallara " risk priminden dolayı fiyatlara bir marj"-ki minimum %10 -yansıtıldığının farkında değil

   Yahu, kardeşim ne enflasyon yaratması, muhtemelen fiyatlar -ithal mallar- kur riskinden arınacağı için ve tüketici artık Güney rekabetinde fiyatları ayni parayla kıyaslama konforuna kavuşacağı için (çıplak kalacağız, istikrarsız YTL'nin arkasına sığınamayacağız), muhtemelen ithal malların fiyatları da düşecek. Türkiye ile ithalatın çoğu da zaten dövizle yapılıyor, YTL ile yapılsa ne fark eder ki. Hizmet fiyatları içinse yuvarlama söz konusu değil, olsa bile devede kulaktır.

   Gelelim diğer konuya... Kafası karışık akademisyenin söylediğine benzer bir yorumu, DP Başkanı Serdar Denktaş da, dün sabah Genç TV'de yaptı. Kimden etkilendi bilmiyorum ama Serdar Bey, "bu şartlar altında EURO'ya geçersek, daha da beter olacak" diyor.

   Bunu söyleyen parti başkanı, bir taraftan da ekonomik krizden çıkış için çalışmalar yaptıklarını ve yakında kamuoyuyla paylaşacaklarını söylüyor. Vallahi, EURO ile ilgili yorumu böyle olan bir partinin, artık yapacağı çalışmayı varın siz düşünün!..

   Anlayacağınız, yine EURO konusunda ortalıkta saçma yorumlar yapılıyor ve bunları yapanlar, aslında bilerek veya bilmeyerek, çok önemli bir konuda politika oluşturmamız gerekirken yanlış bilgilerle kamuoyunu zehirliyor. Hem işadamına, hem de vatandaşa zarar veriyorlar.

   Neyse, diyeceğim odur ki, asıl bu şartlar altında EURO'ya geçilir (tıpkı TL'yi kullandığımız şartlarda) ve geçilmelidir. Çünkü YTL hem değerlenirken (Güney ve hizmet ihracatında) hem de değer kaybederken bize zarar veriyor.

   Bilesiniz ki, eskiden stabl para (artık bu paranın adı EURO'dur) Kuzey için " rasyonel bir tercihti" şimdilerde Güney ile de facto ekonomik entegrasyondan sonra sadece rasyonel değil, ZORUNLULUKTUR da! Zaten, geçmezseniz, piyasa sizi topuz zoruyla geçirecek, dönüştürecek.

   Son tahlilde, size kim ki, EURO'ya ekonomik açıdan geçemeyiz, zordur, olmaz, odur-budur, şudur diyen varsa, onu çöpe atın! Çünkü bu ekonomik açıdan saçmadır; bu işin önündeki tek engel SİYASİ'dir. O yüzden ben EURO ile ilgili yazmaktan, konuşmaktan bıktım (bir yıldır yazmadım) ama böyle asparagasları duyunca, dayanamayıp yazmak zorunda kalıyoruz.

  NOT: EURO ile ilgili bugüne kadar yazdığım makaleler Kıbrıs Gazetesinin web sayfasındadır. İsteyen hepsini bir kere daha okur, sonra bu konu ile ilgili tartışmak ve konuşmak isteyenler varsa, her zaman her yerde konuşmaya hazırım.   

   411 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
07 Ocak 2009, Çarşamba   EMEK PAKETİ ile PİYASAYA BAYDA ATILDI
05 Ocak 2009, Pazartesi   ALT LİMİT "1,190 " İSE, EKONOMİK AÇIDAN "EMEK PAKETİ" FİYASKODUR
01 Ocak 2009, Perşembe   PAKET'te NE VAR, NE YOK (2)
29 Aralık 2008, Pazartesi   TEK AYAKLA ZOR (Kredi ve Borç Yapılandırma Paketi) ( 1 )
24 Aralık 2008, Çarşamba   " BİZ İNDİRDİK, PİYASA İNDİRMEDİ " nin HİKAYESİ
22 Aralık 2008, Pazartesi   CARİ HARCAMALARI DONDURMALI, YATIRIMLARI ARTIRMALIYDIK.
17 Aralık 2008, Çarşamba   ELÇİNİN SÖYLEDİĞİ "KKTC GERÇEKLERİ"
15 Aralık 2008, Pazartesi   ŞU TÜKETİCİ HAKLARI MESELESİ !
03 Aralık 2008, Çarşamba   MALİYE ve MERKEZ BANKASI HAMLE YAPMALI...
01 Aralık 2008, Pazartesi   BİR ELEMAN İLANI ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ !



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5107 1.5214
1 STERLİN 2.2554 2.2722
1 EURO 2.0571 2.0715



YAZARLAR : .

Reşat Akar

İnanılır gibi değil

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

Mecburiyetten...

Hasan Hastürer

19 Nisan'da Cumhurbaşkanlığı seçimi de...

Bilbay Eminoğlu

Kıb-Tek'e gittim ve "indirimleri&#...

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Ahmet Tolgay

GAZZE CAYIR CAYIR...

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

ACI HER DİLDE HER DİNDE AYNI ACITIYORİ SEV...

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Seçim aracı olarak savaş

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital