|
Değerli okurlarım, bu haftadan itibaren sizlere Akciğer Kanserinin oluşumunda rol oynadığı gösterilmiş bir diğer önemli faktör olan "hava kirliliği ve Akciğer Kanserinin oluşumundaki rolü" ile ilgili bilgileri aktarmaya çalışacağım.
Akciğer kanserlerinde görülen hızlı artışın büyük sanayi devrimleriyle birlikte ortaya çıktığı bilinmektedir. Gelişmiş ülkelerde özellikle sanayileşmeyle birlikte şehir/kent havasında yoğun olarak oluşan bazı zararlı maddelerin akciğer kanseri gelişiminde rol oynayabileceği konusu uzun yıllardan beri araştırılmaktadır.
Havayı kirleterek hava kirliliğine yol açabilecek zararlı ve kanser yapıcı maddeler arasında özellikle yakıtların yanmasından kaynaklanan polisiklik hidrokarbonlar, 3-4 benzpiren, 1-12 benzperilen, arsenik oksit, kömür kadranı, kömür tozları, petrol ve petrol türevi dumanlar ve radyoaktif maddeler yer almaktadır. Havayı kirleten bu maddelere ek olarak ozon, asbest tozu, nikel, krom ve arsenik bileşikleri ile yanmamış alifatik hidrokarbonlar da bu grupta yer almaktadır. Bunun yanında, motorlu araçlar, enerji merkezleri, sanayi ve yerleşim bölgelerinden salınan zararlı gazlar da hava kirliliğine katkıda bulunan diğer kaynaklar arasında yer almaktadır.
Hava, atmosferi meydana getiren %78 nitrojen, %21 oksijen, %0.93 argon, %0.03 karbondioksit ve daha az miktarlardaki diğer gazların karışımı ile meydana gelir. "Hava"nın gerek yaşamımız için gerekli ortamın oluşturulmasında ve özellikle de solunum mekanizmasındaki önemli yeri nedeniyle "oksijen gazını" içermesi açısından önemi tartışmasızdır.
Havanın doğal yapısını ve dengeli karışımını değiştiren her türlü madde ve etki "kirlilik kaynağı" olarak tanımlanır. Hava kirliliği, havaya karışan kükürt dioksit, karbon monoksit, karbon dioksit, kurşun bileşikleri, karbon partikülleri ve buna benzer daha birçok zararlı gazların, insan ve diğer canlılar ile fiziki çevreye zarar verici oranda artmasıdır.
Hava kirliliğine neden olan kirleticiler, doğal yolla veya insan faaliyetleri sonucu olmak üzere iki farklı şekilde atmosfere karışabilmektedirler. Özellikle son yıllarda, endüstriyel sanayileşmenin, şehirleşmenin, nüfus artışının ve buna bağlı olarak petrol ürünleri gibi daha birçok hava kirliliğine neden olan kirletici madde kullanımının artması ile hava kirliliği büyük bir sağlık problemi kaynağı konumuna gelmiştir.
Hava kirliliğine neden olan kirleticiler katı, sıvı ve gaz formunda bulunabilmektedirler. Çeşitli nedenlerle meydana gelen kirlilik kaynakları havaya toz, is, sis, buhar, kül, duman ve buna benzer birçok yollarla geçerler.
Günümüzde, çeşitli nedenlerle artan hava kirliliği, geleceğimizi de ciddi bir şekilde tehdit etmektedir. Dünya nüfusunun hızla artmasına paralel olarak, artan enerji kullanımı, endüstrinin gelişimi, şehirleşme ve düzensiz kentleşmeyle ortaya çıkan hava kirliliği, insan sağlığı, diğer canlılar ile doğa üzerinde de önemli olumsuz etkiler yaratmaktadır.
Değerli okurlarım, gelecek hafta "hava kirliliğinin nedenleri, sağlık üzerindeki olumsuz etkileri ve akciğer kanserinin oluşumundaki rolü" konusu ile konumuza kaldığımız yerden devam edeceğiz.
Değerli okurlarım, gelecek hafta sizlerle yeniden buluşmak dileğiyle, sizlere sağlıklı, mutlu ve huzur dolu bir hafta geçirmenizi diliyorum.
Sorularınız için elektronik posta adresim : caglar@kktc.net
|