|
Değerli okurlarım, kanser hastalığı, toplumu çok yakından ilgilendiren önemli bir sağlık sorunudur. Bu nedenden dolayı, kanser hastalığı ile mücadele edebilmek için kanser hastalığını çok yakından tanımak, bilinçlenmek ve erken tanı hizmetlerinden bilinçli bir şekilde faydalanmak gerekmektedir.
Günümüzde birçok kanser türlerinden korunabilmek mümkün olup, birçok kanser türleri de erken tanı ile tedavi edilebilir hastalıklar arasına girmiştir. Bilindiği gibi hastalık konusunda bilinçlenme, eğitim ve erken tanı, kanser hastalığıyla savaşın en önemli basamakları olup bazı kanser türlerinde erken tanı uygulanabilir olmakta ve tedavi imkânı sağlanabilmektedir.
Kanser hastalığı, erken tanı ve uygun tedavi ile yaşam şansı yüksek olan bir hastalıktır. Kanser hastalığı ile başarılı bir mücadelede dört önemli basamaktan birisini oluşturan "erken tanı ve tarama hizmetleri", kanser hastalığının erken tanınması ve tedavi şansının kişiye kazandırılması amacıyla, erken tanısı mümkün olan kanser türleri yönünden sağlıklı bireylerin çeşitli muayene ve görüntüleme yöntemleriyle taramalarının yapılmasıdır. Kanser hastalığının tedavisindeki başarı, hastalığın erken tanınmasında gizlidir. Burada da hastalık konusunda bilinçlendirme çalışmalarının ve erken tanı hizmetlerinin sürekliliği önemli rol oynamaktadır.
Erken tanısı ve korunulabilmesi mümkün olan kanser türleri arasında meme, prostat, cilt, kolorektal (bağırsak), rahim ağzı ve akciğer kanserleri yer almaktadır. Bu kanser türlerinin teşhisine yönelik bazı tanı yöntemleri geliştirilmiştir. 2003 yılından itibaren merkezimizde bilimsel olarak yapılan çalışmalarda ülkemizde en sık görülen ve ilk sıralarda yer alan kanser türleri arasında erken tanısı ve korunulabilmesi mümkün olan cilt, meme, prostat, kolorektal (bağırsak) ve akciğer kanseri türleri yer almaktadır. Bu nedenden dolayı, bu haftadan itibaren sizlere erken tanısı ve korunulabilmesi mümkün olabilen kanser türlerinden "bağırsak kanseri" konusundaki bilgileri aktarmaya çalışacağım.
Her zaman olduğu gibi bugün de yeni başlayan konumuzda öncelikli olarak kolorektal kanserlerin köken aldığı doku ve organı tanıyarak konumuza başlamak istiyorum. Sindirim kanalı ağızdan başlayarak yemek borusu (özafagus), mide, duodenum (oniki parmak bağırsağı), ince bağırsak ve kalın bağırsak ile devam eden bir yapıdır.
Sindirim sisteminin önemli bir organı olan mide, büyük parçalar halinde alınan besin maddelerinin parçalanmasında, bir kısmının sindirilmesinde ve küçük parçalara ayrılan besin maddelerinin diğer sindirim sistemi bölümlerine gitmek üzere hazırlanmasında önemli bir görevi yerine getirmektedir.
Vücudun, beslenme yolu ile günlük alınan gıda maddelerinden besin yapılarının çıkarımı ve emiliminden sorumlu organı bağırsaklardır. Bağırsaklar, midede parçalanan ve sindirim işlemini tamamlamış olan bu besin maddelerinin kana geçişini ve hücrelere kullanılmak üzere taşınmasını sağlamaktadırlar. Şekilde de görüldüğü gibi, bağırsak yapısı, sindirim sisteminin mide ile anüs arasındaki kısmını oluşturan organ olup, ince bağırsak ve kalın bağırsak olmak üzere iki ana yapıdan oluşmaktadır.
Kalın bağırsak yapısı, besin maddelerinin vücuda alındıktan ve işlendikten sonra vücut için gerekli olmayan artık besin maddelerinin (feçesin) vücutta depo edildiği ve anüs yolu ile dışarıya atıldığı bölümdür. Kalın bağırsak yapısı çekum, kolon ve rektumdan oluşmaktadır. Sindirim sisteminin son kısmını oluşturan kalın bağırsakta gelişen kanserler genel olarak "kolorektal kanserler" olarak adlandırılırlar. Tüm bağırsak yapısında sıklıkla görülen kanser türü genellikle kolorektal kanserlerdir.
İnce bağırsak yapısı ise duodenum, jejunum ve ileum olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. İnce bağırsak, kıvrımlı bir yüzey yapısına sahip olup besinlerin bağırsak duvarından emilimi için uygun olan yüzey alanını artırmaktadır. Bağırsak yapısındaki bu kıvrımlara mikrovillus adı verilmektedir.
Bağırsak kanserleri günümüzde organ kanserleri içerisinde sıklıkla görülen bir kanser türüdür. Ülkemizde de 2003 yılından itibaren başladığımız kanser kayıt çalışma sonuçlarımızda, merkezimize ulaşan bilgiler ışığında, ülkemizde sıklıkla görülen kanser türleri arasında bağırsak (kolorektal) kanserlerinin 2003 yılında 4. sırada, 2004 yılında 3. sırada, 2005 yılında 2. sırada ve 2006 yılında da 2. sırada görülen bir kanser türü olarak tespit edilmiştir.
Her kanser türünde olduğu gibi, bağırsak kanseri de bir orta ve ileri yaş hastalığıdır. Yaş ilerledikçe görülme sıklığı artış gösteren bağırsak kanserlerinin en sıklıkla görüldüğü yaş aralığı 50-75 yaş olarak tespit edilmiştir.
Değerli okurlarım, gelecek haftaki konumuzda "bağırsak (kolorektal) kanseri"nin tanımını yaparak, hastalığın nasıl meydana geldiği konusundaki bilgileri sizlere aktarmaya çalışacağım.
Gelecek hafta sizlerle yeniden buluşmak dileğiyle, sizlere sağlıklı, mutlu ve huzur dolu bir hafta geçirmenizi diliyorum.
Sorularınız için elektronik posta adresim : caglar@kktc.net
|