|
Değerli okurlarım, bir hafta aradan sonra kalın bağırsak kanserinin oluşumunda rol oynayan risk faktörleri konusu ile sizlerle yeniden birlikteyiz.
Daha önceki konularımızda da bahsettiğimiz gibi kanser hastalığının nedenleri ve hastalığın oluşmasında rol oynayan risk faktörlerinin neler olabileceğinin bilinmesi en ilgi çekici konuların başında gelmektedir. Bu bir gerçektir ki, kanser hastalığının nedenlerinin iyi bilinmesi hastalıktan korunmanın ilk ve ana temelidir. Bu nedenden dolayı, kanser konusunda araştırma yapan birçok bilim adamının üzerinde durduğu önemli konulardan birisi de, toplumlarda kanser hastalığına yakalanma olasılığını arttıran "risk faktörlerinin neler olabileceği" konusudur.
Diğer tüm kanser türlerinde olduğu gibi kalın bağırsak kanserinin de oluşumunda rol oynayan ve hastalığın meydana gelme olasılığını arttıran tüm iç ve dış faktörler 'risk faktörleri' olarak tanımlanmaktadır. Kalın bağırsak kanserinin oluşumunda önemli rol oynayan risk faktörleri de iki büyük grup altında toplanmaktadır. Bunlardan ilki, 'genetik risk faktörleri', ikincisi ise 'çevresel risk faktörleri'dir. Genetik risk faktörleri olarak tanımladığımız faktörler, atalarımızdan bizlere, bizlerden de gelecek nesillere aktardığımız kişiye özgün karakteristik özellikleri içeren 'genetik mirasımızdır'. Genetik risk faktörlerimizi değiştirme şansımız maalesef yoktur...
Yeri gelmişken şunu da belirtmek istiyorum ki bu ifadede, ailesinde kanser hastalığı görülen kişilerde mutlak surette kanser hastalığı gelişeceği anlamına gelmediği gibi, ailesinde kanser hastalığı olmayan kişilerde de kanser hastalığı gelişmeyecektir, anlamı da taşımamaktadır. Ailelerinde özellikle de 1. kuşak akrabalarında kanser hastalığı olan kişilerin, ailelerinde kanser hastalığı olmayan kişilere göre, hastalığa yakalanma risklerinin daha yüksek olduğu bilinmektedir. Genetik risk faktörlerinin kanser hastalığı oluşumundaki rolünün %20 olduğu bildirilmektedir. Yapılan araştırmalarda özellikle ailesel (herediter) kalın bağırsak kanseri hikayesinin olması kişide hastalık riskini anlamlı derecede artırmaktadır. Ailesel (herediter) kalın bağırsak kanserlerinin tüm vakaların ancak %6-10'unu oluşturduğu da ayrıca bildirilmektedir.
Kalın bağırsak kanserinin oluşumunda bir diğer önemli faktör de korunabilmesi mümkün olabilen çevresel risk faktörleridir. Daha sonraki haftalarda ayrı başlıklar halinde ve daha detaylı olarak inceleyeceğimiz çevresel risk faktörleri içerisinde sağlıksız beslenme alışkanlıkları, kişilerin yaşam biçimleri (hareketsiz yaşam tarzı gibi...), sigara, alkol tüketimi, çeşitli kimyasal kanserojen maddelere sürekli maruz kalma gibi faktörler yer almaktadır. Kanser hastalığının oluşumunda çevresel risk faktörlerinin %80 oranında etki gösterdikleri bilinmektedir.
Bilimsel olarak yapılan birçok çalışmada, kanserleşen hücrelerdeki temel bozukluğun genetik yapımızdaki değişiklikler ile başladığı düşünülmektedir. Genlerimizdeki bozukluklar doğuştan olabileceği gibi, sonradan meydana gelen etkilerle de oluşabileceği gösterilmiştir. Bu da bizlere, genetik yapımızın temelini oluşturan DNA molekülünün üstlendiği sorumluluğun önemini bir kez daha ortaya koyması açısından büyük önem taşımaktadır.
Değerli okurlarım, gelecek hafta "Kalın Bağırsak Kanseri ve Risk Faktörleri-II" konusu ile konumuza kaldığımız yerden devam edeceğiz. Gelecek hafta sizlerle yeniden buluşmak dileğiyle, sizlere sağlıklı, mutlu ve huzur dolu bir hafta geçirmenizi diliyorum.
Sorularınız için elektronik posta adresim : caglar@kktc.net
|