|
Adını kırmızı renginden alan, tadıyla, görünüşüyle bütün meyvelerden farklı bir meyvedir. Mitolojik
öykülere konu olmuş nar, Akdeniz bölgesinden Japonya ya kadar yabani olarak yetişen canlı kırmızı
çiçekli, dört köşe dallı, hafifce dikenli bir ağaçtır. Doğal olarak yayıldığı alana bakınca bu bitkinin ve
meyvesinin neden eski çağlardan beri tanınıp bilindiği anlaşılır. Uygarlıkların bir yerde Akdeniz çevresinde doğal olarak yetişen bu bitki, başlangıçta Mezopotamya Uygarlıkları tarafından tanınmaları
nedeniyle ilk yazılı belgelerden itibaren sözü edilen bir bitkidir. Yazının ilk ortaya çıktığı MÖ 3200
yılından sonraki birçok belgede adı geçen nar, bu haliyle çok eskiden beri insanoğlunun tanıdığı bir bitki
olmalıdır. Sümer dilinde Nuurma, Akkadça da Nuramtu olarak adlandırılan nar, Hititlilerin kaynaklarında
da tahıla dayalı gıdalar arasında önemli bir yer tutar ve 180 çeşidi olan ekmeğin bir çeşidi de narlı ekmektir. Günümüzden 5000 yıl öncesinden itibaren yazılı belgelerde adı geçen nar, Mezopotamya'da
Anadolu veya Yunan, Roma mutfak kültürlerinde hep bir garnitür olarak görülür ve özellikle etli üzerine
serpiştirilirdi. Bir yandan da bu tekil olandan çoğalma niteliği nedeniyle bereketle de ilişkilendirilmiştir, Anadolu tanrıçalarından Kubaba, Yunan tanrıçalarından Hera ve Afrodit in sembolü
nardı ve bu tanrıçalar saçlarında nar dallarından yapılmış bir taç takarlardı, Roma'da da gelinler başlarını
nar dallarıyla süslerlerdi,
Narın Avrupa ya girişi, Doğu Akdeniz'den Araplar aracılığıyla İspanya'ya getirilişi, oradan da diğer Avrupa ülkelerine götürülüşü sonucu Granada kentinden aldığı isim bütün Avrupa dillerinde ufak tefek değişiklerle nar ağacının adı olmuştur. Kimyacılar, biyologlar ve tıp doktorlarının yaptıkları araştırmalar sonucu antioksidanların içinde en fazla bulunduğu madde nar suyuymuş, nar suyundaki antioksidan miktarı, kırmızı şarap, yeşil çay, ve portakal suyuna göre üç kat daha fazlaymış. Bunun yanında narda C
vitamini, demir ve potasyum bulunduğu bilinmektedir.
Şifalı bitkiler literatüründe de yer alan narın sadece meyvesi değil, çiçeği, çekirdekleri. suyu ve kabukları
da çeşitli karışımlar halinde tıbbi olarak kullanılır. Narın vücudu ve kalbi kuvvetlendirici yararları da
bulunmaktadır.
Nar, tatlılarımızın özellikle aşurenin süsüdür. Yeni yıla yaklaştığımız bu aylarda evlerimizde hazırlanan
golifanın ise vazgeçilmezidir.
Nar pekmezini, nar ekşisini denediniz mi? Narın suyunun sıkılmasıyla pekmez kıvamına gelinceye kadar
2-3 saat kaynatılmasıyla elde edilen pekmez yemek ve salatalarda kullanılır ve çok lezzet verir.
Mevsimin en gözde meyvesi olan NARın taneleri gibi mutfağınızın bereketi de bol olsun.
|