Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
SİNEMALARDA GÖSTERİMDE OLAN FİLMLER
Gönyeli KTSYD Kupası'na da göz dikti: 7-6
Cihangir Turan ile turladı:1-0
BİR YASTIKTA 50 YIL
Rum yönetimi, 100 bin Euro'ya kadar olan mevduatlara teminat verecek
Simitis: Her iki tarafın da çıkarlarına saygı gösterilmeli
Basketbol hakemleri hazırlıklarına başladılar
Kara Kitap
DİSİ: Rumlara hizmet edecek bazı takvimler var
PORTRE BARMEN Hüseyin Dermuş

YORUMLANANLAR
Avukatlara getirilen yasak hukuka aykırı [1]
Çiftçi ve hayvancıya DESTEK PAKETİ [1]
UBP anahtarı UBP'lilerde olmalı [2]
Büyük sınav [1]
Gazimağusa'da 26 köyde elektrik kesintisi yapılacak [1]
Mahkemelerden rekor cezalar [1]
Küfür etti diye öldürüyordu [1]
Bulutoğluları: Artık ipler koptu [2]
4 ay hırsızlıktan arandı adaya girerken yakalandı [1]
14 yaşındaki kızla cinsel ilişki [3]



ÖZEL HARP DAİRESİ

Aysu Basri

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   16 Şubat 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Tarih herzaman bilinen değil, aslında daha çok gizlenenlerdir. Resmi dilin yazdığı tarihi sorgulamak ise, ezberleri bozmak için önemli bir anahatardır.

İstihbarat ve organize suçlarla ilgili çok sayıda araştırması yayımlanan gazeteci Ecevit Kılıç'ın son kitabı da bu ezberleri bozan türden bir kitap.

"Özel Harp Dairesi-Türkiye'nin Gizli Tarihi", yıllardır temelde fısıltılarla konuşulmuş ve yasak olmuş konulara, ilk kez, resmi belgeler ve bizzat olay şahitlerinin anlatılarıyla ışık tutuyor.

Bugünlerde Ergenekon şifrelerinden bahsederken, Hrant Dink suikastinin perde gerisi tartışılırken, Türkiye'nin 1948 ile 1994 yılları arasındaki gizli tarihine ışık tutan kitap, bugün yaşananların da farklı gözlüklerle sorgulanmasını sağlıyor.

Kılıç, kitabında Daire'nin oluşumu ve mali kaynaklarıyla ilgili detaylı bilgiler veriyor. Bu bölümlerden birkaç ilginç satırı birlikte okuyalım;

" ...Amerika'nın amacı, olası Sovyetler Birliği işgaline karşı Türkiye'yi tampon bölge yapmaktı. Komünistler, Batı ülkelerine gelmeden Türkiye'de durdurulmalıydı. Türkiye'yi ekonomik anlamda güçlendirmeye başlayan Amerika'nın asli hedefi aynı amaçla askeri güçlendirmekti.

Amerika'ya giden her heyet, askeri yardımla dönüyordu. Türkiye, Ekim 1947-Eylül 1948 yılları arasında Amerika'dan 73 milyon dolar askeri yardım aldı.

5 Ekim 1947'de Genel Kurmay Başkanı Orgeneral Salih Omurtak başkanlığındaki heyet de Amerika'ya gitti. Bu bir ilkti.

Bu ziyaretten sonra çok önemli bir uygulama başladı; Türk subaylarının Amerika'ya gönderilip, komünistlere karşı gerilla eğitimi alması..."

Özel Harp Dairesi ile ilgili olarak en fazla dile getirilen tartışmalardan biri olan gizli ordular içindeki sivillerin varlığı konusunda da oldukça ilginç birçok detay bulunuyor, kitapta.

İlk özel harpçi subaylardan ve Özel Harp Dairesi'nin ilk lojistik Şube Müdürü, emekli Albay İsmail Tansu'nun ağzından, teşkilatın sivillerine dair dikkat çekici bir tanımlama yer alıyor:

"...Sivil unsurlar ülke işgal edilince kullanılmak üzere barış zamanında eğitilip bekletilirler. Görev verilemezler.

Kopuk tespih taneleri gibi her yere dağılmışlardır.

Türkiye'nin her yerindedirler.

Savaşla beraber tespihin ipi bağlanır. Görev alırlar.

Karı koca aynı birimdedirler ama birbirlerinden haberleri yoktur.

Herkes kendi görevini yapar..."

Kullanılmak üzere, büyük bir gizlilik içinde gömülen silahlarla ilgili de bilgilerin yer aldığı kitapta yazar da sivillerle ilgili kesin konuşuyor ve açıkladığı dikkat çekici isimlerle, belli olaylar sonrası, hemen hiçbirinin ceza almadığı, aksine ödüllendirildiği, ilginç yargı süreçlerini de belgeliyor.

Bu isimlerden en fazla bilinenlerinden Abdullah Çatlı ile ilgili, o dönemde sivil unsurları eğitmekle görevli, Özel Harp Dairesi, Özel Birlikler Komutanı Korkut Eken'in ifadeleri dikkat çekici;

"...Abdullah Çatlı devlet için 1980 öncesinde de kullanıldı..."

Bugüne kadar faili meçhul kalan cinayetlerle, Türkiye'yi önemli sıkıntılara sokan olayların perde gerisi ile ilgili de yine belgelere dayalı çarpıcı bilgiler bulunuyor.

6-7 Eylül olayları, Kızıldere katliamı, Ziver Bey Köşkü işkenceleri, 1 Mayıs katliamları, dönemin CHP Lideri Bülent Ecevit'e suikast girişimi, bunlardan bazıları.

Ve hepsinin de ilginç kesişme noktası, Özel Harp Dairesi.

Daire'nin ilk pratik alanının Kıbrıs olduğuna ve dairenin en kilit isimlerinin, teşkilatın lideri olarak adaya geldiğinin anlatıldığı kitapta, TMT ile ilgili de oldukça ilginç bilgiler var.

TMT'nin ilk lideri Rıza Vuruşkan'ın Türkiye Genelkurmay İkinci Başkanı Cevdet Sunay imzasıyla aldığı görev talimatından bir bölüm;

"...Lider, Kıbrıs'ta TMT'ye veya Türk toplumuna yönelik, hainlik, casusluk, bozgunculuk, soygunculuk, gasp veya eşkıyalık gibi girişimlere fırsat vermeyecek önlemleri önceden alacaktır.

Bu gibi faaliyetlerin olması halinde, suçları sabit olanlar, liderin oluşturacağı özel bir kurul tarafından cezalandırılacaklardır. Ancak, ıslah edilmedikleri için ortadan kaldırılması gerekenler olursa bunun için Özel Harp Dairesi Başkanı'ndan izin alınacaktır.."

Kitapta yer alan bir başka ilginç bölüm de yine TMT Kurucusu İsmail Tansu'nun sözleri;

"...Hükümet ve ordu silah esirgemiyordu. İkinci aşamada silahlarımız azaldıkça ve istediğimiz anda ve miktarda silah, hatta 60 ve 80 mm'lik havan topları, bazuka ve roketler de verilecekti..."

Yazar TMT'nin istihbaratının nasıl sağlandığını da anlatıyor;

"...Önemli bir problem de Kıbrıs'taki TMT ile Ankara'daki Özel Harp Dairesi arasında nasıl irtibat sağlanacağıydı? Bunun için Amerika'nın bir Sovyetler Birliği işgali durumunda Türkiye'nin NATO merkeziyle bağlantı kurması için verilen telsizler kullanıldı.

Amerikalıların verdiği bu telsizlerin İstanbul'da saklandığı yer Şile'ydi. Özel Harp Dairesi Lojistik Şube Müdürü İsmail Tansu'nun emriyle yeraltına gömülen bu telsizlerden birkaç tanesi çıkartılarak gizlice adaya gönderildi. Amerikalılarla birlikte yapılan denetimlerde fark edilmesin diye de bu telsizlerin boş kutuları hellimle doldurulup, yeniden yerlerine gömüldü..."

Ve silahların adaya nasıl geldiğine ilişkin ilginç bir başka bölüm;

"...Özel Harp Dairesi yöneticileri, sonunda deniz yolunu çok iyi bilen silah kaçakçılarından yardım istemeye karar verdi. Bunun için İsmail Tansu istihbarat teşkilatı MAH'a başvurdu. MAH Başkanı Hüseyin Avni Göktürk, o güzergahta sevkiyat yapan kaçakçıların listesini verdi, Özel Harp Dairesi'ne.

Silahlar bu deniz yolunu iyi bilen bu kaçakçıların tekne ve gemileriyle adaya götürüldü..."

Yine TMT ile ilgili kitapta yer alan bir başka bölüm, ülkede yaşanan ilk faili meçhullere örnek veriyor;

"...Yavru kontrgerilla örgütü TMT de adada işçi hareketini, aydınları hedef aldı.

Türk ve Rum işçiler anı sendikalara beraber olarak örgütlenmekteydi. İşçiler arasında sosyalizm fikrinin telaffuz edilmeye başlandığı bir dönemdi. PEO isimli sendikada örgütlenen Türk ve Rum işçiler 1 Mayıs 1958'de yaptıkları bir yürüyüşle İşçi bayramını kutladı. TMT bir bildiri yayınladı ve Türklerin sendikadan istifa etmelerini, etmeyenlerin öldürüleceğini duyurdu. Kısa bir süre sonra istifa etmeyen işçilerin üçü peş peşe öldürüldü. Kalan işçiler de istifa etmek zorunda kaldı.

TMT'nin Türklere yönelik ikinci önemli eylemi ise aydın iki avukatın öldürülmesiydi.

10 Ocak 1961'de dişhekimi Mahir Adataş ve avukat Muzaffer Gürkan, TMT mensupları tarafından dövüldü. TMT, bir bildiriyle olayı üstlendi. Olay kapandı derken, 23 Nisan 1961 gecesi daha önce dövülen avukat Muzaffer Gürkan ile avukat arkadaşı Ayhan Hikmet öldürüldü. TMT bu kez üstlenmeyince cinayetler "faili meçhul" kaldı..."

Bunlar kitabın ilginç bölümlerinden sadece birkaçı.

Dikkat çekici anlatımlara ve belgelere yer veren "Özel Harp Dairesi-Türkiye'nin Gizli Tarihi" yazılı tarihe farklı gözlüklere de bakanların mutlaka okuması gereken kitaplardan biri.

   928 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
11 Ekim 2008, Cumartesi   8-5 İNSAN HAKKI DÜZENİ
10 Ekim 2008, Cuma   ÖLMEDEN GÖREBİLECEKLER Mİ?
09 Ekim 2008, Perşembe   AVRUPALILIK KAÇ PARA?
08 Ekim 2008, Çarşamba   DOKTOR KEMAL'E AŞK MEKTUBU
07 Ekim 2008, Salı   KADINA SEKSİLİĞİNİ, ERKEĞE GÜCÜNÜ KAYBETTİREN YASA
27 Eylül 2008, Cumartesi   Eylüle veda ederken
26 Eylül 2008, Cuma   Anayasa Mahkemesi ve Cumhurbaşkanı'nın Sorumluluğu
25 Eylül 2008, Perşembe   NE KORUYABİLİYORUZ NE DE KURTULABİLİYORUZ AMA BATIYORUZ
24 Eylül 2008, Çarşamba   TABİBLER BİRLİĞİ YENİ YÖNETİMİNİN DÜŞÜNCELERİ
23 Eylül 2008, Salı   TABİBLER BİRLİĞİ ESKİ YÖNETİMİ'NİN DÜŞÜNCELERİ



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.4210 1.4310
1 STERLİN 2.4073 2.4252
1 EURO 1.9296 1.9432



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

ÇIKARLAR MI KORKULAR MI?

Ali Baturay

EROĞLU DÖNMELİ MİYDİ?

Hasan Hastürer

Şimdi obir taraftan ucuz olduk... Tamam mı...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Desmond Tutu'yu kim tutar?..

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Okurlardan güncel konulara ilişkin görüşle...

Omaç BAŞAT

Önce evimizin içini temizleyelim

Hüseyin EKMEKÇİ

Cevap hakkı...

Dilek ÇETEREİSİ

Kuliste içtiler salonda oy verdiler

Aysu Basri

8-5 İNSAN HAKKI DÜZENİ

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Mali kriz ve AB

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Lârnaka Limanı





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital