Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Alev aldı çakıldı: 153 ölü
Provokasyon
Oğuz Veli Beidoğlu vefat etti
"Bonfile şebekesine" polis operasyonu
Kaçak apartmanlar mühürlendi
Paraya tamahımız yok
Bağdat'tan Suriye'ye Suriye'den KKTC'ye
Güney Kıbrıs'taki fanatik Rum örgütleri cesaretlendiriliyor
Millilere Danimarka piyangosu
Bağcıl'dan görkemli açılış
Lefke'de şenlik başladı
Türkiye'den güzel prova: 1-0
Altın adam Ramazan
Gönyeli bugün resmi açılışı yapıyor
Adal: Hata yapma lüksümüz yoktur
Spor ve sanat bir arada

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

UZUN ZAMANDAN SONRA

Aysu Basri

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   22 Mart 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

O kapının önünde beklemeyeli uzun zaman olmuştu.

O yol da uzun zamandır yine flaş seslerinden ve kamera ekipmanlarından uzaktı.

İki lider, uzun bir aradan sonra, dün, BM Genel Sekterinin Kıbrıs Özel Temsilcisi Micheal Moller'in ara bölgedeki ikametgahında bir araya geldi.

Bu cümleyi de kurmayalı uzun zaman olmuştu.

O cümleden bu yana, adı süreçle özdeşleşen De Soto değişti. Şimdi yeni bir temsilcinin gelmesi bekleniyor.

Ve bu yıl, toplumlararası görüşmelerin kırkıncı yılı.

Dün, yaklaşık 3 buçuk saat süren görüşmenin ardından, iki lider, sıcak mesajlar verdi.

Ve beklenildiği gibi, Lokmacı kapısının açılması yönünde prensip kararı, kamuoyuyla paylaşıldı.

Daha da ötesi, Yeşilırmak ve diğer geçiş noktalarının açılması da danışmanların gündemine alındı.

Şimdi, bölgedeki hazırlıklar tamamlanınca, Kıbrıs sorunun simgesi haline gelen ve yıllardır da açılma tartışmaları incir ipine dönen Lokmacı kapısı açılacak.

Lefkoşa Rum Belediye Başkanı Eleni Mavru, Pazartesi çalışmaların başlayacağını, 31 Mart'ta da kapının açılabileceğini söyledi, dün, görüşmelerin ardından.

Ancak, yansıyan bilgilere bakıldığında, Lokmacı kapısının açılması konusunda, 1 yıl öncesine göre herhangi bir pozisyon değişikliği göze çarpmıyor.

Bu da iki liderin, birbirine jesti olarak yorumlanabilir.

Dün, görüşme sonrasında, basının karşısına çıkan liderler, çalışma grupları ile teknik komitelerin çalışmalara başlayacağını ve 3 ay sonra da bir araya geleceklerini duyurdular.

Bu çalışmalar kapsamında da gelen ilk haberlere göre, liderlerin temsilcileri Özdil Nami ve Yorgo Yakovu, haftaya görüşmeye oturacaklar.

Yani, BM himayesinde kapsamlı görüşmeler için hazırlık teşkil edecek sürecin startı, böylelikle verilmiş oldu.

Görüşmelere giderken, en fazla tartışılan konuların başında, liderlerin nasıl bir zeminde masaya oturacakları yer alıyordu.

İlginç bir şekilde, Annan Planı ile 8 Temmuz anlaşmaları arasında bir tercih kıyaslaması yapılmaya çalışıldı.

Hatta Annan Palnı'nın karşısında olanlar, planın savunuculuğuna soyundu.

Ancak, görünen o ki, ikisi birbirinden çok farklı bu iki konu, liderler arasında istismar malzemesi yapılmayacak.

Verilen mesajlar, her iki tarafın da pozisyonlarına saygı ve anlayış içeren bir terminolojiyi çağrıştırıyordu.

Hristofyas; "Moller tarafından okunan ortak açıklamada ifade edilenlerin ve öncesinde açıklananların aslında 8 Temmuz anlaşmasının hayata geçirilmesi demek mi olduğunun" sorulmasına karşılık, "takdir yeteneğine sahipsiniz, anlayabilirsiniz" yanıtını verdi.

Ve açıklamaları arasında "Talat ile Hristofyas eski dosttur, düşman olmazlar" diyerek, yine görüşmelerde bir ilk de yaratmış oldu.

Bugüne kadar görüşmeye oturan liderlerin en önemli eksikliği, dostluk kavramıydı.

Her ne kadar Denktaş ve Klerides'in eski dostluklarına da vurgu yapılsa, bu, daha fazla basının, dönemin liderlerine bir magazin unsuru olarak biçtikleri bir roldü.

Bugün elimizde daha fazlası var. Hristofyas ve Talat, dün bu dostluk kavramına açık bir dille vurgu yaptı.

Şimdi, olumlu mesajlar verilen ve sıcak bir atmosferde geçtiği vurgulanan bu ilk görüşmeden sonra, önümüzdeki 3 ay, önemli olacak.

Teknik komitelerin yapıcı bir çalışma ortamı yaratması ve geçmişte hayata geçirilemeyenlerin, bu süreçte hayata geçip, kapsamlı müzakerelere başlanması için sağlıklı bir zemin hazırlanması önemli.

Ama Türkiye'deki gelişmeler de bu süreçte özel bir öneme sahip olacaktır.

2009'da yerel seçimlere giderken, Türkiye'de, iç siyasetteki giderek sivrilen kamplaşma ve kriz ortamı, şu ana kadar önemli bir yumuşak karın, Kıbrıs için.

Bu kriz, iyi yönetilir ve özellikle, AB yolunda yaşanan donukluk çözülebilirse, bu süreç için önemli bir umut kaynağı yaratacaktır.

Ama şu andaki atmosfer, AB ve kriz yönetimleri konusunda bir iyimserlik yaratmaktan oldukça uzak.

AKP'ye kapatma davaları, türban kavgaları ve kutuplaşmalar, zaten kriz yaşayan dünya piyasalarından yansıyan etkileri, Türkiye ekonomisi için de yaşatmaya başladı.

Uzmanlar, iç siyasetteki dalgalanmalarla birleştiğinde, Türkiye ekonomisinin bu krizden daha fazla etkilendiğini vurguluyor.

Bir süredir, aydın kesimin desteği ile AB ve Kıbrıs konusunda yapıcı adımlar atan AKP'nin, bu kararlılığını teyit etmesi gerekiyor.

Ve bizde de özellikle sivil toplum örgütleri ile hükümetin büyük ortağı CTP arasında, bir süredir devam eden kıran kırana tartışmaların, Kıbrıs sorununa yansımadan, bir uzlaşı ve güç birlikteliğine dönüşmesi gerekiyor.

Bu alanda hem sivil toplum örgütlerine hem de CTP'ye önemli bir sorumluluk düşüyor. Çünkü mevcut sürtüşme ortamı, zaten karamsarlığa yapışmış ve bunalmış halk üzerinde toplumsal dinamikler karşısında daha büyük bir uzaklaşma ve küskünlük yaratıyor.

Bizim ise bu süreçte hem halk desteğine hem de sivil toplumun yaratacağı dinamizme ihtiyacımız vardır.

Tabii ki, sağlıklı bir hükümete de.

Özellikle çözüm yanlısı siyasi partilerin daha etkin çalışmalarla, çözüm için yapıcı destek koymaları ve sürecin olası kritik dönemeçlerinde, polis görevi üstlenmeleri, mutlaka bundan sonrasının kaderi üzerinde önemli bir rol oynayacaktır.

Yoksa iç politikaya odaklanıp, bugüne kadar yaratılan kavga ortamları beslenebilir. Hükümetin de sivil toplum örgütlerinin de bu ortamı beslemekten geri kalmayacak malzemeleri, maalesef, fazlasıyla mevcut.

Ancak, söz konusu bütünlüklü bir çözüm ortamıysa, daha kapsamlı değerlendirmelerin de yapılması şarttır.

Şimdi, iki lider, başlangıcı yaptı ve sıcak mesajlarla yeşermeye başlayan umut ortamına bir bardak daha su kattı. Bundan sonra, çözümü destekleyen herkesin temel sorumluluğu, bunun için çalışmaktır.

Yoksa bir kez daha heba edilecek bir şans, bundan sonra kavga etmeyi anlamlı dahi kılmayacak başka bir zamanın başlangıcı olacaktır.

   482 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
15 Ağustos 2008, Cuma   ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM YAPACAK?
14 Ağustos 2008, Perşembe   CTP'NİN KURTULUŞU ÇÖZÜM
13 Ağustos 2008, Çarşamba   KAMU SAĞLIK ÇALIŞANLARI YASASI
12 Ağustos 2008, Salı   HASSASİYETLERİMİZ NASIL ŞEKİLLENİYOR?
11 Ağustos 2008, Pazartesi   KAMU SAĞLIK ÇALIŞANLARI YASASI ve TIP FAKÜLTESİ ISRARI
10 Ağustos 2008, Pazar   ÜNİVERSİTE SORUNSALI İÇİNDEKİ TIP FAKÜLTESİ
08 Ağustos 2008, Cuma   ÜNİVERSİTE SORUNSALI
07 Ağustos 2008, Perşembe   TURİZMDEN KARAPARAYA BİR DEVLET HİKAYESİ
06 Ağustos 2008, Çarşamba   KUMAR BU ÜLKEDE BUZU DONDURUYOR
04 Ağustos 2008, Pazartesi   2009'da ÇÖZÜM BEKLEYENLER YENİLİKÇİ DAVRANMAK ZORUNDADIR



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1836 1.1919
1 STERLİN 2.1995 2.2158
1 EURO 1.7438 1.7560



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KAPIDAKİ TEHLİKE

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Toprağımız sınırlı olduğuna göre...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (34)

Akay Cemal

Peşin taleplerle masaya dinamit mi konuluy...

Ahmet Tolgay

LEFKOŞA TÜRK BELEDİYESİ'NİN KURULUŞ ÖY...

Bilbay Eminoğlu

Yiyin efendiler yiyin!

Necdet Ergün

YENİ "ENERJİ POLİTİKASINA" İHTİYAC...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. Umut Altunç

Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?

Aysu Basri

ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM Y...

Sevilay SADIKOĞLU

İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları....

Mustafa BESİM

EKONOMİDE HAYAL DÜNYASI

Türem Delikurt

Doğa'nın gizemi...

Dr. İsmail KEMAL

Batı'nın Afganistan çıkmazı

Emin AKKOR

Elektrik çarptı

Oğuz Metiner

Berat geceniz mübarek olsun

Ali Özçil

Denizlerin siyah incisi havyar

Bedia BALSES

Elinde Camdan Ebem Kuşakları Dilinde Krist...

Beste SAKALLI

AŞK, ALIŞMAK VE YAŞAMAK...

Psikolog Ayla Kahraman

"DİYABETİK ÇOCUKLAR"

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Dillendirilen bir konu daha var:POZİTİF OL...

Osman Ertuğ

"Ayrılıkçı Devlet" kimdir

Bener HAKERİ

Yozlaşmağa karşı manifesto (bildiri)

Ata ATUN

OSETYA- RUSYA, KKTC-TÜRKİYE BENZEŞMESİ

Mehmet RATİP

Sol'un "hasımsızlığı"

Dr. Orhan Aydeniz

Tarımsal Üretim Planlaması

Harid Fedai

(Çörçhil'in Kabulleri)

Cumhur DELİCEIRMAK

ÇOCUKLARIN SAATİ YA DA TABULA RASA





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital