Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
UFO'lar yine geldi!
Ya eşel mobil ya da 13. maaş
6 haftalık bebek, kürtajla alındı
Eşel-mobil gerdi
10 bin YTL ile serbest kaldı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

DENİZLER GİDERKEN HATIRLA SEVGİLİ

Aysu Basri

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   8 Mayıs 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Denizlerin idamının üzerinden 36 yıl geçti.

Her yıl düzenlenen etkinliklerle idamlar anılıyor ve hesap soruluyor.

Ama 36 yılda sorulan hesaplar bir türlü verilemiyor.

Bir yandan da yaklaşık 2 yıl önce, ATV'de başlayan "Hatırla Sevgili" dizisi, Türkiye'nin karanlık geçmişini gözler önüne seriyor.

İşkencede ölenleri, idamları ve daha birçok kanlı yakın geçmiş hatırayı.

60'lardan başlayan dizi, Menderes idamından, 80 darbesine kadar yaşanan süreci gözler önüne seriyor.

Bu dönemleri yansıtmakta eleştirlse de aldığı övgüler, eleştirileri gölgede bırakacak türden.

Basında dizi ile ilgili çıkan haberlere bakıldığında, izlenme rekorları üst seviyede.

Reytinglerin ölçülemediği Kuzey Kıbrıs'ta da ilgiyle izleniyor, dizi.

Çünkü o yılları, o dönemin gençliği ile birlike yaşamış bir kuşak var buralarda da. Bizzat yaşamamış olanlar da izlerini burada tecrübe etmiş.

O yılları hatırlamayan genç kuşağa sorgulama şansı veren dizi sayesinde, özellikle, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idama giden sürecini anlatan kitap satışlarında, rekora ulaşıldığı tesbit ediliyor, Türkiye'de.

Denizlerle ilgili etkileyici kitaplardan biri olan, "Dar Ağacı'nda Üç Fidan", yeni baskısıyla, en çok

satanlardan.

Oysa "Darağacında Üç Fidan" 1976'da Vatan Gazetesi'nde, Deniz Gezmiş davasına yeniden bakılması için yürütülen bir kampanya kapsamında başlayan bir yazı dizisiydi.

Gazetenin, basın tarihinde eşine az rastlanır şekilde, dizinin sorumluluğunu, sadece yazarına yüklediği bir yazı dizisi.

İşte bu yazı dizisi, daha sonra kitaplaşıyor, yazarı yargılanıyor ve vatandaşlıktan çıkarılıyor.

Yazar, ülkesine ancak 16 yıl sonra dönebiliyor.

Kitap, ancak 22 yıl sonra yasaklı listesinden çıkıyor.

İşte o kitap, bugün, popüler kültürün de etkisiyle, genç kuşak tarafından en çok okunan kitaplardan biri.

Dizinin etkisiyle yeni baskısıyla, yeniden kitapçılarda.

Türkiyeli yazarlar anlatıyor;

"Bir zamanlar, kitapçılarda bulmak mümkün değildi. Şimdi, Mahir'in yazılarından Deniz kitaplarına kadar, öyle çok yayın var ki, en fazla gençler okuyor" diyorlar.

İlginçtir, bir ülke, 36 yıldır veremediği hesaplarını, 36 yıl sonra, ilk defa, popüler kültür üzerinden bu kadar yaygın bir şekilde tartışmaya açıyor.

Ama onda bile sansürler var.

Denizlerin idam bölümünde, Deniz'in idama giderken kullandığı cümleler, dizide sansüre uğruyor.

Oysa Deniz, "Yaşasın Türkiye halkının bağımsızlığı, yaşasın Marksizm-Leninizmin yüce ideolojisi, yaşasın Türk ve Kürt halklarının bağımsızlık mücadelesi, kahrolsun emperyalizm" diyordu, idam sehpasına yürürken.

Dizide, "yaşasın" ile başlayan cümleler, Deniz karanlıkta kaybolup el sallarken ve "hade eyvallah" deyip, izleyenleri gözyaşlarına boğarken, kesiliyor.

Ve yakın tarih, yine uygun görülen, kabul edilebilir dilde yazılıyor, bir kez daha.

"Hatırla Sevgili" 1980 darbesine yaklaşan günleri anlatıyor, yeni bölümlerinde.

Ve Ecevit ile başlayan kontrgerilla sorgulamasını gündeme taşıyor.

Bugün, Ergenekon tartışmaları yapılırken, bunları izlemek ilginç.

Oysa NATO üyesi ülkeler, oluşturdukları örgütlerini dağıtıp, hukuki süreçlerini yaşayalı çok oluyor.

Sadece Türkiye, yarım asırı geçmeye başlayan bu süreci hala hukuktan ve demokrasiden uzak yaşıyor.

Şimdi, Ergenekon davası tartışmaları yapılırken de sonuna kadar gidilebileceğinden, ciddi şüpheler var.

Parti kapatma davaları konuşulurken, Anayasa değişiklik istemleri, sığ bir "AKP'yi kurtarma" çizgisinde kalıyor.

Türkiye, geçmişini sorgulamadan ve yaşanan karanlıkların hesabını vermeden, tam demokrasiye geçemeyecek.

Biz de bu karanlıkların gölgesini yaşarken, kendi rüştümüzü ve demokrasimizi, Türkiye, bu eşiği atlamadan ispat edebilecek durumda gözükmüyoruz, malesef.

Oysa bugün, karanlıklarda kalanları konuşmak yerine, geçmişten bugüne yaşanan süreçleri sorgulayıp içselleştirebilmeliydi, çağdaş bir ülke.

Türkiye, yarım yüzyılda biriktirdiklerinin hesabını vererek geçecek, demokrasi eşiğini.

Biz de bu yarım asırlık acı ve kandan doğacak eşikten yaratabileceğiz ancak, kendi demokrasimizi.

Ama yine de bu yıl, ilk defa, Türkiye'nin 6 Mayıs'ını konuşurken, Kıbrıs'ın, her iki tarafında da iki sol lider ve iki sol parti var.

Ve geçmiş daha yeterince sorgulanmadan yaşanacaklar, sanırım, gelecekte önemli sorgulamaları gerektirecek, yeni dönüm noktalarına gebe.

   498 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
09 Temmuz 2008, Çarşamba   CTP YA FARKLI BİR KABUS YARATACAK YA DA FARKLI BİR RÜYA
08 Temmuz 2008, Salı   EŞEL MOBİL KAVGASI
05 Temmuz 2008, Cumartesi   AYRILIRKEN DE SEVEBİLMEK
04 Temmuz 2008, Cuma   KILIÇ SESLERİ ARASINDA KALAN LİDERLER
27 Haziran 2008, Cuma   BU HAVADA, BU ADADA KANSER OLMAK
25 Haziran 2008, Çarşamba   DÜNYANIN DEĞİŞEN FOTOĞRAFLARI
19 Haziran 2008, Perşembe   ÇARESİZLİĞE DENEYİMLİ FARELERİN ÇIRPINIŞI
18 Haziran 2008, Çarşamba   FREKANS KAVGALARI ve YAYINCILIK
17 Haziran 2008, Salı   BELLİ Kİ BU REZALETE KİMSE DUR DİYEMİYOR
14 Haziran 2008, Cumartesi   O GECE



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

SUÇ KİMDEDİR...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Talat, boşuna nefes tüketiyor...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (25)

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

HALDUN DORMEN, KARPAZ'DA TİYATRO OKULU...

Bilbay Eminoğlu

Sendikaların gözü hükümette

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

CTP YA FARKLI BİR KABUS YARATACAK YA DA FA...

Sevilay SADIKOĞLU

Yalnızlık ve yeşeren düşünceler...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Doğum öncesi genetik tanıda yeni bir adım

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Şah-MAT mı olduk?

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

TEK HALK GERÇEĞİ

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Teferruat!

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital