Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Tam bir skandal
Talat'a yoğun ilgi
"İddialar yalan"
Dostluk çağrısı
Gönyeli ile Lefke zirveye ortak
Esentepe İskele'den lider döndü: 2-3
A Takımı liderliğe devam dedi
Amaçları moral kazanmak

YORUMLANANLAR
Arkadaşına tuzak kurdu, hapse gönderildi [1]
Marinero Restaurant'ta Y A N G I N [1]
Kabak çiçekleri başına iş açtı [2]
Tam bir skandal [4]
Hamitköy'e içilebilir su [1]
Şeyho'ya 3 yıl [1]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak [2]
Maaşlar yargıda! [5]
Avcı: ÖRP, kilit parti olacak [1]
İngiltere donuyor [1]
Eroğlu: Erken seçim kararı mecburiyetten alındı [1]
"Hatalar sadece Gönyeli'nin lehine" [1]
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [7]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [2]
Tüp gaz krizi [5]
Erken seçime varız ! [2]
5 yılda, 1 milyon 280 bin keklik üretilecek [8]



Balayı bitti, kavgaya devam mı?

Aysu Basri

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   14 Mayıs 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bir süredir çözüm sürecine ilişkin Rum tarafından olumsuz açıklamalar geliyor.

Zaman zaman iki lider arasında karşılıklı bir demeç düellosuna da sahne olan bu taze süreç, şimdi müzakerelerin başlama koşulları gibi oldukça ciddi bir konuya takıldı.

Türk tarafı, ısrarla teknik komitelerin çalışmalarının oldukça iyi gittiğini söylerken, beklenildiği gibi, haziranda müzakerelerin başlayacağına ilişkin açıklamalar yapıyor.

Rum tarafı ise, tam aksine, 6 teknik komitenin 5'ide hiçbir ilerleme kaydedilmediğini ve ön çalışmaların seyrine bakılmaksızın, haziranda müzakerelerin başlayacağını taahüt etmediğini söylüyor.

Resmi dili kullanan Rum basınındaki yorumlar ise, Talat'ın sonuca ulaşmak yerine, özlü müzakerelerin başlamasına odaklandığı üzerine şekilleniyor.

Böylelikle, müzakereler başarısızlığa ulaşacak ve bunun sorumlusu olarak da Rum tarafı işaret edilerek, Türkiye ve Türk tarafı, kendi çıkarları için sonucu kullanacak, Rum basınına göre.

Rum tarafı, Kuzey'deki inşaat patlamasından, nüfus politikalarından rahatsız. İzloasyonlarla ilgili, özellikle son dönemde ortaya çıkan Türk tarafı lehindeki ortam da başka bir rahatsızlık konusu.

Dün, Cyprus Mail'in internet sitesinde yer alan başyazı, gelinen aşamayla ilgili farklı yaklaşımlar ortaya koyuyor.

Yazıda özetle, Hristofias'ın son açıklamları, kısa süren balayı döneminin sona ermesi ve çözüm hevesinde azalma olarak yorumlanıyor. Müzakerelerin başlamasına ilişkin ertelemede, Hristofias'ın, bizzat geçtiğimiz perşembe günü, BM daimi üyelerinin büyükelçileri nezdinde bir nabız yoklaması yaptığı ve 23 Mayıs'da Talat ile gerçekeleştirilecek görüşmede, bu talebi iletileceği belirtiliyor.

Teknik komitelerin çözemediği sorunları liderlere bırakacakları ve 3 ay içinde de kapsamlı müzakerelerin başlayacağı, iki liderin ortasında duran BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Eski Özel Temsilcisi Micheal Möller tarafından bizzat açıklanmıştı.

"...Liderler ayrıca, gelecekteki görüşmelerin yürütülmesi için tüm sorumluluğu alarak, üç ay sonra yeniden buluşmak, çalışma gruplarının ve teknik komitelerin kaydetmiş olduğu çalışmayı gözden geçirmek ve çalışma grupları ve teknik komitelerin varacağı sonuçları kullanarak, BM Genel Sekreteri gözetiminde tam teşekküllü müzakereleri başlatmak konusunda anlaşmışlardır..." cümleleri Möller'in basına okuduğu metinden bir alıntı.

Basın toplantısında, bizzat Hristofias, verdiği sıcak mesajlar arasında, üzerinde anlaştıkları konuların altını çizmek için uzlaşmaya vardıklarını, anlaşamadıkları konuları da birlikte inceleyeceklerini açıklamıştı.

Oysa şimdi, bildik dikenli konular, gündemin ana maddesi yapılmaya çalışılıyor.

Teknik komitelerden bu dikenli konuları kesin çözüme kavuşturması zaten beklenmiyordu.

Rum tarafınca başlatılan, şimdilik Türk tarafında temkinli karşılanan bu yeni olumsuz atmosfer, eğer Cyprus Mail'in dediği gibi, Hristofias'ın çözüm isteklerinde yüreksizleşmesi ise, bir süreç daha başlamadan, ciddi tehdit altına alınıyor anlamına gelir.

Bu isteksizliğin çeşitli sebepleri olabilir ama bu sebepler, baltalayıcı enstrüman olmaktan çıkarılmalı ve çözüm müzakereleri başlamalıdır.

Her iki tarafta da ve belli ki, her iki lider arasında da önemli bir güven eksikliği yaşanıyor.

Ama bu güven basın kapışmaları ile kazanılamaycağına göre, karşılıklı diyaloglarda geliştirilmelidir.

Şüphesiz ki, her iki tarafta da ama, özellikle Rum tarafında çözüm için itekleyici rol oynayabilecek unsurlar çok değil.

Türk tarafı, çözümsüzlükten Rum tarafını sorumlu tutmaya meyilli, referandum sonrası ortaya çıkan göreceli ekonomik ve sosyal gelişimler ışığında eskiye göre daha mutlu.

Rum tarafı ise, yıllar yılı beslenen travmaları ile birlikte, sadece taksim olasılığının yükseldiği görüşleriyle, çözüm istencini şekillendirmeye çalışıyor.

Ama şüphesiz ki, Türk tarafının çözüme daha fazla ihtiyacı var.

Şimdiden tökezlemelerle başlayan bu süreç, başarılıp ciddi pazarlıklara oturulursa, ne kadar zor bir süreç olacağını çoktan kanıtladı.

Her iki liderin de basın önünde kapışmaları bir tarafa bırakıp, karşılıklı güven tazeleyip, birbirlerini cesaretlendirmeye ihtiyaçları vardır.

Mutlaka diplomatik pazarlıklar, kamuya açık yapılmaz ancak, özellikle Cumhurbaşkanı Talat'ın yaptığı bilgilendirme toplantılarının kapsamı genişletilip, tekrarlanması, yaratılacak birliktelikleri de güçlendirecektir.

Bu güç, şüphesiz ki, Rum tarafının da kolay adımlarla yan çizme olasılığını engelleyici rol oynayacaktır.

Sivil toplum örgütlerine işte bu atmosferlerde, ortamın ateşini düşürüp, olumlu noktaları beslemek görevi düşer. Sivil hareketin oldukça cılız olduğu Güney Kıbrıs için de Türk tarafında yaratılacak dinamizm, mutlaka hareket yaratacaktır.

Yoksa, çözüm nabzını günden güne yitiren sivil toplum örgütleri, kendi zümresel mücadeleleri kapsamında kapışmayı merkezde tutmaya devam edeceklerse, çözüm adına önemli bir zaafiyet yaşanacağı kesindir.

Liderlerin arkasında çözüm istencini tekararlayan güçler olmazsa, halklar bu sürece sahip çıkmazsa, uluslararası toplum kararlı davranmazsa, bu kısır döngü devam edecektir.

CTP'nin de AKEL ilişkilerine hassasiyet göstermesi, öfkeleri beslemeden, diyalog yolunu geliştirmesi oldukça önemlidir. Yoksa "bunlar şu zamanda da böyleydi", deyip, ilişkilerin zayıflatılması, süreci daha da zorlaştıracaktır.

Şimdi en kolay olan, geçmişte yaşanan hayal kırıklıklarını da toplayarak, olumsuzlukları katmerlemektir.

Ama çözüm için, daha zor bir süreç var karşımızda.

Sol gelenekten gelen iki lider, politik kariyerlerinde önemli bir dönüm noktasında.

Yarım asırlık Kıbrıs sorunu da öyle.

Şimdi, bütün bu olumsuzluklar ve güvensizlik atmosferi içinde çözüm yollarını tıkanıklıktan kurtarmak görevi herkesindir.

Hristofias da Talat da Kıbrıslılar için mazaret yaratabilme lüksünden yoksun iki liderdirler.

O yüzden isteksizlik yaratma durumunda bunu düşünmelidirler.

BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi dün adaya geldi. Bugün liderlerle görüşmesi var. Sürecin ilerlemesi açısından önemli bir aktör olan BM'nin kararlılığı, umarım itekleyici bir faktöre dönüşebilir.

   1078 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
08 Ocak 2009, Perşembe   ACI HER DİLDE HER DİNDE AYNI ACITIYORİ SEVGİ AYNI ISITIYOR
07 Ocak 2009, Çarşamba   TARİH KİMİN ESERLERİNİ KORUYACAK!
30 Aralık 2008, Salı   TUVALET MESELESİ
26 Aralık 2008, Cuma   KAYBETTİĞİMİZ NESİLLER
25 Aralık 2008, Perşembe   NEDEN SURİÇİ'NE GİTMİYORUZ?
24 Aralık 2008, Çarşamba   GÜNEY'DEN ALIŞVERİŞLER
20 Aralık 2008, Cumartesi   1 YILDIZLI ÜLKENİN 5 YILDIZLI OTELLERİYLE TURİZM
19 Aralık 2008, Cuma   GAVUR BİZİ İSTEMİYOR BİZ NİYE İSTEYELİM Kİ?
18 Aralık 2008, Perşembe   KRİZ SADECE EKONOMİK Mİ?
16 Aralık 2008, Salı   PAPADOPULOS'U AFFETMEK



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5107 1.5214
1 STERLİN 2.2554 2.2722
1 EURO 2.0571 2.0715



YAZARLAR : .

Reşat Akar

İnanılır gibi değil

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Akay Cemal

Mecburiyetten...

Hasan Hastürer

19 Nisan'da Cumhurbaşkanlığı seçimi de...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Bilbay Eminoğlu

Kıb-Tek'e gittim ve "indirimleri&#...

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Ahmet Tolgay

GAZZE CAYIR CAYIR...

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

ACI HER DİLDE HER DİNDE AYNI ACITIYORİ SEV...

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Seçim aracı olarak savaş

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital