Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Cihangir Turan ile turladı:1-0
Gönyeli KTSYD Kupası'na da göz dikti: 7-6
Rum yönetimi, 100 bin Euro'ya kadar olan mevduatlara teminat verecek
SİNEMALARDA GÖSTERİMDE OLAN FİLMLER
Simitis: Her iki tarafın da çıkarlarına saygı gösterilmeli
Kara Kitap
PORTRE BARMEN Hüseyin Dermuş
DİSİ: Rumlara hizmet edecek bazı takvimler var
Hakemler Malpas'ta seminer düzenliyor
Basketbol hakemleri hazırlıklarına başladılar

YORUMLANANLAR
Gazimağusa'da 26 köyde elektrik kesintisi yapılacak [1]
Çiftçi ve hayvancıya DESTEK PAKETİ [1]
Büyük sınav [1]
Bulutoğluları: Artık ipler koptu [1]
4 ay hırsızlıktan arandı adaya girerken yakalandı [1]
14 yaşındaki kızla cinsel ilişki [1]
Bu kez Girne zehirlendi [2]
13. maaş ve emeklilik ikramiyesinin budanacağı iddiaları cinayettir [1]
Defne öykü yazma yarışmasında dereceye girenlere ödülleri verildi [1]
YDÜ Tıp Fakültesi törenle eğitime başladı [4]



BU HAVADA, BU ADADA KANSER OLMAK

Aysu Basri

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   27 Haziran 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bu yaz rehavetine bulaşmış günlere, krizler, sıkıntılar, ölümler ve kör düğüm olmuş sorunlar hiç yakışmıyor.

  Ne var ki, artık siestayla bile örtemeyeceğimiz kör düğüm sorunlara öylesine boğulmuşuz ki, bunlardan uzaklaşmanın tek yolu, gerçeklikten uzaklaşmakla eşdeğer.

  Bu aralar, uzun süren tedavi ve yasakların ardından, herşey özgürlük tadında benim için. Hiçbiryere sığamaz halde, zamandan, şarttan, mesafe ve mekândan uzaklaşmış yaşıyorum, günlerimi.

  Plan yok, saat sınırı yok!

  Sebepsiz gülmek dakikalarca ve hayatı en tasasız haliyle yaşamak dürtüsü var, sadece.

  Bu muhtemelen hayatla geçici bir balayı dönemi ama, hiç kavgaya tahammül edilmez ya balayında, bu gerçekliklere tahammül etmek de hiç kolay gelmiyor.

   Dün 40 dereceyi aşan sıcağa inat, bu sıcağı da bu adada sevebilmenin tadında, kendimi yeni bir güne bırakırken, gazetede bir ilan ilişti gözüme.

   Kanser Hastalarına Yardım Derneği, Güney Kıbrıs'tan alınan radyoterapi tedavilerinin, yoğunluk dolayısı ile durma noktasında geldiğine işaret edip, yetkililerden yardım istiyordu.

   Bugün, kanser tedavilerinin çok önemli bir bölümü, Güney Kıbrıs'ta sürüyor.

   Ve belli dönemlerde, hasta yoğunluğu nedeniyle de ciddi sıkıntılar yaşanıyor.

   Bazen bir hayata mal olan sıkıntılar!

   Biz bütün bacakları ile hastaya sunamadığımız tedavi için, ciddi rakamlar ödeyerek, Güney'e gidemeyen hastaları yurt dışına gönderiyoruz.

   İlan üzerine telefonda sohbet ettiğimiz Dernek Başkanı Raziye Kocaismail de Eylül ayına kadar, Güney Kıbrıs'ın yeni meme kanseri tedavisi almadığının altını çizdi.

   "Şu anda, hastalar yoğunluk nedeniyle, İsrail ya da Atina'ya yönlendiriliyor" diyen Kocaismail, aslında hastaların, Türkiye'ye bile gitmek istemediğinin de altını çiziyor.

    Uzakta tedavi seçeneğini kullanmak gerçekten zor ama uzakta tedavi zorunluluğu altında kalmak, sanırım her şeyi daha da zorlaştırıyor.

   Tedavileri devam eden hastaların, ameliyat olduktan sonra, 3 ay içinde, mutlaka radyoterapiye başlamaları gerekliliğine işaret ediyor, Raziye Hanım, uzman görüşlerine işaret ederek ve bu kritik eşikte olan seçeneksiz hastaların da çaresizliğini anlatıyor.

   2005 yılında Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi'ndeki Radyoterapi merkezi kapatıldı. O gün bugündür de oldukça pahalı olan bu merkezin iyileştirilip, bir ekip kurulması da nedense mümkün olmadı.

    Oysa son 15 yılda, 6000'e yakın kanser vakasının tespit edildiğini söylüyor Kocaismail. Ve özellikle son yıllarda günde neredeyse, 2 yeni vaka başvurusu aldıklarını anlatıyor.

   "Sene başında bu rakam, 5185'di" diyor, ayrıca.

   Şimdi 6000'e yaklaşarak, neredeyse yılda 1000'e yaklaşma eğilimi gösteren yeni vakaya işaret ediliyor.

   Bunlar korkunç rakamlar!

   Ayrıca son yıllarda, meme ve prostat kanseri vakalarında önemli bir artışın kaydedildiğini ortaya koyuyor, dernek.

   Ama şu anda, bir süre önce ayrı bir birim olarak kurulan, Hematoloji-Onkoloji merkezinin de taşınmasının ardından, kalıcı bir onkoloğun da bulunmaması ciddi bir sorun yaratıyor.

   Raziye Hanım, Derneğin öncülüğü ve mali desteği ile adaya getirilen onkoloğun kayıt altına alınamadığı için, ülkeden ayrıldığını ve sadece, haftada 2 gün gelerek, hasta kabul ettiğini söylüyor.

   O da zaman zaman farklı programlar vesilesiyle kesintiye uğrayabiliyor.

   Kanser, sadece ülkemizde değil, tüm dünyada ciddi bir artış grafiği sergiliyor. Ancak bizim için telaffuz edilen rakamlar, normal sınırlarını da zorlayan rakamlar.

   Üstelik zaman zaman, kendi koşulları ile tedaviyi tercih eden kayıt dışı hastaların da varlığı ile Bakanlık rakamları ile dernek rakamları farklı olabiliyor.

   Dünyada devlet politikaları ile tedavi yöntemleri, gelişen tekniklere göre sürekli yenilenirken, koruyucu hekimlik konusunda da ciddi anlamda uğraşlar veriliyor.

    Oysa biz, koruyucu programların geliştirilmesini bir tarafa bırakın, günden güne artan vakalar karşısında, tam bir çaresizlik yaşıyoruz.

   Bağışlar ve gönüllü çabalarla uğraş veren bir dernek ve bakanlık arasında, ağır aksak yürütülmeye çalışılan çabalar var ancak önümüzde.

   Bir onkolog yok.

   Radyoterapi verilemiyor.

   Merkezde ciddi sorunlar yaşanmaya devam ediyor.

   Oysa bu konu sadece dernekler ve bakanlık bünyesine teslim edilemeyecek kadar büyük ve önemli bir konu.

   Küçücük bir ülkede ölümcül hastalıklar bu kadar başıboş bir şekilde artmaya devam ederken, buna "kader" tanımı yapılamaz.

   Bu tabloda her ölümde her yeni vakada hepimizin önemli sorumluluğu vardır.

   Ciddi bir artış trendi yaşanan kanser ile mücadelenin, artık gerçek anlamda bir devlet politikası halini alması kaçınılmaz.

   Yoksa hala yüksek gerilim hattı kavgaları yaparken bu yüzyılda, gıda denetimini geliştiremezken, bütün bunlara ek olarak, tedavi sunamazken, sadece gönüllü dernekler ve her sorunda günah keçisi gibi işaret edilmekten öteye gidemeyen bakanlıklar bünyesinde daha çok acılar çekeceğiz.

   936 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
11 Ekim 2008, Cumartesi   8-5 İNSAN HAKKI DÜZENİ
10 Ekim 2008, Cuma   ÖLMEDEN GÖREBİLECEKLER Mİ?
09 Ekim 2008, Perşembe   AVRUPALILIK KAÇ PARA?
08 Ekim 2008, Çarşamba   DOKTOR KEMAL'E AŞK MEKTUBU
07 Ekim 2008, Salı   KADINA SEKSİLİĞİNİ, ERKEĞE GÜCÜNÜ KAYBETTİREN YASA
27 Eylül 2008, Cumartesi   Eylüle veda ederken
26 Eylül 2008, Cuma   Anayasa Mahkemesi ve Cumhurbaşkanı'nın Sorumluluğu
25 Eylül 2008, Perşembe   NE KORUYABİLİYORUZ NE DE KURTULABİLİYORUZ AMA BATIYORUZ
24 Eylül 2008, Çarşamba   TABİBLER BİRLİĞİ YENİ YÖNETİMİNİN DÜŞÜNCELERİ
23 Eylül 2008, Salı   TABİBLER BİRLİĞİ ESKİ YÖNETİMİ'NİN DÜŞÜNCELERİ



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.4210 1.4310
1 STERLİN 2.4073 2.4252
1 EURO 1.9296 1.9432



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

ÇIKARLAR MI KORKULAR MI?

Ali Baturay

EROĞLU DÖNMELİ MİYDİ?

Hasan Hastürer

Şimdi obir taraftan ucuz olduk... Tamam mı...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Desmond Tutu'yu kim tutar?..

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Okurlardan güncel konulara ilişkin görüşle...

Omaç BAŞAT

Önce evimizin içini temizleyelim

Hüseyin EKMEKÇİ

Cevap hakkı...

Dilek ÇETEREİSİ

Kuliste içtiler salonda oy verdiler

Aysu Basri

8-5 İNSAN HAKKI DÜZENİ

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Mali kriz ve AB

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Lârnaka Limanı





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital