|
KADEM'in UBP ve Simerini için yaptığı anketin sonuçları, çeşitli şekillerde tartışılmaya devam ediyor.
Rakamlar üzerinden farklı okumalar ve soru işaretleri gündemi meşgul etse de KADEM'in geçmişten bugüne gelen güvenilirliğinin sorgulanması gereken bir noktada olduğunu kesinlikle düşünmüyorum.
KADEM Direktörü Muharrem Faiz ile dün yüz yüze uzun bir sohbet şansımız oldu.
Faiz, rakamlar arasındaki çelişkilere dair sorduğum sorulara sabırla cevap verirken, özetle, rakamların farklı okunduğunu, toplama ve çıkarmaların yanlış yapıldığını anlatıyor.
Anketlerle ilgili analizler rakamlara bağlı, bir başka yazının konusu olabilir. Ancak ben, bugün Muharrem Faiz'in yaptığı çalışmalardan elde ettiğim önemli birkaç saptamayı özellikle paylaşmak istiyorum.
Gerek UBP'nin son anketinde, gerek ise, bugüne kadar çeşitli kurum ve kuruluşlara yapılan anketlerde ortak bir tespit noktası var.
O da genelde sol oyların, özelde de CTP'nin istikrarlı bir şekilde kan kaybettiği noktası.
Buna paralel olarak, sağ oylarda da hatırı sayılır bir yükseliş var.
Örneğin, 2005-2008 arası dönemde, sol oyların genel toplamı, %53'lerden %37'lere düşüyor. Buna rağmen, sağ oyların genel toplamı da aynı dönem aralığı içinde, %47'den %67'lere yükseliyor.
Bu süreç içinde, CTP'nin grafiksel olarak, 2005 seçimlerinde yakaladığı tırmanıştan, yıllar içinde dramatik ve istikrarlı bir düşüş gösterdiğini izliyoruz, rakamları yan yana koyduğumuzda.
O kadar ki, UBP için yapılan son ankette bu rakam, %30'lara kadar düşüyor.
Oysa partinin %45'lere dayanan bir oy oranı vardı. Muharrem Faiz, bu düşüşün tesadüfi değil, zaman içinde istikrarlı olarak biriken bir düşüş olduğunu söylüyor.
Sürekli kamuoyu yoklaması yapan ve bu rakamları gören bir parti yönetimi, ya bunları doğru okuyamadı, ya da iç yapısını rakamları doğru değerlendirip politika geliştirme yönünde kullanamadı.
Belki kendi iç dinamikleri açısından da sisteme yenik düştü CTP.
Buna rağmen, örneğin UBP, en kötü döneminde bile, %30'un altına düşmezken ve özellikle son iki yılda CTP düşüş yaşarken, tırmanışa geçiyor.
Muharrem Faiz, bir toplum bilimci olarak, bu rakamları okurken, şu saptamalarda bulunuyor;
"Sonuç olan bir şeyi neden olarak gösterip, halkı suçlama anlayışı, aslında sağ ideolojinin bir alışkanlığıdır. Oysa sol ideolojiden gelen CTP, hükümette bunu bir ezber haline getirdi. En büyük sorunu da budur" diyor.
Bugün, aslında dünya geneline bakıldığında, sol iktidarların kendilerini daha fazla gösterdiği bir dönem yaşandığını görüyoruz. Her ne kadar Avrupa genelinde özel bir sola yönelme ya da sağa kayış olmadığı yorumları yapılsa da örneğin, İspanya ve Fransa'da yapılan son seçimlerde sola yöneliş olduğu görülüyor.
Ancak Muharrem Faiz, dünyadaki güçlü sol iktidarların, sosyal politikaların kurumsallaştırılarak hayata geçirilmesinde ve sistemin kendisine dair yapılan icraatlarla beslendiği görüşünde.
Türkiye'den AKP icraatlarından örnek veriyor.
"Örneğin AKP, sosyal politikaları temelinde, evlere, pirinç, odun vs dağıtımını uyguladı. Ancak sadece partinin inisiyatifinde kurumsallaştırılmamış olan bu icraat, yoksulluğun, sistemin kendisinden kaynaklandığı gerçeğini göz ardı ederek yapılan bir icraattı. Ama bugün, Arjantin'de işsiz olan ailelerden en az bir kişiye iş imkanı sağlanıyor. Bu kurumsallaştırılarak, sistemin kendi içinde işleyen bir kural halini alıyor".
Mutlaka her ülke kendi özel koşulları içinde değerlendirilir.
Ancak şu bir gerçek ki, CTP hükümet döneminde, sistemin kendisine dair icraat yapmakta başarılı olamadı.
Sistem hala yerinde duruyor.
Ve yıpratmaya devam ediyor.
Bugün CTP, kendi kimliği ile liberal anlayışlar arasında sıkışıp kalmış, çözümsüzlüğün kronik sorunları ile başa çıkamamış bir imaj çiziyor.
Şimdi politika oluşturmakta başarısız olan bir siyasi partinin elinde görünen o ki, sadece çözüm kartı kaldı.
Faiz, her ne kadar toplum içindeki eğilimlerde önemli değişiklikler olsa da bugünden sonra, müzakere sürecinde yaşanacak olumlu gelişmelerin ve çözüm heyecanının varlığının, CTP'nin de solun da ana kurtuluş kaynağı olacağı görüşünde.
Çünkü bu sistem kaybettiriyor. Sistem değiştirilemedikçe savaşanı kölesi yapıp, törpülüyor. Çözüm beraberinde getireceği işleyebilir bir sistemle belki herkesin kurtuluşu olabilir.
|