Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Tam bir skandal
Talat'a yoğun ilgi
"İddialar yalan"
Dostluk çağrısı
Gönyeli ile Lefke zirveye ortak
Esentepe İskele'den lider döndü: 2-3
A Takımı liderliğe devam dedi
Amaçları moral kazanmak

YORUMLANANLAR
Arkadaşına tuzak kurdu, hapse gönderildi [1]
Marinero Restaurant'ta Y A N G I N [1]
Kabak çiçekleri başına iş açtı [2]
Tam bir skandal [4]
Hamitköy'e içilebilir su [1]
Şeyho'ya 3 yıl [1]
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak [2]
Maaşlar yargıda! [5]
Avcı: ÖRP, kilit parti olacak [1]
İngiltere donuyor [1]
Eroğlu: Erken seçim kararı mecburiyetten alındı [1]
"Hatalar sadece Gönyeli'nin lehine" [1]
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [7]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [2]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Erken seçime varız ! [2]
5 yılda, 1 milyon 280 bin keklik üretilecek [8]
Çözüm ilk kez bu kadar yakın [1]



TRAJİK BİR ÖLÜM DAHA!!!

Aysu Basri

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   13 Kasım 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

   Çok trajik bir olay yaşandı dün.  

    Genç bir kadın, doğum sonrası geçirdiği aşırı kanama sonucu, doğum yaptığı özel klinikte, hayatını kaybetti.

    Ölüm nedeni, bugün yapılacak otopsi sonrasında ortaya çıkacak. Ama, sonuç ne olursa olsun, bu çağda doğum sırasında ölümleri bir şanssızlık, ya da ailenin yaşadığı bir kara kader olarak algılamamak gerekiyor.

     Bu çağda, aşırı kanamadan hayatını kaybetmek, her şey yolundaymış gibi görünmesine rağmen, güle oynaya girilen kliniklerden sedye üzerinde, cansız çıkmamanın sorumluluğu, tamamen sağlık sistemine bağlıdır.

    Oysa bizde hasta, sonucu ne olursa olsun, tamamen kendi kaderine teslim, kendi özel sorunu olarak yaşıyor, sistemin dayattığı sonuçları.

    Yaklaşık iki yıl önce de benzer bir vakayla, aynı sonuç yaşanmış ve herkes, ortaya çıkan bu kara kader karşısında, derin üzüntülerini dile getirmişti.

    O dönemde de özel klinik ve hastanelerin yeterlilikleri sorgulanmış, bir kez daha, gerekli yasal düzenlemelerin yapılıp, denetimlerin gerçekleştirileceğinden dem vurulmuştu.

    Ne var ki, bugün o günden farklı değil.

    Hâlâ sistemin yarattığı böylesi trajik sonuçları yaşamaya devam ediyoruz.

    Bugün, birçok özel klinik, evden bozma ortamında, yeterli teçhizat ve eğitimli sağlık personeli olmaksızın, ameliyat yapıp, hayat riski alıyor. Her şey yolundaysa, sorun çıkmıyor, ancak, kriz anlarında müdahale edecek teçhizat ve belki personel kaynağına sahip olmadıkları için, sonuç vahim olabiliyor.

     Bugün, sağlık reformunun sadece bir bacağı olan, ama o da tartışılan, Kamu Sağlık Çalışanları Yasası'nın ötesinde, işleyebilir bir sistem için, mutlaka, Özel Hastaneler Yasası'nın düzenlenmesi ve özel kliniklerin kriterlerinin de belirlenerek, gerekli denetimlerin etkin bir şekilde yapılması şarttır.

    Bu sağlık sistemi içinde kimse hayatının hesabını soramıyor.

    Ölüm, özellikle de böylesi bir ölüm, kesinlikle kader, ya da şanssızlık değildir.

    Böylesi bir ölüm, kesinlikle sonucu kötü, tek başına bir doktor hatası da değildir.

    Ve hiçbir şekilde, bu ölüm karşısında kahrolan ailenin dramı da değildir, sadece.

    Böylesi bir ölüm, bu sistemin her şeyiyle çöktüğünün, yetkili pozisyonda olanların gerekenleri yapmadığının bir göstergesidir.

     Bu olayda, eğer bir doktor hatası varsa, yeterli teçhizata sahip olmayan özel bir klinikte ameliyat yapılmasına izin veren gelmiş geçmiş, bütün yetkililerin çok daha büyük bir hatası vardır.

      Bu sistem içinde yaratılan kadercilik anlayışı çerçevesinde hasta hakkını sorgulayıp soramıyor. Yaşanan trajik sonuçlar da birer dedikodu havasında gündem buluyor. Doktoru ve bu çarpık sistemi bir şekilde koruyacak mekanizmalar mevcutken, hasta haklarını sorgulayacak bir mekanizmaya da sahip değiliz.

    Bugün, devlet hastanelerinde doğum yapan kişilerin kimliklerine bakıldığında, tablo ortada.

    Bugün birçok Kıbrıslı Türk, belli riskleri göze alarak, doktorunun özel ilgisi ve itinasına güvenerek, özel klinikleri tercih ediyor.

    Ne var ki, devlet hastanelerinde yeterli güveni ve ilgiyi bulamayan toplum, kendi seçenekleri ile oluşturduğu alternatif mekanlarda da güven içinde olmuyor.

    Sistem öyle bir şey ki, içine de girseniz, dışında da kalsanız, bedelini sadece hasta olarak siz, çok ağır bir şekilde ödüyorsunuz.

    Artık hasta haklarının geliştirilip, doktorun hesap verebilir ve denetlenebilir pozisyonda olması ve mutlaka özel klinik ve hastanelerin, belli kriterlerde yeterli teçhizat ve kadroyla çalışmasının sağlanması gerekiyor.

    Sırf bu yüzden, iki genç kadın çok kısa zaman aralıklarıyla hayatını kaybetti.

    Bu kişilerin ölümleri, sadece ailelerinin yası değil, yetkililerin mutlaka kabullenmesi gereken bir sorumluluktur.

       

   585 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
08 Ocak 2009, Perşembe   ACI HER DİLDE HER DİNDE AYNI ACITIYORİ SEVGİ AYNI ISITIYOR
07 Ocak 2009, Çarşamba   TARİH KİMİN ESERLERİNİ KORUYACAK!
30 Aralık 2008, Salı   TUVALET MESELESİ
26 Aralık 2008, Cuma   KAYBETTİĞİMİZ NESİLLER
25 Aralık 2008, Perşembe   NEDEN SURİÇİ'NE GİTMİYORUZ?
24 Aralık 2008, Çarşamba   GÜNEY'DEN ALIŞVERİŞLER
20 Aralık 2008, Cumartesi   1 YILDIZLI ÜLKENİN 5 YILDIZLI OTELLERİYLE TURİZM
19 Aralık 2008, Cuma   GAVUR BİZİ İSTEMİYOR BİZ NİYE İSTEYELİM Kİ?
18 Aralık 2008, Perşembe   KRİZ SADECE EKONOMİK Mİ?
16 Aralık 2008, Salı   PAPADOPULOS'U AFFETMEK


Yorum Sayısı:   3
  melek         - lefkosa 14 Kasım 2008, Cuma 12:48 
olan bu kadar olaydan sonra ben yine de hastaneye guvenemiyorum acikcasi, e ozeller de ayri bir dert, nereye gidip dogum yapalim, rum tarafina mi turkiyeyemi?
  oya         - lefkoşa 14 Kasım 2008, Cuma 12:45 
Tüm bu yaşananlar ülkemizdeki 'doğum kliniği' uygulamasının ne kadar uygunsuz ve tehlikeli bir uygulama olduğunun bir göstergesi. Doktorların hastalarını nerede takip etmeleri gerektiği konusunda yorum yapmak istemem, ama iş ameliyat ve doğuma geldiğinde bence hastane ortamı şarttır, zorunluluk olmalıdır. Ülkemizde ne kadar yetersiz ve çarpık olsa da, 'hastane ortamı' en iyi müdahale ortamıdır.
  ben         - girne 13 Kasım 2008, Perşembe 13:21 
aysu hanımcığım yazdığınız bu yazıya katılıyorum anasız kalmasın başka bebekler analar ağlamasın artık.. klinikleri kapatsınlar yazıklar olsun .. başka bir ülkede özel klinik nerde görülmüş doktorun işi devlet hastanelerinde hizmet etmek sabahtan akşama kadar .... söylenecek birşey yokk yazıklar olsunnn..


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5107 1.5214
1 STERLİN 2.2554 2.2722
1 EURO 2.0571 2.0715



YAZARLAR : .

Reşat Akar

İnanılır gibi değil

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

Mecburiyetten...

Hasan Hastürer

19 Nisan'da Cumhurbaşkanlığı seçimi de...

Bilbay Eminoğlu

Kıb-Tek'e gittim ve "indirimleri&#...

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Ahmet Tolgay

GAZZE CAYIR CAYIR...

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

ACI HER DİLDE HER DİNDE AYNI ACITIYORİ SEV...

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Seçim aracı olarak savaş

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital