|
Maliye Bakanı Ahmet Uzun, Elektrik Kurumu'nun (KIB-TEK) sattığı elektriğin bedelini tahsil etmediği veya edemediği durumlarda elektrik enerjisi üretimini sürdürmesinin mümkün olmayacağını vurgulayarak, "Kullanılan elektriğin bedeli, karşısındaki kim olursa olsun tahsil edilecektir" dedi.
Elektrik Kurumu'na bu konuda talimat vermişler.
Hah şöyle!
Kimsenin gözünün yaşına bakılmasın...
Kimseye kıyak geçilmesin...
Elektrik isteyen parasını çatır çatır ödeyecek, ödemezse elektriği kesilecek.
Geç kalınmış bir karar ama olsun.
Geç olsun da güç olmasın.
Umalım ki, sayın bakan, "kim isterse olsun" derken, gerçekten bu "kim"ler arasına, belediyeleri ve yıllardır bedava elektrik alan, büyük miktarlarda borç biriktirmesine karşın elektrikleri kesilmeyen "hatırlıları" da koymuştur.
Yoksa, sıradan vatandaşlardan, "garibanlardan" hiç endişesi olmasın.
Onlar, tükettiği elektriğin parasını kuruşuna kadar ödüyor.
Hatta tüketmediği elektriği de... Sayaç kirasını, maktu ücreti, yatırım katkı payını falan.
Kalkıp da faturalara bilmem ne payı ekleseniz ona da ses çıkarmaz.
Vatandaşın boynu kıldan ince çünkü.
Ne istenirse yapıyor, kendisine ne yapılırsa sineye çekiyor.
Hiç bir şeye itiraz hakkı yok! İtiraz edecek, bağırıp çağıracak olursa karşısında polisi bulacağını çok iyi biliyor.
***
Vatandaş devlete karşı görevini yapıyor.
Peki, devlet vatandaşa karşı görevini yapıyor mu?
Örneğin, vatandaştan, tükettiği elektriğin bedelini aksatmadan ödemesini isteyen, ödememesi halinde elektriğinin kesilmesi için KIB-TEK'e talimat veren Maliye Bakanlığı, neredeyse bir yıldır sürüncemede bıraktığı KDV iadelerini gecikme faiziyle birlikte ödedi mi?
Ödenecek para sanki trilyonları buluyormuş gibi ödeme planı yapmışlar.
Bu ne biçim bir plan ki, aylar geçmesine karşın çoğu insanımız hala KDV iadelerini alamıyor.
Çünkü, örgütlü bazı kesimlerin yaptığı gibi devlete karşı dava açmamışlar!
***
Elektrikten söz açılmışken, asıl üzerinde durmak istediğim önemli bir nokta daha var.
Daha önce de yazmıştım
Düşünebilir misiniz?
Bu ülkede elektriğe durmadan yatırımlar yapılıyor, vatandaşın da katkılarıyla dünya kadar para harcanıyor.
Sonra da, yeni yapılmış binalara, evlere takılacak elektrik sayacı bulunmadığını söylüyorlar. Daha da önemlisi, elektriği bağlanmış ancak sayaç takılmamış evlerine yerleşen insanlarımıza "alaguduru" faturalar çıkarıyorlar.
Belki de böylesi işlerine geliyor ama bunun adı vatandaşın enayi yerine konulmasından başka bir şey olamaz.
Yüzlerce yeni bitmiş evde şu anda elektrik sayacı bulunmuyor.. Çok pahalı, kolayına bulunmaz bir aygıtmış gibi o mübarek sayaçlardan, nerden alıyorlarsa sınırlı sayıda getirtiyorlar ve ellerindeki ikide bir tükeniyor. Önceliği büyük bir olasılıkla torpillilere tanıyorlar. Garibanlar varsın beklesin, nasıl olsa onlardan istedikleri parayı tahsil edilebiliyorlar. Halbuki insanlar bedava istemiyor şu "bulunmaz Hint kumaşlarını."
Parasını takır takır ödemeye hazır herkes.
Kimse kusura bakmasın ama beceriksizliğimizin, hangi işe el atsak yüzümüze gözümüze bulaştırdığımızın bir göstergesinden başka bir şey değildir bu yapılan.
Yeni bitmiş evlere sayaç takılması ve vatandaştan tükettiği elektriğin bedelinin hakkıyla alınması gibi bir organizasyondan bile yoksunuz..
Ne günlere kaldık!
Bir de Avrupa Birliği'ne girmekten, Avrupalı olmaktan söz ediyoruz.
|