Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
SİNEMALARDA GÖSTERİMDE OLAN FİLMLER
Gönyeli KTSYD Kupası'na da göz dikti: 7-6
Cihangir Turan ile turladı:1-0
BİR YASTIKTA 50 YIL
Rum yönetimi, 100 bin Euro'ya kadar olan mevduatlara teminat verecek
Simitis: Her iki tarafın da çıkarlarına saygı gösterilmeli
Basketbol hakemleri hazırlıklarına başladılar
Kara Kitap
DİSİ: Rumlara hizmet edecek bazı takvimler var
PORTRE BARMEN Hüseyin Dermuş

YORUMLANANLAR
Avukatlara getirilen yasak hukuka aykırı [1]
Çiftçi ve hayvancıya DESTEK PAKETİ [1]
UBP anahtarı UBP'lilerde olmalı [2]
Büyük sınav [1]
Gazimağusa'da 26 köyde elektrik kesintisi yapılacak [1]
Mahkemelerden rekor cezalar [1]
Küfür etti diye öldürüyordu [1]
Bulutoğluları: Artık ipler koptu [2]
4 ay hırsızlıktan arandı adaya girerken yakalandı [1]
14 yaşındaki kızla cinsel ilişki [3]



Gürültü

Bilbay Eminoğlu

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   30 Mayıs 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Hemen her ülkenin sorunları var.

Bizde ise sorunlar yumağı var.

İnsanımız dert küpü...

Herkes bir şeylerden şikayetçi.

Her şey sorun oluyor ve biriktikçe yumak oluyor!

Neden?

Çünkü en basit sorunlara bile köklü, kalıcı çözüm getiremiyoruz.

Örneğin ses kirliliği!

Yani gürültü.

Müzikle yaratılan ve müziği müzik olmaktan çıkaran gürültü!

Kışta pek sorun olmasa da her yaz karşımıza çıkıyor.

Yoğun şikayetlere yol açıyor. .

Şimdi havalar iyice ısındı, müzikli eğlence mekânları açık havaya taşındı ya...

Evleri, bu mekânlara yakın, hatta yüzlerce metre uzakta bulunan insanların "Sabahlara kadar uyuyamıyoruz" yakınmaları da başladı.

Haksız da değiller yani.

Çok yüksek desibelde müziğin, bırakın insanı huzursuz etmesini, kulağa da zarar verdiği, işitme kaybına neden olduğu biliniyor.

***

Günlük yaşamımızda zaten sürekli olarak gürültüye maruz kalıyoruz.

Bu olağan bir şey; bir takım yüksek seslerin kulağımıza gelmesini engellemek elimizde değil.

Yüksek sesle cep telefonunda konuşmak, yol ve trafik gürültüsü gibi.

Ama yüksek desibelde müzikten mümkün olduğunca kaçmak, kurtulmak lazım.

Gelin görün ki, bunu da yapamıyoruz.

Vakit gece yarısını çoktan geçmiş, uykunuz gelmiş yatacaksınız, civardaki kim bilir kaç desibeldeki müzikten uyuyamıyorsunuz.

Yatağın içinde dönüp duruyorsunuz, sonra da oturup gürültünün dinmesini bekliyorsunuz.

Bazen sabahın üçüne, dördüne kadar...

Gürültülü müzik yayını yapanların turizme hizmet ediyoruz falan gibi mazeretleri hikaye.

Gürültüden turist de kaçar.

Aslında gürültüye en fazla maruz kalanlar, etkilenenler, gürültüyü yaratanların kendileridir.

Gürültülü ortamın tam içindeler.

Ama rahatsız olmuyorlar.

Alışmış olmalılar..

***

Uzmanlara göre, 80 desibelden fazla müzik kulağa zarar verebiliyor.

Fısıltıyı, normal konuşmaları boş verelim.

Bunlar gerekli ve zaten kulağa hiç zararı yok.

Fısıltı 30, normal konuşma 60 desibel olarak yansıyormuş kulağa.

Yol ve trafiği de geçelim; yaydığı gürültünün şiddeti 80 desibel.

Kulağımıza adeta yapıştırdığımız walkman ve cep telefonlarından ise biraz kaçınmak lazım.

Bu aygıtların ses çıkışları 60 ile 120 desibel arasında.

Bir kıyaslama yapma gereği duyuyorsanız, şimşeğin 120, tüfek patlamasının da 140 desibel olduğunu söyleyelim.

Acaba, bir düğüne gittiğimizde ve hemen yanı başımızdaki kişiyle konuşmamızı, birbirimizin sesini duymamızı olanaksız hale getiren orkestra müziğinin ses çıkışı kaç?

Eminin 150 ya da üzerindedir.

Ya bazı eğlence mekânlarından, 'bum bum' top patlamaları gibi neredeyse 500 metre kadar uzağa yayılabilen sözde müziğe ne demeli.

***

Yasalar, kurallar bu konuda ne diyor; bir denetleme mekanizmamız var mı bilemiyoruz ama, yapılması gereken en doğru iş, bu soruna ne vatandaşları rahatsız edecek, ne de restoran, bar, disco ve benzeri eğlence yeri işletmecilerini mağdur edecek akla uygun bir çözüm yolu bulunmasıdır. Bu kadar basit işte. Çağdaş ülkelerde bu işler nasıl yapılıyorsa, doğrusu neyse kopya edelim olsun bitsin.

Madalyonun bir de öteki yüzüne bakalım.

Müzik yapılan eğlence mekânları arasında kuşkusuz kurallara uyulan, alınan izinlerin öngördüğü koşulların, hiç istismar edilmeden yerine getirildiği yerler de var.

Ne ki, bu gibi yerlere yakın evlerde oturan bazı mızmız insanlarımız, yine de gürültü yapılıyor diye şikayetçi oluyormuş...

Ve bunu yaparken, aynı bölgede bulunan ve asıl şikayetçi olması gereken, gerçekten gürültü yaratılan bir başka eğlence yerini görmezden geliyormuş.

Bir hanım okurum, örnek de vererek bu konudaki şikayetini dile getirirken "Çünkü onlar arkalı...Onlardan şikayet edemiyorlar... Onlara kimse dokunamıyor" diye konuştu..

Biliyorsunuz; bu ülkenin sorunlar yumağının bir parçasını da "arkalılara" kıyak geçilmesi, "arkasızlar"ın ise mağdur edilmesi oluşturuyor. O konu, başka bir dert.

Sonuç:

En iyisi, en güzeli; kim isterse olsun, kimsenin hakkının yenmeyeceği, kimsenin mağdur edilmeyeceği, kimsenin huzurunun kaçmayacağı, insan haklarına saygılı, eşitlikçi, adil bir sisteme sahip toplumsal düzeni sağlamaktır.

Bunu tam olarak yapabildiğimiz söylenemez.

Başardığımız gün sorunlar yumağı çözülür, sorunlarımız büyük ölçüde ortadan kalkmış olur.

   446 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
11 Ekim 2008, Cumartesi   Okurlardan güncel konulara ilişkin görüşler...
10 Ekim 2008, Cuma   Yatıp kalkıp dua edin bu halka...
08 Ekim 2008, Çarşamba   "Keşke bu otomobil keşfedilmesiydi"
07 Ekim 2008, Salı   Görünen köy kılavuz istemez
05 Ekim 2008, Pazar   Eski Lefkoşa'nın eskileri
04 Ekim 2008, Cumartesi   Böyle hükümetçilik, böylesine ciddiyetsizlik olur mu?
30 Eylül 2008, Salı   Hayat bayram olsa...
28 Eylül 2008, Pazar   Seydali'nin öyküsü (II)
27 Eylül 2008, Cumartesi   Varan üç!
26 Eylül 2008, Cuma   Aman avcı vurma beni...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.4210 1.4310
1 STERLİN 2.4073 2.4252
1 EURO 1.9296 1.9432



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

ÇIKARLAR MI KORKULAR MI?

Ali Baturay

EROĞLU DÖNMELİ MİYDİ?

Hasan Hastürer

Şimdi obir taraftan ucuz olduk... Tamam mı...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Desmond Tutu'yu kim tutar?..

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Okurlardan güncel konulara ilişkin görüşle...

Omaç BAŞAT

Önce evimizin içini temizleyelim

Hüseyin EKMEKÇİ

Cevap hakkı...

Dilek ÇETEREİSİ

Kuliste içtiler salonda oy verdiler

Aysu Basri

8-5 İNSAN HAKKI DÜZENİ

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Mali kriz ve AB

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Lârnaka Limanı





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital