Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Alev aldı çakıldı: 153 ölü
Provokasyon
Oğuz Veli Beidoğlu vefat etti
"Bonfile şebekesine" polis operasyonu
Kaçak apartmanlar mühürlendi
Paraya tamahımız yok
Bağdat'tan Suriye'ye Suriye'den KKTC'ye
Güney Kıbrıs'taki fanatik Rum örgütleri cesaretlendiriliyor
Millilere Danimarka piyangosu
Bağcıl'dan görkemli açılış
Lefke'de şenlik başladı
Türkiye'den güzel prova: 1-0
Altın adam Ramazan
Gönyeli bugün resmi açılışı yapıyor
Adal: Hata yapma lüksümüz yoktur
Spor ve sanat bir arada

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Yatakla iş bitmez!

Bilbay Eminoğlu

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   3 Haziran 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Ekonomi ve Turizm Bakanlığı Turizm Planlama Dairesi Müdürü Sayın Turgut Muslu'nun verdiği bilgiye göre, ülkemizde 130 turistik tesis var...

Bu tesislerin yatak kapasitesi 15 bin 832...

Ve 2012 yılında 30-35 bine ulaşması bekleniyor.

Turizm yatırımlarımızda patlama olduğu gerçek.

Allah artırsın.

Bu alanda bir sıkıntımız yok.

Çevre katliamına, doğa tahribatına karşın hala turistlerin ilgisini çekecek doğal güzelliklere, tarihi ve kültürel değerler açısından oldukça zengin bir mirasa da sahibiz.

O yönden de bir sıkıntımız yok.

O halde sorun ne?

Turizmde, turist sayısı bakımından koyduğumuz hedeflere neden ulaşamıyoruz?

Neden bize Güney Kıbrıs'a giden turistlerin yarısı kadarı olsun gelmiyor?

Nedenler belli...

Ağzımıza adeta sakız olmuş...

İzolasyonlar var...

Ulaşımda sorunlar var vb...

Peki bu sorunların üstesinden gelebilsek, turizmde istenilen noktaya ulaşabilir miyiz?

Zor!

Çünkü "çok yatak çok turist" demek olmadığını bir türlü anlayamıyoruz.

Turist hizmet bekler, kaliteli hizmet bekler...

Konakladığı ve gezdiği yerlerde temizlik, düzen görmek ister...

Her alanda kendisine saygılı davranılmasını ister...

Konuyu daha fazla açmadan bakın size bir şey anlatayım.

Olmuş, yaşanmış, gerçek bir olay...

***

İki hafta kadar önce Hollanda'dan bir aile tatil için KKTC'ye geliyor.

Üstelik Ercan Hava Limanı'ndan.

Bir kadın, eşi ve dört yaşındaki çocukları.

Hava alanında, Kıbrıs Türk Hava Yolları (KTHY) yer hizmetleri eski çalışanlarından, mahalle komşum, sevgili dost Raif Arsal'ı soruyorlar.

Onlara Arsal'ın işine son verildiğini, artık KTHY'de çalışmadığını söylüyorlar.

İnsanlar, samimi dostları olduğu için mutlaka Raif'i bulmak istiyorlar ve bir şekilde onunla temas kuruyorlar, buluşuyorlar.

Ondan sonra bakın neler oluyor.

Raif Arsal, istemleri üzerine Hollandalı aileyi Lefkoşa'nın surlar içine götürüyor.

Büyük Han'ı geziyorlar ve hayran kalıyorlar.

Orada oturup kahve, çay içerlerken çocuk tuvalete gitmek istiyor.

Ve yabancı konuklarımızın tuvalete girmeleriyle elleri burunlarında çıkmaları bir oluyor.

Sözde tuvalet baştan aşağıya pislik içinde; su yok, tuvalet kağıdı yok.

Çocuk kıvranıyor, ne yapsınlar?

O civarda başka tuvalet bulamayınca, girdikleri bazı mağaza ve dükkanlarda da kimse kendilerine yardımcı olamayınca, ne yapmışlar biliyor musunuz?

Kalkıp Ledra Palace barikatına gitmişler, işlemlerini yaptırıp Güney'e geçmişler, çocuk tuvalet gereksinimini gidermiş ve yeninden Kuzey'e dönmüşler.

***

Raif Arsal dostum, insana, "Bu kadarı da olamaz, dalga geçiyorsun" dedirten bir şey daha söyledi.

Surlar içindeki camilerimizin tuvaletleri, her gün yabancı turistlerin de uğradığı Selimiye Camii dahil mesai saatlerinde çalıştırılıyormuş. Yani resmi dairelerin çalışma saatlerine göre. Şimdi yaz mesaisi uygulanıyor ya, saat 14.00'ten sonra tuvaletlere kilit vuruluyor. Saat 14.00'ten sonra sıkıştınız mı, koşturun!

Bakalım bugüne kadar kaç yabancı turist, Selimiye'de sıkışıp da, üstelik paralı olan tuvaletlerin kapalı olduğunu görünce ziyaretini yarım bırakıp nasıl başının çaresine bakmıştır?

Ne derece doğru bilemiyorum ama bir gün bir turist, tuvalet bulamaması yüzünden üzerine kaçırmış!

Raif kardeşim, bütün bunları geçenlerde TEMPO TV'nin bir canlı yayın programında da açık bir dille anlattı.

Şimdi diyebilirsiniz ki, bu ayıbımızın turizmle, turizm yatırımlarıyla ne ilgisi var?

Kuşkusuz, çağın gereklerine uygun modern turistik tesislerimizde, turistlerin her türlü gereksinimine yanıt verilebiliyor.

Surlar içindeki rezaleti genelleştiremeyiz.

Söylemek istediğim; yukarıda da anlatmaya çalıştığım gibi tesisle, yatakla iş bitmez.

Turist gittiği ülkede önce temizlik arar, her şeyin düzenli olmasını ister, her alanda kendisine saygıyla davranılmasını bekler.

Lefkoşa'nın surlar içine giden de turisttir, modern bir konaklama tesisine de.

Ülkelerine döndüklerinde ülkemiz turizminden, turizm anlayışımızdan bir bütün olarak söz edeceklerdir.

'Lefkoşa Surlar İçi Özel Turizm Bölgesi Koruma, Canlandırma ve Geliştirme Strateji Metni' çerçevesinde, bölgenin iyice aydınlatılması, temizlenmesi, tuvalet gibi günlük ihtiyaçların giderilmesi, park yerlerinin yeniden gözden geçirilmesi, güvenlik tedbirlerinin artırılması ve Büyük Han'ın gece geç saatlere kadar açık kalmasıyla ilgili çalışmaların bir an önce başlatılmasında ve elimizi çabuk tutmamızda büyük yarar var.

***

Özür

Pazar günü bu köşede yayımlanan "Cemal Çavuş işine iyi gider, eve hasta olarak dönerdi" başlıklı nostaljik yazıma rahmetlinin oğlu, çocukluk arkadaşım Haluk'tan tepki geldi.

O yazıda, bana kendisinin ve komşuları Derviş Bey'in söylediklerini kendi anılarımla harmanlayarak tamamen gerçekleri yansıtmama, kimseyi rencide etmemiş, kimsenin onuruna dokunmamış olmama karşın Haluk'un tepkisini anlayışla karşılıyorum.

Keşke yazmasaydım. Bu kadar üzüleceğini bilseydim, onunla görüşmemizde bana babası ve ailesi hakkında hiç bir şey yazılmasını istemediğini söylemiş olsaydı nokta koymazdım.

Böyle bir talepte bulunulmadığı, herhangi bir gerekçe olamayacağı halde kendisinden ve aynı şekilde tepki göstermişlerse tüm aile efradından özür diler; sevgili babaları Cemal Çavuş ve anneleri Pembe Hanım'ı, aramızdan ayrılmış tüm güzel insanlarımız gibi saygı ve rahmetle anıyorum. Zaten nostaljik yazılarımdan güttüğüm amaç da budur. Eskiyi, eski insanlarımızı anılarıyla yaşatmak. (B.E.)

   435 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
21 Ağustos 2008, Perşembe   Yiyin efendiler yiyin!
20 Ağustos 2008, Çarşamba   Zam ve zulüm Hikayeyi bilirsiniz ...
19 Ağustos 2008, Salı   Yeniden merhaba
27 Temmuz 2008, Pazar   Ne "Tavuri"ler gelip geçti bu adadan...
25 Temmuz 2008, Cuma   Haydi hayırlısı
24 Temmuz 2008, Perşembe   -Acele ambulans gönderin! -Gönderemeyiz! Ambulansın önünde araba var, çıkamaz!
23 Temmuz 2008, Çarşamba   Ne sihirdir ne keramet, el çabukluğu marifet
22 Temmuz 2008, Salı   Neler olacağını hep birlikte bekleyip göreceğiz
20 Temmuz 2008, Pazar   1974'ten birkaç yaprak
19 Temmuz 2008, Cumartesi   Ne olacak bu memleketin hali diye söylenmeye devam!



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1836 1.1919
1 STERLİN 2.1995 2.2158
1 EURO 1.7438 1.7560



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KAPIDAKİ TEHLİKE

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Toprağımız sınırlı olduğuna göre...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (34)

Akay Cemal

Peşin taleplerle masaya dinamit mi konuluy...

Ahmet Tolgay

LEFKOŞA TÜRK BELEDİYESİ'NİN KURULUŞ ÖY...

Bilbay Eminoğlu

Yiyin efendiler yiyin!

Necdet Ergün

YENİ "ENERJİ POLİTİKASINA" İHTİYAC...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. Umut Altunç

Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?

Aysu Basri

ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM Y...

Sevilay SADIKOĞLU

İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları....

Mustafa BESİM

EKONOMİDE HAYAL DÜNYASI

Türem Delikurt

Doğa'nın gizemi...

Dr. İsmail KEMAL

Batı'nın Afganistan çıkmazı

Emin AKKOR

Elektrik çarptı

Oğuz Metiner

Berat geceniz mübarek olsun

Ali Özçil

Denizlerin siyah incisi havyar

Bedia BALSES

Elinde Camdan Ebem Kuşakları Dilinde Krist...

Beste SAKALLI

AŞK, ALIŞMAK VE YAŞAMAK...

Psikolog Ayla Kahraman

"DİYABETİK ÇOCUKLAR"

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Dillendirilen bir konu daha var:POZİTİF OL...

Osman Ertuğ

"Ayrılıkçı Devlet" kimdir

Bener HAKERİ

Yozlaşmağa karşı manifesto (bildiri)

Ata ATUN

OSETYA- RUSYA, KKTC-TÜRKİYE BENZEŞMESİ

Mehmet RATİP

Sol'un "hasımsızlığı"

Dr. Orhan Aydeniz

Tarımsal Üretim Planlaması

Harid Fedai

(Çörçhil'in Kabulleri)

Cumhur DELİCEIRMAK

ÇOCUKLARIN SAATİ YA DA TABULA RASA





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital