Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Son sözü yıldızlar söyler
Rallide son viraj
Söyleşi Rap ve R&B'nin Kıbrıslı sesi…
Aramızdan Biri
Haydi hayırlısı!
Doğan "arayı" açmak istiyor
Bağcıl seri yakalamak istiyor

YORUMLANANLAR
Dansçılar öğrenciydi [3]
Soyer'e rakip Yorgancıoğlu mu? [1]
Okan Ersan, Almanları büyüledi [2]
İki çocuğuyla sokağa atıldı [1]
Dünya Çocuk Hakları Günü etkinliklerle kutlandı [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [35]
Tolga'dan bateri şov [2]
Avcılardan ağaç katliamı [8]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]
AİHM'de kayıplar davası görüşüldü [1]
Gece kulübünden kadınları baba yollamış [35]
Gazimağusa'da uyuşturucu operasyonu: 6'sı öğrenci 7 tutuklu [4]
Rusya Rum'a teslim [1]
Yusuf Erol, bugün toprağa verilecek [7]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]



Dokunsanız kırılacak nazenin bir vazo!

Bilbay Eminoğlu

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   17 Haziran 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Kıbrıs'ta kalıcı çözüm, kalıcı barış ve dünya ile bütünleşme istencimizi ortaya koyduğumuz referandumdan bu yana dört yılı aşkın zaman geçti.

Bu süre içinde neler olduğu malum...

Ne çözüm oldu, ne kalıcı barış geldi adaya, ne de dünyayla bütünleşebildik.

Peki hala umut var mı?

Yok!

Neden yok?

Çünkü umutlu olmamızı gerektirecek somut bir gelişme göremiyoruz.

Tam aksine, adadaki statükonun değişmeyeceğinin belirtileri var.

Nedir bu belirtiler?

İki tarafın kırmızı çizgileri...

Bunlardan geri adım atılmasının söz konusu olamayacağı taraflarca ikide bir açıkça dile getiriliyor.

O zaman çözümün adı konulmuş neye yarar.

İki bölgeli, iki toplumlu, siyasi eşitliğe dayalı, tek uluslararası kimliği olan bir ortaklık.

Kağıt üzerinde güzel!...

Ama yaşama geçirilebilir mi?

İçi doldurulabilir mi?...

Federasyondan ne anladığı, olmazsa olmazları yüzünden farklı olan tarafların tutumu değişebilir mi?

Bugün itibarıyla olanaksız.

İleride olur mu?

Bir mucize olursa olur!

Gerisi laf!

                                                                               ***

Gerçekçi olalım...

Dünya Kıbrıs için ne diyor?

Sorunun çözülmesi gerektiğini söylüyor.

Bunu da ancak iki toplumun başarabileceğine işaret ediyor.

Kırk beş yıldır aynı nakarat!

Kimse çıkıp da adadaki statükonun nasıl yaratıldığı, nasıl ortadan kaldırılabileceği üzerinde durmuyor...

Yanlışlar üzerine yanlışlar yapılarak sorunun artık içinden çıkılmaz bir hal aldığını görmek istemiyor.

"Kıbrıs Cumhuriyeti"nin adanın yönetimini Kıbrıslı Türklerle paylaşmaya yanaşmadığını kabullenemiyor.

Alın İngiltere'yi işte...

Üstelik garantör bir ülke...

Bütün dünya ülkeleri gibi o da, sadece Rumlardan oluşan yönetimi tüm Kıbrıs'ın yasal devleti olarak tanıyor...

Ve bu devletle bir memorandum imzalıyor.

Memorandumun  Türk tarafında fırtınalar koparması, Cumhurbaşkanı Talat'ın İngiltere'yi, "tarafların birbirine olan güveninin altını oyduğu" ifadesiyle eleştirmesi neyi değiştirecek?

Büyük umutlar bağlanan müzakere sürecinin sekteye uğraması halinde kim çıkıp da İngiltere'yi ya da Rum tarafını bundan sorumlu tutacak?..

Öyle bir durumda, masadan kaçan taraf olarak suçlanabiliriz de!

İki devlet arasında yapılan "rutin" bir anlaşmayı, "gerçek niyetimizi gizlemek için bahane ettik" diye!

                                                                           

                                                                                  ***

Referandumdan bu yana dört yılı aşkın bir zaman geçti...

Dört yıl daha geçse yine bir şey değişmez!...

Ne çözüm olur, ne kalıcı barış gelir adaya!

Çünkü kimsenin gücü yetmez bir değişikliğe!

Meğer Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları ortadan kaldırılmış olsun...

Avrupa Birliği  "Kıbrıs Cumhuriyeti"nin tam üyeliğine son verebilmiş olsun...

Ve Amerika ile İngiltere böyle istemiş olsun...

Olabilir mi böyle şeyler?

Olamaz!

O zaman, Kıbrıs sorununa kalıcı ve adil bir çözüme, belirsiz bir süre daha uzaktan bakmayı sürdüreceğiz!...

Bir müzede, çok iyi korunan bir camekanda sergilenen değerli bir vazo gibi!...

O kadar ince camdan yapılmış, o kadar nazenin ki, dokunsanız kırılacak.

   559 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
22 Kasım 2008, Cumartesi   Merkezi Cezaevi yanardağ gibi!
21 Kasım 2008, Cuma   Dostlar alışverişte görsün
20 Kasım 2008, Perşembe   Her işimiz yarı buçuk!
19 Kasım 2008, Çarşamba   Kim dur diyecek bu gidişata?
18 Kasım 2008, Salı   Allah garibi sevindirmek isteyince...
16 Kasım 2008, Pazar   "Halis tegge südündendir (!)bu mahallebiler"
15 Kasım 2008, Cumartesi   25 yıl önce, 25 yıl sonra
14 Kasım 2008, Cuma   İstenince oluyor işte
13 Kasım 2008, Perşembe   Aslında suçumuz büyük!... Hak ettik bu ağır cezayı!
12 Kasım 2008, Çarşamba   Kıbrıs, barış, çözüm diye diye...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6699 1.6817
1 STERLİN 2.4983 2.5169
1 EURO 2.1017 2.1165



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

2 GÖRÜŞ BİR KÜFÜR

Ali Baturay

İLLA Kİ YAPANIN YANINA KALSIN

Hasan Hastürer

Gençlerin duyarlılığı...

Mustafa Doğrusöz

KIRMIZI ÇİZGİLİ YILLAR 49

Akay Cemal

İki dost, Gündüz Aktan ve Aydın Olgun'...

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Merkezi Cezaevi yanardağ gibi!

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Londra'da öğretmen...

Dilek ÇETEREİSİ

Başbakan "çak" yaptı,Ekenoğlu gürl...

Aysu Basri

SUÇLU KİM?

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Yine Mustafa

Oğuz Metiner

Hac mevsimi dolayısıyla

Harid Fedai

Şehir Mektubu





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital