|
Elektrik Kurumu'nun, "Çamlıbel trafo merkezinde bölgeyi besleyen hücrenin içine giren bir yılanın kısa devreye yol açması"yla civardaki köyler ve bazı tesisler sekiz saat elektriksiz kaldı.
Maliye Bakanlığı, uzman elektrik mühendislerinin yoğun çabasıyla giderilen arızanın kuruma tahmini maliyetinin 200 bin dolar olduğunu açıkladı.
Oldukça büyük bir para...
Mübarek hayvan trafonun içinde nereye sokulmuşsa "çok teknik" bir bölgede arızaya neden olmuş.
Hükümeti vatandaşın günahı tuttu galiba!
Umalım ki, bu maliyet çaktırılmadan faturalara yansıtılmaz!.
Ya da bir sefere mahsus olmak üzere "Yılandan kaynaklanan arızanın maliyetine katkı" diye yeni bir katkı payı almazlar!
Şaka bir yana, olay "elde olmayan nedenlere" bağlanıp geçiştirilemez....
Yılanın trafoya gireceği hiç beklenmezdi anladık da, siz kalkıp da orada hayvana bir giriş yeri bırakmış, binde bir bile olsa ortaya çıkabilecek böyle bir olasılığa karşı önlem almamışsanız , bu mazeret olmaktan çıkar.
Yarın bakarsınız aynı ya da bir başka trrafoya başka bir yılan ya da fare girer ve daha büyük, maliyeti daha yüksek arızalara yol açar.
Neyse önemli değil...
Hükümetin hazineyi boşaltan trilyonlarca lira giderlerinin yanında 200 bin dolar devede kulak kalır!
Yine de kurum yetkililerinin olaydan bir ders çıkardıklarını düşünüyoruz.
***
Ormanlık alanlardan geçirilen elektrik telleri ağaçların tellere sürtünmesiyle zaman zaman yangınlara yol açıyor...
Bazen araçların elektrik direklerine çarpması ya da bazı çalışmalar sonucu teller kopuyor...
Elektrik direk ve telleri kötü hava koşullarında da tehlike yaratıyor..
Köyler kentler, yollar sokaklar, potansiyel bir tehlike olarak elektrik telleriyle örülmüş!. Elektriğe bunca yatırım yapıldığı söyleniyor ama hala elektrik nakil hatlarının yeraltına alınmasına yönelik ciddi bir çalışma görülmüyor.
Bunu bırakın, trafoların bakımının bile gerektiği gibi yapılmadığı anlaşılıyor.
Yılan olayı ve zaman zaman trafolarda şu ya da bu nedenle meydana gelen arızalar bunu gösteriyor.
Yeniboğaziçi'ndeki dehşetengiz olayı anımsayacaksınız.
Köyden geçirilmesi planlanan yüksek gerilim hattına tepkiler öfkeye dönüştü...
O kadar ki, bir vatandaş, elektrik direğine tırmanmış, üzerine benzin dökerek kendisini yakmak istemişti.
Olabilir mi böyle bir şey?
Başka bir ülkede görüldü mü böyle bir olay?
Bölge halkı, çok haklı gerekçelerle köylerinden yüksek gerilim hattı geçirilmesini istemiyor, aylardır mücadele veriyor, hükümet bildiğini okuyor.
Dünyanın parasını vermesine karşın elektrik derdinden kurtulamayan vatandaşın huzuru kaçtı, sinirleri bozuldu.
Son yapılan korkunç zamların bazı kişileri, can güvenliğini tehlikeye atarak elektrik hırsızlığına ittiğinin yetkililer farkında mı, bilmiyorum.
Elektrik, toplumun başına tam bir bela oldu!
***
Yineliyoruz...
Hükümetin, kolayca kapanamayacak kara delikler açtığı bütçeyi denklemek için tek yol olarak gördüğü ve toplumsal tepkiye zerre kadar aldırmadan sürdürdüğü başta elektriğe yönelik zam politikası, ülkeyi kaosa sürüklemenin, ekonomiyi batma noktasına getirmenin, bazı işyerlerini iflasa ve halkı hiç olmadığı kadar sıkıntıya sürüklemenin yanında stresten insanımızın ruhsal sağlığını da bozuyor.
***
Hükümetin yerel yönetimlere ek kaynak sağlamak için meclisten geçirdiği Belediyeler (Değişiklik) Yasa Tasarısı'na dayanarak şimdi de belediyeler atağa kalktı.
Su faturalarına sağlık harcı eklemeye başladılar.
Neymiş?
Halk sağlığı için haşereyle mücadele ediyorlarmış.
Vatandaş, sinekten, haşereden evinde uyuyamaz, sokağa çıkamaz oldu, üstünden bir de para istiyorlar.
Para bassanız yetişmez!
Hükümete gelir vergisine ek olarak, astronomik rakamlarda elektrik parası; araç kayıt, ruhsat ve harçları ödeyeceksiniz...
Öteki hizmet ve ürünlere yapılan zamları karşılayacaksınız...
Belediyelere su parasının yanında kanalizasyon, temizlik, çöp, aydınlatma, sağlık harcı vereceksiniz...
Çarşı pazardaki pahalılığa ayak uyduracaksınız...
Ve elinizde para kalırsa nasıl geçinebilirseniz geçineceksiniz.
İyisi mi maaşlara el koysunlar, devlet ve yerel yönetimler olarak alacaklarını alsınlar ve kalan parayı versinler herkese!
|