Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Her taraf toz duman
Refüje çarpıp takla attı
Yeşilırmak'ta doğa tahribatı
Okul ve cami dışında din dersi verilmesi için çalışma yapılıyor
Tankerle su taşınmasına komşu öfkesi
Bariyerler durduramadı
Biyologlar Derneği: Kanlıdere kurutuluyor
Kötü kokular içinde, farelerle yaşamak istemiyoruz
Kıbrıs sorunu gelecek sonbahara kadar çözülmüş olacak
Anastasiadis taviz konusundaki sözlerine açıklık getirdi
AB, Talat ile temas kurmalı
Orucun zararı aşırı yemek
Hristofyas: Mülkiyet önemli mesele
Elektrik, yüzde 40 ucuzlamalı
Yamaç paraşütünde dünya klasmanındayız
Talat: AB Kıbrıs meselesinde olumlu rol oynayamaz

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

DUYGUSAL HAFIZA

Türem Delikurt

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   26 Eylül 2007, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Sadece 1,5 kg! Evet, sadece 1,5 kg 'cık' olan beynimiz aslında mucizelerle dolu bir kutu! Uzmanlar, beynimizin sadece 1 gr.'ını oluşturan milyonlarca hücrenin arasında, dünyadaki telekomünikasyon sistemlerinden daha çok bağlantı olduğunu belirtmektedir. Şöyle ki, beynimiz yaklaşık olarak 100 milyar hücreden oluşmaktadır. Yeryüzündeki 6 milyar insanın, bir gün içerisinde, bir biriyle telefonla temas halinde olması mümkün değil iken, sizin günlük hayatınızdaki aktiviteleriniz için, beyninizdeki 100 milyar kusur beyin hücresi sürekli birbiri ile temas halindedir.

Bunu hayal edince birden başıma bir sızı girdi sanki de...! :)

Biyolojik bir bilgisayara benzetilen beynimiz her gün yeni bilgilerle bombardımana uğruyor. Beynimiz, bu bilgileri 'önemli/önemsiz' diye filtreden geçiriyor ve onaylananları sınıflandırarak hafızaya kaydediyor. (Tabii ki bu işlem gerçekte bu tariften daha komplike ve detaylıdır.)

Günlük hayatımızın neredeyse tüm fonksiyonları hafızamıza bağlıdır! İşimizde, yolda eve giderken, yemek yaparken vs.

Duygusal Hafıza...

Hafızamız sayesinde, eski sınıf arkadaşlarımızı tanıyoruz, çok eskiden bildiğimiz bir şarkıyı radyoda duyunca söylemeye başlıyoruz; hayatımızın en önemli anlarını, deneyimlerini hatırlıyoruz.

Tıpkı bir kompüter gibi beynimiz hatıralarımızı dosyalayıp sınıflandırarak saklıyor. İyi olayların yanı sıra (belki de hiç hatırlamak istemediğimiz) kötü olayları da hatırlıyoruz. Yani, bu dosyaların içinde hatırlanan olayların detaylarının yanı sıra, onların bize yansıttığı duygular da saklanmaktadır. Duygusal hafızamız, günlük hayatımızda tahmin ettiğimizden çok daha aktiftir!!!!

Örneğin; biriyle tanışırsınız ve ilk defa tanıştığınız bu insanın parfümü size annenizi hatırlatır diye o kişiye karşı daha olumlu yaklaşırsınız. Veya, gördüğünüz bir resim duygusal içerikli olduğu için hafızanızda daha iyi kalır. Sanırım herkes duygular ve hafıza arasındaki inkar edilemeyecek bağı oldukça iyi biliyor.

Son zamanlarda İsviçre'de yapılan bir araştırmaya göre, bazı insanların duygusal hafızaları diğerlerine oranla daha güçlüdür. Nedeni de genetik yapılarındaki farktır!.

Vücudumuzun gelişimi ve işlevi için gerekli her talimatı genler şifreler halinde içermektedirler. Vücudumuzda 30,000 e yakın gen ve her genin biri anneden diğeri babadan gelmek üzere iki kopyası vardır.

Herkes birbirinden biraz farklıdır. Kimimiz sarışınız kimimiz ise kumral, kimimiz daha uzun kimimiz ise daha kısayız. Anne ve babamıza benzeyen fiziksel özelliklerimiz (ve huylarımız) varken, bazı özelliklerimiz ise sadece bize özeldir. Bunun nedeni de genetik yapımızı oluşturan şifrelerimizde ufak 'farklılıklar' olmasıdır. İsviçre'deki bilim adamları, duygusal hafızayla alakalı olduğu bilinen bir gende (şifrelerinde) kişiler arası 'farklılıklar' olduğunu ortaya çıkarttı. Ve yapılan araştırmaya göre kişinin, bu gende taşıdığı 'farklılığın' türüne göre duygusal hafızası daha güçlü olabiliyor.

Kim bilir, sürekli duygusal içerikli anıları detaylı şekilde anımsayan biriyseniz beklide sizde bu özel 'farklılık' mevcuttur.

Sevgili okurlar bir sonraki köşemizde buluşmak üzere sevgi ve huzur dolu günler sizlerin olsun.

   1415 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
28 Ağustos 2008, Perşembe   Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve yeni yeni sorulan sorular!
18 Ağustos 2008, Pazartesi   Doğa'nın gizemi...
16 Temmuz 2008, Çarşamba   Kordon Kanı Bankacılığı: Gerçekten biyolojik bir sigorta mı?
08 Temmuz 2008, Salı   Doğum öncesi genetik tanıda yeni bir adım
27 Haziran 2008, Cuma   Multipl Skleroz
03 Haziran 2008, Salı   BÜNYE FARKLILIKLARI
20 Mayıs 2008, Salı   Bir umut ışığı...
08 Nisan 2008, Salı   Bir babanın anlatımıyla...
25 Mart 2008, Salı   Yani her şey için bir 'gen' var mı?
12 Mart 2008, Çarşamba   Klinefelter (XXY) Sendromu nedir?


Yorum Sayısı:   1
  Mehmet         - Lefkosa 29 Eylül 2007, Cumartesi 08:04 
Sectiginiz konulara, yorumunuza ve size hayranim!!


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

FARKLILIK YARATABİLME ADINA...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Tiyatromuza yaşam verenleri hep ayakta alk...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

Hristofyas'ın tavsiyelerine bu halkın ...

Ahmet Tolgay

Okunması gereken "Kıbrıslı" bir ki...

Bilbay Eminoğlu

Eski insanlarımız

Hüseyin EKMEKÇİ

Doktorun değeri...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

DİN DERSLERİ

Dr. Umut Altunç

Normal doğum mu? Sezeryan mı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Futbol diplomasisi

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Veee Renkler...

Mehmet RATİP

Robert Walser'i okumamanın ızdırabı

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital