Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Her taraf toz duman
Refüje çarpıp takla attı
Yeşilırmak'ta doğa tahribatı
Okul ve cami dışında din dersi verilmesi için çalışma yapılıyor
Tankerle su taşınmasına komşu öfkesi
Bariyerler durduramadı
Biyologlar Derneği: Kanlıdere kurutuluyor
Kötü kokular içinde, farelerle yaşamak istemiyoruz
Kıbrıs sorunu gelecek sonbahara kadar çözülmüş olacak
Anastasiadis taviz konusundaki sözlerine açıklık getirdi
AB, Talat ile temas kurmalı
Orucun zararı aşırı yemek
Hristofyas: Mülkiyet önemli mesele
Elektrik, yüzde 40 ucuzlamalı
Yamaç paraşütünde dünya klasmanındayız
Talat: AB Kıbrıs meselesinde olumlu rol oynayamaz

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Obama ve değişim

Dr. İsmail KEMAL

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   5 Haziran 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Kasım ayında yapılacak ABD başkanlık seçimlerinde Demokrat Parti adayı nihayet belli oldu. 47 yaşındaki Illinois senatörü Barack Obama, büyük bir başarıya imza atarak Demokrat Parti adaylığını kazandı. Kasım ayındaki seçimleri kazanması durumunda ABD tarihinin ilk siyah başkanı olacak. Bu bile başlı başına bir devrim olur. Ancak, olaya sadece siyah-beyaz dar prizmasından bakmamak gerek. ABD, dünyanın en zengin ve en güçlü ülkesi. Son sekiz yıldır gelmiş geçmiş en kötü hükümet işbaşında. Bush yönetimi hem ABD'yi, hem de dünyayı çok kötü yönetti. ABD ekonomisinin durumu, Bush yönetiminin uluslararası ilişkilerde neden olduğu tahribat malum. Amerikan halkı, son sekiz yılın deneyimi ışığında bu durumu değiştirebilir. Barack Obama "değişim" vaad ediyor.

Obama, sadece bir dönem senatörlük yapmış genç bir politikacı. Babası, Kenyalı siyah bir entellektüel. Annesi, Kansaslı beyaz bir antropolog. Dört yıl önce bilinmeyen bir isimdi. Şimdi, dünyanın en güçlü ülkesinin başkan adayı. Irkçılığın çok köklü, güçlü ve kurumsal olduğu bir ülkede Obama'nın aday olmayı başarması başlı başına bir olay. Kasım seçimlerini kazanması ise, Amerikan siyasetinde büyük bir değişim anlamına gelecek.

Demokrat Parti adayını belirlemek için yapılan ön seçimler beş ay sürdü. Amerikan siyasetinin bu ilginç olgusunu tüm dünya merakla izledi. Başkan adayının parti tabanı tarafından seçimle belirlenmesi, çok olumlu bir uygulama. Eleştirilecek yönleri olabilir ama başkan adayını (ve milletvekili adaylarını) parti lideri ve çevresindeki üç beş kişinin belirlediği bizim bildiğimiz sistemlerden çok daha iyi.

Demokrat Parti ön seçimleri, Barack Obama ile Hillary Clinton arasında mücadeleye dönüştü. Obama'nın Clinton hanedanını yenmeyi başarması da büyük bir olay. ABD siyasi yaşamında hanedanlar önemli rol oynar. Kennedy hanedanı, Bush hanedanı, en iyi bilinen örnekler. Clintonlar da böyle bir hanedan. Çok güçlü konumdalar. Buna rağmen dıştan gelen genç bir politikacı karşısında (henüz kabul etmeseler de) yenildiler. Böylece, sekiz yıl daha Beyaz Saray'da Clintonların hüküm sürmesi hayalleri sona erdi. Şimdi, Başkan Yardımcısı olma hayalleri var. Bakalım Barack Obama, Bayan Clinton'u yardımcısı olarak seçecek mi? Demokrat Parti'nin bütünleşerek Kasım'da seçimleri kazanması açısından bu olumlu olabilir. Ancak, Bayan Clinton'un ön seçimler boyunca sergilediği tavır, bu konuda soru işaretleri yaratıyor. Başka bir aday, partisinin başarısını ön plana çıkararak ön seçim sürecini bu kadar uzatmazdı. Kazanamayacağı bir süreden beri belliydi. Ama, Bayan Clinton sonuna kadar diretti ve hala diretiyor. Sanki Obama'ya "Ya beni yardımcın yaparsın, ya da sana seçim kazandırmam" şantajı yapıyor. Bu durum başkan yardımcısı olma şansını artırmıyor, azaltıyor.

ABD seçimlerinde esas mücadele şimdi başlıyor. Değişim vaad eden 47 yaşındaki genç Barack Obama ile açıkça söylemese de, kozmetik bazı değişiliklerle Bush döneminin devamını vaad eden 72 yaşındaki John McCain arasındaki dev mücadele. Amerikan ekonomisinin ve dış politikasının içinde bulunduğu krize baktığımızda seçimleri Demokrat Parti'nin kazanması gerek. Sekiz yıllık Bush yönetiminden sonra Cumhuriyetçi Parti'yi yeniden iktidara getirmek akıllı bir tavır olmasa gerek. Ama, Amerikan halkının ve sisteminin ne yapacağı belli olmaz. Başkan Bush'un ilk kez Yüksek Mahkeme kararı ile seçimleri "kazandığını" unutmayalım. Sandıkta kazanan Al Gore ama Beyaz Saray'a giden George Bush olmuştu. ABD'de politikanın yönünü belirleyen güçlü merkezler olduğunu unutmayalım. Obama'nın siyah olması, bu seçimlerde ırk faktörünü de ön plana çıkarabilir. Beyaz Amerikalılar siyah bir başkana hazır mı?

John McCain, Amerikan toplumunun tutucu, aşırı dinci kesimlerini, büyük sermayeyi temsil ediyor. Sekiz yıllık Bush döneminde zenginler daha zengin, fakirler daha fakir oldu. Dünya perişan oldu. McCain, öz olarak bu durumun devamının adayı. Zaten yaşı itibarıyla yeni fikirlere açık olması zor. Yine de, McCain'i küçümsememek gerek. Arkasında çok büyük güçler var. Barack Obama, ABD politikasında yeniliği, değişimi temsil ediyor. Amerikan siyasi yaşamına yeni bir hava getiriyor. Amerikan siyasi sistemi, böyle bir adayı ortaya koymakla, tıkanıklıkları aşabileceği umudunu verdi. Tabii, Kasım'daki seçimlerin sonucunu beklemek gerek. Obama'nın seçimleri kazanması, ABD ve dünyanın tüm sorunlarını çözümler mi? Elbette hayır. Ancak en azından çözüm yönünde umut oluşur.

Şimdi Obama'nın partisini birleştirerek, çok yoğun bir kampanya başlatması gerekiyor. Amerikan halkının geniş kesimlerine değişim mesajını iletmeli. Amerikan siyasi yaşamında ilginç bir döneme giriyoruz.

   746 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
07 Eylül 2008, Pazar   Futbol diplomasisi
04 Eylül 2008, Perşembe   Müzakereler başlarken
31 Ağustos 2008, Pazar   Karadeniz ve Montrö
28 Ağustos 2008, Perşembe   Soğuk Savaş mı?
24 Ağustos 2008, Pazar   Stalin ve "ulusal sorun"
21 Ağustos 2008, Perşembe   Batı'nın Afganistan çıkmazı
17 Ağustos 2008, Pazar   Kafkasya istikrar paktı gerçekçi mi?
14 Ağustos 2008, Perşembe   Kafkaslar'da yeni dengeler
10 Ağustos 2008, Pazar   Kafkaslar'da savaş
07 Ağustos 2008, Perşembe   Fransa ve Ruanda soykırımı



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

FARKLILIK YARATABİLME ADINA...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Tiyatromuza yaşam verenleri hep ayakta alk...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

Hristofyas'ın tavsiyelerine bu halkın ...

Ahmet Tolgay

Okunması gereken "Kıbrıslı" bir ki...

Bilbay Eminoğlu

Eski insanlarımız

Hüseyin EKMEKÇİ

Doktorun değeri...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

DİN DERSLERİ

Dr. Umut Altunç

Normal doğum mu? Sezeryan mı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Futbol diplomasisi

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Veee Renkler...

Mehmet RATİP

Robert Walser'i okumamanın ızdırabı

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital