Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
"Alo seks" tuzağı
Doğanın muhteşem gücü
Kırmızı ışıkta geçti, dehşet saçtı
3G'ye uyumlu telefonlara rağbet arttı
Virajı alamadı 14 metreden dereye yuvarlandı
Cinayete ret, diğerlerine kabul
Sarayda Kıbrıs zirvesi
Türk tarafından Rum yönetimine uyarı
Komedi Tiyatrosu, "Recep'in Angonisi Recep" oyunu perdelerini açıyor
Zeytinlik köy meydanındaki Sergi Çadırı'na büyük ilgi

YORUMLANANLAR
3G'ye uyumlu telefonlara rağbet arttı [1]
"Alo seks" tuzağı [2]
Doğanın muhteşem gücü [1]
"Av açılmasın" sözleri talihsizlik [1]
KTÖS: Talat, taksimi değil, Kıbrıslı Türklerin menfaatlerini savunmalı [1]
Türk tarafından Rum yönetimine uyarı [1]
Kırmızı ışıkta geçti, dehşet saçtı [1]
2'si ağır, 3'ü çocuk 7 yaralı [26]
Tatbikatlar iptal [2]
Hristofyas: Taksim ya da iki devletin varlığı mantığıyla uzlaşamayız [1]



Ergenekon, ampul, El Beşir

Dr. İsmail KEMAL

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   17 Temmuz 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Türkiye, Ergenekon (yeni adıyla Agarta) tartışmalarının içine daldı. Nasıl çıkacağı belli değil. Kutuplaşma had safhada. Karşı grupta olanlar neredeyse düşman görülüyor. Taraflar birbirinin defterini dürmek istiyor. Bu durumdan ülkeye yarar çıkması mümkün mü? Değil. Tüm bu tartışmalar içinde Milliyet gazetesi köşe yazarı Osman Ulagay, 13 Temmuz tarihli yazısında, düşüncelerime tercüman olan bir değerlendirme yaptı. Okumayanlar için Ulagay'ın yazısını aktarmak istiyorum:

"Türkiye'nin içine sürüklendiği hesaplaşmaya entellektüel cephane taşıyan taraflara baktığımızda garip bir tablo çıkıyor karşımıza. Bir yanda, zamanın ruhunu yakalayamayan 'papağanlar' var. Dünyada ve ülkemizde yaşanmakta olan büyük değişimi göz ardı ederek kırk yıldır aynı ezberi tekrarlıyor bunlar. Karşılarında ise, entellektüel birikimlerini, yanan bir ampulün çekici gücüne kapılan 'pervaneler' gibi harcayanları görüyoruz.

Türkiye'de laik düzeni ve 'Atatürk Cumhuriyeti'ni koruma iddiasındaki kesimin, ezberlenmiş tepki ve davranış biçimlerini tekrarlayarak düştüğü acıklı durum ortada. Toplumu kazanma umudunun tükendiği noktada devletin kimi kurumlarını devreye sokarak ve askeri darbe dahil her yöntemi kullanarak ülkenin hâkimi olarak kalmanın iyice zorlaştığı noktada bocalayıp duruyorlar.

Ampulün çekim alanına giren 'pervaneler' ise, 'papağanlar'ın bocaladığı ortamda, ülkenin yeni hâkimi olma yolunda ilerleyenlerin sözcülüğünü yapıyor. Onlara göre, güçlerini ve konumlarını korumaya çalışan "darbeci" güçlerle, ülkeyi gerçek demokrasiye kavuşturacak "demokrat" güçler arasında bir hesaplaşma yaşanıyor şu anda Türkiye'de ve bu hesaplaşmada hangi tarafın tutulması gerektiği açık. Bu noktada "demokrat" güçleri savunmayanlar sınıfta kalacak.

Gerçekten bu kadar basit mi olay? Siyasi hayatımızı kısırlaştıran darbe geleneğine kalıcı bir darbe vurmanın zamanı çoktan geldi, buna kuşku yok. Ancak ampul ambleminin arkasında saf tutarak devletin tek hâkimi haline gelme çabasında olanların demokrasi anlayışına güvenmek mümkün mü acaba?

İktidardaki partinin, yani Adalet ve Kalkınma Partisi'nin felsefesini aynen paylaşmasalar da, özledikleri gerçek demokrasiye kavuşmak için şimdi ampule pervane olan aydınların bu soruyu göz ardı etme lüksleri yok çünkü baskıcı bir güçten kurtulmaya çalışırken başka bir baskıcı gücün yükselmesine yardımcı olma riskini üstlenmiş durumdalar."

Ulagay'ın değerlendirmesi böyle. Üzerinde düşünmekte yarar var.

* * * *

Uluslararası Ceza Mahkemsi (ICC) Savcısı Luis Moreno-Ocampo, Sudan Devlet Başkanı Ömer Hasan El Beşir hakkında Darfur bölgesinde soykırım yaptığı, savaş suçu işlediği ve insanlığa karşı suç işlediği gerekçesiyle dava açtı. İddianamede, El Beşir'in idaresindeki güçlerin en az 35 bin sivili öldürdüğü, çatışmalar yüzünden evlerini terk etmek zorunda kalan insanlardan 80 bin ile 265 bininin ölümüne neden olduğu belirtildi. Ömer Hasan El Beşir'in Darfur'daki Fur, Masalit ve Zagava etnik gruplarına karşı devlet aygıtını, silahlı güçleri ve Cencevit milislerini kullanarak soykırım işlediği belirtildi. Savcı, El Beşir'i cinayet, Darfur halkını yok etme, işkence, tecavüz ve 2.5 milyona yakın insanı göçe zorlama nedenlerinden insanlığa karşı suç ve savaş suçu işlemekle itham etti.

İlk kez görevdeki bir devlet başkanına böylesi suçlamalar yöneltiliyor. Elbette, El Beşir bu suçlamaları reddediyor. Ancak, El Beşir artık hakkında tutuklama kararı istenen bir sanıktır. Peki, bu kadar ciddi suçlamalarla karşı karşıya olan bir kişiyi kısa süre önce konuk eden ülke hangi ülkeydi? Türkiye. Kapişonlu acaip bir kişinin Anıt Kabir'de El Beşir adına deftere yazı yazması olayını unutan var mı? Türk dış politikasının son dönemlerdeki en büyük gaflarından, hatalarından biri, Sudan Devlet Başkanı Ömer Hasan El Beşir'i resmi konuk olarak ağırlamaktı. Bunun sorumluluğu iktidardadır. Türkiye şimdi, soykırımla suçlanan bir kişiyi konuk etmiş durumunda. Başka ülkeler El Beşir'i davet etmezken, ondan uzak dururken, Türkiye'deki iktidar niye böyle bir şey yaptı? Biri bize açıklarsa iyi olacak.

Bu noktada insanın aklına şu soru geliyor. Türkiye'yi Avrupa türü demokrasiye taşıyacağı söylenen bir iktidar, Ömer Hasan El Beşir gibi liderlerle niye sıkı fıkı? Eli kanlı bir diktatörle kucaklaşmanın, onu ağırlamanın manası ne? Suudi Arabistan Kralı Abdullah, Sudan Devlet Başkanı Ömer Hasan El Beşir gibi diktatörler, demokrasi düşmanları, niye el üstünde tutuluyor? Ulagay'ın deyimi ile "ampule pervane olan aydınlar" acaba bu konuda ne düşünüyor?

   793 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
12 Ekim 2008, Pazar   Dünyayı sarsan yedi gün
09 Ekim 2008, Perşembe   Mali kriz ve AB
05 Ekim 2008, Pazar   ABD hegemonyası zayıflıyor
02 Ekim 2008, Perşembe   Global finans krizi ve gelecek
28 Eylül 2008, Pazar   Global finans krizi ve Marks
25 Eylül 2008, Perşembe   Nükleer enerji ve Türkiye
21 Eylül 2008, Pazar   AB'de hoşgörüsüzlük artıyor
18 Eylül 2008, Perşembe   Denizlerde rekabet
14 Eylül 2008, Pazar   Bekleme odasında 45 yıl
11 Eylül 2008, Perşembe   Pakistan'da Zerdari dönemi



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.3696 1.3793
1 STERLİN 2.4034 2.4213
1 EURO 1.8766 1.8898



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

ÖZGÜRLEŞTİREN

Ali Baturay

NE İŞ, BU İŞ?

Hasan Hastürer

Suça, posta kutusu yaratmak...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Yağlı teşhisi koyarken...

Ahmet Tolgay

"MUSTAFA" GELİYOR... SELANİK'T...

Bilbay Eminoğlu

"SCADA" ıskaladı!

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Kurultay öncesi senaryolar

Dilek ÇETEREİSİ

Sigaralar bu kez bahçede yandı

Aysu Basri

1,2,3,4,5.....100 km ve GAZLAAAAAAA!!!!!!!

Emin AKKOR

Av tartışmasının tahammülsüzlüğü

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Dünyayı sarsan yedi gün

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Kâvânin (Yasama) Meclisi





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital