Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
5 ayaklı, çift cinsel organlı dana
Rütbeler iki yıl sonra geri alındı
'Karar seçimlik'
Ölümlü trafik kazası sanığı itham edildi
30 milyon TL alacak var
Kime karşı alıyorsunuz?
Hırsızlıkla suçlanan çocuklar 5 gün daha tutuklu
Bıçaklı saldırı olayının zanlıları, 8 gün daha tutuklu

YORUMLANANLAR
Kabak çiçekleri başına iş açtı [2]
Tam bir skandal [4]
Hamitköy'e içilebilir su [1]
Şeyho'ya 3 yıl [1]
Arkadaşına tuzak kurdu, hapse gönderildi [1]
Marinero Restaurant'ta Y A N G I N [1]
Avcı: ÖRP, kilit parti olacak [1]
İngiltere donuyor [1]
Eroğlu: Erken seçim kararı mecburiyetten alındı [1]
"Hatalar sadece Gönyeli'nin lehine" [1]
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [7]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [2]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak [2]
Maaşlar yargıda! [5]
Tarih isyan ediyor [1]
Kim çözecek? [1]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]



AKP'ye sarı kart

Dr. İsmail KEMAL

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   31 Temmuz 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Anayasa Mahkemesi, Adalet ve Kalkınma Partisi'ne kırmızı kart göstermedi, sarı kart gösterdi. Sanırım bu karar Türkiye için en iyi karar. İktidar partisi yasaklanmıyor. Siyasi partilerin kapatılması, en son başvurulacak çare olmalıdır. Parti kapatma arzulanan bir durum değil. Ancak, Anayasa Mehkemesi hazine yardımının yarısını kesme kararı ile AKP'ye ciddi bir ihtarda bulundu. Mahkeme Başkanı Haşim Kılıç, iktidar partisine ciddi bir ihtarda bulunduklarını açık bir şekilde ifade etti. Umarız AKP ve özellikle Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bu mesajı alır. Bundan sonra laiklik konusunda daha hassas olur.

AKP ile ilgili kapatma davası nedeniyle Türkiye çok sıkıntılı bir dönem yaşadı. Ülkenin iç ve dış sorunları ile ilgili esas gündem arka plana itildi. Kutuplaşma meydana geldi. Bu durumun ülkenin yararına olmadığı ortada. Şimdi, tüm bu olumsuzlukları geride bırakarak yeni bir döneme başlama olanağı var. Anayasa Mahkemesi'nin kararı, siyasi ve toplumsal kutuplaşmanın aşılması, yeni bir konsensüs oluşması için zemin yaratıyor. Bu konuda, hem iktidara, hem de muhalefete önemli görevler düşüyor. Tabii ki, kutuplaşmanın yerini toplumsal uzlaşmanın alması konusunda en büyük sorumluluk AKP'ye ve Başbakan Erdoğan'a aittir. Başbakanın bundan sonra izleyeceği politika, takınacağı tavır, kullanacağı üslup son derece önemli. Seçimleri kazandığı 22 Temmuz gecesi yaptığı konuşmada ifade ettiği birleştirici görüşler çok önemliydi. Ne yazık ki, bu görüşler sadece lafta kalmıştı. Şimdi bunların hayata geçirilmesi gerekiyor. Başbakan Erdoğan, sadece kendine oy verenlerin Başbakanı olmadığını, tüm Türkiye'nin Başbakanı olduğunu pratikte ortaya koymalıdır.

AKP, 22 Temmuz seçimlerinde büyük başarı elde etmişti. Ancak aradan geçen bir yıl kaybedilmiş bir yıl oldu. Yüzde 47 oyla iktidara gelen bir hükümetin önceliği ülkenin acil sorunları olmalıydı. "Velev ki siyasal simge olsun" türü açıklamalarla başlayan süreç, Türkiye'ye çok değerli zaman kaybettirdi. Pahalıya mal oldu. Esas gündemi unutturdu. Siyasal krize neden oldu. Son bir yıl içinde yaşananlar herkes için derslerle doludur. Türkiye, bölgesinde ve dünyada önemli bir aktör olacaksa, bu tür krizlerle zaman kaybetmek yerine iş yapmalıdır.

Anayasa Mahkemesi'nin kararı ile sanırım tüm Türkiye rahat bir nefes aldı. AKP'nin kapatılmasının hem içte, hem de dışta yaratacağı olumsuz gelişmelerden kaçınılmış oldu. Ülke önemli bir sınavı geride bıraktı. Şimdi herkesin başını ellerinin arasına alarak düşünmesi gerek. Ülke niçin bu noktaya geldi? Nerelerde hata yapıldı? Böylesi gelişmelerden kaçınmak, ülkenin toplumsal bütünlüğünü tehlikeye sokmamak için neler yapılmalı? Yeni bir toplumsal mutabakat nasıl oluşturulabilir? Kurumlar arası çekişme yerine kurumlar arası uyum ve işbirliği nasıl sağlanabilir?

Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerini oluşturan bazı ilkeler vardır. Bu ilkeler Anayasa'da belirtiliyor. Laiklik bu ilkelerden biridir. Hiç kimsenin (iktidar olsa da) bu ilkeleri zedeleme, zayıflatma hakkı yoktur. Temel çökerse, bina da çöker. Türkiye, demokrasi ve insan hakları konusunda Avrupa standartlarını yakalayarak sorunlarını çözümleyebilir. Muasır medeniyetler seviyesine yükselebilir. İktidarların görevi, bu stratejik hedef doğrultusunda çalışma yapmaktır. Anayasa Mehkemesi, AKP'ye yaptığı ciddi ihtarla bu noktaya dikkat çekmiştir.

Anayasa Mehkemesi kararı ile ilgili tartışmalar elbette devam edecek. Farklı görüşler ortaya konacak. Bu doğal. Ancak, esas görev yeni bir dönemin başlangıcını yapmak, yeni bir sayfa açmaktır. İktidar ve muhalefet partileri arasında diyalog başlamalıdır. Kutuplaşmanın aşılması ve ülkenin önemli meseleleri konusunda yeni bir mutabakat oluşturmada liderlere büyük görevler düşüyor. Onlar halka örnek, öncü olmalıdır. Kavga dönemi geride kalmalı, işbirliği ve uzlaşma ön plana çıkmalıdır.

Türkiye artık siyasi partilerin sık sık, kolaylıkla kapatıldığı bir ülke olmamalı, iktidar değişikliği seçim sandığında sağlanmalıdır.

   1040 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
08 Ocak 2009, Perşembe   Seçim aracı olarak savaş
04 Ocak 2009, Pazar   Trajik bilanço
01 Ocak 2009, Perşembe   Hepimiz Gazzeliyiz
28 Aralık 2008, Pazar   2009'a bakış (2)
25 Aralık 2008, Perşembe   2009'a bakış (1)
21 Aralık 2008, Pazar   Irak'ın geleceği
18 Aralık 2008, Perşembe   Küresel sorunlar ve ABD
14 Aralık 2008, Pazar   Küresel ısınma ve AB
11 Aralık 2008, Perşembe   Karamanlis hükümetinin sonu mu?
07 Aralık 2008, Pazar   Bayram düşünceleri



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5451 1.5560
1 STERLİN 2.3340 2.3513
1 EURO 2.0988 2.1136



YAZARLAR : .

Reşat Akar

Ortak devlet gibi ortak demeç de olmaz!

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (54)...

Akay Cemal

'Karasuları', Rus tatbikatı ve ...

Hasan Hastürer

Gaderi gara Lefkoşam...

Bilbay Eminoğlu

Bu ne biçim dünya?... Bu ne biçim insanlık...

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Ahmet Tolgay

Klasik Sinema Kuşağımızda yarın akşam: WES...

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

SİNAN AYGÜN VATANDAŞ MI OLACAK?!

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Seçim aracı olarak savaş

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital