Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
5 ayaklı, çift cinsel organlı dana
'Karar seçimlik'
Rütbeler iki yıl sonra geri alındı
Ölümlü trafik kazası sanığı itham edildi
30 milyon TL alacak var
Kime karşı alıyorsunuz?
Hırsızlıkla suçlanan çocuklar 5 gün daha tutuklu
Bıçaklı saldırı olayının zanlıları, 8 gün daha tutuklu

YORUMLANANLAR
Marinero Restaurant'ta Y A N G I N [1]
Kabak çiçekleri başına iş açtı [2]
Tam bir skandal [4]
Hamitköy'e içilebilir su [1]
Şeyho'ya 3 yıl [1]
Arkadaşına tuzak kurdu, hapse gönderildi [1]
Maaşlar yargıda! [5]
Avcı: ÖRP, kilit parti olacak [1]
İngiltere donuyor [1]
Eroğlu: Erken seçim kararı mecburiyetten alındı [1]
"Hatalar sadece Gönyeli'nin lehine" [1]
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [7]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [2]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak [2]
Çözüm ilk kez bu kadar yakın [1]
3 milyon dolar için İpsaro'yu yok ediyorlar [2]
Tarih isyan ediyor [1]



Soğuk Savaş mı?

Dr. İsmail KEMAL

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   28 Ağustos 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Rusya'nın Abhazya ve Güney Osetya'yı tek yanlı olarak tanıması sonrasında Batı ile Rusya arasında tırmanan gerginlik, "Yeni bir Soğuk Savaş mı?" sorusunu akla getiriyor. Ancak, şimdi yaşanmakta olan gelişmeleri Soğuk Savaş olarak nitelemek mümkün değil. Soğuk Savaş, belirli bir tarihsel dönemde, iki farklı sosyal sistem arasında, (kapitalizm ve sosyalizm) dünya çapında üstünlük için, yaşamın her alanında verilen kıyasıya bir mücadeleydi. İki farklı ideoloji, iki farklı ekonomik model arasında insanlığın geleceğini belirleme mücadelesiydi.

   Sovyetler Birliği'nin yıkılmasından sonra Rusya çok sancılı bir şekilde de olsa dünya kapitalist ekonomik sistemine entegre oldu. Rusya, farklı ekonomik bir modeli veya alternatif bir ideolojiyi temsil etmiyor. (Aynı şey Çin için de geçerli. Çin sosyalist olduğunu söylese de, global kapitalist ekonominin bir parçası.) Rusya ile Avrupa arasında ekonomik alanda güçlü entegrasyon var. AB, tükettiği doğal gazın önemli bölümünü Rusya'dan alıyor. Demek ki, Batı ile Rusya arasında patlak veren mücade Soğuk Savaş modeline uymuyor.

   Rusya ile ABD ve Batı arasında şimdi yaşanmakta olan mücadele, uluslararası ilişkilerde yüzyıllardan beri devam eden klasik güç mücadelesine dönüştür. Ünlü Antik Yunan tarihçisi Thucydides'in (M.Ö. 455-400) Pelepones Savaşları Tarihi isimli eserinde aktardığı Atina ile İsparta arasındaki güç mücadelesi, bu tür mücadelelere örnek olarak verilir. O gün bu gündür, insanlık tarihi farklı büyük güçler arasındaki mücadelelerle doludur. Uluslararası ilişkiler normal seyrine, yani farklı güçler arasındaki mücadeleye geri dönüyor. Soğuk Savaş döneminde iki ideoloji temelinde iki kutup oluşmuştu. Soğuk Savaş sonrasında ise, ABD'nin hegemonyasında tek kutuplu bir sisteme geçilmişti. Şimdi, ABD'nin hegemonyasına karşı çıkılıyor. Bunu önce Rusya yaptı ama arkası gelecek. Çok kutuplu yeni bir uluslararası sistemin doğuş sancılarına tanık oluyoruz. ABD artık köpeksiz köyde, değneksiz gezemeyecek. O dönem geride kaldı.

   Bugün, Tacikistan'ın başkenti Duşanbe'de başlayan Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) zirve toplantısı, çok kutuplu dünya eğiliminin habercisi. ŞİÖ, Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Özbekistan'dan oluşuyor. Gözlemci üyeler arasında İran ve Hindistan da var. Yükselen güçler ŞİÖ içinde.

   Son gelişmeler, bir kez daha, uluslararası ilişkilerde ilkelerden söz etmenin ne kadar boş olduğunu, esas olanın çıkarlar olduğunu gösterdi. Devletler kendi çıkarlarına uyduğu zaman bir ilkeyi savunurlar, uymadığı zaman da unuturlar. Bunu anlamamak, tüm güçlerin her zaman uyduğu bazı ilkeler olduğunu sanmak, diplomaside naif tutumlara yol açar. Rusya, işine gelen konularda devletlerin toprak bütünlüğünden yanadır. İşine gelmeyen Gürcistan konusunda, Güney Osetya ve Abhazya'yı tanımakta bir sorun görmüyor. Bunu yapan sadece Rusya değil. Şimdi Gürcistan'ın toprak bütünlüğünden dem vuran Batı, daha dün Kosova'nın bağımsızlığını tanımadı mı? Çifte standart uluslararası ilişkilerin karakterinde var. Çifte standart uygulamayan yok. Uluslararası ilişkilerde temel olan ilkelerin değil, ulusal çıkarların savunulmasıdır. Sadece çok zayıf ülkelerle, büyük güçlere tamamen bağımlı ülkeler ve liderler bunu yapamaz. 

   NATO Konseyi, Rusya Federasyonu'na Güney Osetya ve Abhazya'yı tanıma kararından vazgeçme çağrısı yaptı ve "Rusya'nın tavrının, BM Güvenlik Konseyi'nin birçok kararına aykırı düştüğüne" dikkat çekti. Rusya'nın buna vereceği cevabı tahmin etmek zor değil. ABD Irak'ı işgal ederken BM Güvenlik Konseyi kararlarına mı uydu? Kosova'nın bağımsızlığı ve tanınması konusunda BM Güvenlik Konseyi kararı var mı?

   Kafkasya'da başlayan gelişmelerin sadece bu bölge ile sınırlı kalmayacağı, uluslararası dengeleri etkileyeceği ortada. Büyük güçler arasındaki nüfuz ve güç mücadelesi, çok kutupluluk, orta büyüklükteki güçlere daha fazla manevra olanağı sağlar. Yeter ki, bunu değerlendirmeyi bilsinler ve kişilikli politikalar yürütsünler. Rusya'nın politikalarını beğenmeyebiliriz ama kendi ulusal çıkarlarını savunma konusundaki kararlılığına saygı duymak gerek. 

   955 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
08 Ocak 2009, Perşembe   Seçim aracı olarak savaş
04 Ocak 2009, Pazar   Trajik bilanço
01 Ocak 2009, Perşembe   Hepimiz Gazzeliyiz
28 Aralık 2008, Pazar   2009'a bakış (2)
25 Aralık 2008, Perşembe   2009'a bakış (1)
21 Aralık 2008, Pazar   Irak'ın geleceği
18 Aralık 2008, Perşembe   Küresel sorunlar ve ABD
14 Aralık 2008, Pazar   Küresel ısınma ve AB
11 Aralık 2008, Perşembe   Karamanlis hükümetinin sonu mu?
07 Aralık 2008, Pazar   Bayram düşünceleri



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5451 1.5560
1 STERLİN 2.3340 2.3513
1 EURO 2.0988 2.1136



YAZARLAR : .

Reşat Akar

Ortak devlet gibi ortak demeç de olmaz!

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (54)...

Akay Cemal

'Karasuları', Rus tatbikatı ve ...

Hasan Hastürer

Gaderi gara Lefkoşam...

Bilbay Eminoğlu

Bu ne biçim dünya?... Bu ne biçim insanlık...

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Ahmet Tolgay

Klasik Sinema Kuşağımızda yarın akşam: WES...

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

SİNAN AYGÜN VATANDAŞ MI OLACAK?!

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Seçim aracı olarak savaş

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital