Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
"İddialar yalan"
Tarımla uğraşan kesim zor durumda
Rütbeler iki yıl sonra geri alındı
"Ortak açıklamayı istismar etti"
Ölümlü trafik kazası sanığı itham edildi
5 ayaklı, çift cinsel organlı dana
Gazze saldırıları DAÜ'yü de gerdi
Şenol: Hastanelerimizde lejyoner hastalığı riski yok

YORUMLANANLAR
Hamitköy'e içilebilir su [1]
Şeyho'ya 3 yıl [1]
Arkadaşına tuzak kurdu, hapse gönderildi [1]
Marinero Restaurant'ta Y A N G I N [1]
Kabak çiçekleri başına iş açtı [2]
Tam bir skandal [4]
"Hatalar sadece Gönyeli'nin lehine" [1]
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [7]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [2]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak [2]
Maaşlar yargıda! [5]
Avcı: ÖRP, kilit parti olacak [1]
İngiltere donuyor [1]
Eroğlu: Erken seçim kararı mecburiyetten alındı [1]
Kim çözecek? [1]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]
Aralık ayı hayat pahalılığı oranı yüzde -1.6 [2]



Futbol diplomasisi

Dr. İsmail KEMAL

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   7 Eylül 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Diplomasi tarihinde spor bağlantılı en ünlü girişim, 1970'li yılların başında ABD ile Çin arasında yakınlaşmanın başlangıcı sayılan "masa tenisi diplomasisidir." Şimdi de Türkiye ile Ermenistan arasında "futbol diplomasisi" yaşanıyor. Belirli koşullarda spor etkinlikleri, ülkeler arasında ilişkilerin yumuşatılmasında, belirli diplomatik çabaların başlatılmasında rol oynayabilir. Spora siyaset karıştırılmaması gerektiği devamlı söylense de, bazen bundan kaçınmak mümkün değil. Spor vesilesi ile başlayan diplomatik girişimler olumlu sonuç verebilir veya vermeyebilir. İşin bu yanı spor ve sporcularla değil, politikacılarla ilgili.

   Masa tenisi veya futbol diplomasisinde spor sadece bir vesiledir. Esas neden değildir. Masa tenisi diplomasisi olmasa da ABD ile Çin arasındaki ilişkiler düzelecekti. Çünkü iki ülke, Sovyetler Birliği'ni ortak düşman olarak görüyordu. Pekin'deki masa tenisi karşılaşmaları politikacılara atmak istedikleri adımlar konusunda fırsat sundu. Şimdi, Türkiye ile Ermenistan arasında yaşanan "futbol diplomasisinde" de spor vesiledir. İki ülkenin yöneticileri belirli adımlar atmak istiyordu. Bunun için koşulların oluştuğuna inanıyordu. İki ülkenin üst düzey diplomatları temmuz ayı başlarında İsviçre'de gizli temaslarda bulunmuştu. Erivan'daki maç, bu çabaları geliştirme olanağı sundu.

   ABD-Çin örneğinden farklı olarak Türkiye ile Ermenistan arasındaki bu ilk önemli adımın geleceğini tahmin etmek çok zor. Çok büyük beklentiler içine girmek doğru olmaz. Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesi, kısa sürede sağlanacak bir şey değil. Tabii ki, en üst düzeyde ilk girişimin yapılmış olması önemli. ABD ve Çin'in 1970'li yıllardaki konumu, onları işbirliği yapmaya itiyordu. Böylesi bir işbirliği ikisinin de çıkarınaydı. Türkiye ve Ermenistan'ın şimdi içinde bulunduğu uluslararası ve bölgesel sistem, iki ülke arasındaki sorunlar çok farklı. Türk-Ermeni ilişkilerinin geliştirilmesi, futbol diplomasisinden çok daha fazla çaba ve girişim gerektirecek.

    Türk basınının bir bölümü, özellikle hükümete yakın olan basın, her zaman olduğu gibi Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Erivan ziyaretini aşırı iyimser değerlendirmelerle sunuyor. Hava, Annan Planı döneminde Kıbrıs konusunda oluşturulan havayı hatırlatıyor. O dönemde bol bol toz pembe Kıbrıs değerlendirmeleri yapılmıştı. Sonuçta tümü yanlış çıktı. Şimdi de, toz pembe Ermenistan değerlendirmeleri yapılıyor. Ayaklar yine yere basmıyor. Halbuki gerçekçi olmakta yarar var. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Erivan ziyaretinin sembolik yönü önemli. İlk kez bir Türkiye Cumhurbaşkanı Ermenistan'ı ziyaret etti. Ne var ki, iki ülke arasındaki anlaşmazlıkların çözümü kolay değil.

   Türkiye ve Ermenistan arasında var olan malum anlaşmazlıklara diplomatik yollardan çözüm bulma ihtiyacı, Kafkaslar'da Rusya ile Gürcistan arasında yaşanan savaştan sonra daha acil hale geldi. Özellikle Türkiye'nin ortaya attığı "Kafkasya İstikrar ve İşbirliği Platformu" önerisinin hayata geçirilebilmesi, Ermenistan'ın da katkılarını gerektiriyor. Ancak, Kafkaslar'da iki ülkenin pozisyonu farklı. Ermenistan, Rusya ile sıkı ilişki içinde. En önemli stratejik müttefiki Rusya. Türkiye ise, Azerbaycan ve Gürcistan'la sıkı ilişkiler içinde. Bu durumda Kafkasya İstikrar ve İşbirliği Platformu girişiminin başarılı olması, öncelikle Rusya'ya bağlı. Bence Rusya bu girişime gerçek anlamda destek vermez. El altından köstek olur. Türkiye'nin bu girişiminin Azerbaycan tarafından sıcak karşılanmadığı sır değil. Demek ki, bölgesel işbirliği konusu çetrefil bir konu.

   Türkiye ile Ermenistan arasında var olan diğer anlaşmazlıklara gelince. Bunların çözümü de kolay değil. Ermenistan, Türkiye ile ilişkilerini koşulsuz olarak düzeltmek istiyor. Türkiye, koşulsuz olarak ilişkileri normalleştirmeyi kabul eder mi? Ederse, Azerbaycan'la ilişkileri ne olur?

   Cumhurbaşkanı Gül'ün Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan'ın davetini kabul etmesi önemli bir diplomatik adımdı. Futbol diplomasisi, bir başlangıç vesilesi oldu. Bundan sonraki gelişmeler taraflara, bölgesel ve uluslararası diğer aktörlere bağlı.     

    

   1178 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
08 Ocak 2009, Perşembe   Seçim aracı olarak savaş
04 Ocak 2009, Pazar   Trajik bilanço
01 Ocak 2009, Perşembe   Hepimiz Gazzeliyiz
28 Aralık 2008, Pazar   2009'a bakış (2)
25 Aralık 2008, Perşembe   2009'a bakış (1)
21 Aralık 2008, Pazar   Irak'ın geleceği
18 Aralık 2008, Perşembe   Küresel sorunlar ve ABD
14 Aralık 2008, Pazar   Küresel ısınma ve AB
11 Aralık 2008, Perşembe   Karamanlis hükümetinin sonu mu?
07 Aralık 2008, Pazar   Bayram düşünceleri



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5107 1.5214
1 STERLİN 2.2554 2.2722
1 EURO 2.0571 2.0715



YAZARLAR : .

Reşat Akar

Ortak devlet gibi ortak demeç de olmaz!

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (54)...

Akay Cemal

'Karasuları', Rus tatbikatı ve ...

Hasan Hastürer

Gaderi gara Lefkoşam...

Bilbay Eminoğlu

Bu ne biçim dünya?... Bu ne biçim insanlık...

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Ahmet Tolgay

Klasik Sinema Kuşağımızda yarın akşam: WES...

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

SİNAN AYGÜN VATANDAŞ MI OLACAK?!

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Seçim aracı olarak savaş

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital