|
Gelinen bu nokta çok önemlidir.
FİFA'nın özel izni ile futbol maçlarına olanak veren ve 1983 yılında kaybedilen bazı hakların yeniden kazanılabilmesi adına önemli bir randevu bizi bekliyor.
Aslında Çetinkaya'nın İngiltere'nin Luton Town takımını ülkemizde konuk etmesi ve son dakika engellemesi ile maçının ambargoya takılmasına o dönemde burun kıvırarak bakanlar, başarısızlık olduğunu savunarak sinsi bir keyif alanlar, ben zaten böyle olacağını biliyordum kompleksinde debelenenler ne kadar yanıldıklarını bu son gelişme ile görmüş oldular.
O dönemde yaşananlar ve sonrasındaki gelişmeler FİFA ve UEFA'yı Rum Futbol Federasyonu'na (KOP) baskı yapma noktasına getirmiştir.
Yıllardır uyutulan ve haksızlığımızın uğramamızın devamı olan mevcut durumun yeniden gözden geçirme ihtiyacını doğurmuştur.
20 Eylül 2007 Perşembe gün saat 9.00'da Zürih'te toplantı yapacak olan FİFA, UEFA, Kıbrıs Rum Futbol Federasyonu (KOP) ve Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu heyetlerinin gündemi kabarık değil.
Kıbrıslı Türklere uygulanan futbol ambargosunun nasıl aşılacağı ve ara formüller konuşulacak.
Daha önce gündeme bile gelmeyen bu konunun FİFA ve UEFA tarafından ilgili taraflar da çağrılarak gündeme getirilmesi çok önemlidir.
Hatta futbolumuz için bir milattır.
Luton Town karşılaşmasının oynanmaması, Cumhurbaşkanı Talat'ın Rum yönetimi başkanı Papadopulos ile yapacağı görüşmeyi bu nedenle ertelemesi, Çetinkaya'nın İngiltere Futbol Federasyonu nezninde girişimlerde bulunması bu gün ulaşılan noktanın adımları oldu.
Rum gazetelerinin haberlerinden alınan izlenim konunun bu şeklide gündeme gelmesi belli ki rahatsızlık yarattı.
KOP yetkilileri ile birlikte Rum yönetimi 20 Eylül randevusuna sağlam doneler ve hazırlıklarla gidecekler.
Şimdiden gerekli kulis faaliyetlerine başladılar.
En önemli argümanları ise Kıbrıs'ta tek resmi federasyon olan KOP'tan izin alınması durumunda isteyen Türk takımının istediği takımla maç yapabilir şeklinde olacak.
Rumlar bu şeklide hazırlık yaparken biz Zürih'teki toplantıda 3 kişilik görüşmeci heyetinde yer alacakların temsiliyeti konusunda Futbol Federasyonu-Çetinkaya kavgasını yaşıyoruz.
Federasyonun son bildirisi üstü kapalı olsa da bu kavgaya sert bir yanıt şeklinde oldu.
20 Eylül'deki önemli ve belki de bundan sonraki futbol serüvenimize yeni bir rota çizecek toplantı öncesinde bu yetki ve etki kavgasından çok ilgili herkesin görüşleri alınarak dayanışma içerisinde hazırlanmak tek seçenektir.
Bu yoldaki kazanımlar onun bunun değil, ülkenin kazanımı olacaktır.
VE YASİN KÜÇÜK KAYMAKLI'DA
Ve sterlinler de Çetinkaya'da!
Duvar
TRİATLONCULARIMIZ İNGİLTERE'DEKİ YARIŞTA "IRONMEN" YANİ "DEMİR ADAM" OLDULAR. ONLAR "IRONMEN" BİZ "PİSKOTMEN"
Gülermisin?
Pazarlama iyi bir ekiple yapıldığı zaman olumlu sonuçlar verir, kâr getirir. Buna bir de reklam faktörü eklenirse getirisi bir o kadar daha fazla olur. İş hayatında olduğu gibi sporda da pazarlama ve reklam her zaman kazançlı getirileri olan bir yöntemdir. Adamını ve zeminini bulunduktan sonra sporcuları ve onların tartışmalı başarılarını pazarlamak hiç de zor değildir. Bazı federasyonlar ve bazı sporcuların bin bir güçlükle sağladıkları olanaklarla elde ettikleri başarıları sıradanmış gibi değerlendirilmesi ve yetkililer tarafından da hak ettikleri şekilde değerlendirilmemesinin hüküm sürdüğü bugünkü kaos ortamında, bal tutan parmak yalar anlayışı ile işlerini yürütenler ortalarda dolanıyor. Başarının ödüllendirilmesi, kıstasının belirlenmesi, şartlarının oluşması ne yazık ki bu pazarlama ve reklam ustalarının sayesinde etik değerlerini kaybetti. Ahbap-çavuş ilişkilerinde doruk noktasına ulaşan bu yalakalık formülü bazılarının hak ettiklerinden fazlasını almasını getirirken, bazıları için hak ettiklerini bırakınız hiçbir şeklide dikkate bile alınmamasının zeminini hazırlıyor. Pazarlama ve reklam sporda da iyi iş yapıyor
Ağlarmısın?
Geleneksel zaafiyetimizdir. Önümüze uzatılan ve bol sayfalı, uzun metinlerden oluşan yazıları okumaz ve öyle imzalarız. Onu okumayı sanki karşımızdakilere bir güvensizlikmiş gibi düşünür, bunun onlara hakaret olabileceği yanlışına düşeriz. Bankadan borçlanmalarda, sigortaladığımız menkullerde, bir yere yapılacak üyelik başvurusunda, ev kiralama veya satın alma sözleşmesinde kısacası hayatın her alanında uzun uzun sayfalarla, okunması zor olan küçük puntodaki yazılarla önümüze uzatılan kağıtları karşıdakilere ayıp olmasın diye okumadan imzalarız. Bu özelliğimiz şimdi futbolcuların kulüplerle olan sözleşmelerinde geçerli olmaya aday. Bu yıl ilk kez uygulanan sözleşmeleri okumadan imzalayan futbolcular gerçeklerle yüzleşmeye başladıkları zaman şok olabilecek maddelerin altına imza attıklarını üzülerek görmüş olacaklar. Kulüplerin vergiden kurtulabilmek için 1000 YTL olan futbolcu aylığını 7 YTL. Olarak sözleşmeye yazdığı ve futbolcuların da bunu okumadan imzaladığı son ve en çarpıcı bir örnek. Futbolcuların sözleşmeyi iyice okuyup öyle imzalamasında yarar var
Bak sen
Dünyada birçok devletin birden fazla futbol federasyonu FİFA'ya üyedir, İngiltere'de bu rakam 3'e çıkmaktadır (H.Erçakıca-Cumhurbaşkanlığı Söz.)
FİFA'nın daveti KTFF'ye yapılmıştır, durumdan vazife çıkaranlara, maksadı aşan demeçler verenlere hatırlatılır (T.Seroydaş-KTFF Asbşk.)
Yeniboğaziçi başarıların takımıdır, bu yıl da var gücümüzle çalışarak alıştığımız başarılarımızı devam ettireceğiz (C.Biren-YB Bşk.)
Bizim dönemimizde 20 Milli maç yaptık ancak FİFA'ya üye ülkelerle de maç yapabilecek duruma gelmek istiyoruz (N.Okutan-KTFF Bşk.)
Bize karşı güven duymayanlar Yenicami'ye maddi desteklerini geri çektiler ancak biz verdiğimiz sözlerin arkasında duruyoruz (Y.Balcı-Pasha Group)
Çok merak ediyorum
Ülke sporunda heba olan binlerce gencin önünü açmak için kurulacağı açıklanan KKTC Beşiktaşlılar Derneği, bunu nasıl gerçekleştirecek?
Eski bir Çetinkaya başkanı olarak bu yılki şampiyon adayının Gönyeli olduğunu açıklayan Lefkoşa Belediye Başkanı Bulutoğluları'nın içi cız etti mi?
Yeni başkanı olarak Özden Altaylı'yı seçen Ozanköy'de eski başkan Tuncay Hephız tartışması bitmeden işler yoluna girecek mi?
Çetinkaya'nın 50 bin sterlin bonservis bedeli istediği, Küçük Kaymaklı'nın ise 20 bin sterlin önerdiği Yasin'in transferinde hangi rakamda buluşuldu?
JOSEPH!..
Suç dosyası gittikçe kabaran siyahi futbolcu Joseph'e artık dur demenin zamanı gelmiştir.
İnsan bir kez hata yapar.
Ama o sürekli olarak hepimizle dalga geçer, hepimizi aşağılar gibi aklına eseni yapıyor.
Ne yazık ki özellikle de Çetinkaya gibi adının önüne efsane eklemesini koyan köklü bir kulüp Joseph'in bu şımarıklığı ve sorumsuzluğuna çanak tutuyor.
Geçmişte tribünlere çirkin ve iğrenç hareket yaptığı için ceza alan ve Çetinkaya tarafından kadro dışı bırakılan ve ne yazık ki daha sonra affedilen bu Joseph.
Takımı yüzüstü bırakarak Rum kesimine kaçan ve bu nedenle mahkemelik olan bu Joseph.
Önce Çetinkaya ile sözleşme imzalayan, peşin para alan, kiralık araba verilen, ev tutulan ancak daha sonra Gönyeli ile bir başka sözleşme imzalayarak yine bildik tavrını sergileyen bu Joseph.
Koskoca iki camianın arasını açan, yöneticilerini birbirine düşüren, daha başlamadan ligi sabote eden bu futbolcuya daha ne kadar tahammül edilecek?
Joseph'in sözleşmesinin Çetinkaya için mi, yoksa Gönyeli için mi geçerli olacağına Futbol Federasyonu karar verecekmiş.
Ben sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısını severim diyen ulu önder Atatürk'ü dinlesinler de Joseph'in biletini keserek ülkesine paketlesinler.
En isabetli karar bu olacak.
|