Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
5 ayaklı, çift cinsel organlı dana
Rütbeler iki yıl sonra geri alındı
'Karar seçimlik'
30 milyon TL alacak var
Kime karşı alıyorsunuz?
Ölümlü trafik kazası sanığı itham edildi
Hırsızlıkla suçlanan çocuklar 5 gün daha tutuklu
Bıçaklı saldırı olayının zanlıları, 8 gün daha tutuklu

YORUMLANANLAR
Arkadaşına tuzak kurdu, hapse gönderildi [1]
Marinero Restaurant'ta Y A N G I N [1]
Kabak çiçekleri başına iş açtı [2]
Tam bir skandal [4]
Hamitköy'e içilebilir su [1]
Şeyho'ya 3 yıl [1]
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak [2]
Maaşlar yargıda! [5]
Avcı: ÖRP, kilit parti olacak [1]
İngiltere donuyor [1]
Eroğlu: Erken seçim kararı mecburiyetten alındı [1]
"Hatalar sadece Gönyeli'nin lehine" [1]
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [7]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [2]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
5 yılda, 1 milyon 280 bin keklik üretilecek [8]
Çözüm ilk kez bu kadar yakın [1]
3 milyon dolar için İpsaro'yu yok ediyorlar [2]



Spor bu kadar önemsiz olamaz...

Songuç KÜRŞAD

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   18 Nisan 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

AKEL Genel Sekreteri Dimitris Hristofias'ın Kıbrıs Rum Cumhurbaşkanı seçilmesi, sıcağı sıcağına KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile görüşerek Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik barışçı mesajlar vermesi ve nihayetinde kısa bir süre sonra da yılan hikayesine dönen Lokmacı kapısının karşılıklı geçişlere açılması ile oluşan olumlu havanın kapsamlı bir çözüme zemin hazırlamak için liderler arasında başlaması düşünülen görüşmeler öncesinde komiteler kurularak çalışma yapmaları kararı ile beklentiler umuda dönüştü.

Kurulan komiteler basınla tanıştırıldı.

KKTC adına Özdil Nami ile Rum kesimi adına Yorgos Yakovu'nın başkanlık edeceği çalışma grubu ve teknik komitelere bakıyorum.

Çalışma grupları "Yönetim ve güç paylaşımı" "AB konuları" "Güvenlik ve garantiler" "Toprak" "Mülkiyet" ve "Ekonomik konular"

Teknik komiteler ise "Suç ve suça ilişkin konular" "Ekonomik ve ticari konular" "Kültürel miras" "Kriz yönetimi" "İnsani konular" "Sağlık" ve "Çevre"

Çalışma ve teknik komitelerin toplamında 13 konu görüşmelere zemin hazırlamaları ve yol alınması için masada olacak.

Geçen hafta konuyu gündeme getirmiştik.

Belli ki mesajı alması gerekenler ya duyarsız davranıyor, ya da "sin de gülle geçer" mantığı ile zamana oynuyorlar.

Bütün dünyanın anladığı ortak dil olan spor bu kadar komitede kendine yer bulamadı.

Barışa giden yolda mesafe alınması için en etkili olan dünyanın evrensel ilgi alanı spor bu komitelerde yok.

Ne kadar çetrefilli konular var görüyorsunuz.

Elbette kapsamlı bir çözüme giderken bu konularda da mesafe alınması gerekiyor.

Ancak yıllardır yaşadığımız deneyimler bu konularda ne kadar yavaş ilerlenildiğini, ne kadar tartışamaya açık ve zor konular olduğunu göstermiştir.

Geriye dönüp bakıldığı zaman her türlü zorluğa rağmen Kıbrıs Türk sporcusunun ambargo nedeniyle dünyadan dışlanması konusunda uluslararası spor organizasyonlarında büyük bir hassasiyet olduğu görülmektedir.

Her türlü olumsuzluğa ve engellemelere rağmen Kıbrıslı Türkler ile Kıbrıslı Rumlar arasında zaman zaman spor karşılaşmaları yapılmıştır.

Hem unutulmasın ki dünyanın en çözümsüz konularından olan ve tıpkı Kıbrıs sorunu gibi uzun yıllar dünya gündemini meşgul eden Çin ile Taiwan arasındaki sorun bir masa tenisi yani ping pong karşılaşması ile büyük oranda aşılmıştı.

Sporun ana ruhunda olan dostluk, kardeşlik ve fair play anlayışının bu komite ve çalışma grubu aşamasında aldıracağı mesafe diğer konularda alınacak mesafenin kat kat üstünde olacaktı.

Spesifik bir konuda alınacak mesafe de yavaş ilerleyen ve sık sık tıkanan bir süreçte diğer konulara moral olacaktı.

Demek ki Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, Kıbrıs Türk ve Rum yetkililer sporun misyonunun önemli olmadığına karar verdiler ve onu bu çalışma gruplarının dışında bırakarak bir karar ürettiler.

Günün sonunda onların haklı olabileceğini düşünecek kadar saf değilim.

Spor konuları hatta tek başına bu çalışma gruplarının içinde olmalıydı.

Yok eğer sonuca ulaşılmayacak konuları komitelere havale etme geleneğine bağlı olarak bu adımlar atılmışsa iyi ki spor da bu komitelere konmadı ve çözümsüzlüğün bir parçası olmadı.

Duvar

20 Nisan'da futbol bitiyor. Ekim ayına kadar 6 ay "E bebeğim eee, eee"

3 söz 3 yorum

Güçlü yönetimle potansiyeli harekete geçirerek zirveye oynayan takım yaratacağız (H.Falyalı-MTG Bşk.)

Hiç şaşmam. Bu takım 5 hafta kriz nedeniyle yarı buçuk başkanlı, 5 hafta da istifa nedeniyle başkansız oynayarak lig üçüncülüğüne kadar uzanabilmişse, maddi ve manevi dürtükleme ile şampiyonluğa hayda hayda oynar

Hakem Ecvet Kanatlı önceki maçlarımızda hatalı düdükler çaldı, ondan çekiniyoruz (H.Topaloğlu-Yeşilova Ant.)

Tüm ikazlara rağmen yanlışı tekrarlayanlar için "Okundurdum yazındırdım, bale gudalya, bale gudalya" der eskiler. 22 yıl sonra 1. lige yükselmesine 90 dakika kalan Yeşilova'nın antrenörü hakemle uğraşmamalı

Maçın berabere bitmesi yerine mağlubiyeti bile göze alıp oynayacağız (H.Cantürk-G.Gücü Ant.)

Ne düşünce amma. Ben de zannederdim ki Gençlik Gücü beraberliğe oynayacak. Kardeşim berabere kalırsan Yeşilova 1. lige çıkacak. Tabi ki beraberlikle mağlubiyetin bir farkı yok. Bazen konuşmak için konuşuyoruz galiba

İLGİSİZLİK DİZ BOYU...

Genelde sporda, özelde de futboldaki seyircisizlikten yakınıyoruz. Sporcuları motive eden seyirci faktörü ortadan kalkınca sporun ne tadı kalıyor, ne tuzu. Kalite düşüyor, heyecan azalıyor, başarı çıtası iniyor, dereceler geriliyor. Duyarlı bir okuyucu aradı. Bir baba. Çocuğu okullararası atletizm yarışlarında mücadele ediyor. Nine, dede, halalar, teyzeler, kardeşler ma aile yarışları izlemek için stada koşmuşlar. Onlarca okul, yüzlerce çocuk ve genç yarışıyor. Tribünlerde ise ya iki aile var, ya üç. Düşünün okulların binlerce öğrencisi, yüzlerce çocuğun binlerce ailesi var ama tribünlerde sadece 10-15 kişi. Eğer çocuklarımızı desteklemek için tribünlere gitmiyorsak başkasının maçlarını izlemek için mi tribünlere gideceğiz? Laf!

HIV VİRÜSÜ...

Ligin son haftasına girdik. Şampiyon Gönyeli'yi uzun süre kovalayan zirve yarışçılarının ilginç uygulamaları başladı. Önce Cihangir bombayı patlattı. Takımı sırtlayan 3 yabancısı Joseph, Patrick ve Touko'yu gönderme kararı aldı. Sakatmışlar diye. Gençlere şans tanıyacaklar diye. Peşpeşe yenilip lig üçüncülüğü de gidince akılları başlarına geldi. Şimdi de Küçük Kaymaklı. Kanu ve Smart'ı gönderdi. Kanu'nun forumsuz, Smart'ın kız arkadaşında HIV virüsü var diye gönderildiği açıklandı. İlginçtir bunlar lig bittiği zaman anlaşılıyor. Kardeşim yabancıları göndermek gibi bir niyetin varsa bunu adam gibi yap ve gönder. Binbir dereden su getirerek, uyduruk gerekçelerle hem onları rencide etmenin, hem de herkese rezil olmanın alemi yok.

BAYANLAR SAHAYA...

Sütten ağzım yandı, yoğurdu üfleyerek yiyorum. Bayanlar Ligi kurulacak düşüncesine yönelik olarak "Erkekler mamur etti de, bayanlar kaldı" esprisini yaptım, bayan futbolcular, yöneticileri, bayan spor yazarları, feministler öyle tepki gösterdiler ki anlatamam. Korktum vallahi. Futbol Federasyonu deneme amaçlı olsa da bu yıl Bayanlar Ligini başlatma kararı aldı. İlk toplantı gerçekleşti ve 7 Mayıs'ta liglerin başlatılmasına karar verildi. Şimdilik 6 takım var, belki de sayı artacak. Bu kez espri yapmıyorum çünkü bu yola çıkanlar önemli bir adım atıyorlar ve desteklenmelidirler. Federasyonun lige sponsor bulacağı vaatlerine rağmen bayan takımlarının maddi ve manevi yükünü çekmek sanıldığından da zor olacaktır. Kolay gelsin diyorum.

TERS ORANTI...

Devlet futbola 2.5 trilyon TL. kaynak ayırdı. Bu rakam devletin verdiği. Bunun bir de saha bakımları, çim paraları, sahaların alt yapı eksiklerinin tamamlanması, oradaki görevlilerin ücretleri, alet edevat miktarları gibi ödedikleri var. Bir de kulüplerin aylık, prim, doktor, tedavi, malzeme, ev eşyası, düğün, sünnet, yardım parası ve beklenmedik giderler diyerek futbolcularına verdiği rakamlar var. Bunlar da önemli paralar. Yani neresinden bakarsanız bakınız futbola ayrılan yıllık para 3 trilyonu bile geçiyor. Ülkenin ekonomik şartları, kaynakları, mali yapısını düşündüğümüz zaman bu rakam çok önemli bir rakamdır. Peki bu kadar para yatırılan futboldan alınan verim ne? Harcanan para ile kıyaslandığı zaman devede kulak. Para çok, verim az. Kalite yok, başarı yok, yıldız yok, seyirci yok, yok oğlu yok. Bir tek övündüğümüz ne var. Yüzlerce kulüpte binlerce gence futbol oynama olanağı sağlıyoruz ve bu da sosyal bir olgudur. Futbol kalitesiz olsun amma binlerce futbolcu kaliteyi düşürerek oynamaya devam etsin yani. Sanki ortadaki pastanın dilimlerini artırma, başarılı olanı tatmin edici ve cesaretlendirici rakamlarla ödüllendirme adına atılacak adımlarda hedeften uzaklaşılacakmış gibi düşünce var. Yüksek kalitede, yoğun seyirci önünde oynanan futbolda yer almak için mücadele edecek olanların kaliteyi ne kadar yükseltebileceği unutulmasın. Var zannettiğimiz o sosyal olgu işte o zaman gerçek anlamda futbol seyircisini ve oyuncusunu sarmalına alacaktır.

 

Sorular... sorular...

Ortaokullararası güreş müsabakalarının gazetedeki haber başlığında "Minderlerin kral ve kraliçesi Bayraktar" vardı. Futbolda bayanları sahada görmeye alıştık da, bayanlar ne zamandan beridir minderde güreşiyorlar?

Küçük Kaymaklı yabancı futbolcusu Smart'ı kız arkadaşında HIV virüsü var diye ülkesine gönderdi. Yapılan tahlillerde Smart'ın temiz olduğu açıklandığına göre, Smart kız arkadaşı ile duygusal bir birliktelik mi yaşıyordu?

Yeniboğaziçi maçını da kaybetmezse Gönyeli ligi namağlup olarak bitirecek. Hem namağlup, hem lig, hem kupa şampiyonluğunu 30 yıl sonra kazanacak Gönyeli'de, ille gençler oynamalı diye tantana yapanlar seslerini ne zaman kesecek?

Futbola ayrılan trilyonlara rağmen başarı ve kalite adına ortada hiç bir şeyin olmadığını görüyoruz. Futbola ayrılan paranın tırnağı kadar pay alan atletizmde son günlerde kırılan rekorlar yetkililere bir mesaj mı veriyor?

Onuncu 1

"Şampiyon Gönyeli" ama bunlar yavruları

Onuncu 2

Hakemi dövecek seyirci varmış gibi koruma devam

   704 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
09 Ocak 2009, Cuma   Hedefsizlik bizi sürüklüyor...
05 Ocak 2009, Pazartesi   Ertan'ın Gönyeli'ye yeni yıl hediyesi...
04 Ocak 2009, Pazar   Sabrın da bir sınırı var...
02 Ocak 2009, Cuma   2009, 2008'e benzemez inşallah...
29 Aralık 2008, Pazartesi   Bir zamanlar maziye bak...
28 Aralık 2008, Pazar   Köpek kime derler?
26 Aralık 2008, Cuma   Yalnızlar rıhtımında Ömer Adal...
22 Aralık 2008, Pazartesi   820 dakikalık tılsım bitti...
21 Aralık 2008, Pazar   Futbolun da adaleti varmış!
15 Aralık 2008, Pazartesi   Daha önce neredeydiniz beyler?



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5451 1.5560
1 STERLİN 2.3340 2.3513
1 EURO 2.0988 2.1136



YAZARLAR : .

Reşat Akar

Ortak devlet gibi ortak demeç de olmaz!

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Hasan Hastürer

Gaderi gara Lefkoşam...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (54)...

Akay Cemal

'Karasuları', Rus tatbikatı ve ...

Ahmet Tolgay

Klasik Sinema Kuşağımızda yarın akşam: WES...

Bilbay Eminoğlu

Bu ne biçim dünya?... Bu ne biçim insanlık...

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

SİNAN AYGÜN VATANDAŞ MI OLACAK?!

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Seçim aracı olarak savaş

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital