|
Söylemek istediklerini dosdoğru söyleyenleri severim.
Dolambaçlı yollarla, sağ eliyle sol kulağını gösterenlerle işim olmaz.
Neyse ne.
Futbol Federasyonu Başkanı Ömer Adal avukat kimliğe sahip.
Mesleğini yaparken girdiği davaları kazanmak için kelimelerle oynamayı, karşıyı savunmayı zora sokmayı, savunur gibi göründüğü konuyu aslında savunmadığını asıl niyetinin başka bir şey olduğunu ustalıkla uygulayabilir.
Bu şeklide dava kazanabilir.
Ancak Futbol Federasyonu Başkanı olarak söyledikleri ve savundukları mahkeme salonlarında olduğu gibi olamaz.
Ne söyleyecekse, neye inanıyorsa onu açık açık ortaya koymalı, savunmalı ve nasılsa öyle görünmelidir.
Ünlü düşünür Mevlana'nın söylediği gibi.
"Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol"
FIFA önerileri gündeme geldiği zaman her kesim ihtiyatlı bir yaklaşımla gelişmeleri bekledi.
Öneriler FIFA'dan geldiği şekilde ne yenir, ne de yutulurdu.
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın da vurguladığı gibi "Dirhemini yiyen köpek kudurur" noktasındaydı.
Adal bu önerilere karşı Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu olarak karşı önerileri hazırlarken futbolun her kesimi ile toplantılar yaptı, görüşler aldı, çok açık olmasa da hazırladığı görüşleri seslendirdi.
Kıbrıs Türk Spor Yazarları Derneği yöneticileri olarak bize de bu konuda bilgi verdi, görüş sordu ve en önemlisi destek istedi.
İstediği destek de şuydu.
FIFA önerilerinde yer alan ve çok tartışılacak Rumların hakimiyetindeki Kıbrıs Futbol Federasyonu (KOP) üyeliğinin karşı önerilerle kabul edilebilir noktaya getirilmesi ve üyelik kabul edilirse oluşacak tepkileri önleyebilmek için spor basınının desteğini istedi.
KOP üyeliğini kabul edeceği sinyalini kendisinden önce FIFA ile görüşmeleri sürdüren Niyazi Okutan ekibinin de kabul ettiği savunması ile güçlendirmeye çalıştı.
Bu anlayışla kavga çıkmasına çanak tuttu.
Çünkü KOP üyeliği konusunda kendisinin ve ekibinin de niyeti vardı ve Okutan'ın da bunu kabul ettiği savunması ile elini güçlendirme stratejisini geliştirdi.
Bizden istediği desteğinin dayanağı da kazanılmış çok iyi haklarla Kıbrıs'ta kalıcı bir çözüm oluncaya kadar KOP üyeliği temelinde FIFA'ya karşı öneriler sunulması idi.
Ama en önemlisi anlattığım bu çerçevede gelişmeleri futbol federasyonu genel kurulunu olağanüstü toplantıya çağırarak bazı çıkışlara rağmen genel kuruldan oybirliği ile yetki almasıydı.
Bu gelişmeler yaşanırken Ömer Adal ve ekibine siyasilerin bu konudaki tavırları sürekli soruldu.
Onun savunması da Okutan zamanında FIFA toplantılarında siyasilerin bu konuda yeşil ışık yaktıklarını ve bu kez de benzer desteği bulacağı şeklindeydi.
15 Eylül günü FIFA'ya elektronik posta ile gönderilen yanıtlar tamamıyla gerçekleştirilen görüşmelerin dışında bir çerçeveye oturtuldu.
KOP üyeliği kesinlikle ret edildi, futbolda dışa açılmamızı sağlayacak tüm gelişmelerin FIFA-KOP-KTFF'ndan oluşacak bir komite ile sürdürülmesi için öneri yapıldı.
Eğer bu düşünceyi Adal ve ekibi yaptığı çalışmalarda ortaya koyaydı ve bunu savunacağız diyeydi alınlarından öperdim.
Belki de doğrusu olan bu önerilerin kabul edilmeyeceğini bildiği halde bunalıma oynayacağına açık açık KOP'a üyelik de neymiş biz 1960'dan gelen Anayasal haklarımızı savunacağız diyeydi onları ayakta alkışlardım.
FIFA'nın bunu ret edeceğini bildiği halde bunları önermek tamamen görüşmelere endeksli bir gelişmedir ve karar siyasiler tarafından verilmiştir.
Ömer Adal bunu biliyor ve KOP'a üyeliği destekler rolünü oynuyorsaydı çok güzel oynadığını itiraf etmeliyim.
FIFA ile olan görüşmelerde KOP'un KTFF'nunu üye alabilmesi için tüzüklerinde değişiklik yapması için niyet gösteren, yaptığı tüm görüşmelerde KOP üyeliğine karşı büyük kazanımlar elde etmek için destek isteyen, olağanüstü genel kurul toplayarak bu konuda yetki alan, son dakikaya kadar bu görüşleri vereceği imajını geliştiren ve son önerilerin Cumhurbaşkanı Talat tarafından istendiği ve buna mecbur kaldığı havasını veren Adal müthiş bir senaryoyu sahneye koymuş oldu.
Helal olsun.
Duvar
"Oşan" Gönyeli basketbol takımına sponsor oldu. O "şan" onların, başka "şan"lanacak yok mu?
2 söz 2 yorum
Şanlı bir dönemde bayrağı devraldım, su sporlarını arkadaşlarımla layık olduğu yere taşıyacağız (S.Kaplan-Susporları Fed.Bşk.)
Ne şanlı dönem ya! Su sporları federasyon başkanı 1 yıldır istifa etti yerine kimse atanmadı. Sporcular yüzecek havuz bulamadığı için bu spordan kopuyor. Koca yaz sezonunda yapılan yarış yok. Ne şanlı dönemmiş bu böyle?
Yaşanan zorlukları biliyoruz bu nedenle her yıl en başarılı iki triatloncuya teşvik amacı ile iki yeni bisiklet alacağız (Ö.Düzgün-Müsteşar)
Aman ha sayın müsteşar aman ha! Bütün federasyonların malzeme konusunda sıkıntıları var. Triatlonculara her yıl iki yeni bisiklet alırsanız yarın başarılı jokeyler kapınıza gelirse, onlara da her yıl iki tane at mı alacaksınız?
NE HAKEMLER AMMA!
Futbol camiası içerisinde en disiplinli gibi görünen ancak birbirlerini en çok hırpalayan kesim hakemlerdir. Bir didişme, bir çekememezlik, bir kıskaçlık, bir husumetdir gider. Hakemler birbirleri ile bir küs, bir barışık. Yöneticiler birbirleri ile bir küs, bir barışık. Görevde olanlar, basını kullananların sürekli eleştirilerle yıpratmasından nasibini alır. Bir süre sonra roller değişip eleştirenler göreve geldiğinde diğerleri basını kullanmaya başlar, dün bana, bugün sana diyerek silahlarını çeker. Yetkili konumdayken hakemlerin yaşa abi, var ol baba diye omuzlarda gezdirdikleri görevden ayrılınca tu kaka olurlar. En önemlisi yaşanan tüm bu çirkinlikleri gazete sayfalarında, televizyon kanallarında herkesin önünde yaşatırlar. Yazıklar olsun.
BİR HAVUZ YETMEZ
Devletin 2 milyon 500 bin YTL. koyarak oluşturduğu futbol havuzunun başka kaynaklarca beslenmesi düşüncesi geçen yıl hayata geçirilemedi. Bu yıl da gündemde olan ve sponsor, naklen yayın, maç gelirleri gibi girdilerle artırılması düşünülen havuz futbol dışında kalan diğer 29 spor federasyonunun da iştahını kabartmış durumda. Öyle ya tek başına futbola 2 milyon 500 bin YTL. ayırır ve geriye kalan 29 federasyona çerez parası verirseniz isyan başlar. Sesler yükselmeye başlayınca spordan sorumlu Başbakanlık Müsteşarı Öntaç Düzgün futbol dışındaki federasyonlara da bir havuz oluşturulabileceğini söyledi. Sanırım Öntaç Düzgün altın madeni buldu. Yoksa futboldan sonra başka havuz oluşturma için parayı nerden bulacak?
CESUR ADIM
Sporda sponsorluk konusu yüreğimizi yakan en önemli sorundur. Bu ülkeden kazanıp ülke gençliğine ve sporuna tek kuruş yatırım yapmayanlara kızgınlığımız var. Özellikle de Türkiye kaynaklı olup da ülkemizden büyük oranda para kazanan şirketlerin ve kuruluşların spora hiçbir katkıları olmamasını kabul edemiyorum. Büyük ölçekli şirketler bu noktada olurken Gönyeli Basketbol takımına sponsor olan Oşan firmasını ayakta alkışlarım. Gönyeli kökenli olan Oşan ailesinin kazandıklarının bir bölümünü kendi köylerinin basketbol takımına aktarmaları, yaşanan ekonomik durgunluğa rağmen bu cesur kararı almaları, bütçe olarak onların kat kat üstünde olan adı büyük firma ve şirketlere umarım iyi bir ders olur. Anlayabilirlerse!
KEMERLERİ SIK DEDİKÇE
Memleketin hali malum. Ekonomik darboğaz ve piyasadaki nakit akışı hükümetin, yaşanan pahalılık ve fiyat artışları da insanların boğazını sıkmakta. Yaşanan bu bunalımda Maliye Bakanlığının sıkı uygulamaları bütün kesimlere olduğu gibi spora da yansımaktadır. Spor denince paranın önemi zaten ortaya çıkar. Malzeme, alt yapı, sporcu giderleri, kulüp giderleri, saha bakımları, dış temaslarda sporcularımızın giderleri, dışardan gelen sporculara harcananlar sürekli para isteyen konulardır. Normal bütçesi yanında müşterek bahisler yani betlerden de önemli kaynak bulan sporda bu yıl bitmeden para bitti. Önlerinde üç tane önemli ödeme bulunan spor yetkilileri şimdi kara kara düşünmekte. Çünkü büyük oranda maddi kaynağa ihtiyaç duyulan bu üç gideri karşılayabilmek için Maliye de normal olarak kaynak bulmak zorundadır. Daha doğru anlatımla spor yetkilileri maliyeye bu giderin karşılanabilmesi için bütçede kaynak göstermek durumundadır. İhalesinin dışında yapılan eklemelerle 1 milyon 500 bin YTL. ek bütçe isteyen kapalı olimpik yüzme havuzu projesi, 1 milyon YTL. isteyen Gönyeli sentetik çim saha projesi ve futbol havuzuna aktarılması için müsteşar Düzgün ile Futbol Federasyonu Başkanı Ömer Adal arasında imzalanan protokola göre beklenen 2 milyon 500 bin YTL.lik futbol havuz projesi. Bunların toplamı yaklaşık 5 milyon YTL. Büyük para. Özellikle de yaşanan bu ekonomik darboğaz döneminde. Maliye'nin bu paraları alın güle güle harcayın demesini bekleyenler biraz yanılıyorlar galiba.
Sorular sorular
Birçok spor karşılaşması daha önce açıklanan saatte başlar. İnsanlar da buna uygun olarak programlarını yapar ve zaman ayırır. Yelken, Motor ve Kürek Federasyonu etkinliklerinin başlama saatinin rüzgara göre ayarlanmasına ne demeli?
İran'ın iki büyük takımı Persopolis ve İstiklal takımlarının derbi karşılaşmasını izlemesi için İran'a davet edilen dünyaca ünlü eski futbolcu Pele tam 350 bin dolar ücret istedi. Oldu olacak maç biletini ödemesin diye serbest giriş kartı da alsın?
Türkmenköy yabancı futbolcuları William, Tabi ve Gerhard'da sonra dil sorunu çekmemeleri için son hakkını yine Kamerun'lu Etunci Arnel'den yana kullandı. Bu dil çok sorun olacaksa antrenör Eralp'ın yerine Kamerun'lu antrenör getirselerdi?
Lüks otellerdeki kurs, seminer, eğitim işlerine karşı olduğunu sık sık vurgulayan Merkez Hakem Kurulu Başkanı Fevzi Beyar 100 hakem ve gözlemciye lüks Malpas otelde iki gün kurs yapılmasını nasıl içine sindirebildi?
|