Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Şahadet yok, serbest kaldı
Tavuri'nin tövbesi yine tutmadı
Otellerde bayram bereketi
Bayramda evdeyiz
Kanser olmak istemiyoruz
Kamu hizmetlerini görüştüler
Güzelyurt Kurtuluş Lisesi'nin ek sosyal tesisleri törenle hizmete girdi

YORUMLANANLAR
Eroğlu, ilk seçimde siyaseti bırakmak zorunda kalacak [2]
Avcılar dün siyah çelenk koydu, bugün de köpeklerle eylem yapacak [1]
Tavuri'nin tövbesi yine tutmadı [1]
Kanser olmak istemiyoruz [1]
Otellerde bayram bereketi [1]
Avcılar eyleme gidiyor [11]
Talat ve Hristofyas'a "camdan mumluk" [1]
Taksim Trio, Londra Caz Festivali'nde büyüledi [1]
Gökyüzünde Ay ile Venüs'ün muhteşem buluşması [1]
Çarşıda "bayram" yok [6]
Liste nihayet! [1]
2009 da kurak [1]
Yedikonuk İlkokulu'nda "Kitap Haftası" etkinliği [2]
Hiçbir şeyin değişmediğinin göstergesi [2]
Atılan çöpler hepimizi etkiliyor [3]
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı [3]
Hükümet yazı görmez [7]
Pakistan'dan yatırım girişimi [1]
Hatay [3]
12 yaşında, cinsel ilişkisi cep telefonuna kaydedilip tehdit edilen çocukları tedavi ediyorum [5]



2 aylık tatlı rüya...

Songuç KÜRŞAD

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   26 Eylül 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Bir sevinç dalgası, bir umut rüzgarı esti futbolumuzda.

   Neymiş efendim FIFA'ya gönderilen karşı yanıtımıza red gelmemiş.

   Yani kapıyı yüzümüze kapatmamışlar.

   Yani kapıyı gındırık bırakmışlar.

   Bir sevinç, bir coşku.

   Nerede ise bu sonucu zafer ilan edeceğiz.

   Zil takıp oynayacağız.

   FIFA'nın önerilerine "KOP'a üye olmayız ancak KTFF-KOP-FIFA-UEFA komisyonu ile bize açılım sağlayın" şeklinde özetlenecek karşı önerimize, FIFA'nın red yanıtı vermediği imajını yaymaya çalışan bizdeki romantiklere gülüyorum.

   Futbol Federasyonu Başkanı Ömer Adal'a ise gülemiyorum bile.

   Çaresizliğine acıyorum sadece.

   Düşündükleri ile uyguladıkların ters olmasından kaynaklanan bir çaresizliği yaşıyor.

   Aslında IQ'su normal olan herkes FIFA'nın ne demek istediğini rahatlıkla anlar.

   Bizim federasyon başkanı "telefonla bana bildirdiler" diyerek işi geçiştirmeye çalıştı ancak Rum gazeteleri her zamanki gibi bu konuda kaynak oldu.

   FIFA "Size verdiğimiz önerileri düşünmeniz için 2 ay süre veriyoruz. İki ay sonra yanıtınız şimdiki gibi olursa bu konu kapanır ve Talat-Hristofias arasında gerçekleştirilen görüşmelerden çıkacak çözüme kadar bu işi dondururuz" diyor.

   Anlaşılmayan bir şey var mı?

   FIFA bizim önerilerimizi kabul etmedi.

   FIFA kendi önerilerinin kabul edilmesi veya kabul edilebilir bir düzeye getirecek karşı öneri için 2 ay daha süre verdi.

   FIFA 2 ay sonunda Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu'nun ayni noktada olduğunu görürse işi çözüme kadar dondurma kararı aldı.

   Bu kadar basit.

   Ortada sevinilecek ne bir zafer var, ne kapının aralık kaldığını gösteren bir umut.

   Ha eğer FIFA "karşı önerileriniz kabul edilebilir değildir biz başka söylüyoruz siz başka çalıyorsunuz, daha önce yaptığımız görüşmelerden çıkan sonuçları hiç dikkate almadınız, verdiğiniz sözlere uymadınız bu nedenle nereye isterseniz gidin bir daha görüşmeyiz" diyerek bizi terslemedi ve 2 ay daha düşünme fırsatı verdiyse bu bir gelişmedir.

   Bu durumda Futbol Federasyonu'nun siyasilerle görüşerek süratli bir karar alması gerekmektedir.

   FIFA önerilerine karşı gönderdiğimiz yanıtımızın arkasında olduğumuzu ve KOP'a kesin olarak üye olmayacağımızı söyleyerek 2 ay daha beklenmesine gerek olmadığını bildirmeliyiz.

   Yoksa 2 ay daha spor kamuoyunu KOP'a üye olalım ve dışa açılalım mı, olmayalım da kendi içimizde oynamaya devam edelim mi diyerek boş bir tartışmanın ortasında bırakırız.

   Talat ve Hristofias arasındaki görüşme sürecinde 2 ay içerisinde bir sonuç çıkmayacağını herkes biliyor.

   Bu durumda FIFA'ya verilen yanıtın gerekçesi olan KOP'a üyeliğimizin başka konuları da etkilemesi ve emsal teşkil etmesi konusun ortadan kalkmayacak.

   Dolayısı ile görüşlerimizde bir farklılık olmayacak.

   O zaman neden boşu boşuna 2 ay daha beklensin?

   Yoksa FIFA'nın insafa gelerek "hade be bırakalım da bunlar da başkaları ile top oynasın" diyeceğini mi zannediyorsunuz?

   Yoksa dün dündür bugün bugündür diyerek Futbol Federasyonunun FIFA'ya gönderdiği karşı önerilerin tam tersi önerileri yani "A" planının devreye koyabileceğini mi düşünüyorsunuz?

   Boşverin 2 ay daha tatlı rüyalar görmeye meraklı olanlarımız var bari onları uyandırmayalım.

 

Duvar

 

2. lige yükselemeyen Yalova'da antrenör Salahi Uçkan istifa etti. Başarısız olunca "UçKaç"

 

2 söz 2 yorum

 

Ligden düşecekmişiz gibi bakılması bizi hem üzüyor, hem hırslandırıyor, ezilen değil, savaşan bir takım olacağız  (T. Kara-Y.Boğaziçi Ant.)

Takımdaki yıldız futbolcuların çoğu başka takımlara transfer olursa, kulüp başkanlığı son günlere kadar metazori olarak belediye başkanı tarafından üstelenilirse, düşecekmiş gibi de görülürsünüz, ezilen gibi de.

 

Yabancı kontenjanı için iki futbolcuyu takibe aldık, aceleci olmayacağız, gerekirse "B" planını uygulayacağız  (S. Sakallı-Cihangir Ant.)

Bu hava tüm takımlarda var. Duyan da zanneder ortalığı yiyoruz. "A" planları, "B" planları. Amerikan'nın uzay savaşı planları gibi. Alt tarafı iki tane sıradan yabancı futbolcu alınacak. Gelenlerin hepsi de üç aşağı beş yukarı aynı.

  

PARA VE MOTİVASYON

2 yıl aradan sonra Siemens tenis turnuvalarının 6.sını gerçekleştirdi. Ülkenin en prestijli tenis turnuvasına ilgi yine büyük oldu. Özellikle de Siemens'in turnuvada başarılı olanlara dağıtmak üzere ortaya koyduğu 4000 Dolarlık para ödülü motivasyonu artırdı. Bu yıl erkekler kategorisinde Türkiye klasmanının ilk sıralarında yer bulan 4 tenisçinin turnuvadaki şampiyonlukları ve para ödüllerini kazanması geçmişte de yaşanan bir sıkıntının yeniden hatırlatılması oldu. Bizim tenisçilerle aralarında büyük fark olan bu tenisçiler yanlarına Türkiye klasmanında ilk sıralarda olan 4 de bayan tenisçi almaları durumunda bizim tenisçiler figüran durumuna düşecekler. Turnuvanın geleceği için bu durumun dikkate alınması gerekmektedir. 

 

YAĞMA HASAN'IN BÖREĞİ

Ahmet Özsoy güzel bir araştırma yaptı. Ülkede tam bir futbolcu, takım ve çim saha enflasyonu yaşandığını rakamlarla ortaya koydu. Kabaca yapılan hesaplar ortada. Ülkede federasyon organizasyonunda faaliyet gösteren 100 takım var. Bunlardaki lisanslı futbolcu sayısı da 3000'e yakın. Nüfusumuz da 256 bin. Hemen yanı başımızdaki komşumuz Rumlara bakalım. Kıbrıs Rum Futbol Federasyonu (KOP)un organizasyonunda 56 takım ve bu takımlarda oynayan 1800 lisanslı futbolcu var. Nüfusları ise 800 bin'e yakın. Şimdi kalkıp da bana neden Anortosis Şampiyonlar Liginde gruplara kaldı ve ilk maçında Almanya'dan puanla döndü, Apoel ve Omonia neden UEFA Kupasında başarılı sonuçlar alıyor diye soru sormayın.

 

ATEŞLE OYNAMA

Başbakanlık Müsteşarı Öntaç Düzgün ile Futbol Federasyonu Başkanı Ömer Adal arasında imzalanan protokole göre kulüplere 1 Eylül'de ödenmesi gereken 650 bin YTL. hala ödenmedi. Kulüpler Birliği Başkanı Özel Tahsin de bayramdan hemen sonra paraları almazsak lig başlamaz tehditleri savurmaya başladı. İlginçtir protokol imzalandığı zaman en büyük eleştiri noktası bu paranın özellikle de dışardan gelen yabancı futbolculara harcanarak çar çur edildiği şeklindeydi. Doğru ya da yanlış. Ama Federasyon Başkanı Ömer Adal canlı yayında bu parayı alamayan kulüplerin transfer taksitlerini ödeyemediği ve transfer yapamadığı şeklinde değerlendirmesi olursa bu eleştiriyi yapanları haklı duruma getirir. Şaşıya ille de şaşı deme şehla de icabında.

 

FUTBOL ŞURASI

Futbolun geleceği Kasım ayı içerisinde gerçekleştirilecek olan "Futbol Şurası"na endekslendi. Geçmişte devletin yapmaya çalıştığı ancak "biz özerkiz biz yaparız" diyerek şiddetle karşı çıktığı ve sabote ettiği Futbol Şurasını bu kez düzenlemek görevi Ömer Adal federasyonuna düştü. Gerçi Adal FIFA'ya verilen karşı öneriler konusunda "özerk değiliz" diye topu siyasilere atma manevrası yapıyor olsa da o başka bir yazı konusu. Göreve geldikten hemen sonra lig statüleri, yabancı futbolcu sayısı, devletin vereceği katkı, transfer yönetmenliği, genel kurul yapısı gibi futbolun ana unsurları konusunda sıkıntılı bir dönem yaşayan Adal esen rüzgara ve dengelere göre taviz verdiği bu konuların kesin çözümünü hep Kasım ayında toplanacak geniş katılımlı "Futbol Şurası"na erteledi. Aslında bu şuradan çıkacak karar tavsiye nitelikli olsa da iyi niyetle sorunları çözmek isteyen bir yönetim bunları kısa sürede değerlendirir ve sonuca ulaştırır. 3.ligin kaldırılması, yabancı futbolcu sayısının azaltılması, transferde gerekli düzenlemelerin yapılması, lig statülerinde çağdaş anlayışın gerçekleştirilmesi, genel kurul yapısının ince oy hesaplarına yenik düşmeyecek, tehditlere pabuç bırakmayacak, mavi boncuk dağıtılmasına izin vermeyecek bir yapıya getirecek düzenlemeler şuradan çıkacak kararlara göre hayata geçirilebilir. Bu aslında Ömer Adal'ın elini de güçlendirecek bir formüldür. Çünkü seçimi kazanmak için uyguladığı yanlışları şura kararıdır diyerek düzeltme şansı yakalayacak. Ülke futbolu için bu şansı iyi kullanmak zorundadır.

 

Sorular sorular

 

Küçük Kaymaklı teknik direktörü Süleyman Göktaş, çıktığı her televizyon programında, yaptığı her gazete söyleşisinde Moldova'dan gelen 4 futbolcunun çok iyi olduğunu savundu. O kadar iyiyseydiler neden hepsini de gönderdiler?

 

2009 yılında İtalya'nın Pescara kentinde yapılacak olan "Akdeniz Oyunları"na katılacak olan Türkiye Bocce Milli takımına ülkemiz boccecisi Yenal Senin de davet edildi. Olimpik olan bocceye "pirilli" diye dalga geçenler buna ne diyecek?

 

Büyük şovlarla hayata geçirilen ve herkesi umutlandıran spordaki doping kontrol merkezi maddi olanaksızlıktan çalışmıyor. Para yok diye ağlayan Spor Dairesi Müdürü Besim Erdenay çözümü kendisinin bulması gerektiğini ne zaman anlayacak?

 

Bu sezonun en büyük anormalliklerinden birisi olan play off maçlarında 2. ligden düşen Çanakkale ve Vadili kümede kaldılar. 2. ligi 8'erli 2 grup yapsak ve takım sayısını 16'ya yükselterek Yalova ve Girne Halk Evi'ni de alsak mı acaba?

   295 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
01 Aralık 2008, Pazartesi   Siz kim, "Efsane" olmak kim?
30 Kasım 2008, Pazar   Yasal doping...
24 Kasım 2008, Pazartesi   Kaptansız gemi karaya oturur
23 Kasım 2008, Pazar   Ne yer, ne yedirir!
21 Kasım 2008, Cuma   Vergi ödemek vatandaşlık borcudur...
17 Kasım 2008, Pazartesi   "Ma naparsınız be sahada?"
15 Kasım 2008, Cumartesi   Futbolun kuralı değişmez...
14 Kasım 2008, Cuma   Ayak yorganın dışında kalırsa...
10 Kasım 2008, Pazartesi   Bir de istikrarları olsa...
09 Kasım 2008, Pazar   Biri ayakta kalacaktı...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5930 1.6042
1 STERLİN 2.3683 2.3860
1 EURO 2.0149 2.0290



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

YURT SEVGİSİ

Ali Baturay

KAYBETMEK

Hasan Hastürer

Siyasetin suyu ısınırken...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

YAGA, Londra'ya giderken, Londralı da ...

Ahmet Tolgay

RUHLAR MAHALLESİNDEN BİR ESİNTİ DAHA...

Bilbay Eminoğlu

İktidar değişikliğinden çok,dürüst politik...

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Kamu çalışanına doktor raporu...

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

SEBZEDE KOLİFORM

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Terör, Tac Mahal, Hindistan

Oğuz Metiner

Hac ve kurbanın mahiyeti

Harid Fedai

Sefâlet!





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital