Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
5 ayaklı, çift cinsel organlı dana
'Karar seçimlik'
Rütbeler iki yıl sonra geri alındı
Ölümlü trafik kazası sanığı itham edildi
30 milyon TL alacak var
Kime karşı alıyorsunuz?
Hırsızlıkla suçlanan çocuklar 5 gün daha tutuklu
Bıçaklı saldırı olayının zanlıları, 8 gün daha tutuklu

YORUMLANANLAR
Marinero Restaurant'ta Y A N G I N [1]
Kabak çiçekleri başına iş açtı [2]
Tam bir skandal [4]
Hamitköy'e içilebilir su [1]
Şeyho'ya 3 yıl [1]
Arkadaşına tuzak kurdu, hapse gönderildi [1]
Maaşlar yargıda! [5]
Avcı: ÖRP, kilit parti olacak [1]
İngiltere donuyor [1]
Eroğlu: Erken seçim kararı mecburiyetten alındı [1]
"Hatalar sadece Gönyeli'nin lehine" [1]
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [7]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [2]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak [2]
3 milyon dolar için İpsaro'yu yok ediyorlar [2]
Tarih isyan ediyor [1]
Kim çözecek? [1]



Görüntüsüz program tatsız yemek!!!

Songuç KÜRŞAD

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   10 Ekim 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Eskiden bir tek BRT vardı.

   O ne gösterirse insanlar onu görürdü.

   Oysa şimdi 6 tane kanal var.

   Diğer programlarda olduğu gibi bu kanallar spor programlarıyla da ülke sporuna katkı koymaya çalışıyorlar.

   Türkiye takımları ile yoğunlaşan taraftarlık ve ait olma psikolojisindeki ülkemizde Türkiye Süper Liginin maç görüntüleri ve naklen yayınları ile donatılmış programlarının mutlak egemenliği var.

   Bu dezavantaja karşın ülkemizdeki kanallar da özellikle Pazar akşamları kendi ligimizin maçlarını ekrana getirerek tartıştırarak futbolu ayakta tutmaya çalışıyor.

   Bunda ne kadar başarılı olunduğunu insanların tepkilerinden anlamak mümkün.

   Şu veya bu şeklide ülkemiz maçlarının da kendi ekranımızda olması kaçınılmazdır.

   Naklen yayınlanan maçların köylerde ve özellikle de yurt dışında nasıl izlendiğini biliyoruz.

   Bunun ülkemiz adına önemli bir sosyal dayanışma olduğunun farkında olan hükümetler yıllarca devletin yayın kuruluşu olan BRT'ye maçları naklen yayınlaması için ödenek ayırdı.

   İhaleler yapılır gibi gösterildi ancak sonuçta en iyi alt yapısı olan ve devletin kanalı olan BRT'ye bu görev verildi.

   BRT de maç görüntülerini diğer kanallara az da olsa belirli ücretler karşılığında servis etti.

   Bunun bir sosyal dayanışma ve ülkedeki en geniş ortak paydası olan bir spor branşını yayma anlayışı ile herkes elinden geleni yaptı.

   Bu ülke futbolunun yaygınlaşması ve sevilmesi yanında birlikteliği de pekiştiren bir organizasyon olarak kabul edildi.

   Bu sezona bakıyoruz.

   Adal federasyonu naklen yayın ihalesini birilerinin gaza getirmesi ile 100 bin dolar olarak açıkladı ve doğal olarak da hiçbir kanal bu ihaleye katılmadı.

   Piyasanın daraldığı, ekonomik durgunluğun hat safhada olduğu, reklam pastasının nerede ise sıfırlandığı bu dönemde televizyon kanalları, ki buna BRT de dahildir, bu kadar yatırım yaparak geri dönüşü olmayan bir ihaleye girmedi.

   Adal da ülke futbolu profesyonelleşti masalına dayanarak isteyen kanallar görüntü almak için kulüplerle birebir pazarlık yapsın diyerek işin içinden sıyrılmaya çalıştı.

   Oysa bu noktada Adal ve ekibinin yapması gereken televizyon kanallarının sorumluları ile bir toplantı yaparak çıkış yolu bulmaktı.

   Asıl misyonu olan futbolun sevilmesi ve yaygınlaşmasının gerçekleştirilebilmesi için futbol maçlarının görüntülerinin televizyon programlarında yayınlanabilmesi için gayret göstermesi gerekmekteydi.

   Kulüpleri gaza getirerek, televizyonlar çok para kazanıyorlar size de versinler diyerek sorumluluktan kaçmak sorumsuzluktur.

   Yok eğer hakemlerinin hatalarının televizyon programlarında tartışılarak gösterilmesini istemiyorsa, yok eğer organizasyonda yaşanan aksaklıkların tartışılmasını istemiyorsa, yok eğer sahaların nasıl döküldüğünün görülmesini istemiyorsa o başka mesele.

   150 tane şirkete lige sponsor olsunlar diye yazı yazıp da bir arpa boyu yol alamayan bir yönetim, kanalların çok para kazandığına ve futbolun profesyonel olduğuna sarılırsa buna kargalar bile güler.

   Profesyonelleşen futbol yapısında federasyon yönetimi devletin kapısında 2 milyon 500 bin YTL. için avuç açıp beklemez.

 

Duvar

"KKTC MOK" diğer "MOK"u ismini kullanmasın diye uyardı. Dünya bize "şeyi" ile gülüyor

 

2 söz 2 yorum

Türkiye milli takımının maçlarını izlerken ben de milli takım forması giyerim, en az 25-30 kez milli oldum demektir (B. Yüksekbaş-Gönyeli Bşk.)

Ülkeye gelen her yabancı futbolcunun kendi ülkesinde bilmem kaç kez milli oldu palavrasına en güzel yanıt bu olsa gerek. Kaymaklı'nın milli! olmuş 4 Moldovyalı'sının nasıl apar topar gönderdiğini unutmadık.

 

Ruso Stadının dışında başka sahada maçlara çıkmayacağız. 2. lig gerekirse Gençlik Gücü dışındaki 13 takımla oynansın (H. Topaloğlu-GG Ant.)

Benim bildiğim teknik adamlar takımı çalıştırır, taktik geliştirir, oyun planlar, oyuncu seçer. Saha konusunda haklı olsa da koskoca camianın liglerden çekilmesi tehdidini yapmak ne zamandan beridir antrenörlere kaldı?

 

GOLF KRİZİ...

Spordaki dış temaslar konusunda devletin belirlenmiş kıstasları olmamasından dolayı sıkıntı yaşanıyor. Son örneği golfta yaşandı. Golf Federasyonuna bağlı 16 golfçu özel bir turnuvaya katılmak için Bulgaristan'a gitti. Kendi olanaklarımızla katıldık falan diyorlar amma devletten de yardım aldılar. Aslında bunu her federasyon yapıyor. Ancak Bulgaristan'da yaşanan pasaport krizi nedeniyle Federasyon Başkanı Filiz Besim ve bu krizi aşmak için onay aldığını söylediği Spor Dairesi Müdürü Besim Erdenay da eleştirilerden nasiplerini aldılar. Sporculardan birisinin olayı "Kepazelik" olarak nitelemesi yenir yutulur suçlama değildir. Ülke için şunu yaptık bunu yaptık savunması da Bulgaristan krizine yanıt olmaktan uzaktır.

 

İYİ NİYET YETER Mİ?

Badminton Federasyon Başkanı Hüseyin Özün Yamaç ve Rum Badminton Federasyon Başkanı Mikis Hadjineophytou ortak bir organizasyona imza attı. Buna göre 16 yaş altı 8'er badmintoncunun oluşturacağı bir turnuvada Kıbrıs Ferdi Yaş klasmanının ilk 8 sporcusu belirlenecek. Buraya kadar bir sorun yok. Yapılabilir. Daha önce teniste de genç sporcularımız turnuvalara katılarak başarılı oldular. Peki sonrasında ne oldu? Bu sporcularımız Kıbrıs'ı dış ülkelerde temsil hakkı mı kazandı? Ortak badminton etkinliğindeki ilk sekize Türk sporcular ilk sıraları alırsa Türk kimlikleri ile Kıbrıs'ı temsil etme hakkı elde edecekler mi? Sinsice bir planın parçası olmaktan uzak ortak girişimler ancak sporcumuza katkı yapar.

 

YENİLİK HEYECANDIR

Kıbrıs Türk Futbol Antrenörleri Genel Kurulu yapıldı. Başkanlığa 6 dönemdir olduğu gibi yine Süleyman Göktaş getirildi. 142 üyesi olan derneğin genel kuruluna 30 üyenin katılması en çok başkan Göktaş'ı üzdü. Aslında başkanın bu üzüntüsünün yanıtı genel kurulda üyelerin eleştirilerinde saklıydı. Hep ayni isimlerin yönetimde olması eleştirildi. Aslında 6 dönem Göktaş'ın başkanlığa demir atması da bu eleştiriden üstü kapaklı olsa da nasibini almıştır. Elbette istikrar önemlidir. Ancak amatör ruhla çalışan dernek ve birliklerde zaman zaman yeni isimlerle, yeni heyecanların yaşanması o camialara olumlu katkı yapar. Süleyman Göktaş genel kurula ilgisizliğe üzülürken kaybolan bu heyecanın nedenlerini de değerlendirmelidir.

 

DEV ADIM

Attığı yenilikçi adımlar ve toparlayıcı yapısı ile Türk futboluna önemli bir ivme kazandıran ve uzun zamandır özlenen birlikteliği yaratan Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Doğan'ın zamansız ve ani ölümünden sonra göreve gelen Mahmut Özgener ayni ekolün devamı olması açısından Türk futbolu için büyük bir şanstır. Nerede ise Hasan Doğan ekibinin tümü ile yola devam eden Özgener 22 Ekim tarihinde Kıbrıs Türk Spor Yazarları Derneği'nin davetlisi olarak ülkemize gelecek. Yıllardır resmi olarak hiçbir federasyon başkanını ağırlayamayan ülkemiz adına bu önemli bir gelişmedir. Özellikle FIFA'ya verilen yanıtların tartışıldığı bu günlerde Mahmut Özgener ve federasyon başkan vekili Lütfi Arıboğan'ın spor basını ile buluşması belki de son dönemlerin en heyecan verici randevusu olacaktır. KTSYD ile iyi ilişkilerini sürdüren Türkiye Spor Yazarları Derneği Genel Başkanı Esat Yılmaer ve Ankara Şube Başkanı Uğur Tenekecioğlu'nun organizasyonu ile gerçekleşecek olan bu ziyaret ülkemizdeki futbol ailesi tarafından iyi değerlendirilmek durumundadır. Mahmut Özgener ile spor basının buluşmasında futbolun ailesinin yöneticilerinin de bulunmasında büyük yarar vardır. Heyecan verici bir gün olacaktır.

 

Sorular sorular

Spor Bakanlığının bakanlık eski müdürü ve şimdi statüsü müşavir olan Osman Nalbantoğlu Spor Dairesinin Mağusa bölge amiri olarak icraatlar yapıyor. Müdür-müşavirin, amir olması attan inip eşeğe binmek mi demektir?

 

Gönyeli basketbol takımının sponsorluğunu ismiyle birlikte Oşan Ltd aldı. Gönyeli Bayan Futbol takımı ise bünyeden çıkarılarak Kaptan Erbay adı altına alındı. Futbol takımını da vereceklerse ben alabilir miyim?

 

Devletin futbol kulüplerine katkı payı olarak vereceği 650 bin YTL. bir ay gecikme ile 400 bin YTL. oldu. Onun da 70 bin YTL.'si hakemlere gidecek. Geriye kalan da ikiye bölünerek verilecek. O sana, bu bana, ne kaldı Hasan'a?

 

Lefkoşa takımlarının saha savaşı sürüyor. Gönyeli, Çetinkaya, Yenicami, Gençlik Gücü Atatürk Stadına yüklenirken Ruso ve Hamitköy sahalarında birer takım var. Paylaşmayı yapanlar ya hesap bilmiyor, ya?

 

   350 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
09 Ocak 2009, Cuma   Hedefsizlik bizi sürüklüyor...
05 Ocak 2009, Pazartesi   Ertan'ın Gönyeli'ye yeni yıl hediyesi...
04 Ocak 2009, Pazar   Sabrın da bir sınırı var...
02 Ocak 2009, Cuma   2009, 2008'e benzemez inşallah...
29 Aralık 2008, Pazartesi   Bir zamanlar maziye bak...
28 Aralık 2008, Pazar   Köpek kime derler?
26 Aralık 2008, Cuma   Yalnızlar rıhtımında Ömer Adal...
22 Aralık 2008, Pazartesi   820 dakikalık tılsım bitti...
21 Aralık 2008, Pazar   Futbolun da adaleti varmış!
15 Aralık 2008, Pazartesi   Daha önce neredeydiniz beyler?



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5451 1.5560
1 STERLİN 2.3340 2.3513
1 EURO 2.0988 2.1136



YAZARLAR : .

Reşat Akar

Ortak devlet gibi ortak demeç de olmaz!

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (54)...

Akay Cemal

'Karasuları', Rus tatbikatı ve ...

Hasan Hastürer

Gaderi gara Lefkoşam...

Bilbay Eminoğlu

Bu ne biçim dünya?... Bu ne biçim insanlık...

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Ahmet Tolgay

Klasik Sinema Kuşağımızda yarın akşam: WES...

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

SİNAN AYGÜN VATANDAŞ MI OLACAK?!

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Seçim aracı olarak savaş

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital