Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
"İddialar yalan"
"Ortak açıklamayı istismar etti"
Tarımla uğraşan kesim zor durumda
Rütbeler iki yıl sonra geri alındı
Gazze saldırıları DAÜ'yü de gerdi
Muhabbetlerini sigortaladılar
Şenol: Hastanelerimizde lejyoner hastalığı riski yok
Falyalı Betting Ofis, mahkeme emriyle yıkıldı

YORUMLANANLAR
Şeyho'ya 3 yıl [1]
Arkadaşına tuzak kurdu, hapse gönderildi [1]
Marinero Restaurant'ta Y A N G I N [1]
Kabak çiçekleri başına iş açtı [2]
Tam bir skandal [4]
Hamitköy'e içilebilir su [1]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak [2]
Maaşlar yargıda! [5]
Avcı: ÖRP, kilit parti olacak [1]
İngiltere donuyor [1]
Eroğlu: Erken seçim kararı mecburiyetten alındı [1]
"Hatalar sadece Gönyeli'nin lehine" [1]
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [7]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [2]
Tüp gaz krizi [5]
Erken seçime varız ! [2]
5 yılda, 1 milyon 280 bin keklik üretilecek [8]



Ayak yorganın dışında kalırsa...

Songuç KÜRŞAD

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   14 Kasım 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

   Ligin daha dördüncü haftası.

   Birçok kulüp parasızlıktan feryat figan ağlıyor.

   Gençlik Gücü futbolcu aylıklarını ödeyemediği için futbolcu isyanı yaşıyor.

   Başkan Sporcuoğlu, Gençlik Gücü Antrenörü Hasan Topaloğlu'nun kadim dostu ve Ozanköy'ün eski başkanı Tuncay Hephız'a maddi açıdan güvendiklerini ancak yarı yolda bırakıldıklarını, eski başkanların kendilerine yardım etmediğini açıklayarak istifa işaretini verdi.

   İkinci ligde 4 maçta 4 galibiyet alarak lider olan Esentepe'de başkan Hasan Birinci bu iyi gidişe rağmen istifa etti.

   13 kişilik yönetimden yanında sadece 5 kişi kaldığı için bu kararı aldığını açıkladı.

   Yanında olmayan 8 kişinin ellerini duramadan ceplerine atmaktan bıktıklarından dolayı yanında olmadıklarını anlamıştır herhalde.

   Lige şampiyonluk parolası ile girdikten sonra kötü sonuçlar alan Mağusa Türk Gücü'nde bu başarısızlık trendinin sadece performanstan değil zamanında ödenmeyen aylıklardan da olduğu biliniyor.

   Sezon öncesinde yabancı sayısı artırılsın diye ortalığı kaldırıp oturtan ve Ömer Adal'ın seçim rüşveti olarak 3 sayısını 4 yapması ile sonuçlanan yabancı futbolcu trajedisinde yaşananlar ortada.

   Sayı artınca parasızlıktan ucuza yabancı futbolcu getirme arayışına giren ve bunu gerçekleştiren kulüplerin nasıl bir hayal kırıklığı yaşadığını maçlar ilerledikçe görüyoruz.

   Ucuz etin yahnisi yavan olur derler.

   Ucuz yabancı futbolcunun oyunu da sıradan oldu.

   Takımlar ya onları tek tek ülkelerine göndererek daha fazla masraf yapmaktan kurtulmanın yolunu seçti, ya da çoğunun yedek kulübesinde oturması ile traji komik bir tablo yarattı.

    Liste daha uzayıp gidebilir.

   Ayağını yorganına göre uzatmamanın dışarıda kalan ayağın üşümesi ile sonuçlanması gayet doğaldır.

   Sezon öncesinde futbolcularla uçuk rakamlar, hayalci yaklaşımlarla sözleşmeler yapanların bir gün tıkanıp kalacakları belliydi.

   Buna transfer talimatı neden oldu diyenler geriye dönüp de kağıt üzerine yazılmadan ödenen paraları bir hatırlasınlar.

   Bu tablonun ortaya çıkması sezon öncesinde kulüp yönetimlerinin bütçelerini doğru dürüst oluşturamamalarından kaynaklanmıştır.

   Üye gelirleri belli.

   Gişe gelirleri belli.

   Federasyondan alınacak isim hakları, beraberlik, galibiyet ve başarı payları belli.

   Yayın haklarından gelecek rakam belli.

   Sponsorlardan alınacak para belli.

   Bağış, sosyal gece geliri ve diğer kaynaklardan sağlanacak rakamlar belli.

   Takımdaki futbolcu aylıkları ve diğer giderler de belli.

   Bu kadar belli olan rakamlar varken gelir ve gideri dengelemek kulüp yönetmeye talip olanların ilk görevi olmalıdır.

   Eğer aferin poh poh kulüp başkanı olacağım da havam olsun diyerek kulüp yönetmeye talip olunursa bir yerde tökezleyerek yere kapaklanmanız kaçınılmaz olur.

   Ayağını yorganına göre uzatmayıp tökezleyenlere de kendi düşen ağlamaz derler.

 

Duvar

 

Pazartesi Kıbrıs'ta 4.1 şiddetinde deprem olmuş. Pazar akşamı da Kadıköy'de olmuştu.

 

2 söz 2 yorum

 

Puan alabilmek için futbol, gerektiğinde sertlikle ve ısırarak oynanması gerekiyor, Ozanköy futbolcuları bunu yapamıyor  K.Özerdem-Ozanköy Ant.

4 maçta 0 puan olunca ortaya şu çıkıyor. Ozanköy futbolcularının dişleri yeterince keskin değil. Kimseyi ısıramadıklarına göre puan da alamıyorlar. Isırmayıp da tırnakları ile tırmalasalar olmaz mı? Belki birkaç puan alırlar.

 

Sezon başında bize destek olan Tuncay Hephız'a güvenerek transfer yaptık, o adadan ayrılınca zora girdik, paraları ödeyemedik   M.Sporcuoğlu-GG Bşk.

Sadece bir kişi ile bu işler yürümüyor başkan. Hephız üzerine düşeni yaptı 20 milyar küsur parayı verdi bildiğim kadar. Ondan başka kimse elini cebine atmazsa bu gemi de batar. Gemiyi ilk terk edenler de M. Söyler gibi fareler olur.

 

BAŞARI DA YETMEZ...

İkinci ligde kıran kırana bir mücadele yaşanıyor. Zirve hesapları yapan takımların fazlalığı, kadrolarında çok iyi futbolcuların olması heyecanı üst düzeye çıkarıyor ve birinci lige yükselme yolunda daha işin başında önemli maçlar oynanıyor. Bu mücadelede öne çıkan takımlardan birisi de 4 maçta 4 galibiyet alan lider Esentepe. Böyle başarılı olan takımlarda her şeyin güllük gülüstanlık olduğunu düşünenler yanılır. Bu durumdaki Esentepe'de başkan Hasan Birinci istifa etti. Gerekçesi de 13 kişilik yönetimden 5 kişinin kalması. Maddi değil manevi destek bulamaması. Kulüplere destek için başarı bile yeterli olamıyorsan ne diyeyim.

 

AMAN HAVUZA BENZEMESİN...

En sonunda Gönyeli sahasının sentetik çim ihalesi sonuçlandı ve imzalar atıldı. İhaleyi alan firma 70 gün sonra sahayı teslim edeceğini açıkladı. Ve en önemlisi bunun Kıbrıs'ta FIFA onaylı tek sentetik çim saha olacağı. Benzer olumlu bahar havasını kapalı olimpik yüzme havuzunun yapımına başlandığında da yaşamıştık. O bahar havasının sonradan nasıl bir karakışa döndüğü unutulmasın. 2 iken 4 trilyona yükselen maliyetler, projede on defa değişiklik yapılması, ihalede belirtilen teslim süresinin aşılması havuzda yaşanan büyük sıkıntının dışarıya yansıyan görüntüsüdür. Umalım ki Gönyeli sentetik çim sahasında bu sıkıntıları yaşamayız.

 

AKRETİDE...

Türkiye'deki maçları izleyen spor yazarı arkadaşlarımız bilirler. Türkiye Spor Yazarları Derneği yönetimi ile o maçın oynanacağı stadın sorumlularının ortak çalışması ile maça gidecek spor medyası için akreditasyon işlemleri yapılır. Yani maça kim gidecek önceden belirlenir. O maçlara seyirci olarak 25-30 bin kişi gider, akredite olan spor medyasının sayısı da yüzlerle ifade edilir. Yani karmaşanın önlenmesi için böyle bir düzenleme yapılır. Şimdi bizde de bazı kulüpler ansızın coştu ve maçlarına akreditasyon yapılmasını istiyor. Maçlarda seyirci ortalığı kırdı geçirdi, maçları izleyen spor yazarları birbirini eziyor. Akredite olmak gerek.

 

HAVUZCUK NE DURUMDA?

Futbolun döndürülmesi için oluşturulan fona bulunan isim havuz oldu. Türkiye'de benzer kaynak için havuz ismi kullanıldığından biz de havuzu kullanmaya başladık. Neydi havuz? Önce devletin o havuza koyacağı 2 milyon 500 bin YTL'lik katkı. Daha sonra federasyonun liglere sponsor olarak bulacağı, ki bu 50 bin dolar ile Türk Bankası oldu, kurumdan elde edilen para. Bu sezon BRT'nin naklen yayın hakkı ile diğer televizyon kanallarının da maddi olarak koyduğu katkılarla oluşan yayın gelirleri. Maç gelirleri, vize paraları, cezalardan elde edilen gelirler gibi federasyonun rutin gelirleri. Bunların toplanacağı bir havuz. Bu havuzdan kulüplere isim hakkı, başarı kıstası şeklinde dağıtılacak paranın hareketi havuzun ruhunu oluşturuyor. İşte bu havuz doğal olarak futbol dışındaki 29 diğer federasyonun da hem iştahını kabartmaya, hem sinirlerini bozmaya devam ediyor. Devlet tarafından üvey evlat muamelesi görmek fenalarına gidiyor. Spordan sorumlu müsteşar Öntaç Düzgün'e giden her federasyonun talebi de kendileri için futbolunkine benzer bir havuz oluşturulması. Havuz değilse bile bir havuzcuk için söz alıyorlar ama şimdilik ses var görüntü yok. Ama asıl papara havuzcuk oluşturulunca çıkacak. Çünkü 2-3 öncelikli federasyon seçilerek onlar için havuzcuk oluşturulması düşünülüyor. Geriye kalanlar da andilla koyup bakacaklar.

 

Sorular... sorular...

Başaran Düzgün'ü başkanlığa getiren Jokey Kulübü yönetimi önce Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat sonra da Başbakan Ferdi Sabit Soyer'e "Atçılıkta Ulusal Program"ı anlattılar. Bir de bize anlatsalar da, biz de anlasak?

 

Ağırdağ-Akçay maçında hakeme yumruk atan Cemal Topal 8 maç, hakemin boynunu sıkan Ahmet Topal da 7 maç ceza aldı. Soyadları "Topal" değil de "Sağlam" olsaydı Cemal ve Ahmet kardeşlerimiz hakeme daha ne yapacaktı?

 

Futbol Federasyonu Küçük Kaymaklı Başkanı Hasan Sertoğlu'na forma krizi sırasında hakeme davranışları nedeniyle 2 maç ceza verdi. Şimdi bu ceza Sertoğlu'nun maçlarda tek ayak üzerinde durması şeklinde mi olacak?

 

Ahmet Ogan'ın Kıbrıs Gazetesi'nde yayınlanan "Lisanssız antrenörler sahalarda" haberine kulüp yöneticilerinden, antrenörlerden oldukça değişik tepkiler geldi. Aynı hassasiyet lisanssız antrenör kullanılırken gösteriliyor mu?

   293 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
05 Ocak 2009, Pazartesi   Ertan'ın Gönyeli'ye yeni yıl hediyesi...
04 Ocak 2009, Pazar   Sabrın da bir sınırı var...
02 Ocak 2009, Cuma   2009, 2008'e benzemez inşallah...
29 Aralık 2008, Pazartesi   Bir zamanlar maziye bak...
28 Aralık 2008, Pazar   Köpek kime derler?
26 Aralık 2008, Cuma   Yalnızlar rıhtımında Ömer Adal...
22 Aralık 2008, Pazartesi   820 dakikalık tılsım bitti...
21 Aralık 2008, Pazar   Futbolun da adaleti varmış!
15 Aralık 2008, Pazartesi   Daha önce neredeydiniz beyler?
14 Aralık 2008, Pazar   Ha Süleyman'lı Kaymaklı Ha Muharrem'li Kaymaklı!..



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5107 1.5214
1 STERLİN 2.2554 2.2722
1 EURO 2.0571 2.0715



YAZARLAR : .

Reşat Akar

Ortak devlet gibi ortak demeç de olmaz!

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (54)...

Akay Cemal

'Karasuları', Rus tatbikatı ve ...

Hasan Hastürer

Gaderi gara Lefkoşam...

Bilbay Eminoğlu

Bu ne biçim dünya?... Bu ne biçim insanlık...

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Ahmet Tolgay

Klasik Sinema Kuşağımızda yarın akşam: WES...

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

SİNAN AYGÜN VATANDAŞ MI OLACAK?!

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Seçim aracı olarak savaş

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital