|
İkinci yarının başlamasıyla alt sıralarda bulunan takımların direncine Gençler Birliği de katıldı. Türk Ocağı camiasının önde gelen isimlerinden Mehmet Pars'ın aramızdan ayrılışı nedeni ile ertelenen Gençler Birliği maçına siyah forma ile çıkan Ocak futbolcuları maça iyi konsantre değillerdi.
Gençler Birliği ligin ilk yarısında tek galibiyetini Tatlısu deplasmanından çıkaran, sahasından üç beraberlikle toplamda 6 puan toplayarak 37 golle Birinci Lig'de en fazla gol yiyen takım olarak kötü bir istatistiğe sahip. İkinci yarının ilk maçlarında düşme hattındaki Lapta ile Hamitköy'ün kazanması, barajın üzerindeki üç takımın kaybetmesi sonrası Gençler Birliği alacağı 3 puanla sahasında ilk galibiyetle iyi bir başlangıç hedefine ulaştı.
Ara transferde defansına eski futbolcuları Eser ile Mehmet Maraba'yı, yabancı futbolcu olarak da orta alana Kırgız Cholpon ve forvete geçtiğimiz sezon Binatlı'da forma giyen Roland'ı katan Gençler Birliği devre arasında da iyi çalıştı. Kazanma arzuları rakiplerine oranla üst düzeydeydi. Türk Ocağı kaleci Ahmet'in yerine Salih'i ve defansına Mustafa Güldoğuş'u transfer ederken iskeletini korudu.
Rüzgarlı bir havada oynanan maçın ilk bölümünde gol pozisyonu açısında kısırlık vardı. Mehmet Maraba'nın mükemmel füzesi ile Gençler Birliği öne geçerken geriye düşen Türk Ocağı ilk yarının sonuna kadar oyunun hakimiydi. Rakip yarı alanda Cumali ile Jeffrey'in yanına orta alandan da gelen yardımla kurulan baskıya rağmen gol gelmedi. Kaleci Salih'in degaj anında kayarak yerde kalmasıyla Doğuş'un ilk yarının son dakikasında farkı ikiye çıkarması Gençler Birliği'nde moralleri yükseltti.
Gençler Birliği'nde kaleci Ahmet güven vermedi, zamanlama ve topa hakim olma konusunda sorun yaşadı. Sholar'ın takımda tutularak kaleci Devrim'in gönderilmesi dışında transferde doğru tercihler yapıldığını söyleyebilirim. Lapta'nın denediği ancak tercihini daha çok koşan futbolculardan yana kullanması nedeni ile Gençler Birliği'ne gelen Cholpon, bazı pozisyonlarda topla fazla oynamasına rağmen oyunu yönlendirebilen, nokta paslar atabilen, teknik özelliği iyi bir futbolcu. Roland da takımda eksik olan adam eksilten ve bitirici forvet boşluğunu dolduracaktır.
İkinci yarıya Cumali'nin yanında Hüseyin Sonay ile başlayan, Jeffrey'i arkalarında görevlendiren Türk Ocağı bireysel hatalardan başlayan atakta kalesinde üçüncü golü erken gördü. Gençler Birliği arkaya yaslanmaya başladığı anlarda kanatları da kullanarak gelen Ocak karşısında oyunu ceza alanı önünde kabul etti. Ocak, farkı ikiye indirdikten sonra aldığı riskleri artırdı. Az adamla yakalanan defansa karşı çok koşan Erman ile Doğuş, bitirici paslar atan Cholpon ve birebirde etkili Roland ile kırmızı-siyahlılar sonuca gitmeyi başardı.
Gençler Birliği dört gollü galibiyet alırken defansının arasına atılan toplarda hamle zamanlaması ve kaleci konusunda ilerleyen haftalarda problem yaşayabileceği izlenimini de verdi.
Maçın hakemi Aziz Dayı kötü bir yönetim gösterdi. Maçta ilk ciddi hatası skor 0-0 iken Jeffrey'in Mehmet Maraba'ya yaptığı hareketi kırmızı değil, sarı kartla cezalandırmasıydı. Faul pozisyonlarını iyi süzemedi, kart standardını sağlayamadı, centilmenliğe aykırı hareketlere kartını kullanmadı. Cumali'ye yapılan biri ilk yarıda, diğeri ikinci yarıda iki penaltı pozisyonunu süzemedi.
Hakem kötü ancak Ahmet Dedekorkut'un saha içi futbolcularının mücadele güçlerini olumsuz etkileyecek hakemlere bu denli tepki koymasının doğru olmadığını, en azından çözüm olmadığını defalardır söylüyoruz. Ama bir şey değişmiyor. İtiraz başka bir şey, isyan başka bir şey, bunun adı isyan ve takımını iyi yönde etkilemiyor.
|