Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
5 ayaklı, çift cinsel organlı dana
Rütbeler iki yıl sonra geri alındı
'Karar seçimlik'
Ölümlü trafik kazası sanığı itham edildi
30 milyon TL alacak var
Kime karşı alıyorsunuz?
Hırsızlıkla suçlanan çocuklar 5 gün daha tutuklu
Bıçaklı saldırı olayının zanlıları, 8 gün daha tutuklu

YORUMLANANLAR
Kabak çiçekleri başına iş açtı [3]
Tam bir skandal [7]
Hamitköy'e içilebilir su [1]
Şeyho'ya 3 yıl [1]
Arkadaşına tuzak kurdu, hapse gönderildi [2]
Marinero Restaurant'ta Y A N G I N [2]
Maaşlar yargıda! [5]
Avcı: ÖRP, kilit parti olacak [1]
İngiltere donuyor [1]
Eroğlu: Erken seçim kararı mecburiyetten alındı [1]
"Hatalar sadece Gönyeli'nin lehine" [1]
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [7]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [2]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak [2]
Tarih isyan ediyor [1]
Kim çözecek? [1]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]



Her toplum lâyık olduğu şekilde yönetilir...

Ogün Genç KAÇMAZ

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   24 Haziran 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Futbol Federasyonu'nda olağan genel kurul sonrası ortaya çıkan tablo sancılı ve sıkıntılı günlere yelken açıldığının izlerini taşıyor. On yıl görevde bulunan, üç yıl önce federasyon başkanlığını Niyazi Okutan'a devreden Ömer Adal seçimi kaybettiği oy sayıları ile 22'ye 20 bu kez kazandı.

   Futbol Federasyonu seçimlerinde son dönemlerde zorlu yarışlar göze çarpıyor.1995 yılında Adal'ın ilk görev döneminde Özer Esenyel'e karşı 20-16 üstünlüğü vardı. 1998 seçimlerinde Adal 23 oy alırken daha rahat kazandı, iki rakibinden Özel Tahsin 8, Osman Özalp 7 oyda kalmıştı. 2001 seçiminde Halil Atakan'a karşı 24-16 üstünlük sağlayan Adal üçüncü dönem seçildi. Bu sezonun sonunda Adal şike olayları ve istifalarla sarsıldı. Kulüplerin güvensizlik önergesi hazırlıkları ile 2002 Haziran ayında istifa etti. Bir ay sonra yapılan olağanüstü genel kurulda yeniden aday oldu. Ezer Özsoy'a karşı 37-23 kazandı, ancak mavi boncuk dağıtmaya başlaması, yönetiminin de güç kaybı ile sıkıntılı süreç yaşandı. 2005 seçimlerinde Niyazi Okutan'ın 22-20 üstünlüğü yeni bir dönemin başlangıcıydı.

   Üç yıllık bir görev süresi yapılanma adına yetersiz kaldı. Okutan döneminde radikal adımlar atılırken Demokles'in kılıcı başlarında idi. Bir buçuk yıllık sürede Transfer Talimatı ve statülerle ilgili yapılan komite çalışmalarına katıldım. Demokratik ve paylaşımcı bir anlayışla politik hesap, küçük çıkarlar ve dar vizyondan uzak, futbolun uzun vadeli planları ile bir sistem ortaya atıldı. Transferlerin kayıt altına alınarak karşılıklı sorumluluk paylaşımı olacaktı, imzalanacak sözleşmelerle bu çark disiplin altına giriyordu.

   Statülerin düzenlenmesi ideal ancak tehlikeli bir girişimdi. Sistem içinde iki ligde 28 takımın kalacak olmasının artıları daha fazla ve ülke gerçeklerine uygundu. Yani bu yıl son kez 3. Lig oynanacak, 2009- 2010 sezonundan itibaren kaldırılacaktı. Bu kararlar komitede tartışılırken federasyon yetkililerine mevcut genel kurul yapısı ile ilk seçimde bu kılıcın kullanılacağını ifade ettim. 42 kulübün eşit oy hakkı olması ve derneklerin burada bulunmaması çağdaşlıktan uzak bir yapıdır. Küçük hesapların devreye sokulacağı çok açıktı.

   Bu yapıda futbolun genel menfaatleri değil kulüplerin liglerde bulunması, çok ama kalitesiz, herkesin egosunu tatmin ettiği, deşarj olduğu düzenin devamı esastır. Kulüp sayısının fazlalığı dile getirilir ama statüler gündeme gelince herkes şahin kesilir. Ömer Adal seçim stratejisini popülizm üzerine kurdu, tribünlere oynadı ve bu popülist yaklaşımı tuttu.

   Havuz oluşturulurken imzalanan protokolde takım sayısının azaltılması, transferde düzenlemelerin ve şirketleşmeye yönelik adımların bulunması konusunda devletle konsensüs sağlandı. Yani başbakanlık bunu müdahale ederek, zorla ve özerkliğe darbe ile yaptırmadı. Futbolun içindeki derneklerin de kulüp temsilcilerinin de hemfikir olduğu şartlar örtüştüğü için protokol imzalandı. Bununla da kalmadı geçtiğimiz yıl kulüplerin onayına sunuldu. Aslında geçen yılki sonuç federasyona bir kırmızı ikazdı. 2 milyon beş yüz bin YTL'nin de bulunduğu düzenlemelerle havuzun onay aldığı oylamada 25 evet 17 hayır oyu vardı. Red cephesinin 17'den 22'ye çıkması bu kadar mavi boncuk dağıtımına doğaldır.

   Araştırmalarıma göre 1. Lig'den 4 oya karşılık geriye kalan 28'den 18'ini Adal'ın almasının altında statüler, siyasilere tepki oyları ve diğer hesapların önemli bir payı var. Bir dönemde atılan tohumların meyveleri toplanmadan gerisin geriye dönüyoruz. Sil baştan başlıyoruz. Peki, yıllardır bu düzende ne oldu, herkes değişimden bahsetmiyor muydu? Üç yıllık süreçte hatalar yapıldı, acemi davranışlar oldu ancak işin özünde cesur adımlar atıldı. Esas hataları seçim öncesi kaleyi içten fethedenlere karşı yetersiz kalmaları, bazı kulüplere fazla güvenmeleri idi. Son gün üç kulüp taraf değiştirdi, sonuç ters döndü.

   Yeni dönemdeki statüler skandaldır. 2. Lig için 6 takımın Play-off oynaması da 3. Ligden düşen 6 takımın düşürülmeyecek olması da transfer yönetmeliğinin ruhunun sulandırılması ve yabancı artışı taviz politikasıdır. Bu yapboz tahtası ile tıkanıklık artacaktır, transfer kilitlenecektir. Devletin ve aslında salt futbolun çıkarlarını düşünenlere ters bu uygulamalar havuza da darbedir. Onay verilmeyen bu gelişmelere karşılık kaynak da kesilecektir. Bu siyasi bir durdurma değil oylara oynayarak başa gelmenin, ideallerden uzaklaşmanın faturası olacak. Bu faturayı da kulüpler ödeyecek. Bana kimse çıkıp bu miadını dolduran uygulamalar dururken farklı dünya görüşleri nedeniyle havuzun durdurulacağını iddia etmesin.

   Genel Kurul yapısı değiştirilmeden, herkes eşit temsiliyete sahip olduğu sürece hiçbir adım atamazsınız. Aslında bu değişse dahi belirli çıkar gruplarının yine yönlendirmeleri ile tehlikeler yaşanacaktır. Futbol bu ülkede tam özerk değildir. Mevcut yapı, ekonomik koşullar rahat hareket edilmesini engelliyor.

   Genel kurulda söz almayan, olumlu veya olumsuz konuşmayan insanların ağlama duvarı olarak modern dilencilikten bahsetme masallarını dinlemekten bıktım. Her toplum lâyık olduğu şekilde yönetilir, yönetenler de o toplumun bir parçasıdır.    

   533 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
04 Ocak 2009, Pazar   Futbolda dün yok...
29 Aralık 2008, Pazartesi   Tükenişin resmidir...
28 Aralık 2008, Pazar   İç mimarlar...
22 Aralık 2008, Pazartesi   Kağıttan aslanlar...
15 Aralık 2008, Pazartesi   Yenilmez armada...
14 Aralık 2008, Pazar   Cilayi'den çıkış yok...
07 Aralık 2008, Pazar   Kırılma anı...
01 Aralık 2008, Pazartesi   Kaliteleri ve hedefleri farklı...
30 Kasım 2008, Pazar   İstatistikler yalan söylemez...
24 Kasım 2008, Pazartesi   Evinde şahin...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5451 1.5560
1 STERLİN 2.3340 2.3513
1 EURO 2.0988 2.1136



YAZARLAR : .

Reşat Akar

Ortak devlet gibi ortak demeç de olmaz!

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Akay Cemal

'Karasuları', Rus tatbikatı ve ...

Hasan Hastürer

Gaderi gara Lefkoşam...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (54)...

Bilbay Eminoğlu

Bu ne biçim dünya?... Bu ne biçim insanlık...

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Ahmet Tolgay

Klasik Sinema Kuşağımızda yarın akşam: WES...

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

SİNAN AYGÜN VATANDAŞ MI OLACAK?!

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Seçim aracı olarak savaş

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital