|
Simerini gazetesine özel açıklamalar yapan Korkmazhan, "Şu anda kendi ülkelerinde azınlık olarak yaşadığını" ileri sürdüğü Kıbrıs Türklerinin bu durumun Kıbrıs sorununun çözümünden sonra da böyle kalması arzusunda olmadıklarını savundu.
Korkmazhan, "1974'ten itibaren başlayan ve süren kolonizasyonun savaş suçu olduğunu" ileri sürdü.
Korkmazhan Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve çevresindekilerin Kıbrıs sorununun çözümünden sonra da TC kökenli KKTC vatandaşlarının adada kalması şeklindeki görüşlerine karşı olduklarını belirtti.
Abdullah Korkmazhan, Kıbrıslı Rumların ve uluslararası toplumun TC kökenli KKTC vatandaşlarının kalmasına ilişkin tepkisinin dışında "Kıbrıslı Türkler olarak da kendilerinin, bunun Kıbrıs Türk toplumuna karşı bir savaş suçu olduğunu düşündüğünü" savundu.
Korkmazhan Kıbrıs sorununa bulunacak olan çözümün Kıbrıs Türk toplumunun ve tüm Kıbrıs'ın demografik yapısını değiştirmemesi gerektiğini söyledi. İnsani nedenlerden dolayı belli bir sayıda TC kökenli KKTC vatandaşının kalmasını anladıklarını belirten Korkmazhan, bunun; Kıbrıs Rum tarafının kabul edeceği (bir rakam) bir şey olduğunu, geriye kalanların ise adayı terk etmesi gerekeceğini iddia etti.
TC kökenli KKTC vatandaşları konusunun komiteler düzeyinde ele alınması gerektiğine inandıklarını söyleyen Korkmazhan, bu konunun; Kıbrıs sorununun ciddi boyutlarından biri olduğunu da savundu. Korkmazhan ayrı bir komitenin kurulması ve bu konuyu ele alması gerektiğini de belirtti.
TC kökenli vatandaşların sayısının sorulması üzerine Korkmazhan, bu rakamın 350 ile 400 bin şeklinde olduğunu ileri sürdü ve TC kökenli KKTC vatandaşlarının sayısının, Kıbrıs'ta bölünmüşlüğe, iki devlet ve iki halk yapısına da temel teşkil ettiğini savundu. |