|
Haravgi ve diğer gazeteler; Peru'daki AB-Latin Amerika Zirvesi'ne katılan ve Londra'daki temaslarının ardından önceki gün Güney Kıbrıs'a dönen Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas'ın, havaalanında yaptığı açıklamalara geniş yer verdiler.
Haravgi gazetesi haberinde; Lima ve Londra'daki temasları sonrasındaki izlenimleri ile çalışma grupları ve teknik komitelerdeki görüşmelerin durumuna değinen Hristofyas'ın, Cumhurbaşkanı Talat ile yapacağı görüşmeden de söz ettiğini yazdı.
Soru işaretleri
Habere göre, Hristofyas; Kıbrıs Türk tarafının çalışma gruplarında alınacak sonuçtan bağımsız olarak doğrudan müzakerelerin başlamasında ısrar etmesinin soru işaretleri yarattığını iddia etti.
Gazete; komitelerin çalışmalarının bir ay uzatılmasını talep edip etmeyeceği yönündeki bir soruya karşılık Hristofyas'ın, "henüz bundan söz etmek için erken olduğunu" söylediğini ve komitelerin çalışmaları için ön görülen 3 aylık sürenin bitmesi yönünde sabır ve soğukkanlılık gösterilmesi gerektiğini vurguladığını yazdı.
Çalışma gruplarında "ilerleme kaydedenler de olduğunu, ancak bazılarının da sonuç üretemediğinin varsayılabileceğini" savunan Hristofyas; "Çabamız sonuç almak içindir. Hedefimiz budur ve şu an ne uzatmalar ne de çalışma gruplarının nihai sonucuna ilişkin konuşmanın zamanı değildir" şeklinde konuştu.
Hristofyas; çalışma gruplarının üzerinde uzlaşıya varamayacağı ve liderlerin ele alması gereken zor konular olduğu şeklinde yapılan yorumların sorulması üzerine ise; komitelerin görevinin referandumdan sonra ortaya çıkan görüş ayrılıkları arasında köprü kurmak olduğunu, devamını ise liderlerin üstleneceğini belirtti.
Hristofyas; "Elbette eğer çalışma grupları arasında anlaşma olabilseydi o zaman iki toplumun liderleri arasında müzakerelerin olmasına gerek kalmazdı" şeklinde konuştu.
Açıklamalar sınırlandırılsın
İki toplum liderinin üzerinde çalışması gereken çok fazla konunun olacağını savunan Hristofyas; "taraflara, kamuoyuna yönelik açıklamalarını sınırlandırmaları ve düşük tonlar seçmeleri" çağrısında bulundu. Hristofyas, şunları söyledi: "Ne biz çok fazla konuşmalıyız ne de ekseriyetle farklı ülkelerin temsilcileri. Bu konu herkesten önce Kıbrıslıları ilgilendirir. Bu sefer çözümü Kıbrıslıların bulması gerektiği konusunda herkes hemfikirdir ve bunun sonucunda gerek bizden gerekse yabancı ülkelerin temsilcileri tarafından ne kadar az müdahale olursa o kadar iyidir."
Boğucu takvimlere "hayır"
Gazete; Rum Yönetimi Başkanı Hristofyas'ın; "Türk tarafının; Nisan ayına kadar Kıbrıs sorununa çözüm bulunabileceği şeklindeki değerlendirmelerinin" sorulması üzerine, "sıkı takvimlerin kabul edilmeyeceğini" vurguladığını yazdı.
Habere göre, Hristofyas; "Herkes kendi işini yapıyor. Türk tarafı kendininkini, biz kendimizinkini. Umarım bir gün ortak bir iş yaparız. Neyin mümkün olup olmadığına ise herkes süreç içerisinde karar verebilir, şimdi değil" şeklinde konuştu.
En başından beridir Cumhurbaşkanı Talat'a "içerisinde sıkışıp kalınabilecek sıkı takvimlerin kendileri tarafından kabul edilmeyeceğini söylediğini" savunan Hristofyas; "Kıbrıs sorununun gerçekten çözülmesini istiyorsak gerçekçi olmalıyız" dedi. Gazete; Hristofyas'ın, açıklamasında, Lima ve Londra'daki temaslarına da değinerek, Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barosso başta olmak üzere tüm görüşmelerinde Kıbrıs sorununa ilişkin başlattıkları girişimden duyulan memnuniyetin dile getirildiğini vurguladığını yazdı. Haber göre, Hristofyas; tüm üye devletlerin Kıbrıs sorununa ilişkin çabalarda gerekli olduğunda yardımcı olmayı teklif ettiklerini de söyledi.
Hristofyas'ın Londra'daki açıklamaları
Öte yandan gazete; Rum Yönetimi Başkanı Hristofyas'ın, önceki gün, Londra'da gerçekleştirilen ve konuşma yaptığı bir etkinliğin ardından soruları yanıtladığını ve Cumhurbaşkanı Talat ile "ortak bir dil bulmaları, Kıbrıs dilini konuşmalarını" dilediğini yazdı.
Haber göre, Hristofyas; Cumhurbaşkanı Talat ile görüşmeyi istemesinin nedeninin komitelerde ilerleme sağlanmasa dahi doğrudan müzakerelerin başlaması yönündeki Türk tarafının görüşünü ele almak olduğunu yineledi ve "umarım ortak bir dili, Kıbrıs dilini konuşuruz" şeklinde konuştu.
"Uluslararası toplumun, tutumunu değiştirmesi yönünde Türkiye'ye uyguladığı baskının düzeyinden memnun olup olmadığının" sorulması üzerine Hristofyas; AB üyesi ve BM Güvenlik Konseyi'nin "doğru tutum sergilediklerini" savundu ve sözlerini şöyle sürdürdü:
"Asıl soru Türk liderliğinin uzlaşmazlığının ne zaman ve ne kadar değişeceğidir. Görüşme konusunda ise bugünkü Türk hükümetini ayrı tutuyorum, çünkü bu hükümetin Türkiye MGK'sının kararlarını isteyerek ve bilinçli bir şekilde gerçekten benimseyip benimsemediğinden emin değilim."
Hristofyas; Kıbrıs sorununun çözümünde garantörlük unsuruna ilişkin bir soru üzerine; Kıbrıs halkının özellikle geçmişte yaşadıklarından ötürü olgun bir halk olduğunu ve garantörlere veya garantilere ihtiyacı bulunmadığını iddia etti.
Habere göre, Hristofyas, sözlerine şöyle devam etti: "Türkiye bunun kırmızıçizgi olduğunu söylüyor. Her ikimizin de kırmızıçizgileri var. Şimdi hayatın bizi nereye götüreceğini görelim. Biz tüm bağımsız halkların sahip olduğu temel ilkeleri savunmaya devam edeceğiz."
Katsuridis: "Hedef komitelerde ilerleme sağlanması"
Öte yandan gazete, bir diğer haberinde; AKEL Parlamento Sözcüsü Nikos Katsuridis'in önceki gün yaptığı açıklamada; Rum Yönetimi Başkanı Hristofyas'ın Cumhurbaşkanı Talat ile görüşme amacının teknik komitelerde gösterilen çabalarda ilerleme sağlanması ve olumlu bir sonuca ulaşılması olduğunu söylediğini yazdı.
Habere göre, Katsuridis; Hristofyas'ın Kıbrıs sorununun çözümü ile gerçekten ilgilendiğini bu yüzden de bu yönde mevcut tüm imkânları kullanmak istediğini savundu.
Politis gazetesi, haberi; "Aynı Dili Konuşalım - Hristofyas Talat İle Yüz Yüze Görüşmesinin Ajandasını Netleştirdi" başlıkları altında verdiği haberinde; Hristofyas'ın önceki gün Güney Kıbrıs'a varışında havaalanında yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Talat ile Cuma günü gerçekleştireceği görüşmenin içeriğine netlik kazandırdığını yazdı.
Habere göre, Hristofyas; "Kıbrıs sorununun çözümünün iki devletli değil, iki toplumlu, iki kesimli federasyon çerçevesinde olacağına dair ortak bir politikanın vurgulanmasının, sadece komiteler düzeyinde değil iki liderin doğrudan müzakerelerinde de sonuca ulaşılması açısından büyük önem taşıdığını" ifade etti.
Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik yeni çabanın başarıya ulaşması için hem kendisinin hem de
Cumhurbaşkanı Talat'ın "aynı zemini ilerletmesi gerektiğini" ifade eden Hristofyas; bu zeminin ise "BM'nin tüm belge ve kararlarında yer alan iki toplumlu, iki kesimli federasyon, tek devlet, tek vatandaşlık, tek uluslararası temsiliyet ve tüm Kıbrıslıların insan haklarına saygı" şeklinde olduğunu savundu.
Fileleftheros gazetesi, "21 Haziran'ı Dönüm Noktası Sayıyorlar - Arabulucular; İlerlemeyi ölçmek İçin Mezura (Metre) Yok" başlıklı haberinde; teknik komiteler ve çalışma gruplarında gerçekleşen ilerlemelerin "ölçülemeyeceğini" bu yüzden Kıbrıs sorununda ne olacağının arabulucuların tutumlarına kaldığını iddia etti.
Gazete; arabulucuların doğrundan müzakerelerin "takvim içerisinde, yani 21 Haziran'da başlaması gerektiğini ve verilecek bir zaman uzatmasının durumu değiştirmeyeceğini" düşündüklerini ileri sürerek, Rum hükümetinin iyimser olmamasına rağmen yapılacak Hristofyas-Talat görüşmesine bel bağladığı yorumunda bulundu.
Gazete; Rum hükümetinin Cuma günkü görüşmeyi niyetlerin netleşmesi için bir fırsat olarak gördüğünü belirtirken, Rum Yönetimi Başkanı Hristofyas'ın önceki günkü açıklamalarına da kısaca yer verdi.
Gazete; bir diğer haberinde; İngiliz Milletvekili Teresa Villiers'in Londra'da yayın yapan Rum Radyosuna yaptığı açıklamada; Kıbrıs sorununa ilişkin başlayan girişimde Türk tarafının tutumuna yönelik eleştiride bulunduğunu yazdı. Habere göre, Villiers; "çalışma gruplarının faaliyete geçmesinin cesaret verici olmasına karşın Ankara'nın tutumunun olumsuz olmayı sürdürdüğünü" iddia etti.
Villiers; İngiliz hükümetinin Türkiye'ye "adadaki işgal kuvvetlerini çekmesi ve Kıbrıs sorunu çabalarına olumlu karşılık vermesi yönünde baskı yapması gerektiğini" de savundu.
Kiprianu: "Tezlerimiz sabit"
Alithia gazetesi; Hristofyas'ın açıklamalarını "Kimisi İlerliyor Kimisi İlerlemiyor - Dışişleri Bakanı: Tezlerimizi Sabit" başlıkları altında verirken, Rum Dışişleri Bakanı Markos Kipiranu'nun konuya ilişkin açıklamasına da yer verdi.
Habere göre, Kiprianu; BM Güvenlik Konseyi'nin başkanlık açıklamasında; "doğrudan müzakerelerin başlayabilmesi için komitelerde ilerleme sağlanması gerektiğinin" öngörüldüğünü, Rum hükümetinin görüşünün de bu yönde olduğunu ifade etti.
Kipiranu; doğrudan müzakerelerin başlayabilmesi için komitelerde ilerleme sağlanması gerektiğini yinelerken, Hristofyas'ın Cuma günü Talat ile yapacağı görüşmenin önemine de dikkat çekti. |