|
Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas'ın, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'la 23 Mayıs Cuma günü yapacağı görüşmede, "görüş birliği olabilmesi için", BM Güvenlik Konseyi Daimi Üyesi 5 ülkenin "ölçülü, ancak özlü katkılarını" istediği bildirildi.
Politis gazetesi; "Büyüklere Mesaj - Hristofyas Güvenlik Konseyi Daimi Üyelerine Yöneliyor" başlığıyla yansıttığı haberinde, Hristofyas'ın teknik komite ve çalışma gruplarındaki Rum grup başkanlarıyla dün bir araya geleceğini; iki liderin temsilcileri Özdil Nami ve Yorgos Yakovu'nun da, dün 23 Mayıs'taki görüşmenin gündemini belirlemek üzere görüşeceğini yazdı.
Güvenlik Konseyi 5'lerinin, Rum Yönetimi Başkanı'nın; "Kıbrıs sorununa talep edilen çözüm konusunda Kıbrıs Türk tarafı ile ortak bir dil olmadığı ve komitelerde tatmin edici ilerleme bulunmadığı" yönündeki sert mesajlarına muhatap olduklarını belirten gazete, özetle şöyle devam etti:
"Başkan Hristofyas, aynı yöndeki hareketlerini perde gerisinde de gerçekleştiriyor, prosedürün ve özde, Kıbrıs Türk tarafının zemin hazırlığına yaklaşım şeklinin değişmesi için arabulucuların da yardımcı olmaları gerektiğini vurguluyor. Yine; ön hazırlık döneminde de ortak dil bulunamazsa, doğrudan müzakerelerin başlaması için talep ettiği bir aylık sürenin verilmesinin de bir anlamı olmayacağı imasında bulunuyor.
Uluslararası unsur; uzatmanın uzlaşı ile olması şartıyla doğrudan müzakerelerin, Haziran yerine Temmuz'da başlamasına itiraz etmiyor. Ancak arabulucular, Lefkoşa'nın uzmanlar arasında tatmin edici bir görüş birliğine varılmasını beklemesinin nedenini tam olarak anlamış görünmüyor ve Kıbrıs sorununun 'dikenleri' gibi başlıca siyasi meseleleri yönetemeyeceklerini söylüyorlar.
Başkan Hristofyas ve mesai arkadaşlarının; 23 Mayıs'a kadar kalan iki gün içerisinde Kıbrıslı Türkleri ve uluslararası unsuru; yeni çözüm prosedürünün algılanma şeklinin değişmesi gerektiğine ikna etmesi gerekiyor.
Diplomatik bir kaynak; gazetemize, zorlukların şimdi başlamakta olduğunu ve bu nedenle uluslararası unsurun, 23 Mayıs'taki yüz-yüze görüşmenin öncesinde ve sonrasında ölçülü, ancak istikrarlı müdahalesine ihtiyaç olduğunu söyledi.
Başkan Hristofyas, bugün (dün) Kıbrıs sorununun özüne ilişkin konuları ele almakta olan çalışma gruplarındaki Rum grup başkanlarıyla bir araya geliyor. Hedef; sorunları topyekün saptamak ve bugüne kadar sağlanan görüş birliklerini not etmektir. İki liderin danışmanları Özdil Nami ve Yorgos Yakovu da, Talat-Hristofyas görüşmesinin gündemini oluşturmak amacıyla sondajlar yapacak.
İngiltere'nin Avrupa İşlerinden Sorumlu Bakanı Jim Murphy'nin, Başkan Hristofyas ve Dışişleri Bakanı Markos Kiprianu'yla temas etmek üzere perşembe günü Ada'ya yapacağı ziyaret de, uluslararası unsurun niyetlerinin not edilmesi açısından önemlidir. İki tarafın; doğrudan müzakerelerin zemin hazırlıklarını aynı şekilde algılamıyor oldukları ortadadır. Kıbrıslı Türk liderin danışmanı, Hristofyas'ın sert açıklamalarından şaşkınlık belirtti. Yorgos Yakovu'yla, uzmanların misyonunun görüş ayrılıklarını ve görüş birliklerini kaydetmek olduğu konusunda anlaştıklarını düşünüyor. Aksine Lefkoşa; Kıbrıs sorununun liderlerin doğrudan müzakerelerinin başlamasından önce 'dikenleri'nde en azından küçük anlaşmazlıkların üzerine köprü kurulmasının gerekli olduğunu düşünüyor.
Meclis Başkanı Marios Karoyan, teknik komite ve çalışma gruplarında bugüne kadar alınan sonuçları çok az, neredeyse hiç olarak niteledi. Marios Karoyan, cuma günkü Talat-Hristofyas görüşmesinden sonra durumun değişmesini diledi, aksi halde sorunun çözümüne ilişkin özlü prosedürün başlamasının zor olacağını kaydetti.
DİSİ Başkanı Nikos Anastasiadis de; teknik komitelerde olabilecek en büyük hareketliliğin olması için cuma günkü yüz-yüze görüşmenin verimli olmasını diledi. Anastasiadis açıkça; uzmanlar düzeyinde büyük görüş birlikleri olmasının beklenmemesi gerektiğini ima etti; 'Teknokratik değil büyük siyasi sorunlar var, dolayısıyla siyasi karar gerekiyor, bunu unutmamamız gerekir' dedi.
Uluslararası unsur, iki liderin aleni ve perde gerisindeki açıklamalarını izliyor ve gazetemizin öğrendiğine göre taraflardan hiçbiri; doğrudan müzakerelerin yaz ayları içerisinde başlamamasına siyasi açıdan 'dayanamaz'. Aksi halde Kıbrıs sorununun; her iki topluma ve liderlerine de etkileri ile, çekmeceye iyice gireceği vurgulanıyor."
"Hakemlikle flört"
Fileleftheros gazetesi; "Hakemlikle Flört Ediyorlar - Türkler 2004 Şartlarıyla Oynuyor ve 21 Haziran 'Zaman Sınırında' Israr Ediyor - Nami ve Yakovu Bugün Görüşüyor - Markos'un Takvimle İlgili Mesajı" başlık ve spotlarıyla yansıttığı haberinde, Türk tarafının; BM'nin prosedüre hakemlik şekliyle daha aktif müdahil olması fikrini ileri götürmeye çalıştığını yazdı.
Gazete, edindiği bilgilere dayanarak Türk tarafının; müzakereler prosedürü başladığında uluslararası unsurun fikirler ve tezler sunmak suretiyle müdahil olabileceği görüşüne sahip olduğunu, buna paralel olarak da bu aşamada, doğrudan müzakerelerin başlamasıyla olacaklara BM'nin karar vermesi gerektiği görüşünü ortaya koyduklarını yazdı, özetle şöyle devam etti:
"Aynı kaynaklara göre cuma günkü yüz-yüze görüşmede bütün konuların gündeme getirilmesi ve çıkış yolları aranması bekleniyor. Aleni açıklamalardan da anlaşıldığı kadarıyla zor girişim. Başkanlık Komiseri Yorgos Yakvou ve Talat'ın danışmanı Özdil Nami; Başkan Hristofyas ve işgal liderinin önümüzdeki cuma günkü görüşmesi arifesinde, dün BM yetkilisi Taye Brouk Zerihoun'un huzurunda bir araya gelecek. Buna paralel olarak Yorgos Yakovu'nun son görüşmelerinde gündeme getirdiği; Ledra bölgesindeki ara bölgeyle ilgili meseleleri de görüşmeleri bekleniyor.
Kıbrıs Rum tarafı, Dışişleri Bakanı Markos Kiprianu aracılığıyla; doğrudan müzakerelerin başlayabilmesi için çalışma gruplarında özlü çalışma üretilmesi gerektiğine işaret etti.
Buna paralel olarak Karoyan, 'ister ön kapıdan isterse arka kapıdan gelsin; boğucu takvimleri kabul etmeyiz' dedi.
Dışişleri Bakanı da, boğucu takvimlerin geçmişte de başarısızlıkla sonuçlandığına işaret etti ve 'Dolayısıyla hakemliklerin yeniden gündeme getirilmeye çalışılmasının akıllıca olacağını zannetmiyorum' dedi."
Gazete, ana muhalefet DİSİ Genel Başkanı Nikos Anastasiadis'in; Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas'ın Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'la 23 Mayıs'taki görüşmeyi talep etmesini doğru bulduğunu ve büyük sorunların teknik değil, siyasi olduğunu belirterek "Dolayısıyla siyasi kararlar alınması gerekir, bunu unutmamalıyız" dediğini yazdı.
Gazeteye göre, teknik komite ve çalışma gruplarında ilerleme kaydedilmeden doğrudan müzakerelerin başlamasının tehlikeli olup olmadığının sorulmasına karşılık Anastasiadis; "Zor meselelerde tehlikeler her zaman olacak. Mesele, teknik komitelerden ne beklediğimizdir. Kıbrıs sorununu çözmelerini mi yoksa siyasi liderlerinden direktifler alarak; görüş ayrılıklarını azaltmaya veya tezleri örtüştürmeye yardımcı olacak alternatif öneriler hazırlayıp sunmak mı?" diye sordu.
Vasiliu : Çalışma gruplarındaki ilk ortak belge
Alithia gazetesi; "Kıbrıslı Türkler ve Rumların Çalışma Gruplarındaki İlk Ortak Belgesi - Çalışma Gruplarının Şu Ana Kadarki Gidişatı Beklendiği Gibi" başlıklı haberinde, AB konularını ele almakta olan çalışma grubundaki Rum delegelerin başkanı Yorgos Vasiliu'nun, halen anlaşmaya varılmış tezlere ilişkin ilk ortak belgenin önceki gün hazırlanmasının söz konusu olduğunu açıkladığını bildirdi.
Gazete, Vasiliu'nun Rum tarafında yayın yapan Super Sport FM isimli radyoya yaptığı açıklamada; AB konularını ele alan çalışma grubunda şu ana kadar sağlanan ilerlemeye ilişkin iyimser mesajlar da verdiğini yazdı. Gazeteye göre Vasiliu, Kıbrıs Türk ve Rum çalışma grupları ve teknik komiteleri arasındaki görüşmelerin şu ana kadarki gidişatının "sürpriz" diye nitelendirilemeyeceğini söyledi. Şu ana kadar Kıbrıs Türk tarafının tezlerinde, en azından resmi düzeyde değişiklik olmadığını kaydeden Vasiliu, "Ancak pratikte, hamilelik dönemi 9 aydan uzun sürecek gibi görünüyor" dedi.
Vasiliu, doğrudan müzakerelerin 21 Mart anlaşmasından üç ay sonra başlayıp başlamayacağı konusundaki kesin kriterin; Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın "o zamana kadarki süre içerisindeki davranışı olduğu" görüşünü de ortaya koydu.
Gazete, Vasiliu'nun; Rum Yönetimi Başkanı Hristofyas'ın Cumhurbaşkanı Talat'la 23 Mayıs'taki görüşmeyi talep etmesini çok doğru bulduğunu, bakire doğumun tartışılmasını ise nafile gördüğünü ve şunları söylediğini yazdı:
"Böyle bir konu yok ve sıfırdan, yeni bir devlet doğmayacak. Halen, 4 yıldan beridir AB üyesiyiz. Yeni bir devletle ilgili yeni bir anlaşma yapılması; bugün sahip olduğumuz devletin işleyişine son vermesi, AB'ye yeniden başvurulması, AB'nin de bu başvuruyu yıllarca incelemesi gerekecek. Bunu; Kıbrıslı Türkler ve Türkiye, akıllarına bile getirmiyorlar."
Papadopulos: Cumaya kadar sabredin
Bu arada Politis gazetesi, Rum Yönetimi eski Başkanı Tasos Papadopulos'un, Rum Dışişleri Bakanı Markos Kiprianu'yu siyasi bürosunda kabul ettiğini bildirdi ve görüşme sonrasında söylediklerine yer verdi.
Gazeteye göre, gazetecilerin; yabancıların ve Kıbrıslı Türklerin teknik komitelerde ilerleme var ve doğrudan müzakereler başlayacak gibi göstermeye çalıştıkları şeklindeki gözlemlerini iletmelerine karşılık Papadopulos; 23 Mayıs'taki Talat-Hristofyas yüz-yüze görüşmesine kadar sabır tavsiyesinde bulundu.
Tasos Papadopulos şunları söyledi:
"Bildiğiniz gibi cuma günü Sayın Hristofyas, Sayın Talat'la görüşecek. Konuları bu noktada bırakalım, olguların önünde koşmayalım, ne söyleyeceği konusunda peşin hükme varmayalım ve müzakerelere yeni bir ivme katmasını umalım. Müzakereler hakkında herhangi bir şey söylemekten ısrarla kaçındım. Sonuç versin diye yapılan yeni çabaya bir fırsat verelim, daha sonra görüşlerimizi söyleme fırsatımız olacak."
Gazete, Rum Dışişleri Bakanı Markos Kiprianu'nun ise; doğrudan müzakerelerin başlayabilmesi için çalışma gruplarında özlü çalışma üretilmesi gerektiği görüşünü yineleyerek, "Boğucu takvimleri kabul etmiyoruz" dediğini yazdı.
Cuma günkü görüşme belirleyici istasyon
Simerini gazetesi de; "Cuma Günkü Görüşme Belirleyici İstasyon" başlıklı haberinde, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas'ın cuma günkü görüşmelerinin ardından, arabulucuların özellikle perde gerisi hareketlerini yoğunlaştırmalarının beklendiğini yazdı.
Gazete bilgili kaynaklara dayanarak; arabulucuların bu hareketlerinin; cuma günkü görüşmeden çıkacak sonuçlara göre olacağını, Rum Yönetimi Başkanı'nın "yeni prosedüre dış müdahalelerden kaçınılması gerektiği" açıklamasının da tesadüf olmadığını vurguladı.
Rum yönetiminin son 24 saattir, Türk tarafının idame ettirdiği; teknik komite ve çalışma gruplarında kaydedilecek ilerlemeden bağımsız olarak, doğrudan müzakerelerin derhal başlaması ortamını sistemli şekilde tersine çevirmeye çalıştığını yazan gazete, özetle şöyle devam etti:
"Cuma günkü görüşme, BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs'taki yeni Özel Temsilcisi Taye Brook Zerihoun'un iki toplum lideriyle ilk ortak görüşmesi olacak.
BM diplomatı son günlerde; bu önemli yüz-üze görüşme için hararetle hazırlanıyor ve iki liderin temsilcileriyle temas halinde bulunuyor. Zerihoun 'un, önümüzdeki 24 saat içerisinde Özdil Nami ve Yorgos Yakovu'yla yeni bir görüşme daha yapması bekleniyor. Doğrudan müzakerelerin yaz ayları içerisinde başlayacağı konusunda temkinli iyimserlik içerisinde olan yabancı diplomatlar; cuma günkü görüşmede zorlukların aşılması yöntemlerinin bulunmasının mümkün olduğunu ve bu yöntemlerin bulunması gerektiği görüşündedir; bu zorlukların, daha fazla uzayıp prosedürü etkisiz hale getirmeden önce göğüslenmesi gerektiğine işaret ediyorlar.
Aynı kaynaklar; Kıbrıs sorunundaki kritik konuların şu veya bu şekilde iki toplum lideri arasında müzakere unsuru olacağına dikkat çekiyorlar. Bazı çevreler, bu tezi; doğrudan müzakerelerin perspektife sahip olarak yapılması ve bunun için önce ön hazırlık aşamasında, komiteler düzeyindeki görüşmelerde ilerleme olması gerektiğinde ısrar eden Rum tarafına yanıt ortaya koyuyor." |