|
Haravgi ve diğer gazetelere göre, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın, BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon ile görüşmesinden sonra, hakemlik ve takvimlere atıfta bulunmasıyla ilgili soru üzerine Stefanu, "iki toplum liderinin müzakerelerinde ortaya çıkacak sürecin takip edilmesini istediklerini" belirtti. Hakemliği ve dar takvimleri istemediklerini yineleyen Stefanu, çözüm hedefiyle müzakere için samimi bir iradenin bulunduğunu belirtti. Stefanu, bu tutumlarının uluslararası toplum tarafından da benimsendiğini söyledi.
DİSİ Başkan Vekili Averof Neofidu'nun "takvim ve hakemliği kabul etmemesi için Hristofyas'ın tezlerine sonuna kadar bağlı kalması" temennisinin hatırlatılması üzerine Stefanu, "Başkan Hristofyas'ın şimdiye kadarki davranışları ve tezleri açıktır. Takvimleri ve hakemliği öngören süreçleri kabul etmedik" dedi.
"Çözümün kalitesi ve içeriği" konusunda ise Stefanu, "işgali ve kolonizasyonu sonlandıracak, Kıbrıs'ı yeniden birleştirecek, insan hakları ile Kıbrıslı Türklerin ve Rumların temel özgürlüklerini teminat altına alacak çözüm istediklerini" söyledi.
"Çözümle ilgili sürecin son fırsat olduğuna" ilişkin görüşlere katılmadıklarını da söyleyen Stefanu, müzakereler için gerekli önkoşullarının yaratılması için çalıştıklarını ekledi.
Fileleftheros Gazetesi'ne göre 25 Temmuz görüşmesine de değinen Stefanu, iki toplum liderinin bu görüşmede, ileriki adımlar hakkında karar vermek için çalışma grupları ve teknik komiteler düzeyinde yapılan ön hazırlık çalışmasını değerlendireceğini ifade etti.
Direkt telefon hattı
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas arasında direkt telefon hattının kurulmasına ilişkin bir soru üzerine de Stefanu, destekledikleri bu adımın pratikte hayata geçirilmesi için görüşmelerin sürdüğünü belirtti.
Alithia gazetesine göre, DİSİ Başkan Vekili Averof Neofidu da, iki lider arasında direkt kırmızı hat kurulmasının faydalı olduğunu söyledi. Neofidu "Hat bir başka renk olsaydı çok daha iyi olacaktı" ifadesini de kullandı. |