|
Rum Başkanlık Komiseri Yorgos Yakovu; Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas arasında başlayacak doğrudan görüşmelerin ilk konusunun, yönetim şekli olacağını ve Güzelyurt iade edilmeden bir çözümün bulunmasının da söz konusu olmadığını ileri sürdü.
Politis, "Beklemedeler... Nami ve Yakovu'nun Süreç ve Limnidi (Yeşilırmak) Konularını Ele Alacakları Görüşmelerin Tarihleri Belirlenmedi" başlıkları altında verdiği haberinde; Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın AB ve BM'yle İlişkilerden Sorumlu Temsilcisi Özdil Nami ile Rum Başkanlık Komiseri Yorgos Yakovu arasında, bu hafta içerisinde görüşme yapılması konusunun "dün (önceki gün) de belirsiz kaldığını" yazdı.
Gazete; Nami ve Yakovu arasında, 3 Eylül'de başlayacak doğrudan müzakerelerin ajandası ile "Limnidi" (Yeşilırmak) kapısının açılması konularının ele alınacağı ve bu hafta içerisinde ilki, gelecek hafta da ikincisinin yapılması planlanan görüşmelerin tarihinin dün de belirsiz kaldığını savundu.
Yakovu'nun, ilk görüşmenin bu hafta içerisinde yapılması amacıyla BM aracılığıyla Nami ile iletişime geçme
girişiminde bulunduğunu, ancak Nami'nin "henüz tatilini tamamlamaması" sebebiyle bu girişimin sonuçsuz kaldığını iddia eden gazete; Kıbrıs Rum tarafı ile BM'nin doğrudan müzakerelerin sürecinin nasıl olacağının ayrıntılı olarak ele alınabilmesi amacıyla, bu görüşmelerin geçekleşmesi için acele ettiklerini vurguladı.
Alithia, "Yorgos Yakovu: 'Kıbrıslı Türklerin İstediği İsviçre Modeli Yönetim Şeklinde Ciddi Eksiklikler Var'" başlığı altında verdiği haberinde; Rum Başkanlık Komiseri Yakovu'nun, dün, Rum Radyo Televizyon Kurumu'na (RIK) yapmış olduğu açıklamada; Güzelyurt'un (Omorfo) Kıbrıslı Rumlara iade edilmesinin öncelikleri arasında bulunduğunu ve "bir çözüm durumunda Omorfo kenti ve bölgesinin Kıbrıs Rum tarafına verilmemesinin söz konusu olmadığını" söylediğini yazdı.
Gazete; Yakovu ve Nami'nin bu hafta ve gelecek hafta görüşme gerçekleştirmelerinin beklendiğini belirtirken; Yakovu'nun konu hakkında şunları söylediğini yazdı:
"Nami ile görüşme veya görüşmeler yapmayı bekliyorum. Görüşmemiz gereken, iki temel konu, sürece ilişkin konular ve Limnidi'nin (Yeşilırmak) açılması konuları var. BM, belki de kendi sebepleri yüzünden, BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Aleksander Downer'in ziyaretlerini planlayabilmek için, sürecin ayrıntıları ile yakından ilgileniyor."
Habere göre, Yakovu; Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum tarafının, "Birleşik Federal Kıbrıs'ın" başkanlığı konusuna farklı önerilerle yaklaşmakta olduklarını ve Kıbrıs Türk tarafının "tüm üyelerinin dönüşümlü başkanlık yapacağı bir başkanlık konseyi" önermekte olduğunu iddia etti.
Kıbrıs Rum tarafının "başkan ve başkan yardımcısının dönüşümlü olarak başkanlığı üstlenmesi" şekildeki önerisinin, Kıbrıs Türk tarafınca "tamamen reddedilmediğini ve Kıbrıs Türk tarafının bu öneriyi görüşmekte olduğunu" ifade eden Yakovu, şunları söyledi:
"Ancak Kıbrıs Türk tarafı farklı bir sisteme yönelmektedir. Bizim ciddi eksiklikleri olduğuna inandığımız İsviçre tipi ortak bir sistemden bahsediyorlar."
"2008 abartılı"
Yakovu; yönetim şekli konusunun kolay bir konu olduğu ve birkaç görüşmede halledilebileceği izleniminin yaratılmaması gerektiğini belirterek, her konunun bir başka konuya bağlı olduğunu, bu yüzden de müzakerelerin zorlu geçeceğini vurguladı.
Müzakerelerin, Cumhurbaşkanı Talat'ın arzuladığı gibi 31 Aralık 2008'e kadar tamamlanmasının mümkün olmadığını savunan Yakovu; bu öngörünün "abartılı olduğunu" iddia etti.
Açıklamasında, çalışma gruplarının durumuna da değinen Yakovu; çalışma gruplarının varlıklarını sürdürmelerinden yana olduklarını belirtti, ancak grupların oluşumlarında bazı değişikliklerin yapılmasının olası olduğunu vurguladı.
"Limnidi açıklanmaya hazır"
Simerini gazetesi ise; "Yakovu'dan Net Mesaj - Omorfo Geri Verilmezse Çözüm Mümkün Değil" başlıkları altında verdiği haberinde; Yakovu'nun Yeşilırmak kapısının açılmasının "açıklanmaya hazır olduğunu" söylediğini yazdı.
Habere göre, Yakovu: "Bize göre konu açıklanmaya hazırdır. Kıbrıs Türk tarafı açılması konusunda zorluk çıkarmamıştır. Ancak Sn. Talat, Başkan Hristofyas ile gerçekleştirdiği son görüşmede, konunun benim ve Sn. Nami'nin arasında bir kez daha ele alınmasını tercih etmiştir" şeklinde konuştu. |