Sözde "Kıbrıs Cumhuriyeti'nin 48'inci kuruluş yıldönümüyle" ilgili kutlamaların yapıldığı 1 Ekim günü, askeri resmi geçit töreninin hemen öncesinde, milliyetçi içerikli broşür dağıtan 16 Rum gencin polis tarafından önlem olarak alıkonulması ve Rum Yönetimi'nin polisi koruyan açıklama yapmasına, Rum muhalefet kanadından sert tepki geldi.
Alithia gazetesi, alıkonulan Rum gençlerin (reşit oldukları belirtildi) "Milli Halk Cephesi" ve "Helen Direniş Hareketi" mensubu olduklarını yazdı. Rum polisinin birkaç gün önce; askerî tören sırasında gerginlik yaratmaya yönelik faaliyetlerde bulunulacağı yönünde bilgi aldığı için, broşür dağıtan gençleri önlem maksadıyla alıkoyduğunu belirten gazete, dağıtılan broşürlerden birinin (Helen Direniş Hareketi imzasını taşıyan) "55'in ortaokul öğrencilerinin fikirleri belgesi" gibi olduğunu belirtti ve broşürün içeriğini özetle şu şekilde yansıttı:
"Kıbrıs Heleni! Bugün Kıbrıs'ın Bağımsızlık gününü kutlamaya çağrılıyorsun. Hiçbir zaman var olmayan bir bağımsızlık; çünkü Büyük Britanya Kıbrıs'ı hiç terk etmedi. Adamızı denetimi altında bulundurmaya devam ediyor. Ancak, 1955-59 Onurlu EOKA mücadelesinde Kıbrıs'ın Helenleri, sakat bir 'bağımsızlık' için değil; Anavatan Yunanistan ile Enosis (birleşme) için mücadele etmişlerdi.
Fakat bu bile; vesayet altındaki Kıbrıs Cumhuriyeti bile, Kıbrıs Helenizmi için koruyucu bir kabuktur. Bu nedenle uluslararası Siyonizm ve Türk-İngiliz çıkarları ilanının ertesi gününden itibaren entrikalar kurarak Kıbrıs Cumhuriyeti'ni lağvetmeye çalışıyor.
Bu şekilde olguları bugün; İngiltere'nin ve Türkiye'nin mandasındaki iğrençlik abidesi partenojenez mahsulü olacak ve Helen unsurunun, geleneğinin (tarihteki emsalleri Gökçeada, Bozcaada, İstanbul, İskenderun'dur) yok edilmesini ve güney kıyılarının petrollerini Türk - İngilizlerin eline vermeyi hedefleyecek yeni bir 'devlet' oluşturulmasının istenmesi noktasına kadar yönlendirdiler.
Helen Kardeşim, ikna etmek için sana; bu reçeteden ve 'Kıbrıslı Türklerle ortaklık devletinden' başka bir yol olmadığını söyleyecekler. Sana; geçen her günün davamızın aleyhine olduğunu söyleyecekler. Sana; iki bölgenin - Türklerin ve müttefiklerinin anladığı gibi - 'yeniden birleşmesinin', Kıbrıs'a barış ve refah getireceğini söyleyecekler.
Sana; ırkçı iki bölgelilik çözümüne itiraz edenlerin aşırı milliyetçi olduğunu söyleyecekler. Ancak böyle iddialara ancak budalalar ve partilere körü körüne bağlı olanlar inanabilir. Bu politikanın taraftarları sürekli ödünler vermemizle; Başkan Hristofyas'ın Türk cumhurbaşkanını ve 50 bin yerleşiği kabul etmesi ile bizleri perişanlığa sürüklediler.
Halen hayatta isen doğrul, örgütlen, diren; bu şekilde vatanı sen kurtaracaksın. Şimdi başla! Erteleme! Yarın geç olacak! Çocuklarının vatanını çalmalarına izin verme! Daha her şey yitirilmedi. Bilgilen, bilgilendir. Direniş gruplarında örgütlen. Güçlerini bizimkilerle birleştir. Kıbrıs'ın Helenliğinin yok edilmesi ve Türkleştirilmesi planlarına engel olacak bir Helen direniş duvarı kuralım. Büyük Diriliş günü gelecek. Helenizm, yeniden doğmuş Rus milletinin ittifakıyla gaspçı Türk devletinin elini kesmek için savaşacak. O Kutsal Güne kadar hayatta kalalım."
Gazete EURO.KO milletvekili Rikkos Erotokritu'nun; "barış içerisinde dolaşan, hiçbir cezai suç işlemeyen ve bunu tören alanında da yapmayan kişilerin tutuklanması büyük bir hukuki ve aynı zamanda cezai mesele yaratır" dediğini yazdı.
Gazeteye göre, bu cezai meselenin; vatandaşların insan haklarının ihlal edilmesi konusu olduğunu ve mahkemede çözüleceğini de söyleyen Erotokritu, Rum gençlerin tutuklandığını, üstlerinin arandığını, bazılarına kelepçe takıldığını, karakola götürüldüğünü ve bu kişilere üç saat meşakkat çektirildiğini belirtti.
"Helen Direniş Hareketi" Başkanı Krinos Makridis, gazeteye yaptığı açıklamada, Rum polisinin, üzerinde "Helen Uyan, Yeni Türk Hâkimiyeti Geliyor" yazılı panoyu müsadere ettiğini belirterek, Rum Yönetimi Başkanı Hristofyas'a da farklı görüşe olanak bırakması çağrısında bulundu.
Gazete, Rum Sözcü Stefanos Stefanu'nun, polisin; bazı çevrelerin resmî geçit sırasında anomali yaratmak niyetinde oldukları yolunda bilgiye sahip olması halinde önlem alma yetkisine sahip olduğunu söylediğini yazdı.
Gazeteye göre, polise direndiği için tek bir tutuklama yapıldığını, karakola götürülen diğerlerinin; bulguların aydınlatılması amacıyla alıkonulduğunu söyleyen Stefanu, bu kişilerin daha sonra serbest bırakıldıklarını anlattı.
DİSİ Milletvekili Yonas Nikolau, dağıtılan broşürlerin içeriğinden bağımsız olarak; Rum polisinin bu broşürleri dağıtan insanları tutuklamasının kabul edilemez olduğunu söyledi.
Rum Adalet ve Kamu Düzeni Bakanı Kipros Hrisostomidis, Rum polisinin söz konusu faaliyeti önlem olarak yaptığını belirterek, "Kıbrıs'ın bağımsızlık kutlamaları sırasında siyasi içerikli broşürler dağıtan kişilerin kimlik tespitlerini yaptı, iyi de etti" dedi ve şunları söyledi:
"Günlerdir, Bağımsızlık gününde, resmi geçit sırasında örgütlü bir kargaşa yaratma çabası olacağı bilgisi vardı. Bu olasılığı engellemek için gerekli bütün tedbirler alındı."
DİSİ Başkanı Nikos Anastasiadis ise, Rum polisinin siyasi içerikli broşür dağıtan Rum gençleri tutuklamasını "çok talihsiz bir hareket" olarak niteledi.
AKEL Milletvekili Aristofanis Georgiu, Rum polisinin doğru hareket ettiğini ve ülke sınırları içerisindeki herhangi bir kişiden kimliğini aydınlatmasını talep etme hakkına sahip olduğunu söyledi.
DİKO Meclis Grup Sözcüsü Andreas Angelidis, Rum polisinin "fikirlere, fikirlerin yayılmasına karşı şiddet uyguladığını", polisin önleme maksatlı hareketinin yanlış olduğunu belirtti.
EDEK Başkanı Yannakis Omiru, hukuk devletinin tartışılmaz olması gerektiği görüşünü ortaya koyarak; görüşlerin beyan edilmesinin hiçbir şekilde cezalandırılmaması gerektiğini söyledi. Rum Polis Genel Müdürü Yakovos Papakostas da, "polis öyle değerlendirdi ve öyle yaptı" ifadesini kullandı. |