Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas; Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'la gerçekleştirdikleri doğrudan müzakerelerde "etkileyici bir ilerleme olmadığını" belirtti ve sözde "Kıbrıs Cumhuriyeti'nden" vazgeçmeyeceklerini vurguladı.
Haravgi ve diğer Rum gazeteleri; Rum Yönetimi Başkanı Hristofyas'ın önceki gün Bulgaristan ziyareti için Güney Kıbrıs'tan ayrılırken Larnaka Havaalanı'nda yaptığı açıklamada; "Kıbrıs sorunu müzakerelerinde ilerleme olmamasına karşın ihtiyatlı iyimserliğini koruduğunu" söylediğini yazdılar. Habere göre Hristofyas şöyle konuştu:
"İlerleme yok' dememek için, 'etkileyici bir ilerleme olmadığını' söyleyeceğim. Bunun ötesinde her siyasi kesim kendi görüşü temelinde kendi sonuçlarını çıkarabilir. Ben ise kötümser olduğumu söyleyemem. Henüz yeni başladık, sadece 2 görüşme gerçekleşti ve daha çok görüşme yapacağız. Kıbrıs sorununun boyutları yeterince çoktur. Şu anda sadece 'Yönetim' başlığı hakkında konuşuyoruz ve her zamanki tutumumu, yani kimi zaman tedirgin olsam da ihtiyatlı iyimserliğimi sürdürmeye devam edeceğim."
Hristofyas; BM çatısı altında Cumhurbaşkanı Talat ile sürdürdüğü Kıbrıs sorununun çözümü müzakerelerine "iyi niyetle, ilkeleri savunarak ve esneklikle devam edeceğini" savundu. Habere göre Hristofyas; Cumhurbaşkanı Talat'ın dün "Fileleftheros" gazetesindeki söyleşisini ise "Bizim görüşlerimiz herkes tarafından biliniyor" sözleriyle yorumladı ve şunları ekledi:
"Kıbrıs Cumhuriyeti, Kıbrıslı Rumların ve Kıbrıslı Türklerin ortak devletidir ve bu Kıbrıs Cumhuriyeti, iki toplumlu, iki kesimli federal devlete dönüşecektir."
Gazete; "Talat'ın da müzakere masasında aynılarını mı söylediği" şeklindeki bir soruya karşılık Hristofyas'ın, "`karartmayı delmemek için' yanıt vermediğini" de belirtti. Son günlerde Rum basınında yer alan ve BM'nin "ekspres çözüm istediği" şeklindeki haberlerin sorulması üzerine ise Hristofyas; kendisinden bu yönde bir görüş alma girişimi yapılmadığını ve "ekspres süreç konusunda hiçbir şey bilmediğini" ifade etti.
Hristofyas, Larnaka Havaalanı'ndaki açıklamasında, Bulgaristan ziyaretine de değindi ve Güney Kıbrıs ile Bulgaristan'ın "dost ülke olduklarını" söyledi. Bulgaristan'ın Kıbrıs sorununa ilişkin tezlerinin "ilkeler çerçevesinde olduğunu" savunan Hristofyas; ziyareti sırasında Rum ile Bulgar dışişleri bakanları arasında işbirliği ve koordinasyon anlaşması imzalanacağını da belirtti. Hristofyas ayrıca; Sanayi ve Ticaret Odası'ndan kalabalık bir heyetin de kendisine eşlik edeceğini ve iki ülkenin Ticaret bakanlıkları tarafından çeşitli seminerler gerçekleştirileceğini ifade etti.
Karoyan'dan Türkiye'ye baskı talebi
Öte yandan Rum Meclisi ve DİKO Partisi Başkanı Marios Karoyan ise önceki gün bir anma etkinliğinde yaptığı konuşmada; "Türk tarafının tutumunu sertleştirdiğini" iddia etti.
Habere göre Karoyan; Hristofyas'ın müzakerelere Kıbrıs sorununu çözmek için iyi niyetle başladığını ileri sürdü ve Cumhurbaşkanı Talat'ın ise "aynı oranda iyi niyet ve siyasi irade göstermeyerek, iki kurucu devletin ortaklığı ile Türkiye'nin garantörlüğünden bahsetmeyi sürdürdüğünü" iddia etti. Karoyan ayrıca; BM'ye, BM kararlarıyla belirlenen çözüm çerçevesine ve temeline dönmesi için Türkiye'ye baskı yapması çağrısında da bulundu.
Rum ana muhalefet partisi DİSİ Başkanı Nikos Anastasiadis ise; "Türk tarafının tezlerinde sertleşme gözlemlendiğini" iddia etti, buna rağmen henüz ikinci turdan müzakerelerin gidişatına yönelik değerlendirme yapılmasının erken olacağını söyledi. Anastasiadis; kamuoyun önünde konuşulması ve suçlamalarda bulunulmasından kaçınılması gerektiğini belirtti ve "Ne kadar az konuşulursa o kadar iyidir" dedi.
"Hristofyas Talat'la çatışma mantığı gütmüyor"
Fileleftheros gazetesi haberinde; Hristofyas'ın önceki günkü açıklamalarının yanı sıra Rum Dışişleri Bakanı Markos Kiprianu'nun da Cumhurbaşkanı Talat'ın söyleşisine ilişkin açıklamalarına yer verdi. Habere göre Kiprianu; "Rum tarafının tezlerinin net olduğunu" ileri sürdü ve bunlardan cayılmasının söz konusu olmadığını söyledi.
Öngörülen çözümün sözde "Kıbrıs Cumhuriyeti'nin federal bir devlete dönüşmesi olduğunu" iddia eden Kiprianu; "Bunun Sayın Talat tarafından da kabul edilmiş olduğuna inanıyorum" şeklinde konuştu. Kiprianu; içinde bulunulan bu dönemde müzakereler sırasında nelerin konuşulduğunun söylenmesinde kısıtlama olması gerektiğini de belirtti.
"Bir sonraki adım hakemlik"
Öte yandan Simerini gazetesi; yukarıdaki başlık altında manşetten verdiği haberinde; uluslararası toplumun Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin müzakerelerin başarısızlığa uğramasına izin veremeyeceğini, bu bağlamda yabancı faktörlerin atacakları bir sonraki adımın "hakemlik yoluyla müdahale etmek" olacağını iddia etti.
Gazete; "siyasi çevrelere" dayandırdığı haberinde; BM ve diğer uluslararası faktörlerin Cumhurbaşkanı Talat ile Rum Yönetimi Başkanı Hristofyas arasında başlayan müzakereleri "bugüne kadarki en iyi fırsat" olarak nitelendirdiklerini, bu yüzden de müzakerelerin başarısızlığa uğramaması için "gerektiği anda müdahalede bulunacaklarını" savundu.
BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Aleksander Downer'in BM ve ABD'deki temaslarının da bu düşünceleri güçlendirdiği görüşünü ortaya koyan gazete; Downer'in ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı William Burns ile görüştüğünü, diğer "alt düzeydeki" ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilileriyle görüşmelerini ise iptal ettiğini ileri sürdü.
Gazete; Downer'in BM Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesiyle görüşmesinin, ardından da Brüksel'e geçerek, AB Genişlemeden Sorumlu Komiseri Olli Rehn'le bir araya gelmesinin beklendiğini kaydetti. Haberde ayrıca; Downer'in İngiliz hükümeti yetkilileriyle de görüşeceği, Çarşamba günü ise Kıbrıs'a geleceği ifade edildi.
|