Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın, ilk iki görüşmelerinde
iki kesimli, iki toplumlu federal çözüm konusunda uzlaşmaya vardığını ve de tek egemenlik, tek vatandaşlık ve tek uluslararası kimliği kabul ettiğini; ancak müzakerelerde, yönetim ve yetkilerin dağılımı başlığında, Kıbrıs sorununu hadım eden ve de konfederasyona yol açan federal oluşumlara yetkiler yüklenmesinde ısrarlı olduğunu savundu.
Alithia ve diğer gazetelere göre, Bulgaristan'da bulunan Hristofyas, önceki gün, Bulgar ve yabancı gazetecilerle birlikte katıldığı kahvaltılı toplantıda yaptığı açıklamada, Talat'ın ayrıca devletlerin yeni ortaklığı konusunda kamuoyuna konuştuğu zaman bir dediğinin diğerine uymadığını iddia etti. Bunun temel sorunlardan biri olduğunu savunan Hristofyas, Kıbrıs Rum tarafının konfederasyonu kabul etmesinin söz konusu olmadığını bu konuda net olması gerektiğini söyledi.
"Kıbrıslıların", çözümü kendilerinin bulması gerektiğini yineleyen Hristofyas, BM kararlarının hayata geçirilmesi ve adanın topraksal bütünlüğüne saygı duyulması gerektiğini ifade etti. Hristofyas, bu sürecin BM ve BM Genel Sekreteri ile AB tarafından da kabul edildiğini söyledi.
Annan Planı'na ilişkin bir soru üzerine Hristofyas, Planı'nın; yabancıların ve özellikle Türkiye'nin çıkarlarına hizmet eden Anglo Amerikanların eseri olmasından dolayı Kıbrıslı Rumlar tarafından ret edildiğini, ayrıca Annan Planı'nın Kıbrıs sorununun işlevsel çözümünü ve insan haklarının iadesini hedeflemediğini ileri sürdü.
Yeni dünya koşulları altında Kıbrıs sorununa ilişkin çözüm ile yeniden birleşme mücadelesinin çok zor olduğunu söyleyen Hristofyas, yeni dünya düzeninin, yeni dünya düzensizliği olduğunu belirtti.
Hristofyas, "çok zor bir hamilelik döneminden geçiyoruz, doğum olacak ama bu hilkat garibesi bir doğum olmayacak güzel bir çocuk olacak" şeklinde konuştu. Hristofyas, sözlerinin devamında, Kıbrıslı Türkler ile Kıbrıslı Rumların birlikte vatanlarını yeniden birleştirmeyi başaracaklarını ve de bunun mümkün olduğunu söyledi.
Vizyonlarının; "Kıbrıslıların", gerçekten bağımsız bir Kıbrıs'ta, yabancı askeri mevcudiyet ve kolonizasyon olmaksızın birlikte yaşaması olduğunu ifade eden Hristofyas, "işgal altındaki topraklarda kolonizasyon sorunu olduğu" iddiasını içeren bir soru üzerine, "Türkiye'nin, planı temelinde, Kıbrıs'a Türkiye'den 160 bin Türk taşıdığını" ileri sürdü.
Bulgaristan vatandaşlarının Kuzey'deki mevcudiyetine ilişkin bir soru üzerine ise Hristofyas, Bulgaristan vatandaşlarının, "Kıbrıs Cumhuriyeti" tarafından kontrol edilmeyen "Kıbrıs Cumhuriyeti" topraklarında bulunmasının yanlış olduğunu savundu ve hâlbuki binlerce Bulgar vatandaşının, "özgür bölgelerde" çalıştıkları ve ikamet ettiklerini dile getirdi.
Hristofyas, "işgal altındaki topraklarda yasa dışı olarak Türklerin olduğu gibi yasa dışı olarak Bulgarların da bulunduğunu, bu kişilerin Türk etnik kökenli olabileceğini ancak bunun Kıbrıs'ta yasa dışı olarak bulunmaları olayını değiştirmediğini" iddia etti.
Türkiye'nin AB üyelik süreci konusunda ise Hristofyas, Türkiye'nin Kopenhag kriterlerini uyguladığı, liman ve havalimanlarını açması olan "Kıbrıs"a karşı yükümlülüklerini yerine getirdiği, "Kıbrıs"ı devlet olarak tanıdığı, "işgal ve istilayı" sonlandırdığı sürece, Türkiye'nin üyelik sürecinden yana olacaklarını savundu.
Haravgi'ye göre, Hristofyas, iki kesimli, iki toplumlu federasyonla ilgili üzerinde anlaşmaya varılan noktalar temelinde müzakere edilmesi ve çalışılması gerekeceğini söyledi.
Kıbrıs sorununun çözümünün, BM himayesinde ve AB'nin yardımıyla, "Kıbrıslılar" tarafından bulunmasının mümkün olduğunu söyleyen Hristofyas, en büyük engelin, kökenlerinde, Türkiye'nin kendisi için de demokratikleşme ve reformlar konusunda engeli teşkil eden, Türk askeri kurulu düzeni bulunan Türk tarafınca Kıbrıs sorununun göğüslenmesi felsefesinin olduğunu ileri sürdü.
Hristofyas, "vatanın onurunun; tüm Kıbrıslıları, Kıbrıslı Türkleri ve Kıbrıslı Rumları yeniden birleştirecek olan Kıbrıs sorununun adil çözümünden başka hiçbir şeyle takas edilemeyeceğini" söyledi.
Türk tarafının bahsettiği ortaklıkla ilgili bir soru üzerine Hristofyas, bunun hiçbir zamanda iki halk ve iki devlet ortaklığı anlamına gelmediğini, "Kıbrıs Cumhuriyeti"nin federal devlete dönüştürülmesine gidilmesi için iki toplum arasındaki işbirliği anlamına geldiğini savundu.
Hristofyas, Kıbrıs Rum tarafının, federal çözümle, ilgili Doruk Anlaşmalarıyla, büyük ve keder verici bir uzlaşma yaptığını" kaydetti.
Hristofyas, Kuzey'deki duruma ilişkin bir soru üzerine, kalkınma yönünde durgunluk içerisinde bulunan bölgelerin bulunduğunu, diğer sahil bölgelerinde ise inşaat patlamasının olduğunu ve de yasa dışı alım satımlarla Kıbrıs Rum taşınmaz mallarının "gasp edildiğini" iddia etti. Bunun; ciddi sorunlar yaratan bir durumu olduğunu söyleyen Hristofyas, Kıbrıs sorununun mülk boyutunun görüşülmesinin ise zor ve karmaşık olacağını ifade etti.
Kıbrıslı Türklerin yaşam düzeyinin sorulması üzerine Hristofyas, son dört yılda bunun önemli bir oranda geliştiğini, buna, Kıbrıslı Türkler lehine bir dizi tedbir açıkladığını ve uyguladığını söylediği Rum Hükümeti'nin de katkı koyduğunu iddia etti.
Hristofyas-Parvanov
Alithia, Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas'ın, önceki gün, "Kıbrıs Cumhuriyeti"nin sözde 48. bağımsızlık yıldönümü münasebetiyle Sofya'nın merkezinde bulun bir otelde düzenlenen resepsiyona katıldığını da yazdı.
Habere göre, resepsiyonda Bulgaristan Devlet Başkanı Georgi Parvanov, Dışişleri Bakanı İvailo Kalfin, Rum yetkililer ile Rum Ticaret ve Sanayi Odası (KEVE) heyeti de yer aldı.
Hristofyas ve Parvanov, resepsiyon sırasında "Kıbrıs Cumhuriyeti" bayraklı pasta kestiler.
Keve Seminer
Alithia ekonomi eki, Rum Ticaret ve Sanayi Odası'nın, Rum Ticaret, Sanayi ve Turizm Bakanlığı işbirliğiyle Bulgaristan'da mnceki gün bir seminer düzenlediğini de belirtti.
Birçok Bulgar işadamının yer aldığı seminerde Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas ile Bulgaristan Devlet Başkanı Georgi Parvanov'un da birer konuşma yaptığını yazan gazete, seminerde ayrıca Rum işadamlarının Bulgaristan'a yaptığı yatırımların 1 milyar 200 milyon Euro'yu geçtiğinin ifade edildiğini belirtti.
Habere göre, KEVE Başkanı Manthos Mavrommatis, Bulgaristan temasları çerçevesinde yaptığı açıklamada, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin yanı sıra eğitim, turizm ve yatırım alanındaki ilişkilerin de geliştirilmesinin mümkün olduğunu söyledi.
|