Resmi bir ziyaret için Moskova'da bulunan Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas, "Kıbrıs Cumhuriyeti, egemenlik haklarından feragat etmeyecek ve hiç bir baskıya yenik düşmeyecek" dedi.
Fileleftheros gazetesi haberinde, Hristofyas'ın Kıbrıs sorununa detaylı şekilde değindiği önceki günkü basın toplantısında, Moskova temaslarının sonuçlarını ortaya koyduğunu ve memnuniyetini belirttiğini yazdı. Gazeteye göre, Hristofyas, muhatap olduğu bir soruya karşılık; Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'tan, Kıbrıs sorununun 2009'a kadar çözülmemesi halinde KKTC'yi siyasi açıdan yükseltmeyi ileri götüreceği şeklinde bir uyarı mektubu almadığını söyledi. Cumhurbaşkanı Talat'la doğrudan müzakereler çerçevesinde gerçekleştirdikleri baş başa görüşmelere değinen Hristofyas, "Bu görüşmelerde çok şeyler söylüyoruz. O kendi görüşlerini ortaya koyuyor, ben de benimkileri ve yanıtlarını alıyor" dedi.
Kıbrıs sorununun çözümüyle ilgili başka bir soruya karşılık Hristofyas, "Üzerinde durulabilecek bir zemin vardır, bu zemin de BM kararları, Doruk Anlaşmaları'dır. Mevcut üniter Kıbrıs Cumhuriyeti devleti federasyon devletine dönüşecektir" ifadesini kullandı.
Gazete, Moskova'ya gerçekleştirdiği ziyaretin sonuçlarından son derece memnun olduğunu söyleyen Hristofyas'ın; Rusya ve Güney Kıbrıs'ın uluslararası sorunlarda ortak siyasi tezlere sahip olduğunu, sorunların barışçı yollarla hallinden yana tavır aldıklarını belirterek, "Rusya'nın; Kıbrıs halkının Türk işgalinden kurtulma mücadelesine yönelik tutumunu ve tutarlı desteğini kutluyorum" dedi.
Habere göre, Rusya Federasyonu'yla yaptıkları "Ortak Siyasi Manifesto" ve imzaladıkları anlaşmaların, Moskova ziyaretinin sonuçlarını ifade ettiğini söyleyen Hristofyas, Rusya Devlet Başkanı Dimitri Medvedev'le imzaladıkları Orak Manifesto'daki konuları ikiye ayırarak, şöyle izah etti:
"Birincisi, Rusya Devlet Başkanı'nın, BM ilkelerine, Helsinki Nihai Belgesine ve Uluslararası hukuka dayanan ortak güvenlik sistemine ilişin önerisidir. Medvedev'in önerisi, AB'nin ve uluslararası camianın büyük ilgisine layıktır. AB Dönem Başkanı Fransa Cumhurbaşkanı Nicola Sarkozy'nin Medvedev'in önerisine tavrının olumlu olduğuna dikkat çekmek isterim.
İkincisi de, Rusya makamlarının, Kıbrıs sorununun BM Güvenlik Konseyi kararları temelinde çözümüyle ilgili tavırlarını çok açık şekilde yinelemeleridir."
Hristofyas'ın Ankara'ya şartları
Simerini gazetesi ise, "Moskova Üzerinden Ankara'ya Mesaj - Türkiye'nin AB'ye İlerlemesinin Ön Şartları Nelerdir - Hristofyas: AB Türkiye'den Orduyu Kışlalarına Göndermesini İstesin" başlıklı haberinde, Hristofyas ve Medvedev tarafından imzalanan ortak Siyasi Manifesto'nun; Kıbrıs sorununa ilişkin doğrudan müzakereler çerçevesinde Rum tarafının tezlerine önemli bir destek teşkil ettiğini yazdı.
Gazete, Hristofyas'ın, Rusya ziyareti sırasında, son iki gün içerisinde, Kıbrıs sorununda talep edilmekte olan çözümün içeriğinin yeniden teyit edilmesinin ötesinde; muhatapları arasında Türkiye'nin de bulunduğu bazı mesajlar verildiğini yazdı, özetle şöyle devam etti:
"Başkan Dimitris Hristofyas, fahri doktora ile taltif edildiği Rusya Dışişleri Bakanlığı Uluslararası İlişkiler Üniversitesi'nde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin AB üyelik sürecine de değindi.
Başkan Hristofyas, Kıbrıs hükümetinin Türkiye'nin Avrupa'ya yürüyüşünü desteklemesi için bazı ön şartlar ortaya koydu, şunları söyledi: 'Türkiye, 1: AB ilkelerine saygı göstermelidir, 2: Kıbrıs Cumhuriyeti'ni tanımalıdır, 3: Hava ve deniz limanlarını Kıbrıs uçak ve gemilerine açmalıdır. Türkiye'nin üyeliğine ancak bu şartlar yerine gelirse olumlu oy veririz.'
Başkan Hristofyas, bir soruya karşılık, AB'nin; devletlerin egemenliklerine, bağımsızlıklarına ve toprak bütünlüklerine mutlak saygıyla ilgili ilkeler ilan ettiğini söyledi ve şöyle devam etti: 'Birlik üyesi olabilmesi için Ankara'nın bunlara saygı göstermesi ve uygulaması gerekir. Türkiye AB'ye yönelik yükümlülüklerini yerine getirmek zorundadır. AB, ordunun, Türkiye'nin dış politikasını belirlemesini veya ülkedeki sosyoekonomik yaşamı kontrol etmesini istemiyor. Avrupa Birliği, Türkiye'den; orduyu, savunma rolünü oynaması için kışlalarına göndermesini istemelidir.'"
Politis gazetesi ise, manşetten verdiği haberine, "Dimitris Hristofyas Moskova'yla Al-Verden Memnun - Kıbrıs Sorunu ve Ekonomi Olarak İkiye Ayırdı - Avrupa'da Güvenlikle İlgili Rus Önerisine Destek, Büyük Karşılık" başlık ve spotlarını attı.
Gazete, Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas'ın, Kıbrıs sorunuyla ilgili olarak Rusya'dan; Güvenlik Konseyi'nde takvimlerden ve hakemlikten kaçınılmasına ilişkin Rum tezlerini destekleyeceğini yinelemesini ve Güvenlik Konseyi geçici üyesi sıfatını alan Türkiye'nin bu örgüt içerisindeki hareketlerini kontrol etmesini talep ettiğini yazdı.
Hristofyas'ın Moskova'dan istediğini almış göründüğünü; Moskova'nın da, Avrupa'da NATO haricinde yeni bir güvenlik mimarisi önerisine ilk Avrupa oyunu (Güney Kıbrıs'ın) elde ettiğini vurgulayan gazete, özetle şöyle devam etti:
"Başkan Hristofyas Rusya'yı ve Rusya Devlet Başkanı Medvedev'i; BM Güvenlik Konseyi'nde Kıbrıs sorunuyla ilgili herhangi bir 'sürpriz' ortaya çıkmasına karşı çok önemli bir stratejik ortak olarak görüyor. Dimitris Hristofyas Moskova ziyareti ile; her iki ülke için de yararlı olabilecek çok önemli bir siyasi anlaşmayı 'kapattığına' inanıyor. Kendisinin de açıkça ima ettiği üzere bu anlaşma Kıbrıs'a; Rusya'nın Güvenlik Konseyi Daimi Üyesi olarak, Türkiye'nin geçici üyelik sıfatını Kıbrıs sorununda puan kazanmak amacıyla istismar etme çabasına izin vermeyeceği güvencesi veriyor.
Hristofyas, Moskova'nın, önceki gün imzaladıkları Ortak Siyasi Manifesto'da da ifade edildiği üzere, üzerinde uzlaşılmayacak bir çözümle ilgili herhangi bir çabanın veya uluslararası unsurun hakemlik uygulamasının başarılı olmayacağından emin konuşuyor. Öte yandan Rusya, Avrupa'da, NATO mantığıyla hareket etmeyecek yeni bir güvenlik mimarisine ilişkin önerisine hararetli bir destekçi ve Avrupa Konseyi'nde; Moskova-Brüksel ilişkilerinin daha da pekiştirilmesini destekleyecek bir oy elde ettiğine inanıyor.
"Başkan olduğum sürece NATO'ya girmemiz söz konusu değil"
Başkan Hristofyas, önceki günkü basın toplantısında, Moskova'yla imzaladığı Siyasi Manifesto'nun şartlarını ve parametrelerini büyük bir açıklıkla ortaya koydu. Fahri Doktora ile ödüllendirilmesi vesilesiyle Moskova Uluslararası İlişkiler Enstitüsü öğrencilerine yaptığı konuşmada 'Kıbrıs'ın, AB'yi kendi maceralarına sürüklemeye çalışan NATO'nun üyesi olmamasından gurur duyuyorum. En azından ben başkan olduğum sürece NATO'ya katılmamız söz konusu değildir' dedi.
Rusya'dan silah
Dimitris Hristofyas, Kıbrıs'ın, Rus yapımı silah sistemi satın alma niyetini dolaylı, ancak net şekilde doğruladı. Kıbrıs-Rusya Ortak Siyasi Manifestosu'ndaki; 1996 Anlaşması temelindeki askeri ve teknik işbirliğinin devam etmesi ifadesinin, Rus silahı satın alınmasıyla mı alakalı olduğunu yorumlarken şunları söyledi: 'Tek söyleyebileceğim, (Rusya'yla) işbirliğimizi bütün faaliyet alanlarımızda görüşeceğimizdir'."
Gazete, Rum Yönetimi Başkanı Hristofyas'ın, Moskova ziyaretinin Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le görüşemeden tamamladığını da bildirdi. Gazeteye göre Hristofyas; Vladimir Putin'in; Rusya Komünist Partisi olağanüstü toplantısına başkanlık etmesinden dolayı önceki günkü programının çok yoğun olduğunu söyleyerek kendisinden anlayış göstermesini istediğini açıkladı.
Haravgi gazetesi ise, Hristofyas'ın Moskova temasları ve düzenlediği basın toplantısıyla ilgili haberini, manşetten " 'Baskılara Boyun Eğmeyeceğiz' - Rusya'dan Bonkör Destek" başlığıyla yansıttı. Gazete, Hristofyas'ın "Başkan olduğum sürece Kıbrıs NATO'ya girmeyecek. Füze kalkanlarına dayanacak bir savunma sistemine ihtiyacımız yok" sözlerini öne çıkardı. |