Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Nev başkenti "Alev Alev" yaktı
Gazimağusa'da bu akşam Bonnie Tyler var
Futbolda alınan sonuçlar ve günün programı
Hasan Olgu ve Fırat Yalova'da
Finalin adı MTG-Yeniboğaziçi

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Barçın'dan Tokel'e: Gabiraya benzen vallahi

Dilek ÇETEREİSİ

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   11 Mart 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Meclisten notlar...

- SALON BOŞ, GEL DE MECLİSİ İZLE... Meclis, havaların ısınmasından mı bilinmez ruhunu yeniden kaybetti. Son birkaç oturumdur meclis genel kurulunu uyumadan izlemek için basın mensupları bin bir yönteme başvuruyor. 26 bulunup nisap sağlandıktan sonra milletvekillerini salonda görmek mümkün olmuyor. 50 kişilik salonda çalışmaların 3-5 kişiyle sürdürülmeye çalışılması, ne konuşmacıda, ne de gazetecilerde motivasyon bırakıyor. Hele hele de konuşmacı, üslubu ve yöntemi tutturamayıp bir de ses rengi tekdüze giderse, vay gazetecilerin haline. Kısacası dün de meclisteki hava böyleydi ve meclisi izlemek deyim yerinde ise işkenceden öteye gidemedi.

- PERŞEMBE MECLİS YOK... Meclisin gündeminde Belediyeler (Değişiklik) Yasa Tasarısı vardı. Fakat ilk olarak onaya ve bilgiye sunuş işlemleri yapıldı. Bu bölümde meclisin perşembe günkü birleşimi ertelenerek, haftaya pazartesi günü yapılacak birleşimde yasama öncelikli denetim görevinin de yerine getirilmesi kararlaştırıldı. Daha sonra da UBP'nin, Kosova'nın bağımsızlığının tanınması konusunda karar alınması için meclisin hükümete çağrı yapmasını öngören "Kosova'nın bağımsızlığının ilanı ve tanınması hakkındaki karar önerisinin" ivediliği ele alındı ve bu istem oyçokluğu ile reddedildi.

- HANGİ KÖY, HANGİ BELEDİYEYE BAĞLANACAK MESELESİ... Köylerin belediyelere bağlanması konusunda, 1 yıllık sürede, Bakanlar Kurulu'nun çalışma yapmasına yetki vermeyi öngören Belediyeler (Değişiklik) Yasa Tasarısı ele alındığında, muhalefet milletvekilleri teker teker söz aldı. Hükümetin belediyeler reformu çerçevesinde gündeme aldığı çalışmaların bir bacağını oluşturan 123 köyün belediyelere bağlanması gündeme gelince, tartışma yaşanması da kaçınılmaz oluyor. İşte bu bağlamda kürsüye gelen hemen her muhalif milletvekili, hangi ilçenin milletvekiliyse, o yöredeki köylerin hangi belediyeye bağlanacağıyla ilgili mutlaka bir sözü vardı. "Falan köy niye bu belediyeye değil de şu belediyeye bağlanacak" diye İçişleri Bakanı Özkan Murat dün soru yağmuruna tutuldu. Henüz hangi köyün hangi belediyeye bağlanacağı kesinleşmiş değildi ancak hükümet, gerek Belediyeler Birliği'ne, gerekse UBP'ye bu yönde taslak bir liste vermişti.

- İRSEN KÜÇÜK'TEN OLUMLU OY... İlk söz, UBP'nin tecrübeli vekillerinden İrsen Küçük'ün oldu. Fakat İrsen Küçük dün, her zamankinin aksine "melayike" gibiydi. Tarım ve hayvancılık konularında hükümete karşı arslan kesilen Küçük, dün tartışmadan ve kavgadan uzak bir üslupla, hükümetin bu icraatına destek veren bir çizgi izledi. Partisindeki arkadaşlarının aksine tasarıya olumlu oy vereceğini söyleyen Küçük, daha sonra söz alan arkadaşlarının satır aralarındaki iğneleyici sözlere de kulak tıkamış gibiydi. Küçük'ün hangi köyün hangi belediyeye bağlanacağıyla ilgili İçişleri Bakanı Murat'ın belediye başkanları ile görüşerek uzlaşıcı bir tavır sergilediğini seslendirince, Bayram Karaman'dan "Bakın ne kadar da uyumludur" sözü geldi. Küçük, konuşmasının bir yerinde, partili arkadaşı Mehmet Bayram'ın köyü olan Balalan'la ilgili hassasiyetini dile getirmeden de geçemedi.

- MEHMET BAYRAM'IN KÖYÜ NE OLACAK?...Küçük, bu çalışmalar yapılırken belediyelerin alacağı devlet katkısını da sorgulayarak, "Şu anda yüzde 6 olan devlet katkısının en az yüzde 7.6 olması lazım. Belediyelere bakacak olursanız yüzde 10-12 istiyorlar. Ama biz yüzde 7.6 olsun diyoruz. Bunun üzerine çıkarsanız da sizi kutlarız" deyince, uzun zamandır izinli olan ve dün meclisteki yerini alan Mustafa Akıncı (TDP), "Ya Derviş bey 1986'da yüzde 8 sözü verdiydi" diye laf attı. İçişleri Bakanı Murat da "Ya yüzde 6'yı da biz yaptık 95'te" diye araya girdi. Küçük sözlerinin sonunda "Ben komitede kişi olarak bu tasarıya olumlu oy verdim ama grubumuzu serbest bıraktık" deyip yerine geçti. Bunun üzerine Murat, UBP Genel Sekreteri Nazım Çavuşoğlu'na "Sayın genel sekreter ne den buna?" diye soru yöneltti. Çavuşoğlu ise "Bizde demokrasi var sayın bakan" yanıtını verdi.

- "İDARE-İ MASLAHAT"... Mehmet Bayram kürsüye geldiğinde, Küçük'ün aksine daha agresifti. Bayram konuşmasının başında "Bugün abesle iştigal ediyoruz. Reform nitelikli bir çalışmada her şey olmalı. Ülkede yangın var, o kadar büyük ki KDV iadeleri bile nerdeyse 1 yıl sonra ödendi. Böyle bir dönemde hükümet belediyelere katkıyı 7.6 yapacak. Acaba 6.1 yapabilecek mi? Nerede Maliye Bakanı?" diye sordu ve ekledi: "Bu durumda maliyenin bir kişiye bir kuruş verecek durumu yoktur. Siz gelin güvey oldunuz". Murat'ın yerinden müdahale etmesi üzerine Bayram, "Görmüyor musunuz siz memleketin durumunu? Maddi tarafı da hazır değil, idari tarafı da. Sizin bu yaptığınız, idare-i maslahattır, reform değildir" diye sesini yükseltti ve Özkan Murat'a "Gideceğiniz köyün minareleri gözükür sayın bakan" sözleriyle konuşmasını tamamladı.

- AKINCI'DAN DA DESTEK... Mustafa Akıncı kürsüye geldiğinde ise hükümetin bu çalışmasına destek verdi. "Özkan Murat ve komitedeki arkadaşları kutlamak isterim" diye söze başlayan Akıncı, "Bu bir ilk adımdır, bir başlangıçtır. Bu tasarı bir yerden başlamayı getiriyor" şeklinde konuştu. Akıncı konuşmalardan anladığı kadarıyla hükümetin belediyelere bağlanacak köylerle ilgili taslak listeyi UBP'ye verdiğini söyleyince, Türkay Tokel(UBP), "Evet verdi" dedi. Buna sitem eden Akıncı, "Sanki UBP, CTP anlaşması ile bu köyler belediyelere bağlanıyor. Pazarlıklar yapılıyor. Bu yanlış. Listenin öncelikle bu mecliste onaylanması gerekiyordu" ifadelerini kullandı. Tokel ise bu sözler üzerine, "Biz, Belediyeler Birliği'nden aldık. Daha önce hükümetle oturdular, görüştüler, mutabık kaldılar, bu liste çıktı ortaya" açıklamasında bulundu. Akıncı, "Buradaki muhabbetten böyle bir izlenim edindim" diye de ekledi.

- TOKEL'DEN HAYIR... Sıra Türkay Tokel'e(UBP) geldiğinde ise ilk iş olarak oyunun rengini gösterdi. Tokel, "Ben de İrsen Küçük ve Mustafa Akıncı gibi olumlu oy vermeyi çok isterdim. Ama hükümetin geçmiş icraatlarına baktığım zaman bu mümkün değil. Ancak bugün sayın bakanı izleyeceğim ve ona göre oyumu belirleyeceğim" dese de oyunun ret olacağı anlaşılıyordu. Zaten Tokel, ikinci cümlesinde "Alt yapı hazır değil. Bu yüzden reform dediğiniz bu yasaya olumlu oy vermeyi düşünmüyoruz" diyerek bu tavrını netleştirdi. Bu söz üzerine Bakan Murat, "Yani vermeycen?" diye sorunca, Tokel de "Bugünkü mali yapıda ve koşullarda bunu yapmak mümkün değil" karşılığını verdi.

- SERDAROĞLU'NUN OZANKÖY MESELESİ NE OLDU?...UBP milletvekilleri Hasan Bozer ve Ergün Serdaroğlu'nun da kısa konuşmalarının ardından İçişleri Bakanı Özkan Murat kürsüye gelerek bu konudaki çalışmalarını özetledi. Murat, Akıncı'nın bir sözünü hatırlatarak "mükemmeli aramak mümkün olanı yapmamaktır" dedi ve "köylerin belediyelere bağlanmasının bir süreç işi olduğunun altını çizdi. Murat, "Aslında biz hiç ellemezdik de bu işi. Köylerde çok iyi hizmetler yaparım zaten. Hiç baş ağrısı da çekmezdim. Ama olay, yerel yönetime gittiğinde çok daha güzel olacak. Eskiden köylere hiç gitmezdi içişleri bakanı" deyince, bundan alınan UBP'li Tokel ve Şerife Ünverdi, "Olur mu öyle şey" diye itiraz etti. Ergün Serdaroğlu da "Bizim istediğimiz de hangi belediye başkanı oraya giderse ona bağlansın. Mantık da onu söyler zaten" diye lafa karıştı. Akıncı ise "Ergün beyin Ozanköy meselesi ne oldu?" diye sorunca, Serdaroğlu da "Halledilecek ya" karşılığını verdi.

- TOKEL, MURAT'TAN TATMİN OLMADI... Konuşmaların ardından sıra yasanın oylamasına geldiğinde, salonda nisap yoktu ve yoklamaya geçildi. Bu sırada Ergün Serdaroğlu dışarıya yönelince, Özkan Murat "Nere giden ama? 26 var, merak etme, gel" diye müdahale etti. Ahmet Barçın ise "Nere gidiyon be ama gorkak tavuşanlar gibi" diye laf attı. Oylamaya geçildiğinde Murat peşinen Tokel'e "Oyunuz?" deyince, Tokel de "Oyum rettir, ret" karşılığını verdi ve "Özkan beyin cevapları beni tatmin etmedi" diye de ekledi. Ali Seylani de bu söz üzerine "Seni tatmin etmek kolay mı?" şeklinde konuştu. Ahmet Barçın ise "Nasıl olur böyle. Atacayık seni komiteden. Komitede başka, burada başka şey söylen" dedi. Tokel "Çekimser dedim ben komitede. Bakanı dinleyeceğim dedim" ifadesini kullandığında, Barçın'dan günün sözü geldi. Barçın, Tokel'e "Gabiraya benzen vallahi, gabiraya. Çevir genni çevir" benzetmesi yaptı.

   1438 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
27 Mayıs 2008, Salı   "2 tel saçım da çıktı"
13 Mayıs 2008, Salı   Tilki rüyasında "fericik" görürmüş...
28 Mart 2008, Cuma   Tokel: LAÜ'de hocaların peşinde dedektif var Barçın: Evde yalnız galma sen da gorkacan
04 Mart 2008, Salı   Sendikalardan meclise 1 torba yumurta
29 Şubat 2008, Cuma   "İrsen bey kısırakları satıp elektrik borcunu ödeyecek"
22 Şubat 2008, Cuma   "Golumuzu değil başımızı vermeye hazırık"
15 Şubat 2008, Cuma   Albayrak'a 36 aşk mesajı
12 Şubat 2008, Salı   Barçın'dan Taçoy'a: Yeyesin tikenli kutu balığı
08 Şubat 2008, Cuma   İrsen Küçük'ün kellesi 5 kilo, Serdaroğlu'nun kellesi 1 önge arpa
01 Şubat 2008, Cuma   Soyer'den Papadopulos'a: Barış şarabı



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

NÜFUS, ÇEVRE VE BİR HOŞGELDİN

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Denizden para değil cesaret kazandım...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(23)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

Laforizmalar

Bilbay Eminoğlu

"Ama dibelik ya beleşe verecek gızımı ...

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

AYRILIRKEN DE SEVEBİLMEK

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Multipl Skleroz

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Meselenin özü

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

KALİTELİ İNSAN AYRICALIĞI

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Kuraklık felaketi ve çözüm yolları

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital