Ne zaman dar bir cümleye çarpsa
Sarılırdı boğazına
Ucu/ruhu yenik
Kurtlu dünya
Elinde camdan ebem kuşakları
Dilinde kristal kelimeler
Isırırdı mantığını defalarca
Çarpa çarpa dağa taşa
Kırardı ezberi
Ve yapışkan gerçekleri
Şangur şungur bir atışla
Kana kana kanardı
Ve durmadan arardı
Dağların ve düşlerin seyrinde
Elinde seyir defteri
Kaptansız yolculuğa açıldı
Zaman kapanın elinde
Bir kuyruklu yalandı
Yırta yırta
Cümleleri ortasından
Çıktı dar boğazından
Umrunda değildi rota
ya da
İnsan eti kıyılmış
Dünya denen salata
Pupa yelken kalemiyle
Az gitti
Yok gitti
Omuzlarında ağulu oğul hikayesi
Dere tepe
Ünlem, virgül
Bir masallık yol gitti
Açtı bir parantez
Sığmadı
Koydu bir nokta
Durmadı
Bir virgül attı her satıra
Gidilmemiş bir ülke aradı
Döndü, geldi yine cinnet Ağustos'a
İnsan etleri yapıştı boğazına
Kaleminde utançtan kelimeler
Ölenler, öldürülenler ve müttefikler
Aktörler ve gösterimdeki son filmler
Başrolleri paylaştı
Alev aldı yüzünde
O titrek lamba
Ve yıldızlara kurduğu kopça
Dile geldi başında:
'Bir büyük gözaltı bu yaşadığımız
Ölü çocuklar coğrafyasında'
Bedia Balses
Bizler üzeri kamufle edilmiş boşluklarız.
Tanrının Gözyaşları
Bu korkunç kuraklık
Boynu bükük buğday başakları
Bu çorak toprak, bu susuzluk
Tanrı'nın kuruyan gözyaşları
Bir büyük gözaltı hayatımız
Ölü çocuklar coğrafyasında
Kayıplar destanı hikayemiz
Melekler anaların dilsiz yasında
Bebeler ergen doğuyor
Ninniler kahramanlık masalları
Yaşayan bu kanlı haritada
Taşırken iki büklüm onca yası
Bu korkunç bataklık
Yutuyor körpe tomurcukları
Dört kitap yazıyor
Eşittir Tanrı'nın çocukları.
Her insan meyillidir ihanete, cinayete
Her insan merhametli ve zalimdir
Bir yandan gücün suç ortaklığında
Bir yandan sızlar vicdan, ilahi bir takiptir
Sezen Aksu
Kibrit
Bir kibrit yak
Savur yalnızlığına
Küllerini bırak
Okyanus uçurumlara.
Bir kibrit yak kalpteki karanlıklara
Aydınlığını bırak
İçindeki kuyuya
Fatoş Öztüren
Kurşun
yanağından teğet geçişi mi
yüreğinde tutmak mı
bir kurşunu
acıtır daha çok
Fatma Akilhoca
Başucu Kitaplarından
" 'Önce kelime vardı,' diye başlıyor Yohanna'ya göre İncil. Kelimeden önce de yalnızlık vardı. Ve kelimeden sonra da var olmaya devam etti yalnızlık... Kelimenin bittiği yerde başladı; kelime söylenemeden önce başladı. Kelimeler, yalnızlığı unutturdu ve yalnızlık, kelimeyle birlikte yaşadı insanın içinde. Kelimeler, yalnızlığı anlattı ve yalnızlığın içinde eriyip kayboldu. Yalnız kelimeler acıyı dindirdi ve kelimeler insanın aklına geldikçe, yalnızlık büyüdü, dayanılmaz oldu."
Tutunamayanlar - Oğuz Atay (İletişim Yayınları - Oğuz Atay Bütün Eserleri Dizisi 1)
Zamana Asılı Satırlar
Hiçbir zaman yazını dünyaya katılmışlıktan başka bir biçimde anlamadım. Eğer dünyadan kaçarsa, hiçbir önemi kalmayacaktır yazının. Kendimi bağımlı bir yazınla sınırladığım için sık sık kınayanlar oldu beni. Yazın sanatı eğer her şey değilse, hiçbir şey değildir. Her zaman sırası geldiğinde, tabii kendine özgü koşulları içinde ( ki bunlar çok çeşitlidir), her şeye tanıklık etmesi gerekir. Öyleyse söz konusu olacak olan "bağımsız" bir yazın değil, köklü olarak dünyanın içinde olan, dünyaya katılmış bir yazındır.
J. P. Sartre
|