Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
5 ayaklı, çift cinsel organlı dana
Rütbeler iki yıl sonra geri alındı
'Karar seçimlik'
Ölümlü trafik kazası sanığı itham edildi
30 milyon TL alacak var
Kime karşı alıyorsunuz?
Hırsızlıkla suçlanan çocuklar 5 gün daha tutuklu
Bıçaklı saldırı olayının zanlıları, 8 gün daha tutuklu

YORUMLANANLAR
Gazze saldırıları DAÜ'yü de gerdi [1]
Kime karşı alıyorsunuz? [2]
Marinero Restaurant'ta Y A N G I N [4]
Kabak çiçekleri başına iş açtı [5]
Türkiye kaynıyor [2]
Emisyon denetiminde 676 araçtan 243'ü sorunlu [1]
Tam bir skandal [9]
Hamitköy'e içilebilir su [1]
Potada mutlu son Levent ve YDK'nın [1]
Şeyho'ya 3 yıl [1]
Arkadaşına tuzak kurdu, hapse gönderildi [2]
Avcı: ÖRP, kilit parti olacak [2]
İngiltere donuyor [2]
Eroğlu: Erken seçim kararı mecburiyetten alındı [2]
"Hatalar sadece Gönyeli'nin lehine" [1]
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [8]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [3]
Yasayı nasıl deldiler? [1]



Defne Öykü Yarışması

Bedia BALSES

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   25 Ekim 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Sahi sanat adına, kazananlar, kaybedenler adına kim konuşup, kim susacaktı?  Sahi biz kimdik, ve sen kimdin?

Bedia Balses

 

Milli Eğitim Bakanlığı Kültür Dairesi Müdürlüğü’nün açmış olduğu Defne Gazetesi öykü yarışması ödül töreninden sonra Jenan Selçuk aldığı ödülü ve çeki, utandığını itiraf eden bir gazete yazısıyla iade ettiğini duyurdu.. Bu özür, altı boşaltılmış bir samimiyet öyküsü ile yapıldı. Aslında işaret ettiği nokta kendisi tarafından tören sonunda adres olarak gösterilmişti. Ödül alanlarla röportaj yapmak isteyen bir tv. programcısını ‘bizim adımıza birinci konuşsun’ diyerek reddetmesini yaptığı açıklamalardan sonra daha doğru bir yere oturtabildim..

Sahi ‘sanat adına’, ‘kazananlar, kaybedenler adına’ kim konuşup, kim susacaktı? Sahi biz kimdik, ve sen kimdin? Kim kime adres gösterme yetisine sahipti? Kim seçilen, kim seçendi? Kim kazanan, kim kaybedendi? Kimin öyküsü diğerininkini döverdi?  Oysa bu hayatta herkes kendi öyküsü ile konuşmuyor, kendi öyküsü ile susmuyor muydu?  Hem de taşıdığı, yansıttığı, durduğu  yerde kalemsiz, sözsüz yazarak öyküsünü. Tek yarışmalık bir seviye tespitiyle kendimi bir yere koyamayacağımı, derecelerin, ödüllerin niyetle alakası olduğunu, insanın kendi taşıdığı öyküsünün derinliğini ve önemini birilerinin kendini marjinal, muhalif ilan etmesinden çok önce öğrendim.. Yarışmalara katılmadığımızda da sessiz ve gizli jüriler tarafından test edildiğimizi, yarıştırıldığımızı, hakkımızın yendiğini, öne itilip, geriye çekti-rildiğimizi de...  Derneklerde, sanatçılar arasında şiirin, öykünün değil de, isimlerin cisimlerin çarpıştırıldığını da... Kendinden olmayanlara ‘iyi’ diyemeyen gizli jürilere rağmen inatla büyüyebilmenin daha fazla muhalif bir duruş sergilemek olduğunu anladığımda öğrendim bu yolun ne kadar çetrefilli olduğunu... ‘Şair, şiirin nesidir, peki siz kimin nesininiz?’ diyebilecek birkaç insan içinde durabilmek, kendi bakışını koruyabilmek, kendini bir ‘şey’ sanmadan önce o şeyin ne olduğu sorusunu sorabilmektir bana göre kendi duruşunu seçmek.. Jenan Selçuk özrünü resmi açıklama ile kamuoyuna duyurarak diledi, ben kendi özrümü içimde, şiire, öyküye, birinci olduğu için ürken, şaşıran ablama diledim. Kendi egolarının tatminsizliği içinde hala kendini bir yere koyamamış, yarışmaya katılanların ellerini sıkma tenezzülünde bulunmamış ama kendini 2. seçen jüriyi ‘sayabilecek’ kadar muhalif bir duruşla, yarışma karşıtı olarak kendini ilan edenlerin yanında öykümü yarıştırmış olmamdan dolayı, içimden, dışımdan, inancımdan, öykümden de özür diledim...

Pişmanlık ve utanç hepimize mahsustur elbet ve insancadır. Korkularla, küçük hesaplarla da kesişmiştir yollarımız ve elbette bu da insana uzak değildir.. Ama bir olayın sonucuna göre muhalif olunamayacağını, bu duruşun bir yol, bir seçim olduğunu, bir karşı duruş diklenmesinin aslında yaşamın kendi içinde olduğunu öğretiyor bana bu yaşadıklarım.. Bu öykü yarışması ödül iadesi, belki bu ülkedeki sanatçı duruşlarını, kabul görmüşlüğün o tıksırıklı halini de sorgulamak için bir şans olmuştur bana.. Jenan Selçuk utancının Kültür Dairesi’nin açmış olduğu yarışma ile bir ilişkisi olmadığını savunmaktadır, çünkü yarışma kültürüne karşı bir duruşu vardır! Burada aklıma takılan nokta iki toplumlu öykü ve şiir yarışmasında ödülünü alırken de bu duygulara kapılmış mıydı? .

Birinci gelen isim herhangi bir birliğe üye değildir, tıpkı benim gibi... Bu aklıma şundan geldi: Belki üye olsaydık birbirimizin elini sıkma hazmında bulunabilecektik. Aynı birlik üyelerinden bazıları birbirine yalan da olsa değer verir gibi bir duruş sergileyebiliyorlar nasılsa.. Ödül töreninin ardından kendi utançlarım, kendi korkularımla başbaşa kaldığım bir zamanda kendi kendime aşkla, sevdayla, inançla büyüyebilen çocuklar olduğumuz/doğurduğumuz, aşk içinde öyküler yazabildiğimiz için hayat tarafından ödüllü olduğumuzun farkındalığını taşıyorum.. Bu yarışmada veya herhangi bir yarışmada ödül aldığım, almadığım için değil, sanat adına bundan önce ve bundan sonra da gördüğüm samimiyetsiz duruşlar, kutuplaşmalar, gruplaşmalar adına şiirden, öyküden utanıyorum... Ve bu yarışmada 1.lik ödülü alan ablamın ve kendi öykümün içindeki ‘gerçek’ insanların, acıların, aşkların üzerine düşen ödül-utanç-özür gölgelerinden, muhalif duruş kılıfının altında yatan ‘iktidar’ kavgalarından ve onların bulantılarından utanıyorum evet...Ve tüm bunların yarattığı suni gündemlerle gerçek öykülerimden uzaklaştığım için, yine aşkla, inançla büyüyebilen, karşı duruşu, samimi duruşu içinde barındıran gerçek öykülerime sahip çıkıyorum. Kim kime hangi ödülü verirse, kaçıncılığa layık görürse ve içine tükürse de esirgeyen ve bağışlayan şiirin, gerçeğin gücü ile kalemden, yazıdan, şiirden ve öyküden bizi affetmesini diliyorum..

 

İnsanın hayali ile elde edişi arasında yalnızca tutkusunun aşabileceği bir mesafe bulunur. (Khalil Gibran)

 

Başucu Kitaplarından

Fikret Demirağ, Seçme Şiirler- Pygmalion Yayınları (1994)

Kıbrıs Türk şiirinin en büyük isimlerinden, Fikret Demirağ’ın Seçme Şiirler kitabındaki en güzel şiirlerinden biri olan “Ötme Keklik Ölürüm” adlı şiirini paylaşmak istiyorum bu hafta sizlerle:

 

ÖTME KEKLİK ÖLÜRÜM

anam bile bilmez kaç ışık söndü içimde!

gitme keklik, ölürüm.

dağ söneceğine, gül söneceğine ben öleyim,

nasıl olsa kendimi yaşamıyorum!

ötme keklik, kanım akar ötersen

beni ötüşünün ortasına atarsan

yüreğimin önüne barikatlar kurarsan

bir gün "bağlama"nın, öbür gün ağlamanın

ikizkardeşini ararsan

benim keklik! ötme keklik, ölürüm.

şimdi kırlar, kentler birbirine karıştıysa

benim yolum kırlara, kentleredir,

tutma keklik, ölürüm.

anam bile bilmez kaç ışık söndü içimde!

ben, yüzde yüz bir şeylere yenildim

anlayana kadar bunca yaprağım döküldü

içimdeki papatyanın yüzü geceye döndü,

ötme keklik, ölürüm.

beni artık susmuş tuşlar açıklasın

ötsün kuşlar açıklasın,

ötme keklik, ölürüm.

uzakta sabah rengi bir tuhaf ışık yandı,

tutma, keklik, ölürüm.

anam bile bilmez kaç ışık söndü içimde!

   527 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
29 Kasım 2008, Cumartesi   Hocaların Hocası: Ali Atakan
22 Kasım 2008, Cumartesi   Atilla İlhan’ca Sayıklamalar
15 Kasım 2008, Cumartesi   Şubat Gülüşlü Kadın
08 Kasım 2008, Cumartesi   SU(S) ÖLDÜ
01 Kasım 2008, Cumartesi   Bekle Beni
18 Ekim 2008, Cumartesi   Şarkını Söyle…
11 Ekim 2008, Cumartesi   Fotoğraflar
04 Ekim 2008, Cumartesi   Sürüden Ayrılmak
05 Eylül 2008, Cuma   Larnaka'da Şimdi Sonbahar mıdır?
29 Ağustos 2008, Cuma   YİNE BU YIL ADA SENSİZ



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5451 1.5560
1 STERLİN 2.3340 2.3513
1 EURO 2.0988 2.1136



YAZARLAR : .

Necdet Ergün

EMEK PAKETİ ile PİYASAYA BAYDA ATILDI

Mustafa BESİM

KKTC MERKEZ BANKASINDAN OLUMLU ADIM





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital