Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Tam bir skandal
Talat'a yoğun ilgi
"İddialar yalan"
Dostluk çağrısı
Gönyeli ile Lefke zirveye ortak
Esentepe İskele'den lider döndü: 2-3
A Takımı liderliğe devam dedi
Amaçları moral kazanmak

YORUMLANANLAR
Marinero Restaurant'ta Y A N G I N [1]
Kabak çiçekleri başına iş açtı [2]
Tam bir skandal [4]
Hamitköy'e içilebilir su [1]
Şeyho'ya 3 yıl [1]
Arkadaşına tuzak kurdu, hapse gönderildi [1]
Maaşlar yargıda! [5]
Avcı: ÖRP, kilit parti olacak [1]
İngiltere donuyor [1]
Eroğlu: Erken seçim kararı mecburiyetten alındı [1]
"Hatalar sadece Gönyeli'nin lehine" [1]
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [7]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [2]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak [2]
Çözüm ilk kez bu kadar yakın [1]
3 milyon dolar için İpsaro'yu yok ediyorlar [2]
Tarih isyan ediyor [1]



Sonbahar...

Sevilay SADIKOĞLU

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   27 Kasım 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Sonbahar hüznüdür bu

Akar durur yüreklere

Gökler ağlar, güler toprak

Sonbahar böyledir işte...

 

Bir tuhaftır kuşların ötüşü bile

Öylesine duru, hesapsız yaşanır duygular.

Sonbahar hüznüdür bu

Yılların biriktirdiğidir...

                            *******************

Yaz bitti bitecek derken, sonbahar da bitiyor işte...

“Bugün havayı bir görsen, limonata gibi” dedi bir arkadaş İstanbul’dan bir dostuyla telefonda konuşurken...

“Limonata gibi” yani serin, ferah, iç açıcı...

 

Ya yağmur nerede? Nasıl da özledik yağmuru...

Bir damla suya hasret kaldık...

 

Geçen gün Emel Sayın’dan dinlediğim bir şarkıyı anımsadım birden...

Sözlerini Erol Martal’ın yazdığı, bestesini Mahmut Oğul’un yaptığı o hüseyni şarkıyı...

“Çatlayan dudaklara / sararan yapraklara

Kuruyan topraklara / yağdır Mevla’m su

   Alev saracak kadar / yandım yanacak kadar

   Suya kanacak kadar / yağdır Mevla’m su

Toz duman savrulurken / gül çimen kavrulurken

Can tenden ayrılırken / yağdır Mevla’m su

   Suya hasret güllere / sana açık ellere

   Tutuşan gönüllere / yağdır Mevla’m su...

 

   Penceremden sokağı seyrediyorum...

   Ağaçların çoğu yapraklarını dökmüş, kimisinde hala kuru yapraklar var... Tıpkı insan gibiler... Hasta veya ölümü bekler gibi...

   Herşeye rağmen sonbaharı seviyorum. Kışı da... Hüzün olsa da, sonunda ümit var ya...

 

Ve işte bir şarkı daha takılı kaldı dudaklarıma, Bekir Sıtkı Sezgin’e ait. Hüzzam makamında... Şarkının sözleri Mehmet Çınarlı’ya ait.

   “Sonbaharın bizi daldırdığı rüya geçici

   Sararan dallarının çizdiği dünya geçici...

Ellerin böyle sokulgan, nefesin böyle yakın,

Bana dünyaları va’d etse de içten bakışın...

   O ışık kaynağı gözlerdeki mana geçici

   Sararan dallarının çizdiği dünya geçici”

                           ****************************

   Evet; sonbahar hüzündür... Hissederek dolu dolu yaşamışsanız geçmişi, tatlı bir hüzündür sonbahar...

   Bir daha geri gelmez o günler. Her sonbahar farklı yaşanır...

   Yapayalnız, sessiz geceleri seyrederken, yaşlarla dolsa da gözleriniz, yansa da yüreğiniz usulca, kimselere belli etmezsiniz de hüznünüzü, sevdiğiniz düşer de aklınıza, yüreğinizde o sonsuz matemle sarmaş dolaş, yaşamaksa bu eğer, yaşarsınız işte...

 

   Yıllar geçer;

   Bir şarkı dilinizde usulca kaderi kabulenirsiniz...

   “Hatıralar sarmış dört bir yanımı

   Baktığım her yerde izin duruyor

   Ben seni düşünmek istemesem de

   Bana her şey seni hatırlatıyor...

Beraber yürüdük biz bu yollarda

Beraber ıslandık yağan yağmurda

Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda

Bana her şey seni hatırlatıyor...

   Gök yüzünde güneş o gözlerini

   Çatlayan topraklar bu hasretini

   Yakılan her ateş bitmez sevgini

   Bana her şey seni hatırlatıyor...”

 

************

 

Biliyor musun bugün ne düşündüm?..

 

Ayırmıyorsam benim, senin, onun,

Dönen silindirlerde düzen, dirlik, eşitlik,

Bir kazan, bir sofraysa gördüğüm

Ve yüreğim asabi tansiyon falan filan dinlemiyorsa,

İnançlarımla;

Biliyorum,

Bunda senin payın var

   Mehmet Ali Şefik...

 

En küçükçiçeklere takılıyorsa gözüm,

Eğilip yere ilk kez gibi bakıyorsam,

Koparamıyorsam senin için bile

Bir çocuk başını okşar gibi avuçluyorsam güllerini,

Biliyorum;

Senden ötürüdür

   Dr. Peral Gürkan...

 

Anlamaya çalışıyorsam seni, başkalarını,

Çoğalıyorsam hemen, sıcacık bir bakışla

Her şey daha çok insansa bana,

Biliyorum;

Senden ötürüdür

   Dr. Salih Miroğlu...

 

Zehra Çelebi

Eylül, 2008.

***************

 

 

 

   320 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
06 Ocak 2009, Salı   Kıbrısname – 1
18 Aralık 2008, Perşembe   Hiç gitmedin ki...
08 Aralık 2008, Pazartesi   Unutmak mümkün değil...
02 Aralık 2008, Salı   "SİZ" Adlı Sergi
17 Kasım 2008, Pazartesi   Biz de Dünyalı mı olduk
05 Kasım 2008, Çarşamba   İşyerinde iltifat/-sızlık
23 Ekim 2008, Perşembe   Satılık Bebek Yatağı
08 Ekim 2008, Çarşamba   Kıssadan hisse... Hasan Ali Yücel
07 Ekim 2008, Salı   "Durgun Anlar..."
23 Eylül 2008, Salı   Sen Aysın Ben Dünya



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5107 1.5214
1 STERLİN 2.2554 2.2722
1 EURO 2.0571 2.0715



YAZARLAR : .

Necdet Ergün

EMEK PAKETİ ile PİYASAYA BAYDA ATILDI

Mustafa BESİM

KKTC MERKEZ BANKASINDAN OLUMLU ADIM





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital